Konusunu Oylayın.: Arafat duasının Arapça orijinali ve açıklaması

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Arafat duasının Arapça orijinali ve açıklaması
  1. 06.Eylül.2012, 14:23
    1
    Misafir

    Arafat duasının Arapça orijinali ve açıklaması






    Arafat duasının Arapça orijinali ve açıklaması Mumsema Peygamberimiz Hz. Muhammed (asv)’in Arafat’ta yaptığı “Ey bereketleri indiren, ey dereceleri yükselten, ey yerleri ve gökleri yaratan Allah'ım..” diye başlayan duanın Arapça orijinalini ve açıklamasını alabilir miyim?


  2. 06.Eylül.2012, 14:23
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Peygamberimiz Hz. Muhammed (asv)’in Arafat’ta yaptığı “Ey bereketleri indiren, ey dereceleri yükselten, ey yerleri ve gökleri yaratan Allah'ım..” diye başlayan duanın Arapça orijinalini ve açıklamasını alabilir miyim?


    Benzer Konular

    - 40 Hadis Arapça MSN Nickleri (Arapça Yazılı ve Türkçe Açıklaması)

    - Arafat vakfe duası (arapca türkçe)

    - Arapça Arafat Dua'sı

    - Sohbet duasının Türkçe açıklaması

    - Şüheda-i Uhud duasının açıklaması ve hikmetleri nelerdir

  3. 10.Eylül.2012, 19:15
    2
    Galus
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 13
    Mesaj Sayısı: 4,820
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51
    Bulunduğu yer: Türkiye

    Cevap: Arafat duasının Arapça orijinali ve açıklaması




    İlgili duanın tamamen bir hadis olarak rivayet edilen şekline rastlayamadık. Kanaatimizce bu gibi uzun dualar genellikle farklı hadis rivayetlerinde yer alan değişik bölümlerin bir araya gelmesiyle meydana getirilmiştir.

    İmam Gazalî, Arafat’ta okunmasının müstehap olduğunu söylediği uzun bir duanın bir kısmı şöyledir.(bk. İhya, 1/261):

    اللهم يا رفيع الدرجات ومنزل البركات ويا فاطر الأرضين والسموات ضجت إليك الأصوات بصنوف اللغات يسألونك الحاجات وحاجتي إليك أن لا تنساني في دار البلاء إذا نسيني أهل الدنيا. اللهم إنك تسمع كلامي وترى مكاني وتعلم سري وعلانيتي ولا يخفى عليك شيء من أمري أنا البائس الفقير المستغيث المستجير الوجل المشفق المعترف بذنبه أسألك مسئلة المسكين وأبتهل إليك ابتهال المذنب الذليل وأدعوك دعاء الخائف الضرير دعاء من خضعت لك رقبته وفاضت لك عبرته وذل لك جسده ورغم لك أنفه. اللهم لا تجعلني بدعائك رب شقياً وكن بي رءوفاً رحيماً يا خير المسئولين وأكرم المعطين إلهي من مدح لك نفسه

    إني لائم نفسي. إلهي أخرست المعاصي لساني فمالي وسيلة عن عمل ولا شفيع سوى الأمل. إلهي إني أعلم أن ذنوبي لم تبق لي عندك جاهاً ولا للاعتذار وجهاً ولكنك أكرم الأكرمين. إلهي إن لم أكن أهلاً أن أبلغ رحمتك فإن رحمتك أهل أن تبلغني ورحمتك وسعت كل شيء وأنا شيء إلهي إن ذنوبي وإن كانت عظاماً ولكنها صغار في جنب عفوك فاغفرها لي يا كريم إلهي أنت أنت وأنا أنا، أنا العواد إلى الذنوب وأنت العواد إلى المغفرة. إليه إن كنت لا ترحم إلا أهل طاعتك فإلى من يفزع المذنبون
    Bu duanın açıklaması:

    "Ey Allah'ım! Ey yüce derecelerin ihsân edicisi ve bereketlerin göndericisi! Ey yerler ve gökleri yoktan var eden! Bugün sesler çeşitli dillerle sana yükselmekte ve senden çeşitli ihtiyaçlar talep edilmektedir. Benim de senden ihtiyaç ve dileğim, beni belâlar evi bulunan bu dünyada, dünya ehli beni unuttuğu zaman unutma."

    "Ey Allah'ım! Konuşmamı dinler, beni görür, gizli yanlarımı bilir, açık yanlarıma vâkıf olur bir zâtsın. İşlerimin hiçbir yanı senden gizli değildir. Ben azâbından rahmetine, kahrından şefkatine sığınan ümitsiz, fakir bir kulunum. Korkan, şefkat dileyen veya günahını itiraf eden bir kulunum."

    "Fakir bir kulun isteğiyle senden rahmet diliyorum. Zelil ve günahkâr bir kulun yalvarmasıyla sana yalvarıyorum. Zarar görmüş, hâdiseler karşısında eğilmiş bir kulun sesi gibi sesimi yükseltiyorum. Boynumu rahmetinin karşısında bükerek merhametini dileyen bir kulun merhamet dilemesi gibi merhamet diliyorum. Dergâh-ı izzetinden coşan deryâlar gibi gözyaşları döken, iskeleti rahmetinin önünde ezilip bükülen, burnu kahrının önünde yerlere sürünen bir kulunun edâsıyla sana yalvarıyorum."

    "Ey Allah'ım! Beni duamla şakî kılma. Bana şefkatli ve merhametli ol. Ey yalvarılanların en iyisi ve verenlerin en cömerdi Allah'ım!..."

    "Yâ ilâhî! Kim sana karşı nefsini medh ü senâ ederse etsin ben bir kulum. Sana karşı nefsimi hor görür onu kınarım. Yârab! Günahlar benim dilimi konuşmaz kılmıştır. Rahmetine varmam için bana vesile olan herhangi bir amelim de yoktur. Rahmetini ummaktan başka şefaatçim de mevcut değildir."

    "Yâ ilâhî! Muhakkak biliyorum ki, benim günahlarım senin nezdinde bana herhangi bir güvenilir mertebe bırakmamıştır. Özür dilemeye yüzüm kalmamıştır. Fakat sen keremde bulunanların en kerîmisin..."

    "Yâ ilâhi! Eğer ben rahmetine müstahak değilsem, senin rahmetin de bana ulaşmaya lâyık değil midir? Senin rahmetin her şeyi içine alır genişliktedir. Ben de o her şeyin içinde olan bir şeyim. Ne olur, rahmetin beni de kuşatsın!"

    "Yâ ilâhi! Günahlarım gerçi büyüktür. Fakat senin affına nispeten hiçbir şey değildir. Yâ kerîm! O –affın karşısında çok küçük kalan- günahlarımı bana bağışla."

    "Yâ ilâhi! Sen sensin, ben de benim. Ben günahlara dönecek tipte yaratılmışım. Sana ise affa başvurmak yakışır. Yâ ilâhi! Eğer sen itaat ehlinden başka kimseyi affetmek istemiyorsan günahkârlar kime sığınsınlar?"
    Konuyla ilgili bazı dualar:

    Arafat’a girerken:
    "Allah'ım! Sana geldim, sana yöneldim ve yüzümü sana çevirip rızanı istedim. Beni meleklerine karşı övdüğün kullarından kıl. Allah'ım Sen'in bağışlaman ve affetmenle Sen'in cezalandırmandan sana sığınırım. Sen'den sana sığınırım. Sen'i hakkıyla övmeye güç yetiremem. Sen kendini övdüğün gibisin." (Müslim: 486; Ebu Davud: 879; Tirmizi: 3491)

    Arafat’ta vakfe duası:
    "Allah'ım! Senin buyurduğun gibi ve bizim söylediğimizden daha hayırlı biçimde sana hamdolsun. Allah'ım! Namazım, tüm ibadetlerim hayatım ve ölümüm senin içindir. Dönüşüm sanadır. Her türlü varlığım sana kalacaktır. Allahım! Kabir azabından kalbimin vesvesesinden işlerimin dağınıklığından sana sığınırım. Allahım! Rüzgarın getireceği afetlerin şerrinden sana sığınırım." (Tirmizi, Deavat 87)

    Arafat’tan inerken:
    "Allah'tan başka ilah yoktur. İlah yalnız O'dur. Ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır. Diriltir ve öldürür ve O, gücü her şeye yetici olandır." (Tirmizî, Deavat 122; Muvatta, Kur'ân 32)


  4. 10.Eylül.2012, 19:15
    2
    Özel Üye



    İlgili duanın tamamen bir hadis olarak rivayet edilen şekline rastlayamadık. Kanaatimizce bu gibi uzun dualar genellikle farklı hadis rivayetlerinde yer alan değişik bölümlerin bir araya gelmesiyle meydana getirilmiştir.

    İmam Gazalî, Arafat’ta okunmasının müstehap olduğunu söylediği uzun bir duanın bir kısmı şöyledir.(bk. İhya, 1/261):

    اللهم يا رفيع الدرجات ومنزل البركات ويا فاطر الأرضين والسموات ضجت إليك الأصوات بصنوف اللغات يسألونك الحاجات وحاجتي إليك أن لا تنساني في دار البلاء إذا نسيني أهل الدنيا. اللهم إنك تسمع كلامي وترى مكاني وتعلم سري وعلانيتي ولا يخفى عليك شيء من أمري أنا البائس الفقير المستغيث المستجير الوجل المشفق المعترف بذنبه أسألك مسئلة المسكين وأبتهل إليك ابتهال المذنب الذليل وأدعوك دعاء الخائف الضرير دعاء من خضعت لك رقبته وفاضت لك عبرته وذل لك جسده ورغم لك أنفه. اللهم لا تجعلني بدعائك رب شقياً وكن بي رءوفاً رحيماً يا خير المسئولين وأكرم المعطين إلهي من مدح لك نفسه

    إني لائم نفسي. إلهي أخرست المعاصي لساني فمالي وسيلة عن عمل ولا شفيع سوى الأمل. إلهي إني أعلم أن ذنوبي لم تبق لي عندك جاهاً ولا للاعتذار وجهاً ولكنك أكرم الأكرمين. إلهي إن لم أكن أهلاً أن أبلغ رحمتك فإن رحمتك أهل أن تبلغني ورحمتك وسعت كل شيء وأنا شيء إلهي إن ذنوبي وإن كانت عظاماً ولكنها صغار في جنب عفوك فاغفرها لي يا كريم إلهي أنت أنت وأنا أنا، أنا العواد إلى الذنوب وأنت العواد إلى المغفرة. إليه إن كنت لا ترحم إلا أهل طاعتك فإلى من يفزع المذنبون
    Bu duanın açıklaması:

    "Ey Allah'ım! Ey yüce derecelerin ihsân edicisi ve bereketlerin göndericisi! Ey yerler ve gökleri yoktan var eden! Bugün sesler çeşitli dillerle sana yükselmekte ve senden çeşitli ihtiyaçlar talep edilmektedir. Benim de senden ihtiyaç ve dileğim, beni belâlar evi bulunan bu dünyada, dünya ehli beni unuttuğu zaman unutma."

    "Ey Allah'ım! Konuşmamı dinler, beni görür, gizli yanlarımı bilir, açık yanlarıma vâkıf olur bir zâtsın. İşlerimin hiçbir yanı senden gizli değildir. Ben azâbından rahmetine, kahrından şefkatine sığınan ümitsiz, fakir bir kulunum. Korkan, şefkat dileyen veya günahını itiraf eden bir kulunum."

    "Fakir bir kulun isteğiyle senden rahmet diliyorum. Zelil ve günahkâr bir kulun yalvarmasıyla sana yalvarıyorum. Zarar görmüş, hâdiseler karşısında eğilmiş bir kulun sesi gibi sesimi yükseltiyorum. Boynumu rahmetinin karşısında bükerek merhametini dileyen bir kulun merhamet dilemesi gibi merhamet diliyorum. Dergâh-ı izzetinden coşan deryâlar gibi gözyaşları döken, iskeleti rahmetinin önünde ezilip bükülen, burnu kahrının önünde yerlere sürünen bir kulunun edâsıyla sana yalvarıyorum."

    "Ey Allah'ım! Beni duamla şakî kılma. Bana şefkatli ve merhametli ol. Ey yalvarılanların en iyisi ve verenlerin en cömerdi Allah'ım!..."

    "Yâ ilâhî! Kim sana karşı nefsini medh ü senâ ederse etsin ben bir kulum. Sana karşı nefsimi hor görür onu kınarım. Yârab! Günahlar benim dilimi konuşmaz kılmıştır. Rahmetine varmam için bana vesile olan herhangi bir amelim de yoktur. Rahmetini ummaktan başka şefaatçim de mevcut değildir."

    "Yâ ilâhî! Muhakkak biliyorum ki, benim günahlarım senin nezdinde bana herhangi bir güvenilir mertebe bırakmamıştır. Özür dilemeye yüzüm kalmamıştır. Fakat sen keremde bulunanların en kerîmisin..."

    "Yâ ilâhi! Eğer ben rahmetine müstahak değilsem, senin rahmetin de bana ulaşmaya lâyık değil midir? Senin rahmetin her şeyi içine alır genişliktedir. Ben de o her şeyin içinde olan bir şeyim. Ne olur, rahmetin beni de kuşatsın!"

    "Yâ ilâhi! Günahlarım gerçi büyüktür. Fakat senin affına nispeten hiçbir şey değildir. Yâ kerîm! O –affın karşısında çok küçük kalan- günahlarımı bana bağışla."

    "Yâ ilâhi! Sen sensin, ben de benim. Ben günahlara dönecek tipte yaratılmışım. Sana ise affa başvurmak yakışır. Yâ ilâhi! Eğer sen itaat ehlinden başka kimseyi affetmek istemiyorsan günahkârlar kime sığınsınlar?"
    Konuyla ilgili bazı dualar:

    Arafat’a girerken:
    "Allah'ım! Sana geldim, sana yöneldim ve yüzümü sana çevirip rızanı istedim. Beni meleklerine karşı övdüğün kullarından kıl. Allah'ım Sen'in bağışlaman ve affetmenle Sen'in cezalandırmandan sana sığınırım. Sen'den sana sığınırım. Sen'i hakkıyla övmeye güç yetiremem. Sen kendini övdüğün gibisin." (Müslim: 486; Ebu Davud: 879; Tirmizi: 3491)

    Arafat’ta vakfe duası:
    "Allah'ım! Senin buyurduğun gibi ve bizim söylediğimizden daha hayırlı biçimde sana hamdolsun. Allah'ım! Namazım, tüm ibadetlerim hayatım ve ölümüm senin içindir. Dönüşüm sanadır. Her türlü varlığım sana kalacaktır. Allahım! Kabir azabından kalbimin vesvesesinden işlerimin dağınıklığından sana sığınırım. Allahım! Rüzgarın getireceği afetlerin şerrinden sana sığınırım." (Tirmizi, Deavat 87)

    Arafat’tan inerken:
    "Allah'tan başka ilah yoktur. İlah yalnız O'dur. Ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır. Diriltir ve öldürür ve O, gücü her şeye yetici olandır." (Tirmizî, Deavat 122; Muvatta, Kur'ân 32)





+ Yorum Gönder