Konusunu Oylayın.: Haccın etkileri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Haccın etkileri
  1. 06.Eylül.2012, 14:45
    1
    Misafir

    Haccın etkileri






    Haccın etkileri Mumsema haccın etkileri nelerdir?


  2. 06.Eylül.2012, 14:45
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 06.Eylül.2012, 15:50
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: haccın etkileri




    Hacca giden müslüman, Allah’ın kendisine verdiği vücut sağlığı ve mal zenginliği gibi nimetlerin şükrünü yerine getirmiş olur. Dünyanın dört bucağından hacca gelen müslümanlar, sayısız manevi kazançlarla dönerler. Diğer ülkelerde bulunan müslümanların ihtiyaçlarının neler olduğunu öğrenir ve onlarla ticari, sosyal ve kültürel bağlar kurarlar. Bu açıdan hac, uluslararası bir kongre niteliği taşır.Müslümanlar birbirlerinin ihtiyaç ve sıkıntılarını öğrenip yardımlaşma yoluna giderler.

    Dünyanın her tarafından gelen diğer müslümanlarla tanışırlar. Ayrı dil ve renkteki insanlar İslam’ın birlik ve kardeşlik ilkesini yaşayarak gerçekleştirmeye çalışırlar. İnsanları birbirinden ayıran ırk, dil ve renk farklarını bir tarafa bırakarak, eşitlik duygusunu tadarlar. Aynı duygu ve heyecan içinde birlik ve beraberliklerini güçlendirirler. Böylece imanları tazelenir ve güçlenir.
    Peygamberimiz; “Makbul bir haccın mükafatı ancak Cennet’tir” buyurmuştur. Bu ibadeti yaparken her seviyede insanın aynı kıyafete bürünmesi, öldükten sonra Allah’ın huzuruna çıkış gününü hatırlatır. İhrama girerek dünya elbiselerinden soyunan insan, günahlarından da sıyrılacak, bir daha günaha girmemek için gayret edecek, Allah’a dua ederek O’ndan af dileyecek ve olgun bir müslüman olmak için çalışacaktır.Hac, insandaki şükür duygusunu artırır. Tevhid inancını ve dini duygularını çoğaltır. Hac, insanın manevi bir muhasebesini yapmasını sağlar. Bilgi ve görgüsünü artırır. Hac, insanları harcamaya kıyamadığı mallarını bu yolda harcaması nedeniyle cimrilikten kurtardığı gibi, cömertliğe de alıştırır. Alçak gönüllü olmasını sağlar. Çekingenliğini giderir. Toplum içinde birlikte yaşama duygusunu kuvvetlendirir.

    Hac ibadetini yapıp ülkesine döndükten sonra da, nefsine, ailesine ve içinde yaşadığı topluma karşı yapmakla zorunlu olduğu bir takım sorumluluklar yüklenmesini sağlar. Kişiye düzenli ve disiplinli yaşama bilinci kazandırır.

    Davranış ve hareketleriyle başkalarını üzmemeye çalışır. Kul hakkına saygı duyar. Hac’dan önceki yaşantısında var olan aşırılıkları atmasını sağlar.
    Hac uyumlu bir yaşam biçimi kazandırır. İnsanı daha sabırlı yapar. Yaratıklara daha şefkatle yaklaşmasını sağlar. Böylece insan, toplumun sosyal dayanışmasına katkı sağlayacak önemli özellikler kazanır.

    Hac, mü’minlerin samimi bir şekilde Allah’a yönelerek tevbelerinin kabul edilmesine ve günahlarının bağışlanmasına neden olur. Kutsal yerleri görmek, insana manevi bir heyecan vererek dini duyguları kuvvetlendirir. Yüce Allah’a ibadet etmenin sevincini yaşatır. Her çeşit kötü alışkanlıkların bırakılmasıyla ruhsal temizliğe yardım eder.

    Döndükten sonra da topluma en güzel örnek bir insan durumuna getirir. Kişinin kötülüklerden uzaklaşarak ahlaken olgunlaşmasını, iyiye ve güzelliğe ulaşmasını sağlar ve toplumun huzura kavuşmasına yardımcı olur.

    Dr. Mustafa Akman



  4. 06.Eylül.2012, 15:50
    2
    Silent and lonely rains



    Hacca giden müslüman, Allah’ın kendisine verdiği vücut sağlığı ve mal zenginliği gibi nimetlerin şükrünü yerine getirmiş olur. Dünyanın dört bucağından hacca gelen müslümanlar, sayısız manevi kazançlarla dönerler. Diğer ülkelerde bulunan müslümanların ihtiyaçlarının neler olduğunu öğrenir ve onlarla ticari, sosyal ve kültürel bağlar kurarlar. Bu açıdan hac, uluslararası bir kongre niteliği taşır.Müslümanlar birbirlerinin ihtiyaç ve sıkıntılarını öğrenip yardımlaşma yoluna giderler.

    Dünyanın her tarafından gelen diğer müslümanlarla tanışırlar. Ayrı dil ve renkteki insanlar İslam’ın birlik ve kardeşlik ilkesini yaşayarak gerçekleştirmeye çalışırlar. İnsanları birbirinden ayıran ırk, dil ve renk farklarını bir tarafa bırakarak, eşitlik duygusunu tadarlar. Aynı duygu ve heyecan içinde birlik ve beraberliklerini güçlendirirler. Böylece imanları tazelenir ve güçlenir.
    Peygamberimiz; “Makbul bir haccın mükafatı ancak Cennet’tir” buyurmuştur. Bu ibadeti yaparken her seviyede insanın aynı kıyafete bürünmesi, öldükten sonra Allah’ın huzuruna çıkış gününü hatırlatır. İhrama girerek dünya elbiselerinden soyunan insan, günahlarından da sıyrılacak, bir daha günaha girmemek için gayret edecek, Allah’a dua ederek O’ndan af dileyecek ve olgun bir müslüman olmak için çalışacaktır.Hac, insandaki şükür duygusunu artırır. Tevhid inancını ve dini duygularını çoğaltır. Hac, insanın manevi bir muhasebesini yapmasını sağlar. Bilgi ve görgüsünü artırır. Hac, insanları harcamaya kıyamadığı mallarını bu yolda harcaması nedeniyle cimrilikten kurtardığı gibi, cömertliğe de alıştırır. Alçak gönüllü olmasını sağlar. Çekingenliğini giderir. Toplum içinde birlikte yaşama duygusunu kuvvetlendirir.

    Hac ibadetini yapıp ülkesine döndükten sonra da, nefsine, ailesine ve içinde yaşadığı topluma karşı yapmakla zorunlu olduğu bir takım sorumluluklar yüklenmesini sağlar. Kişiye düzenli ve disiplinli yaşama bilinci kazandırır.

    Davranış ve hareketleriyle başkalarını üzmemeye çalışır. Kul hakkına saygı duyar. Hac’dan önceki yaşantısında var olan aşırılıkları atmasını sağlar.
    Hac uyumlu bir yaşam biçimi kazandırır. İnsanı daha sabırlı yapar. Yaratıklara daha şefkatle yaklaşmasını sağlar. Böylece insan, toplumun sosyal dayanışmasına katkı sağlayacak önemli özellikler kazanır.

    Hac, mü’minlerin samimi bir şekilde Allah’a yönelerek tevbelerinin kabul edilmesine ve günahlarının bağışlanmasına neden olur. Kutsal yerleri görmek, insana manevi bir heyecan vererek dini duyguları kuvvetlendirir. Yüce Allah’a ibadet etmenin sevincini yaşatır. Her çeşit kötü alışkanlıkların bırakılmasıyla ruhsal temizliğe yardım eder.

    Döndükten sonra da topluma en güzel örnek bir insan durumuna getirir. Kişinin kötülüklerden uzaklaşarak ahlaken olgunlaşmasını, iyiye ve güzelliğe ulaşmasını sağlar ve toplumun huzura kavuşmasına yardımcı olur.

    Dr. Mustafa Akman



  5. 06.Eylül.2012, 15:50
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: haccın etkileri

    Haccın İnsan Üzerindeki Etkileri
    Haccın İnsan Üzerindeki Etkileri
    Allah ’ın emrettiği her şeyde şüphesiz insanların dünya ve ahiret hayatı için pek çok hikmetler vardır. Bu şaşmaz gerçeğe göre haccın da pek çok hikmetleri bulunmaktadır.

    Bunlardan bazıları şöyle sıralanabilir:

    Her insan yaratılışı gereği Yüce Allah ’a karşı kulluğunu ortaya koymak ihtiyacındadır. Hac, kula, en belirgin bir şekilde Yüce Allah karşısında aczini ortaya koyma, kulluğunu ifade etme ve onun verdiği nimetlere şükretme imkanı veren bir ibadettir. Çünkü hacı, mal, mülk, makam ve mevki gibi dünyevi unsurlardan sıyrılarak Allah ’a yönelir.

    Sonsuz güç ve kudret sahibinin karşısında teslimiyetini ve bağlılığını ifade eder. Bu durum kendisine Allah ’a kul olma zevkini tattırır.

    Hacca giden herkes ekonomik durumu ve makamı ne olursa olsun ihram denilen giysilere bürünür. Bu durum insanların eşitliğini vurgular.

    İhramlı için en ufak bir canlıya bile zarar vermeme gibi konan yasaklar, onun bütün canlılara şefkat ve merhamet gösterme alışkanlığı kazanmasına yardımcı olur.

    Hac zorluklara sabretme alışkanlığı kazandırır. İradeyi güçlendirir. En zor durumlarda bile kızmamak, öfkelenmemek ve sabırlı olmak gibi alışkanlıkların kazanılmasına yardımcı olur.

    Belli farklılıkları sembolize eden ve insanlar arasında ayrımcı davranışlara neden olan elbise, ziynet eşyası gibi şeylerin çıkarılıp sade bir ihramla kalınması insanların gösterişten uzaklaşmasına da yardımcı olur. Bu durum insanlar arasında eşitlik bilincinin oluşmasına ve gelişmesine katkıda bulunur.



    Hac; renk, dil, ırk, ülke, kültür, makam ve mevki farkı gözetmeksizin aynı amaç ve gayeleri taşıyan milyonlarca müslümanı bir araya getirerek eşitlik ve kardeşliğin çok canlı bir tablosunu oluşturur. Bu, lafta kalan kuru bir iddiadan ibaret değildir. Zenginiyle, fakiriyle, güçlüsüyle, güçsüzüyle bütün hacılar aynı kıyafetler içinde, aynı mahrumiyetleri yaşayarak, aynı güçlüklere katlanarak, aynı şartlarda hareket ederek fiili bir eşitlik ve kardeşlik eğitiminden geçerler. Trilyonlara hükmeden bir zenginle geçimini zor karşılayan bir fakire aynı kıyafet içinde Arafat’ta beraberce el açıp dua ettiren ve Kâbe’nin etrafında yan yana tavaf ettiren hac ibadeti, insanlara makam, mevki, mal mülkle böbürlenmemeyi, İslâm kardeşliği içinde tanışıp kaynaşmayı ve mahşeri unutmamayı öğretir.



    İslâm Dininin doğup yayıldığı, vahyin indiği, Hz. Peygamber ve Ashabının bin bir güçlük ve sıkıntılar içinde mücadeleler verdiği ve Hz. Adem’den beri bazı peygamberlerin uğrak yeri olmuş kutsal toprakları görmek, müminlerin dini duygularını güçlendirir, İslâm’a bağlılıklarını artırır.

    Dünyanın dört bir tarafından gelen, renkleri, dilleri, ülkeleri ve kültürleri farklı, fakat hedef ve gayeleri aynı binlerce müslümanın birbirleriyle kaynaşması ve görüşmesi sağlanmış olur. Bu durum müslümanların birbiriyle irtibat kurmalarına, birbirlerinin dertlerinden haberdar olmalarına ve hatta ticari bağlantılar kurmalarına imkan sağlar.

    İnsanların beyazlar içerisinde, toplu hâlde bulunmaları onlara ahiret gününü hatırlatır.

    Hacda herkes aynı görünümdedir ve aynı amaç için bir araya gelmiştir. Ben, sen duygusunun yerini “biz” duygusu alır. Benlik ve bencillik duyguları da Mikat yerinde kalır.

    Farklı ırk, dil ve kültürden insanların aynı amaç için bir araya gelmiş olmaları ve birlikte hareket etmeleri, aralarındaki kardeşliğin artmasını sağlar. Varsa yanlış anlamaların, önyargıların yok olmasına yardımcı olur. İnsanlar arasındaki iş birliğinin artırılması onların birbirlerini daha iyi tanımalarıyla sağlanabilir.

    Hac ibadetiyle müslüman, Yüce Allah ’ın kendisine lütfettiği sağlık, yetenek, mal ve mülk gibi dünyevi nimetlerin şükrünü eda etmiş olur. Hac yapan müslümanlar sabır, tahammül, sıkıntılara katlanma, güçlüklere göğüs gerebilme, büyük kalabalıklarla aynı anda hareket ederek aynı şeyleri yapabilme, yardımlaşma, dayanışma ve belli kurallara adapte olabilme... gibi ahlaki özelliklerini geliştirirler.

    Hac, müslümanlarda ömür boyu silinmeyecek derin hatıralar bırakır. Bu hatıralar; müminin hacdan sonraki yaşamında istikametini kaybetmemesine hizmet eder. Hac, müminin hayatında adeta bir dönüm noktası oluşturur.

    Arafat gibi mahşerin örneğini oluşturan bir yerde Allah ’a el açıp yalvaran ve günahlarından sıyrılan bir müslüman bir daha kolay kolay eski işlediği günahlara dönmek istemez. Bu yönüyle hac, günahkar müslümanlar için bir arındırma ve iyileştirme işlemi görür.


  6. 06.Eylül.2012, 15:50
    3
    Editör
    Haccın İnsan Üzerindeki Etkileri
    Haccın İnsan Üzerindeki Etkileri
    Allah ’ın emrettiği her şeyde şüphesiz insanların dünya ve ahiret hayatı için pek çok hikmetler vardır. Bu şaşmaz gerçeğe göre haccın da pek çok hikmetleri bulunmaktadır.

    Bunlardan bazıları şöyle sıralanabilir:

    Her insan yaratılışı gereği Yüce Allah ’a karşı kulluğunu ortaya koymak ihtiyacındadır. Hac, kula, en belirgin bir şekilde Yüce Allah karşısında aczini ortaya koyma, kulluğunu ifade etme ve onun verdiği nimetlere şükretme imkanı veren bir ibadettir. Çünkü hacı, mal, mülk, makam ve mevki gibi dünyevi unsurlardan sıyrılarak Allah ’a yönelir.

    Sonsuz güç ve kudret sahibinin karşısında teslimiyetini ve bağlılığını ifade eder. Bu durum kendisine Allah ’a kul olma zevkini tattırır.

    Hacca giden herkes ekonomik durumu ve makamı ne olursa olsun ihram denilen giysilere bürünür. Bu durum insanların eşitliğini vurgular.

    İhramlı için en ufak bir canlıya bile zarar vermeme gibi konan yasaklar, onun bütün canlılara şefkat ve merhamet gösterme alışkanlığı kazanmasına yardımcı olur.

    Hac zorluklara sabretme alışkanlığı kazandırır. İradeyi güçlendirir. En zor durumlarda bile kızmamak, öfkelenmemek ve sabırlı olmak gibi alışkanlıkların kazanılmasına yardımcı olur.

    Belli farklılıkları sembolize eden ve insanlar arasında ayrımcı davranışlara neden olan elbise, ziynet eşyası gibi şeylerin çıkarılıp sade bir ihramla kalınması insanların gösterişten uzaklaşmasına da yardımcı olur. Bu durum insanlar arasında eşitlik bilincinin oluşmasına ve gelişmesine katkıda bulunur.



    Hac; renk, dil, ırk, ülke, kültür, makam ve mevki farkı gözetmeksizin aynı amaç ve gayeleri taşıyan milyonlarca müslümanı bir araya getirerek eşitlik ve kardeşliğin çok canlı bir tablosunu oluşturur. Bu, lafta kalan kuru bir iddiadan ibaret değildir. Zenginiyle, fakiriyle, güçlüsüyle, güçsüzüyle bütün hacılar aynı kıyafetler içinde, aynı mahrumiyetleri yaşayarak, aynı güçlüklere katlanarak, aynı şartlarda hareket ederek fiili bir eşitlik ve kardeşlik eğitiminden geçerler. Trilyonlara hükmeden bir zenginle geçimini zor karşılayan bir fakire aynı kıyafet içinde Arafat’ta beraberce el açıp dua ettiren ve Kâbe’nin etrafında yan yana tavaf ettiren hac ibadeti, insanlara makam, mevki, mal mülkle böbürlenmemeyi, İslâm kardeşliği içinde tanışıp kaynaşmayı ve mahşeri unutmamayı öğretir.



    İslâm Dininin doğup yayıldığı, vahyin indiği, Hz. Peygamber ve Ashabının bin bir güçlük ve sıkıntılar içinde mücadeleler verdiği ve Hz. Adem’den beri bazı peygamberlerin uğrak yeri olmuş kutsal toprakları görmek, müminlerin dini duygularını güçlendirir, İslâm’a bağlılıklarını artırır.

    Dünyanın dört bir tarafından gelen, renkleri, dilleri, ülkeleri ve kültürleri farklı, fakat hedef ve gayeleri aynı binlerce müslümanın birbirleriyle kaynaşması ve görüşmesi sağlanmış olur. Bu durum müslümanların birbiriyle irtibat kurmalarına, birbirlerinin dertlerinden haberdar olmalarına ve hatta ticari bağlantılar kurmalarına imkan sağlar.

    İnsanların beyazlar içerisinde, toplu hâlde bulunmaları onlara ahiret gününü hatırlatır.

    Hacda herkes aynı görünümdedir ve aynı amaç için bir araya gelmiştir. Ben, sen duygusunun yerini “biz” duygusu alır. Benlik ve bencillik duyguları da Mikat yerinde kalır.

    Farklı ırk, dil ve kültürden insanların aynı amaç için bir araya gelmiş olmaları ve birlikte hareket etmeleri, aralarındaki kardeşliğin artmasını sağlar. Varsa yanlış anlamaların, önyargıların yok olmasına yardımcı olur. İnsanlar arasındaki iş birliğinin artırılması onların birbirlerini daha iyi tanımalarıyla sağlanabilir.

    Hac ibadetiyle müslüman, Yüce Allah ’ın kendisine lütfettiği sağlık, yetenek, mal ve mülk gibi dünyevi nimetlerin şükrünü eda etmiş olur. Hac yapan müslümanlar sabır, tahammül, sıkıntılara katlanma, güçlüklere göğüs gerebilme, büyük kalabalıklarla aynı anda hareket ederek aynı şeyleri yapabilme, yardımlaşma, dayanışma ve belli kurallara adapte olabilme... gibi ahlaki özelliklerini geliştirirler.

    Hac, müslümanlarda ömür boyu silinmeyecek derin hatıralar bırakır. Bu hatıralar; müminin hacdan sonraki yaşamında istikametini kaybetmemesine hizmet eder. Hac, müminin hayatında adeta bir dönüm noktası oluşturur.

    Arafat gibi mahşerin örneğini oluşturan bir yerde Allah ’a el açıp yalvaran ve günahlarından sıyrılan bir müslüman bir daha kolay kolay eski işlediği günahlara dönmek istemez. Bu yönüyle hac, günahkar müslümanlar için bir arındırma ve iyileştirme işlemi görür.





+ Yorum Gönder