Konusunu Oylayın.: Musafaha nasıl yapılır ve hükmü nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 4 kişi
Musafaha nasıl yapılır ve hükmü nedir?
  1. 06.Eylül.2012, 13:12
    1
    Misafir

    Musafaha nasıl yapılır ve hükmü nedir?

  2. 08.Eylül.2012, 02:44
    2
    Candle
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Mayıs.2007
    Üye No: 866
    Mesaj Sayısı: 864
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Cevap: Musafaha nasıl yapılır ve hükmü nedir?




    musafaha yapmak sünnettir


  3. 08.Eylül.2012, 02:44
    2
    Devamlı Üye



    musafaha yapmak sünnettir


  4. 08.Eylül.2012, 02:46
    3
    MELLE HAN
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mart.2011
    Üye No: 85968
    Mesaj Sayısı: 11
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 1
    Yaş: 44

    Cevap: Musafaha nasıl yapılır ve hükmü nedir?

    iki kişi yada birden çok kişinin karşılaştıklarında ellerini uzatarak tokalaşmalarıdır ,sevabı ellerini birbirlerine uzattıktan ve bırakıncaya kadar tüm küçük günahları dökülür. sünnettir. ben musafahalaşmayı severim sizde sevin olurmu...


  5. 08.Eylül.2012, 02:46
    3
    Devamlı Üye
    iki kişi yada birden çok kişinin karşılaştıklarında ellerini uzatarak tokalaşmalarıdır ,sevabı ellerini birbirlerine uzattıktan ve bırakıncaya kadar tüm küçük günahları dökülür. sünnettir. ben musafahalaşmayı severim sizde sevin olurmu...


  6. 08.Eylül.2012, 03:04
    4
    Mucahid
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 27.Ağustos.2007
    Üye No: 2247
    Mesaj Sayısı: 503
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7

    Cevap: Musafaha nasıl yapılır ve hükmü nedir?

    Musafaha yapmak hakkında bilgi verir misiniz?

    Dinimizde kadınların el sıkma şeklinde merhabalaşmalarına ne demektedir.


    Buna musafaha denir. Gerek erkeklerin birbiriyle, gerekse de kadınların birbirleriyle, karşılaştıkları zaman selâmlaşmaları, hal-hatır sormaları, musafaha yapmaları, tokalaşmaları, kucaklaşmaları, birbirlerine güleryüz göstermeleri İslâmî kardeşliğin bir icabıdır. Bu davranışların tamamı sadakadır ve ibadettir.
    Bir hadiste Peygamberimiz musafahanın faziletini şöyle anlatırlar:
    "İki Müslüman karşılaşıp musafaha yaparlarsa, Cenâb-ı Hak, onlar ayrılmadan her ikisinin de günahını bağışlır.(1)
    "Peygamberimizin bu hususta nasıl hareket ettiğini de Hazret-i Ebû Zer'den öğreniyoruz. Müslümanlar kendisi ne sorarlar:
    "Resul-i Eklemle (a.s.m.) karşılaştığımz vakit sizinle musafaha yapar mıydı?"
    Bu sual üzerine Hz. Ebû Zer (r.a.) kendi başından geçen nurlu bir hatırayı şöyle anlatır:
    "Resul-i Ekrem Efendimizle (a.s.m.) karşılaşıp da musafaha etmedimiz hiç vaki değildir. Her karşılaşmada musafaha ederdi. Beni bir gün evden çağırtmıştı. O gün evde yoktum. Eve geldiğimde haber verdüer. Hemen huzuruna vardım, divanın üzerinde oturuyorlardı. Beni görünce ayağa kalktı ve kucakladı. Bu manzara benim için çok, hem çok güzel bir şeydi."(2)
    Karsılaşınca musafaha yapmak, kucaklaşmak Peygamberimizin hem sözlü, hem de fiilî bir sünnetidir. Peygamberimizin sünnet olan bu hareketini mutlaka erkekler tatbik edecek diye bir kaide yoktur. Bu sünneti mü'min erkekler yapabildikleri gibi, mü'min kadınlar da yaparlar Yalnız burada dikkat edilmesi gereken husus, kadınlarin kendilerine nikâhı düşebilecek erkeklerle musafaha yapmamalarıdır, bu caiz değildir.
    Karşılaşınca Peygamber Efendimizin üzerine salavat-ı şerife getirme meselesine gelince; bu mevzuda da yine bir hadis-i şerifin mealini okuyalım:
    "Birbirlerinii seven iki kul karşılaştıkları zaman Resulullaha (a.s.m.) salavat getirirse, ayrılmadan önce Allah'ın affına ermiş olurlar."(3)
    Meallerini verdiğimiz bu hadislerden, bizim de tabiî olarak tatbik ettiğimiz şu sıralama çıkıyor. İki Müslüman karşılaştıkları zaman önce "Esselâmü Aleyküm" "Ve aleykümüsselam" diyerek selâmlaşırlar, musafaha yaparlar ve "Allahümme salli âlâ seyyidinâ Muhammed" diyerek Peygamberimizin üzerine salavat getirirler. Bunlann hepsi de sünnettir. Hiçbir zaman bid'at ve uydurma olamaz. Gerek erkekler, gerekse kadınlar kendi aralarında bu sünneti yaşamaya, yaşatmaya gayret ederler.
    Yalnız, kadınlar musafaha ve kucaklaşma sünnetini cadde ve sokak gibi yabancı erkeklerin görebileceği bir yerde yapmamaya dikkat ederlerse daha isabetli olur. Zaten takvaya riayet eden müvmin kadınlar her vakit İslâmî edep ve erkâna riayet ederler.
    Erkeklerin karşılaştıklarında birbirlerinin yüzünü öpmesi İmam-ı Azam ve İmam-ı Muhammed’e göre mekruh ise de, İmam-ı Ebu Yusufa göre mekruh değildir.
    Bazı alimler bu hususta şöyle derler: Eğer yüzünü öptüğü bir kimse bir din alimi ve takva sahibi bir kimse ise, bunda bir mahzur yoktur. Çünkü, bunda dinin şerefini korumak vardır.
    Kadınların ise karşılaştıkları zaman ve ayrılacakları zaman birbirlerinin yanaklarını öpmeleri mekruhtur. (4)
    1- Ebu Davud, Edeb: 143
    2- Müsned, 5:168.
    3- el-Ezkar Trc. s.480
    4- el- Fetava’l- Hindiye, 5:369
    Mehmed PAKSU (Sünnet ve Aile)


  7. 08.Eylül.2012, 03:04
    4
    Devamlı Üye
    Musafaha yapmak hakkında bilgi verir misiniz?

    Dinimizde kadınların el sıkma şeklinde merhabalaşmalarına ne demektedir.


    Buna musafaha denir. Gerek erkeklerin birbiriyle, gerekse de kadınların birbirleriyle, karşılaştıkları zaman selâmlaşmaları, hal-hatır sormaları, musafaha yapmaları, tokalaşmaları, kucaklaşmaları, birbirlerine güleryüz göstermeleri İslâmî kardeşliğin bir icabıdır. Bu davranışların tamamı sadakadır ve ibadettir.
    Bir hadiste Peygamberimiz musafahanın faziletini şöyle anlatırlar:
    "İki Müslüman karşılaşıp musafaha yaparlarsa, Cenâb-ı Hak, onlar ayrılmadan her ikisinin de günahını bağışlır.(1)
    "Peygamberimizin bu hususta nasıl hareket ettiğini de Hazret-i Ebû Zer'den öğreniyoruz. Müslümanlar kendisi ne sorarlar:
    "Resul-i Eklemle (a.s.m.) karşılaştığımz vakit sizinle musafaha yapar mıydı?"
    Bu sual üzerine Hz. Ebû Zer (r.a.) kendi başından geçen nurlu bir hatırayı şöyle anlatır:
    "Resul-i Ekrem Efendimizle (a.s.m.) karşılaşıp da musafaha etmedimiz hiç vaki değildir. Her karşılaşmada musafaha ederdi. Beni bir gün evden çağırtmıştı. O gün evde yoktum. Eve geldiğimde haber verdüer. Hemen huzuruna vardım, divanın üzerinde oturuyorlardı. Beni görünce ayağa kalktı ve kucakladı. Bu manzara benim için çok, hem çok güzel bir şeydi."(2)
    Karsılaşınca musafaha yapmak, kucaklaşmak Peygamberimizin hem sözlü, hem de fiilî bir sünnetidir. Peygamberimizin sünnet olan bu hareketini mutlaka erkekler tatbik edecek diye bir kaide yoktur. Bu sünneti mü'min erkekler yapabildikleri gibi, mü'min kadınlar da yaparlar Yalnız burada dikkat edilmesi gereken husus, kadınlarin kendilerine nikâhı düşebilecek erkeklerle musafaha yapmamalarıdır, bu caiz değildir.
    Karşılaşınca Peygamber Efendimizin üzerine salavat-ı şerife getirme meselesine gelince; bu mevzuda da yine bir hadis-i şerifin mealini okuyalım:
    "Birbirlerinii seven iki kul karşılaştıkları zaman Resulullaha (a.s.m.) salavat getirirse, ayrılmadan önce Allah'ın affına ermiş olurlar."(3)
    Meallerini verdiğimiz bu hadislerden, bizim de tabiî olarak tatbik ettiğimiz şu sıralama çıkıyor. İki Müslüman karşılaştıkları zaman önce "Esselâmü Aleyküm" "Ve aleykümüsselam" diyerek selâmlaşırlar, musafaha yaparlar ve "Allahümme salli âlâ seyyidinâ Muhammed" diyerek Peygamberimizin üzerine salavat getirirler. Bunlann hepsi de sünnettir. Hiçbir zaman bid'at ve uydurma olamaz. Gerek erkekler, gerekse kadınlar kendi aralarında bu sünneti yaşamaya, yaşatmaya gayret ederler.
    Yalnız, kadınlar musafaha ve kucaklaşma sünnetini cadde ve sokak gibi yabancı erkeklerin görebileceği bir yerde yapmamaya dikkat ederlerse daha isabetli olur. Zaten takvaya riayet eden müvmin kadınlar her vakit İslâmî edep ve erkâna riayet ederler.
    Erkeklerin karşılaştıklarında birbirlerinin yüzünü öpmesi İmam-ı Azam ve İmam-ı Muhammed’e göre mekruh ise de, İmam-ı Ebu Yusufa göre mekruh değildir.
    Bazı alimler bu hususta şöyle derler: Eğer yüzünü öptüğü bir kimse bir din alimi ve takva sahibi bir kimse ise, bunda bir mahzur yoktur. Çünkü, bunda dinin şerefini korumak vardır.
    Kadınların ise karşılaştıkları zaman ve ayrılacakları zaman birbirlerinin yanaklarını öpmeleri mekruhtur. (4)
    1- Ebu Davud, Edeb: 143
    2- Müsned, 5:168.
    3- el-Ezkar Trc. s.480
    4- el- Fetava’l- Hindiye, 5:369
    Mehmed PAKSU (Sünnet ve Aile)





+ Yorum Gönder