Konusunu Oylayın.: Hac ibadeti vikipedi

5 üzerinden 4.50 | Toplam : 4 kişi
Hac ibadeti vikipedi
  1. 01.Eylül.2012, 16:35
    1
    Misafir

    Hac ibadeti vikipedi






    Hac ibadeti vikipedi Mumsema hac ibadeti vikipedi


  2. 01.Eylül.2012, 16:35
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 02.Eylül.2012, 03:02
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: hac ibadeti vikipedi




    Hac (İslam)


    Vikipedi, özgür ansiklopedi


    Hac
    , İslam'ın beş şartından biridir. Hac'da müslümanlarca kutsal olan KâbeMekke'de ziyaret edilir. İslam'da, maddi durumu uygun olan her müslümanın hayatında bir kez hac yapması farzdır. Namaz, oruç ve zekattan sonra farz kılınmıştır.

    Terim olarak Hac Kur'an'da Hac Suresi'nin 27. ayetinde İnsanlar arasında haccı ilan et olarak yer alır.
    [1] Hac ibadeti İbrahim Peygamber zamanında ilan edilen bir ibadet olduğu vurgulanarak, 27. ayetteki Haccı ilan etme emrinin İbrahim Peygambere verildiği ve Hac ibadetinin her insan için gerekli olduğu vurgulanmıştır. Bir önceki ayet olan 26. ayetten itibaren Kur'an 'da İbrahim Peygamberin Kutsal Ev(Kâbe) ve etrafına ne için yerleştirildiğini ve Kutsal Evi inananlar için temiz tutmak, ibadete hazır bulundurmakla görevlendirildiği anlatılmıştır.[2]
    Yine Hac Suresinin 28. ayetinde ise, Hac ibadetinin ne amaçla yapıldığı detaylandırılmasa da, müslümanların çeşitli yararlar için Kutsal Evi ziyareti olarak tarif edilmiştir.
    [3]
    Hac, günümüzde
    Zilhicce ayında ihrama girerek belirli bir zamanda yani arefe günü Arafat Dağı'nda vakfe yapmak, sonra da Kâbe'yi tavaf etmekten ibarettir. Her ne kadar Kur'an da Hac yalnız 'tek bir aya' mahsus kılınmamış olsa da uygulama bu yöndedir. Keza Bakara 197. ayette belirtildiği üzere "Hac Ayları" tabiri bulunmaktadır ve bu aylar 4 ay oalrak Tevbe suresi 36. ayetinde belirtilmiştir.

    • 9:36Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu Allah'ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin...[4]

    Ayrıca Bakara 197. ayetinde de"Hac Allah'ın kutsal kıldığı aylarda yapılmalıdır." ibaresi de bulunmakta ve kutsal aylar içerisinde hac ibadetinin yapılabileceği belirtilmiştir.

    • 2:197 Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır yaparsanız Allah onu bilir. (Ahiret için) azık toplayın. Kuşkusuz, azığın en hayırlısı takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma)dır. Ey akıl sahipleri, bana karşı gelmekten sakının.[5]

    Hac ibadetinin gerekliliği ile ilgili ayetler Kur'an'da Hac suresinin 27. ve 28. ayetlerindedir:

    • 22:27 İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.[1]
    • 22:28 Gelsinler ki, kendilerine ait bir takım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.[3]

    Hac yükümlülüğünün kimler üzerine olduğu ise Ali İmran suresinin 97. ayetinde belirtilmiştir. Ayete göre "yolculuğa gücü yeten" her insan hac ibadetini yapmakla yükümlüdür. 97. ayet Haccı, Allah'ın insanlar üzerindeki bir hakkı olarak tanımlamıştır.

    • 22:97 "Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey ona muhtaçtır)".[6]



    Kur'an 'da Haccın Şekli ve Süresi

    Haccın ne şekilde yapılacağı ve Hac ile Umre arasındaki fark Kur'an 'da Bakara 203. ayette geçmektedir. Ayette, iki gün içerisinde dönüş tümcesi Mina'dan Mekke'ye dönüş olarak açıklanmıştır.(Dİyanet Meali) Umre sadece Kutsal Evi(Kâbe'yi) ziyaret olarak tanımlanırken, Hac ibadetinde Kâbe'nin yanı sıra bazı Kutsal yerlerin ziyareti de gerekliliği vurgulanmıştır.

    • 2:203 Sayılı günlerde Allah’ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina’dan Mekke’ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve onun huzurunda toplanacağınızı bilin.[7]

    Ayette görüldüğü üzere acele ederek terimi bulunmaktadır. Dolayısıyla Hac ziyaretinin Mina'dan Mekke'ye dönüşü en az iki gün olarak Kur'an 'da vurgulanmıştır.
    Ayrıca sayılı günler tanımı Diyanet Meali'nin 54. dipnotun da aşağıdaki gibi yorumlanmıştır.
    *“Sayılı günler”, teşrik günleridir. Teşrik günleri ise, Zilhicce ayının, 9,10,11,12 ve 13. günleridir. Diyanet Meali Dipnot 54
    [7]

    Haccın şekli ile ilgili başkaca bir ayette Bakara Suresinin 196. ayetinde yer alır. Burada hac veya umre ibadetinin yapılış şekli ve insanların ne gibi davranışlarla bu ibadeti yerine getirmiş olacakları vurgulanır.

    • 2:196 Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın cezasının çetin olduğunu bilin


    Hac ve Umre ibadetini engellenip de yapamayanlar için bir kurban göndermesi ve kurbanın yerine ulaşıncaya kadar da traş olmaması vurgulanmış. Kurbanın yerine ulaşmasından kast, kurbanın Kutsal Ev olan Kâbe'ye gönderilmesi olarak yorumlanmaktadır.
    Ayette Hac ve Umre ibadetinin farkına ve Umre ibadetinin yapılacağı süreyi takip eden zamanda Hac ibadetinin yapılacağı hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimsetümcesi ile vurgulanmıştır. Ayete göre Umre ibadetini yerine getiren kimsenin, bir kurban göndermesi; gönderemiyorsa Hac zamanında 3 gün döndüğünde de 7 gün oruç tutması gerektiği vurgulanmaktadır.
    Hadislerde Hac

    Müslim'de Hac bahsinde geçen hadiste: "Şüphesiz Allah haccı farz kıldı, haccı ifa ediniz."
    Kur'an da sadece 'Yolculuğuna gücü yetenlerin' üzerine farz kılındığı belirtilmekte iken hac için başkaca bir şart belirtilmemiştir. Fakat İslam Dini bilginleri hadisler ışığında, aşağıdaki şartlara uygun olan kişinin hac yapmasının farz olduğunu söylemektedir.

    • Müslüman olmak,
    • Ergenlikçağına ulaşmış olmak,
    • Akıllı olmak,
    • Hür olmak (özgür olmak),
    • Asli ihtiyaçlarına ve evine dönünceye kadar aile fertlerine yetecek, yol ve vasıta masraflarını karşılayacak kadar paraya sahip bulunmak, yani maddi olarak uygun olmak.



    Hac Nasıl Yapılır?



    Türkiye hacıları genellikle emeklilik yaşındaki müslümanlardır ve haccı ömürde bir kere yapmaktadırlar.
    [kaynak belirtilmeli] Hacılar büyük oranda karı-koca gitmektedirler. Mali yönden bakıldığında en çok biriktirilen parayla hacca gidildiği görülmektedir. Türk hacıların çoğunluğutemettü haccı yapmaktadır.[kaynak belirtilmeli] Temettü haccı, hac ve umre (Arapça: عمرة)'nin ayrı ayrı ihramla yapılmasıdır. Umre yapılmayan hacca ifrad haccı, umre ile haccın aynı ihramda yapılmasına ise kıran haccı denilmektedir.
    Hacı adayı
    Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kurasına katılır, kurada adı gidecekler listesinde çıkarsa hazırlıklara başlar. Hacı adayı, para (lira, riyal, dolar) giyecek (ihram, terlik, şemsiye, iççamaşırı) ve yiyeceklerini (akan, kokan, bozulan yiyecekler dışındakileri) hazırlar, uçak biletini alır.
    Yakınlarıyla vedalaşır. Şartlara göre evinde, uçakta, uçaktan inişte ihrama girer.
    İhram, erkekler için izar ve rida denilen iki parçalık örtüdür. Kadınların ihramı ise kendi giysileridir. Bu ihrama girmeden hacı adayları, mikat noktalarından geçemezler. Mikat, Mekke'nin etrafındaki ihram sınırları demektir ki, bu sınırlardan ihramsız geçilmez. Muazzam bir kalabalığa karışılacağı için (1990 yılında el-Muaysem tünelindeki faciada 1426 kişi ezilerek ölmüştü)ve kaybolma, yolunu kaybetme durumlarında ne yapılması gerektiği hakkında önceden bilgilenir.
    Mekke'ye inen hacı adayları evlere yerleşir ve Umre yaparlar. Yani Kabe'yi ziyaret edip, tavaf yapmak, zemzem suyundan içmek, Safa ile Merve arasında say yapmak (7 kere gidip dönmek). Saydan sonra umre biter, saçlar kesilerek ihramdan çıkılır, hac için tekrar ihrama girinceye kadar hac yasakları kalkmıştır. Adaylar, haccı beklerken, çevreyi gezer, alışveriş yapar.
    Zilhicce'nin 9'unda, arefe günü tekrar ihrama girilir. Güneşle birlikte
    Arafat Dağı'nda vakfeye gidilir. Bütün gün telbiye (Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke la şerikeleke lebbeyk, innel hamde ven nimete leke vel mülk, la şerike lek) tesbih ve ibadetle geçirilip, güneş battıktan sonra Müzdelife'ye geçilir. Yaya olarak ikisinin arası 3 saattir. Ertesi gün, Kurban Bayramının ilk günüdür. Güneş doğmadan önce Mina'ya hareket edilir. Burada şeytan taşlanır, kurban kesilir. Üç gün Mina'da kalınır veya ilk gün sonunda Mekke'ye dönülerek ziyaret tavafı (Kabe'yi 7 kere dönmek, yani 7 şavt) ve hac sayi yapılarak hacı olunur. Bayramın kalan günlerinde yine Cemerat'a gidilerek şeytan taşlanır, taşlama 70 taşa bağlanır.
    Hac bittikten sonra isteyen istediği kadar tavaf ve umre yapabilir. İlk kafileyle gelip
    Medine'yi ziyaret etmeyenler bu arada Medine'yi ziyaret ederler. Son bir tavaftan sonra herkes memleketine döner.



  4. 02.Eylül.2012, 03:02
    2
    Silent and lonely rains



    Hac (İslam)


    Vikipedi, özgür ansiklopedi


    Hac
    , İslam'ın beş şartından biridir. Hac'da müslümanlarca kutsal olan KâbeMekke'de ziyaret edilir. İslam'da, maddi durumu uygun olan her müslümanın hayatında bir kez hac yapması farzdır. Namaz, oruç ve zekattan sonra farz kılınmıştır.

    Terim olarak Hac Kur'an'da Hac Suresi'nin 27. ayetinde İnsanlar arasında haccı ilan et olarak yer alır.
    [1] Hac ibadeti İbrahim Peygamber zamanında ilan edilen bir ibadet olduğu vurgulanarak, 27. ayetteki Haccı ilan etme emrinin İbrahim Peygambere verildiği ve Hac ibadetinin her insan için gerekli olduğu vurgulanmıştır. Bir önceki ayet olan 26. ayetten itibaren Kur'an 'da İbrahim Peygamberin Kutsal Ev(Kâbe) ve etrafına ne için yerleştirildiğini ve Kutsal Evi inananlar için temiz tutmak, ibadete hazır bulundurmakla görevlendirildiği anlatılmıştır.[2]
    Yine Hac Suresinin 28. ayetinde ise, Hac ibadetinin ne amaçla yapıldığı detaylandırılmasa da, müslümanların çeşitli yararlar için Kutsal Evi ziyareti olarak tarif edilmiştir.
    [3]
    Hac, günümüzde
    Zilhicce ayında ihrama girerek belirli bir zamanda yani arefe günü Arafat Dağı'nda vakfe yapmak, sonra da Kâbe'yi tavaf etmekten ibarettir. Her ne kadar Kur'an da Hac yalnız 'tek bir aya' mahsus kılınmamış olsa da uygulama bu yöndedir. Keza Bakara 197. ayette belirtildiği üzere "Hac Ayları" tabiri bulunmaktadır ve bu aylar 4 ay oalrak Tevbe suresi 36. ayetinde belirtilmiştir.

    • 9:36Şüphesiz Allah'ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu Allah'ın dosdoğru kanunudur. Öyleyse o aylarda kendinize zulmetmeyin...[4]

    Ayrıca Bakara 197. ayetinde de"Hac Allah'ın kutsal kıldığı aylarda yapılmalıdır." ibaresi de bulunmakta ve kutsal aylar içerisinde hac ibadetinin yapılabileceği belirtilmiştir.

    • 2:197 Hac (ayları), bilinen aylardır. Kim o aylarda hacca başlarsa, artık ona hacda cinsel ilişki, günaha sapmak, kavga etmek yoktur. Siz ne hayır yaparsanız Allah onu bilir. (Ahiret için) azık toplayın. Kuşkusuz, azığın en hayırlısı takva (Allah'a karşı gelmekten sakınma)dır. Ey akıl sahipleri, bana karşı gelmekten sakının.[5]

    Hac ibadetinin gerekliliği ile ilgili ayetler Kur'an'da Hac suresinin 27. ve 28. ayetlerindedir:

    • 22:27 İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak, gerek uzak yollardan gelen yorgun develer üzerinde sana gelsinler.[1]
    • 22:28 Gelsinler ki, kendilerine ait bir takım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah’ın kendilerine rızık olarak verdiği (kurbanlık) hayvanlar üzerine belli günlerde (onları kurban ederken) Allah’ın adını ansınlar. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.[3]

    Hac yükümlülüğünün kimler üzerine olduğu ise Ali İmran suresinin 97. ayetinde belirtilmiştir. Ayete göre "yolculuğa gücü yeten" her insan hac ibadetini yapmakla yükümlüdür. 97. ayet Haccı, Allah'ın insanlar üzerindeki bir hakkı olarak tanımlamıştır.

    • 22:97 "Onda apaçık deliller, Makam-ı İbrahim vardır. Oraya kim girerse, güven içinde olur. Yolculuğuna gücü yetenlerin haccetmesi, Allah’ın insanlar üzerinde bir hakkıdır. Kim inkâr ederse (bu hakkı tanınmazsa), şüphesiz Allah bütün âlemlerden müstağnidir. (Kimseye muhtaç değildir, her şey ona muhtaçtır)".[6]



    Kur'an 'da Haccın Şekli ve Süresi

    Haccın ne şekilde yapılacağı ve Hac ile Umre arasındaki fark Kur'an 'da Bakara 203. ayette geçmektedir. Ayette, iki gün içerisinde dönüş tümcesi Mina'dan Mekke'ye dönüş olarak açıklanmıştır.(Dİyanet Meali) Umre sadece Kutsal Evi(Kâbe'yi) ziyaret olarak tanımlanırken, Hac ibadetinde Kâbe'nin yanı sıra bazı Kutsal yerlerin ziyareti de gerekliliği vurgulanmıştır.

    • 2:203 Sayılı günlerde Allah’ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina’dan Mekke’ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri kalırsa, ona da günah yoktur. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve onun huzurunda toplanacağınızı bilin.[7]

    Ayette görüldüğü üzere acele ederek terimi bulunmaktadır. Dolayısıyla Hac ziyaretinin Mina'dan Mekke'ye dönüşü en az iki gün olarak Kur'an 'da vurgulanmıştır.
    Ayrıca sayılı günler tanımı Diyanet Meali'nin 54. dipnotun da aşağıdaki gibi yorumlanmıştır.
    *“Sayılı günler”, teşrik günleridir. Teşrik günleri ise, Zilhicce ayının, 9,10,11,12 ve 13. günleridir. Diyanet Meali Dipnot 54
    [7]

    Haccın şekli ile ilgili başkaca bir ayette Bakara Suresinin 196. ayetinde yer alır. Burada hac veya umre ibadetinin yapılış şekli ve insanların ne gibi davranışlarla bu ibadeti yerine getirmiş olacakları vurgulanır.

    • 2:196 Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı gönderin. Bu kurban, yerine varıncaya kadar başlarınızı tıraş etmeyin. İçinizden her kim hastalanır veya başından rahatsız olur (da tıraş olmak zorunda kalır)sa fidye olarak ya oruç tutması, ya sadaka vermesi, ya da kurban kesmesi gerekir. Güvende olduğunuz zaman hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimse, kolayına gelen kurbanı keser. Kurban bulamayan kimse üçü hacda, yedisi de döndüğünüz zaman (olmak üzere) tam on gün oruç tutar. Bu (durum), ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir. Allah’a karşı gelmekten sakının ve Allah’ın cezasının çetin olduğunu bilin


    Hac ve Umre ibadetini engellenip de yapamayanlar için bir kurban göndermesi ve kurbanın yerine ulaşıncaya kadar da traş olmaması vurgulanmış. Kurbanın yerine ulaşmasından kast, kurbanın Kutsal Ev olan Kâbe'ye gönderilmesi olarak yorumlanmaktadır.
    Ayette Hac ve Umre ibadetinin farkına ve Umre ibadetinin yapılacağı süreyi takip eden zamanda Hac ibadetinin yapılacağı hacca kadar umreyle faydalanmak isteyen kimsetümcesi ile vurgulanmıştır. Ayete göre Umre ibadetini yerine getiren kimsenin, bir kurban göndermesi; gönderemiyorsa Hac zamanında 3 gün döndüğünde de 7 gün oruç tutması gerektiği vurgulanmaktadır.
    Hadislerde Hac

    Müslim'de Hac bahsinde geçen hadiste: "Şüphesiz Allah haccı farz kıldı, haccı ifa ediniz."
    Kur'an da sadece 'Yolculuğuna gücü yetenlerin' üzerine farz kılındığı belirtilmekte iken hac için başkaca bir şart belirtilmemiştir. Fakat İslam Dini bilginleri hadisler ışığında, aşağıdaki şartlara uygun olan kişinin hac yapmasının farz olduğunu söylemektedir.

    • Müslüman olmak,
    • Ergenlikçağına ulaşmış olmak,
    • Akıllı olmak,
    • Hür olmak (özgür olmak),
    • Asli ihtiyaçlarına ve evine dönünceye kadar aile fertlerine yetecek, yol ve vasıta masraflarını karşılayacak kadar paraya sahip bulunmak, yani maddi olarak uygun olmak.



    Hac Nasıl Yapılır?



    Türkiye hacıları genellikle emeklilik yaşındaki müslümanlardır ve haccı ömürde bir kere yapmaktadırlar.
    [kaynak belirtilmeli] Hacılar büyük oranda karı-koca gitmektedirler. Mali yönden bakıldığında en çok biriktirilen parayla hacca gidildiği görülmektedir. Türk hacıların çoğunluğutemettü haccı yapmaktadır.[kaynak belirtilmeli] Temettü haccı, hac ve umre (Arapça: عمرة)'nin ayrı ayrı ihramla yapılmasıdır. Umre yapılmayan hacca ifrad haccı, umre ile haccın aynı ihramda yapılmasına ise kıran haccı denilmektedir.
    Hacı adayı
    Diyanet İşleri Başkanlığı'nın kurasına katılır, kurada adı gidecekler listesinde çıkarsa hazırlıklara başlar. Hacı adayı, para (lira, riyal, dolar) giyecek (ihram, terlik, şemsiye, iççamaşırı) ve yiyeceklerini (akan, kokan, bozulan yiyecekler dışındakileri) hazırlar, uçak biletini alır.
    Yakınlarıyla vedalaşır. Şartlara göre evinde, uçakta, uçaktan inişte ihrama girer.
    İhram, erkekler için izar ve rida denilen iki parçalık örtüdür. Kadınların ihramı ise kendi giysileridir. Bu ihrama girmeden hacı adayları, mikat noktalarından geçemezler. Mikat, Mekke'nin etrafındaki ihram sınırları demektir ki, bu sınırlardan ihramsız geçilmez. Muazzam bir kalabalığa karışılacağı için (1990 yılında el-Muaysem tünelindeki faciada 1426 kişi ezilerek ölmüştü)ve kaybolma, yolunu kaybetme durumlarında ne yapılması gerektiği hakkında önceden bilgilenir.
    Mekke'ye inen hacı adayları evlere yerleşir ve Umre yaparlar. Yani Kabe'yi ziyaret edip, tavaf yapmak, zemzem suyundan içmek, Safa ile Merve arasında say yapmak (7 kere gidip dönmek). Saydan sonra umre biter, saçlar kesilerek ihramdan çıkılır, hac için tekrar ihrama girinceye kadar hac yasakları kalkmıştır. Adaylar, haccı beklerken, çevreyi gezer, alışveriş yapar.
    Zilhicce'nin 9'unda, arefe günü tekrar ihrama girilir. Güneşle birlikte
    Arafat Dağı'nda vakfeye gidilir. Bütün gün telbiye (Lebbeyk Allahümme lebbeyk, lebbeyke la şerikeleke lebbeyk, innel hamde ven nimete leke vel mülk, la şerike lek) tesbih ve ibadetle geçirilip, güneş battıktan sonra Müzdelife'ye geçilir. Yaya olarak ikisinin arası 3 saattir. Ertesi gün, Kurban Bayramının ilk günüdür. Güneş doğmadan önce Mina'ya hareket edilir. Burada şeytan taşlanır, kurban kesilir. Üç gün Mina'da kalınır veya ilk gün sonunda Mekke'ye dönülerek ziyaret tavafı (Kabe'yi 7 kere dönmek, yani 7 şavt) ve hac sayi yapılarak hacı olunur. Bayramın kalan günlerinde yine Cemerat'a gidilerek şeytan taşlanır, taşlama 70 taşa bağlanır.
    Hac bittikten sonra isteyen istediği kadar tavaf ve umre yapabilir. İlk kafileyle gelip
    Medine'yi ziyaret etmeyenler bu arada Medine'yi ziyaret ederler. Son bir tavaftan sonra herkes memleketine döner.



  5. 02.Eylül.2012, 03:02
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: hac ibadeti vikipedi

    Hac Tarihi


    Tarihte her zaman kutsal yerlere yolculuk ve ziyaret yapılmıştır. Bu kutsal yerlerden bir kaç örneği: Delfi
    Tapınağı, Zeus Mabedi, Amon Tapınağı, Ganj Nehri, Gaya,Kudüs, Meryemana, Sion Dağı, Zeytin Dağı, Benares, Kusanagara, Sarnath, Ajanta, Sanchi.
    Yahudilikte hac Kudüs'teki Beyti Mukaddes'i ziyarettir. Süleyman Mabedi'ndeki Batı duvarı veya Ağlama Duvarı'nda dua edilir.
    Hıristiyanlıkta hac yolculuğu Petrus ve Pavlus'un mezarlarının bulunduğu Roma'ya ve özellikle Noel, Yaslı Cuma, Paskalya günlerinde Kudüs ile Betlehem'e yapılır. Daha sonra özellikle Katoliklerde havariler ve azizler ile alakalı yer ve mucizenin göründüğü Santiago de Compostela (İspanya), Lourdes (Fransa), Fátima (Portekiz) gibi yerler de popüler olmuştur.
    İslam dininde haccın tarihi
    İbrahim'le başlar. İbrahim, eşi Hacer ve oğlu İsmail ile Filistin'den Mekke'ye gitti ve ailesini orada bıraktı. Hacer, çölde azıksız ve susuz kalıp önce Safa tepesine sonra Merve tepesine çıkıp etrafı araştırdı. Vadiye inince İsmail'i bulamadı. İki tepe arasında 7 kere koşup aradı. Sonunda İsmail'i, Zemzem kuyusu yanında buldu. İbrahim Filistin'den onların yanına geldi. Rüyasında İsmail'i kurban etmesi isteniyordu. Mina'ya giderken şeytan ona musallat oldu. Taşladı. Sonra şeytan Hacer'e musallat oldu. Hacer de şeytanı taşladı. İsmail'e yanaştı, o da taşladı. Sonunda İbrahim tam İsmail'i kurban edecekken gökten bir koç indirildi. Kurban'ın vacip kılınması böyle oldu. (Kur'an: Saffat, Hac, Bakara, Ali İmran sureleri.)
    İbrahim ile İsmail Kâbe'yi inşa ettiler. Yapı yükseldiğinde İbrahim'in üzerine çıktığı taştaki ayak izine Makam-ı İbrahim denir. Kabe tamamlanınca köşesine
    Hacer-i Esved'i haccın başlanğıç ve bitişini göstermek üzere yerleştirdiler.
    İbrahim'den sonra Kabe putperestlerin hac yeri oldu, içini putlarla doldurdular. Bu Cahiliye dönemi, hicri 9. yılda
    Ebû Bekir'in hac emirliğinde yapılan ilk İslam haccı ile sona erdi. Hicri 10. yılda Peygamber Aleyhisselam ilk ve son haccını (Veda Haccı) yerine getirdi, hac ibadetinin esaslarını gösterdi.
    Osmanlı, peygamberin sünnetine uyarak hac yöneticiliği (Emirülhac)işini yürüttü. Surre Eminliği adıyla bilinen bu kurum, Mekke ve Medine'ye Surrei Hümayun denilen yardımları götürürdü. Surrei Hümayun'un İstanbul'dan çıkışı törenle olurdu.
    Osmanlı zamanında İstanbul-Mekke arası gidiş dönüş 8 ayı bulmaktaydı. 19. yüzyıl başlarına kadar hac ulaşımı at, katır ve deve sırtında yapılırdı. 1869'da Süveyş Kanalı'ndan gemiyle, 1908'de
    Hicaz hattından trenle gidilmeye başladı.
    Selçuklu ve Osmanlı sultanlarının (
    Cem Sultan hariç) hiçbiri hacca gitmemiştir. Yavuz Sultan Selim Mısır'a kadar gidebilmiştir. Şeyhülislamlar, padişahlara hac lazım değildir diye fetva vermişlerdi. Türkiye cumhurbaşkanları da aynı geleneği devam ettirmişler, Cevdet Sunay ile Kenan Evren ise Umre yapmışlardır. Başbakanlardan hacı olanlar Turgut Özal ve Necmeddin Erbakan'dır.
    Hacca gidenler uğurlanır, dönüşte karşılanır ve tebrik edilirdi. Hacı evinde tehniye merasimi yapılırdı. Misafirlere hacdan getirilen zemzem suyu dağıtılırdı.
    Osmanlı İmparatorluğu çökerken Hicaz'ı kaybetti. Türkiye, milli mücadele ile meşguldü. Surre tarihe karıştı. 1947'lere kadar Türkiye'den hacca resmen izin çıkmadı. 1948'de döviz yokluğu bahanesiyle hac yine yasaklandı, ancak 1949'da serbestçe hac izni çıktı. O yasaklı yıllarda Rusya dahi hacılarına yasak koymamıştı. Hacı sayısı 1949'da 7.000 idi. Bugün 180.000'dir. 12 Mart döneminde de hacılar Mekke'ye gidememiştir.
    Suudi Arabistan 1988'de hac kontenjanı sınırını ilan etmiştir. Her ülkenin nüfusuna göre hacı kafilesi olmaktadır. Karayolu tehlikeli olduğu için Türkiye hacıları havayolundan gitmektedir. 1979'a kadar isteyen her kişi veya kurum hac seyahati düzenleyebilirdi, bu tarihten sonra hac işini DİB organize etmeye başlamıştır. DİB her yıl kur'a usulüyle hacı adayları belirlemektedir.

    Edebiyatta Hac


    Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi, Şair Nabi'nin Tuhfetülharemeyni, Bedii Şehsuvaroğlu'nun Hac Yolu, Emel Esin'in Lebbeyk Hac Hatıraları, Necip Fazıl Kısakürek'inHacdan Çizgiler, Renkler ve sesleri, Cenab Şahabeddin'in Hac Yolunda'sı, Malcolm X'in hac yolculuğu notları en meşhur hac edebiyatıdır.
    Malcolm X'in hayatında hac önemli bir dönüşümdür. Şöyle yazar: "Hiç böyle bir şeye şahit olmamıştım. Böyle sıcak kucaklaşmalara, bu kutsal yerde yaşanan, ırkları ve renkleri ne olursa olsun gerçek kardeşlik gösterilerine... Geçen bir hafta içinde etrafımdaki her renkten insanın sergilediği bu cana yakınlık karşısında söyleyecek söz bulamıyorum... Sizler, belki de bu sözcüklerin benden gelmesine şaşıracaksınız. Fakat bu kutsal ziyarette gördüğüm, tecrübe ettiğim şeyler beni sahip olduğum tüm eski düşüncelerimi yeniden gözden geçirmeye ve takındığım birçok tavrı bir kenara atmaya zorluyor... Amerika, İslam'ı anlamak zorunda. Çünkü toplumdan ırk problemini silen tek din o...Kahire'den Cidde'ye, kutsal şehir Mekke'ye kadar gözleri mavinin mavisi, saçları sarının sarısı, derisi beyazın beyazı olan insanlarla aynı tabaktan yemek yedim, sözlerinde Nijerya'nın, Sudan'ın, Gana'nın Afrikalı müslümanların sözlerindeki kardeşliği, içtenliği hissettim." (Malcolm X ve Malcolm X Konuşuyor'dan naklen.)


    Notlar



    • ^ abKur'an Hac Suresi 27. Ayeti/ Diyanet Meali
    • ^Kur'an Hac Suresi 26. Ayeti/ Diyanet Meali
    • ^ abKur'an Hac Suresi 28. Ayeti/ Diyanet Meali
    • ^Kur'an Tevbe Suresi 37. Ayeti/ Diyanet Meali
    • ^Kur'an Bakara Suresi 197. Ayeti/ Diyanet Meali
    • ^Kur'an Ali İmran Suresi 97. Ayeti/ Diyanet Meali
    • ^ abBakara Suresi 203. ayet /Diyanet Meali


    Kaynakça


    Mehmet Bayyiğit, Sosyo-Kültürel Yönleriyle Türkiye'de Hac Olayı, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara 1998.



  6. 02.Eylül.2012, 03:02
    3
    Silent and lonely rains
    Hac Tarihi


    Tarihte her zaman kutsal yerlere yolculuk ve ziyaret yapılmıştır. Bu kutsal yerlerden bir kaç örneği: Delfi
    Tapınağı, Zeus Mabedi, Amon Tapınağı, Ganj Nehri, Gaya,Kudüs, Meryemana, Sion Dağı, Zeytin Dağı, Benares, Kusanagara, Sarnath, Ajanta, Sanchi.
    Yahudilikte hac Kudüs'teki Beyti Mukaddes'i ziyarettir. Süleyman Mabedi'ndeki Batı duvarı veya Ağlama Duvarı'nda dua edilir.
    Hıristiyanlıkta hac yolculuğu Petrus ve Pavlus'un mezarlarının bulunduğu Roma'ya ve özellikle Noel, Yaslı Cuma, Paskalya günlerinde Kudüs ile Betlehem'e yapılır. Daha sonra özellikle Katoliklerde havariler ve azizler ile alakalı yer ve mucizenin göründüğü Santiago de Compostela (İspanya), Lourdes (Fransa), Fátima (Portekiz) gibi yerler de popüler olmuştur.
    İslam dininde haccın tarihi
    İbrahim'le başlar. İbrahim, eşi Hacer ve oğlu İsmail ile Filistin'den Mekke'ye gitti ve ailesini orada bıraktı. Hacer, çölde azıksız ve susuz kalıp önce Safa tepesine sonra Merve tepesine çıkıp etrafı araştırdı. Vadiye inince İsmail'i bulamadı. İki tepe arasında 7 kere koşup aradı. Sonunda İsmail'i, Zemzem kuyusu yanında buldu. İbrahim Filistin'den onların yanına geldi. Rüyasında İsmail'i kurban etmesi isteniyordu. Mina'ya giderken şeytan ona musallat oldu. Taşladı. Sonra şeytan Hacer'e musallat oldu. Hacer de şeytanı taşladı. İsmail'e yanaştı, o da taşladı. Sonunda İbrahim tam İsmail'i kurban edecekken gökten bir koç indirildi. Kurban'ın vacip kılınması böyle oldu. (Kur'an: Saffat, Hac, Bakara, Ali İmran sureleri.)
    İbrahim ile İsmail Kâbe'yi inşa ettiler. Yapı yükseldiğinde İbrahim'in üzerine çıktığı taştaki ayak izine Makam-ı İbrahim denir. Kabe tamamlanınca köşesine
    Hacer-i Esved'i haccın başlanğıç ve bitişini göstermek üzere yerleştirdiler.
    İbrahim'den sonra Kabe putperestlerin hac yeri oldu, içini putlarla doldurdular. Bu Cahiliye dönemi, hicri 9. yılda
    Ebû Bekir'in hac emirliğinde yapılan ilk İslam haccı ile sona erdi. Hicri 10. yılda Peygamber Aleyhisselam ilk ve son haccını (Veda Haccı) yerine getirdi, hac ibadetinin esaslarını gösterdi.
    Osmanlı, peygamberin sünnetine uyarak hac yöneticiliği (Emirülhac)işini yürüttü. Surre Eminliği adıyla bilinen bu kurum, Mekke ve Medine'ye Surrei Hümayun denilen yardımları götürürdü. Surrei Hümayun'un İstanbul'dan çıkışı törenle olurdu.
    Osmanlı zamanında İstanbul-Mekke arası gidiş dönüş 8 ayı bulmaktaydı. 19. yüzyıl başlarına kadar hac ulaşımı at, katır ve deve sırtında yapılırdı. 1869'da Süveyş Kanalı'ndan gemiyle, 1908'de
    Hicaz hattından trenle gidilmeye başladı.
    Selçuklu ve Osmanlı sultanlarının (
    Cem Sultan hariç) hiçbiri hacca gitmemiştir. Yavuz Sultan Selim Mısır'a kadar gidebilmiştir. Şeyhülislamlar, padişahlara hac lazım değildir diye fetva vermişlerdi. Türkiye cumhurbaşkanları da aynı geleneği devam ettirmişler, Cevdet Sunay ile Kenan Evren ise Umre yapmışlardır. Başbakanlardan hacı olanlar Turgut Özal ve Necmeddin Erbakan'dır.
    Hacca gidenler uğurlanır, dönüşte karşılanır ve tebrik edilirdi. Hacı evinde tehniye merasimi yapılırdı. Misafirlere hacdan getirilen zemzem suyu dağıtılırdı.
    Osmanlı İmparatorluğu çökerken Hicaz'ı kaybetti. Türkiye, milli mücadele ile meşguldü. Surre tarihe karıştı. 1947'lere kadar Türkiye'den hacca resmen izin çıkmadı. 1948'de döviz yokluğu bahanesiyle hac yine yasaklandı, ancak 1949'da serbestçe hac izni çıktı. O yasaklı yıllarda Rusya dahi hacılarına yasak koymamıştı. Hacı sayısı 1949'da 7.000 idi. Bugün 180.000'dir. 12 Mart döneminde de hacılar Mekke'ye gidememiştir.
    Suudi Arabistan 1988'de hac kontenjanı sınırını ilan etmiştir. Her ülkenin nüfusuna göre hacı kafilesi olmaktadır. Karayolu tehlikeli olduğu için Türkiye hacıları havayolundan gitmektedir. 1979'a kadar isteyen her kişi veya kurum hac seyahati düzenleyebilirdi, bu tarihten sonra hac işini DİB organize etmeye başlamıştır. DİB her yıl kur'a usulüyle hacı adayları belirlemektedir.

    Edebiyatta Hac


    Evliya Çelebi'nin Seyahatnamesi, Şair Nabi'nin Tuhfetülharemeyni, Bedii Şehsuvaroğlu'nun Hac Yolu, Emel Esin'in Lebbeyk Hac Hatıraları, Necip Fazıl Kısakürek'inHacdan Çizgiler, Renkler ve sesleri, Cenab Şahabeddin'in Hac Yolunda'sı, Malcolm X'in hac yolculuğu notları en meşhur hac edebiyatıdır.
    Malcolm X'in hayatında hac önemli bir dönüşümdür. Şöyle yazar: "Hiç böyle bir şeye şahit olmamıştım. Böyle sıcak kucaklaşmalara, bu kutsal yerde yaşanan, ırkları ve renkleri ne olursa olsun gerçek kardeşlik gösterilerine... Geçen bir hafta içinde etrafımdaki her renkten insanın sergilediği bu cana yakınlık karşısında söyleyecek söz bulamıyorum... Sizler, belki de bu sözcüklerin benden gelmesine şaşıracaksınız. Fakat bu kutsal ziyarette gördüğüm, tecrübe ettiğim şeyler beni sahip olduğum tüm eski düşüncelerimi yeniden gözden geçirmeye ve takındığım birçok tavrı bir kenara atmaya zorluyor... Amerika, İslam'ı anlamak zorunda. Çünkü toplumdan ırk problemini silen tek din o...Kahire'den Cidde'ye, kutsal şehir Mekke'ye kadar gözleri mavinin mavisi, saçları sarının sarısı, derisi beyazın beyazı olan insanlarla aynı tabaktan yemek yedim, sözlerinde Nijerya'nın, Sudan'ın, Gana'nın Afrikalı müslümanların sözlerindeki kardeşliği, içtenliği hissettim." (Malcolm X ve Malcolm X Konuşuyor'dan naklen.)


    Notlar



    • ^ abKur'an Hac Suresi 27. Ayeti/ Diyanet Meali
    • ^Kur'an Hac Suresi 26. Ayeti/ Diyanet Meali
    • ^ abKur'an Hac Suresi 28. Ayeti/ Diyanet Meali
    • ^Kur'an Tevbe Suresi 37. Ayeti/ Diyanet Meali
    • ^Kur'an Bakara Suresi 197. Ayeti/ Diyanet Meali
    • ^Kur'an Ali İmran Suresi 97. Ayeti/ Diyanet Meali
    • ^ abBakara Suresi 203. ayet /Diyanet Meali


    Kaynakça


    Mehmet Bayyiğit, Sosyo-Kültürel Yönleriyle Türkiye'de Hac Olayı, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara 1998.






+ Yorum Gönder