Konusunu Oylayın.: Neden aŞilanmak gereklİdİr?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Neden aŞilanmak gereklİdİr?
  1. 01.Eylül.2012, 03:31
    1
    Misafir

    Neden aŞilanmak gereklİdİr?

  2. 01.Eylül.2012, 03:53
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Neden aŞilanmak gereklİdİr?




    Aşılar
    İnsan ve hayvanlarda hastalık yapabilen virüs, bakteri v.b. mikropların hastalık yapma özelliklerinden arındırılarak ya da bazı mikropların salgıladığı zehirlerin etkisinin ortadan kaldırarak sağlam kişilere verilmesi için geliştirilen biyolojik maddelere aşı denilmektedir.
    Aşı, kişileri hastalıklardan ve onun kötü sonuçlarından koruyabilmesi için sağlam ve risk altındaki kişilere uygulanmaktadır.
    Aşıların tedavi edici özellikleri yoktur! Yani herhangi bir hastalık oluştuktan sonra veya geçirdikten sonra aşı yapmanın yararı olmamaktadır.

    Neden aşı olmalıyız?

    İnsan vücudu kusursuz bir yapıdır ve amacı her koşul altında yaşamını yani kendisini korumaktır. Hiç düşündünüz mü? Neden kabakulak, kızamık, suçiçeği gibi hastalıkları sadece bir kez geçiriyoruz? Cevap elbette, bağışıklık sistemimiz.

    Hastalığı geçirirken vücudumuz hastalığın mikrobunu yenebilmek için ciddi bir savaş veriyor. Bu savaşta ana silahı, ürettiği antikorlardır.
    Aşılamanın bu kolaylığı yanında her hastalık her zaman zararsız bir şekilde geçirilemez, bazen hastalık çocuk felci örneğindeki gibi kişiyi öldürebilir veya sakat bırakabilir. Hiçbir hastalığı geçirmek aşılanmaktan daha zararsız ve hafif olamaz.

    Aşının etkisiz kaldığı durumlar nelerdir?

    Her aşının koruyuculuk yüzdesi vardır. % 100 yakın koruyuculuğu olan aşılar olduğu gibi % 60 civarında da olanlar vardır.

    Aşıların istenen etkiyi sağlayabilmesi için belirli bir program doğrultusunda yapılması gereklidir. Bu programlar yapılan araştırmalar sonucunda zaman içersinde bazı değişiklikler gösterebilir veya her ülkenin kendi özel konumundan dolayı farklılıklar olabilir.

    Bazen bilgisizlikten, bazen de kişinin özel durumundan kaynaklanan sebeplerle programlar değişebilir. Bilimsel olarak günümüzün en yeni bilgileri ve kişinin durumuna uygun programlar aynı amaca ulaşmak için uygulanmalıdır.

    Aşılar üretimden uygulanmasına kadar geçen süre içinde kuralına uygun şekilde taşınmalı ve saklanmalıdır. Bu +2 ila +8 derecelik ısı ortamının korunmasıdır. Bu sürecin herhangi bir aşamasında soğuk zincir denilen bu sistem korunamazsa aşı etkinliğini yitirir.

    Örneğin bir eczaneden satın alınan aşı soğuk zincir içerisinde, ortam ısısı korunarak taşınmadığı takdirde etkisizleşecektir. Kutunun üzerinde yazılı olan son kullanma tarihi kuralına uygun şekilde saklandığı takdirde geçerlidir.
    Aynı anda çok sayıda kişiye aşı yapılacaksa toplu ambalaj yapılır.

    Küçük bir şişeye 20 veya 50 doz gibi miktarlarda konulur. Küçük bir şişede bu kadar doz aşı olması taşıma, saklama gibi kolaylıkları yanında fiyat yönünden oldukça avantajlıdır. Bu şekildeki aşılar Sağlık Ocağı, Ana-Çocuk Sağlığı Merkezi gibi aynı anda çok sayıda kişiyi aşılama kapasitesine sahip birimler içindir.

    Fakat bu aşıların özelliği şişesi açıldıktan sonra birkaç saat içerisinde tüketilmeleri gerekmesidir ve belirli bir süre (Genellikle 4 - 8 saat) içerisinde tüketilmese de imha edilmelidir.

    Aksi takdirde etkinliği kaybolmaktadır. Kısa sürede çok sayıda kişiyi aşılama imkanı bulunmayan yerler için de genellikle tek dozluk (bazen 5 dozluk) aşılar mevcuttur. Bilgisizlik veya ticari nedenlerle kurallara uyulmaması aşıların etkinliğinin yok olmasına sebep olabilir.

    Kimler aşı olmalı, kimler olmamalı?

    Aşı yapılacak kişinin sağlık yönünden aşı yapılmaya uygun durumda olması gereklidir. Bazı tedaviler, hastalıklar aşı yapılmasına engel oluşturur. Bazı aşılar bu durumda istenilen etkiyi sağlayamazlar.

    Hangi aşı nasıl uygulanmaktadır?

    Aşıların yapılma teknikleri vardır. Bunlar hastaya uygulanması gereken şekilleri içerir. Ağız yoluyla veya iğne ile cilt içi, cilt altı ve adale içi uygulanır. Tekniğine uygun yapılmayan, yani cilt içi yapılması gereken bir aşının adale içerisine yapılması istenen etkinin sağlanmamasına, hatta istenmeyen etkilere yol açabilir. Hatta adale içi yapılacak olan aşılarda omuz veya kalça adaleleri arasında bile etki farklılıkları vardır.

    Aşıların dozları var mıdır?

    Bütün aşıların belirli dozları vardır. Yani kişiye göre verilmesi gereken miktarlar değişiklik gösterir. Uygun miktarda yapılmamış olması aşının istenilen koruyuculuğun sağlanmamasına yol açabilir.

    Aşı uygun yapılmasına karşın etkisizleşebilir. Ağızdan verilen Polio (Çocuk Felci) aşısı klora karşı dayanıksızdır. Aşıdan kısa bir süre sonra su içirilmesi veya yemek yedirilmesi aşıyı etkisiz hale getirir.

    Bu anlatılanlar aşıların yapılmasına karşın yeterli koruyuculuğun sağlanmamasının nedenlerini açıklamaya yönelik bilgilerdi.

    Bunları biliyor musunuz?

    Aşılamalar ülkelere göre değişiklikler gösterir. Bazı ülkelerde bazı hastalıklar hiç görülmediği için aşısı da yapılmamaktadır. Bazı ülkelerde de belirli yörelere özgü hastalıklar vardır.

    Kişiler aşılandıkları bölgeden başka bir yere geçici veya kalıcı olarak giderken bu durumu göz önünde bulundurmalıdır. Ülkemiz için önemli olan Verem, Boğmaca aşıları bir çok ülkede yapılmamaktadır.

    Kişiler, aşısını olmadıkları hastalıklara karşı aşılı olduklarını sanmaktadır. Bu genellikle sağlık personelinin insanlara doğru bilgi vermemesinden kaynaklanmaktadır. Sanıldığından çok daha sık olan bu durumu örneklersek daha iyi anlaşılacaktır.

    Gerçek adı HIB (Haemophilus Influenza Tip b) olan aşı sağlık personeli tarafından menenjit aşısı olarak isimlendirilmekte ve maalesef herkes tarafından da öyle bilinmektedir. Aslında menenjit aşısı ismi net olarak yanlış da değildir ama menenjit aşısı olarak başka aşılar da vardır, Meningokok aşısı gibi.

    Ayrıca menenjit hastalığı meningokok, tüberküloz, virüsler gibi değişik etkenler sonucunda oluşur. HIB aşısı kendi adı ile anılmalıdır. Çocuğuna HIB aşısı yaptırmış olan bir anne çocuğunun gittiği okulda menenjit hastalığı (Örneğin Meningokoksik menenjit ) görülmesi üzerine çocuğuna aşısını yaptırdığını düşünerek çok rahat etmekte bunun yanında aynı okuldan bir başka çocuğun annesi de panik halde gidip menenjit aşısı olarak HIB aşısını çocuğuna yaptırmaktadır. Bu iki anne de yanlış bilgilendirme sonucu yanlış yapmaktadır.

    Annelere Aşı Rehberi

    Çocuğunu aşılatmak için bir yere düzenli olarak götüren anneler net olarak hangi aşıların yapıldığını bilmemektedirler. Bir gün onlara çocuklarının bütün aşılarının bittiği bildirilmekte ve anne de gönül rahatlığı ile gerçekten çocuğunun tüm hastalıklara karşı aşılandığını sanmaktadır.

    Sağlık Bakanlığı hemen hemen her yıl hangi aşıların, hangi program ile yapılacağını genelgeler yoluyla bildirir. Bir takım nedenlerle aşılar ve uygulamalarında değişiklikler olmaktadır. Bu durum diğer ülkelerde de böyledir.

    Bazı aşıların tekrar dozları kaldırılmakta veya zamanı değiştirilmekte (Kızamık gibi) veya yapılan bir aşı yapılmamaya başlanmaktadır . Bazı aşılar ise bu güne kadar hiç yapılmamıştır (MMR, Hepatit-A, Suçiçeği gibi).


    Yanlış bilgilenme yüzünden ertelenen aşılamalar!

    Bazı durumlar aşı yapılmasına engel oluşturmadığı halde yanlış bilgilerle aşılama ertelenmektedir. İshal, ateşli veya ateşsiz üst solunum yolu enfeksiyonları, önceki aşılamada hafif ve orta şiddette lokal reaksiyon, antibiyotik tedavisi gibi.

    Ateşli başka hastalıklarda veya sonrasında aşının yapılması veya ertelenmesi şikayetlerin şiddetine ve hastalığın özelliğine göre değişir. Hafif bir hastalık sırasında aşı yapılması, aşının etkinlik ve güvenirliğini azaltmaz. Keza ağır olmayan ishal, ağızdan felç aşısı için de engel oluşturmaz.

    İmmün sistemi yetersiz veya baskı altında olan kişilere aşı ya hiç yapılmamalı ya da çok dikkatli olunmalıdır. Bu durum doğumsal olabilir veya HIV (AIDS) enfeksiyonu, lösemi, lenfoma, genel habis hastalıklar, radyasyon veya steroid kullanımına bağlı olabilir. Günümüzde en sık steroid kullanımları sorun olmaktadır.

    Bazı böbrek veya allerjik hastalıklar nedeniyle kortizon kullanmakta olan çocuklara aşı kampanyası veya başka bir nedenle aşı yapıldığında problemlerle karşılaşılmaktadır.

    Aşı programı herhangi bir nedenle aksaması halinde aşılamaya kalınan yerden devam etmek gerekir. Tekrar en baştan başlanmaz. Eskiden belirli bazı süreler aşıldığında yapılmış aşılar yok sayılıp, tekrar başlanmakta idi. Fakat bugünkü anlayışla aşılamanın aksaması arzu edilmemekle beraber, kalınan yerden devam edilmesi yönündedir.

    (*)Aşılar hakkında halk arasında yanlış bilinen konular da vardır. Bunları bazen sağlık personeli bile söylemiş olabilir. Bazen de amaçlarının ne olduğunu anlayamadığımız çevrelerden aşılar hakkında yanlış bilgiler verilmektedir.

    Bunlardan bazıları;

    · Aşılar kısırlığa yol açar ( Kesinlikle yanlış, böyle bir şey mümkün değil)
    · Hastalığı geçirmek aşı olmaktan daha iyidir (Kesinlikle yanlış)
    · Aşılı çocuklar hastalığı aşısızlara kıyasla daha hafif geçirirler ( Kısmen doğrudur, aşının amacı hastalığın hiç geçirilmemesidir. Ama kanda yeterli antikor yoksa-hastalık mikrobunu tanıyan hücreler- bunun seviyesine bağlı olarak değişik ağırlıkta geçirilir.)

    Aşıların Yan etkileri

    Aşılar sağladıkları büyük faydalara karşın bazı yan etkilere de sahiptir. Bunlar hastalığı geçirmeye kıyaslandığında çok daha hafiftirler. Çok nadiren ağır yan etkiler oluşabilir.

    Bu ağır yan etkiler bazen vücudun aşırı duyarlılığından kaynaklanmakta bazen de aşının içerisindeki mikrobun (Antijen) özelliğinden dolayıdır. Burada genel olarak değinilecek olursa; yan etkiler sık değildir ama bu yan etkilerin içerisinde sıklıkla lokal etkiler ön plandadır, enjeksiyon yerinde hassasiyet, ağrı, sıcaklık artışı, kızarıklık ve vücutta ateştir.

    En ağır olan yan etki ise ensefalit denilen menenjite benzer bir tür beyin iltihabının oluşmasıdır. Bu olay dünyada sayılı vakada oluşmuş, çok kesin olarak sebebi de ortaya konulmamış olaylardır.

    Bu durumdan bazıları aşıdaki antijeni (aşıların hazırlanmasında kullanılan mikrop) veya aşının diğer bileşenlerini sorumlu tutmuşlar bazıları da yapılma hatasına (deri altı-adale içerisine yapılacağına damara denk gelip hemen kana karışmasına) bağlamışlardır.

    · Verem Aşısı –BCG
    · Difteri-Boğmaca-Tetanoz
    · Çocuk Felci – Polio
    · Kızamık
    · Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak – MMR
    · Haemophilus Influenza Tip b – HIB
    · Hepatit B- Sarılık
    · Hepatit-A Sarılık
    · Grip Aşısı
    · Su Çiçeği – Varicella
    · Kuduz – Rabies HDCV
    · Diğer aşılar:
    o Meningokok Aşısı
    o Pnömokok Aşısı
    o Rotavirus aşıları
    o Tifo aşıları
    o Sitomegalovirus aşıları
    o Sarı Humma, Aday HIV (AIDS), Lyme (*)
    alıntı...



  3. 01.Eylül.2012, 03:53
    2
    Silent and lonely rains



    Aşılar
    İnsan ve hayvanlarda hastalık yapabilen virüs, bakteri v.b. mikropların hastalık yapma özelliklerinden arındırılarak ya da bazı mikropların salgıladığı zehirlerin etkisinin ortadan kaldırarak sağlam kişilere verilmesi için geliştirilen biyolojik maddelere aşı denilmektedir.
    Aşı, kişileri hastalıklardan ve onun kötü sonuçlarından koruyabilmesi için sağlam ve risk altındaki kişilere uygulanmaktadır.
    Aşıların tedavi edici özellikleri yoktur! Yani herhangi bir hastalık oluştuktan sonra veya geçirdikten sonra aşı yapmanın yararı olmamaktadır.

    Neden aşı olmalıyız?

    İnsan vücudu kusursuz bir yapıdır ve amacı her koşul altında yaşamını yani kendisini korumaktır. Hiç düşündünüz mü? Neden kabakulak, kızamık, suçiçeği gibi hastalıkları sadece bir kez geçiriyoruz? Cevap elbette, bağışıklık sistemimiz.

    Hastalığı geçirirken vücudumuz hastalığın mikrobunu yenebilmek için ciddi bir savaş veriyor. Bu savaşta ana silahı, ürettiği antikorlardır.
    Aşılamanın bu kolaylığı yanında her hastalık her zaman zararsız bir şekilde geçirilemez, bazen hastalık çocuk felci örneğindeki gibi kişiyi öldürebilir veya sakat bırakabilir. Hiçbir hastalığı geçirmek aşılanmaktan daha zararsız ve hafif olamaz.

    Aşının etkisiz kaldığı durumlar nelerdir?

    Her aşının koruyuculuk yüzdesi vardır. % 100 yakın koruyuculuğu olan aşılar olduğu gibi % 60 civarında da olanlar vardır.

    Aşıların istenen etkiyi sağlayabilmesi için belirli bir program doğrultusunda yapılması gereklidir. Bu programlar yapılan araştırmalar sonucunda zaman içersinde bazı değişiklikler gösterebilir veya her ülkenin kendi özel konumundan dolayı farklılıklar olabilir.

    Bazen bilgisizlikten, bazen de kişinin özel durumundan kaynaklanan sebeplerle programlar değişebilir. Bilimsel olarak günümüzün en yeni bilgileri ve kişinin durumuna uygun programlar aynı amaca ulaşmak için uygulanmalıdır.

    Aşılar üretimden uygulanmasına kadar geçen süre içinde kuralına uygun şekilde taşınmalı ve saklanmalıdır. Bu +2 ila +8 derecelik ısı ortamının korunmasıdır. Bu sürecin herhangi bir aşamasında soğuk zincir denilen bu sistem korunamazsa aşı etkinliğini yitirir.

    Örneğin bir eczaneden satın alınan aşı soğuk zincir içerisinde, ortam ısısı korunarak taşınmadığı takdirde etkisizleşecektir. Kutunun üzerinde yazılı olan son kullanma tarihi kuralına uygun şekilde saklandığı takdirde geçerlidir.
    Aynı anda çok sayıda kişiye aşı yapılacaksa toplu ambalaj yapılır.

    Küçük bir şişeye 20 veya 50 doz gibi miktarlarda konulur. Küçük bir şişede bu kadar doz aşı olması taşıma, saklama gibi kolaylıkları yanında fiyat yönünden oldukça avantajlıdır. Bu şekildeki aşılar Sağlık Ocağı, Ana-Çocuk Sağlığı Merkezi gibi aynı anda çok sayıda kişiyi aşılama kapasitesine sahip birimler içindir.

    Fakat bu aşıların özelliği şişesi açıldıktan sonra birkaç saat içerisinde tüketilmeleri gerekmesidir ve belirli bir süre (Genellikle 4 - 8 saat) içerisinde tüketilmese de imha edilmelidir.

    Aksi takdirde etkinliği kaybolmaktadır. Kısa sürede çok sayıda kişiyi aşılama imkanı bulunmayan yerler için de genellikle tek dozluk (bazen 5 dozluk) aşılar mevcuttur. Bilgisizlik veya ticari nedenlerle kurallara uyulmaması aşıların etkinliğinin yok olmasına sebep olabilir.

    Kimler aşı olmalı, kimler olmamalı?

    Aşı yapılacak kişinin sağlık yönünden aşı yapılmaya uygun durumda olması gereklidir. Bazı tedaviler, hastalıklar aşı yapılmasına engel oluşturur. Bazı aşılar bu durumda istenilen etkiyi sağlayamazlar.

    Hangi aşı nasıl uygulanmaktadır?

    Aşıların yapılma teknikleri vardır. Bunlar hastaya uygulanması gereken şekilleri içerir. Ağız yoluyla veya iğne ile cilt içi, cilt altı ve adale içi uygulanır. Tekniğine uygun yapılmayan, yani cilt içi yapılması gereken bir aşının adale içerisine yapılması istenen etkinin sağlanmamasına, hatta istenmeyen etkilere yol açabilir. Hatta adale içi yapılacak olan aşılarda omuz veya kalça adaleleri arasında bile etki farklılıkları vardır.

    Aşıların dozları var mıdır?

    Bütün aşıların belirli dozları vardır. Yani kişiye göre verilmesi gereken miktarlar değişiklik gösterir. Uygun miktarda yapılmamış olması aşının istenilen koruyuculuğun sağlanmamasına yol açabilir.

    Aşı uygun yapılmasına karşın etkisizleşebilir. Ağızdan verilen Polio (Çocuk Felci) aşısı klora karşı dayanıksızdır. Aşıdan kısa bir süre sonra su içirilmesi veya yemek yedirilmesi aşıyı etkisiz hale getirir.

    Bu anlatılanlar aşıların yapılmasına karşın yeterli koruyuculuğun sağlanmamasının nedenlerini açıklamaya yönelik bilgilerdi.

    Bunları biliyor musunuz?

    Aşılamalar ülkelere göre değişiklikler gösterir. Bazı ülkelerde bazı hastalıklar hiç görülmediği için aşısı da yapılmamaktadır. Bazı ülkelerde de belirli yörelere özgü hastalıklar vardır.

    Kişiler aşılandıkları bölgeden başka bir yere geçici veya kalıcı olarak giderken bu durumu göz önünde bulundurmalıdır. Ülkemiz için önemli olan Verem, Boğmaca aşıları bir çok ülkede yapılmamaktadır.

    Kişiler, aşısını olmadıkları hastalıklara karşı aşılı olduklarını sanmaktadır. Bu genellikle sağlık personelinin insanlara doğru bilgi vermemesinden kaynaklanmaktadır. Sanıldığından çok daha sık olan bu durumu örneklersek daha iyi anlaşılacaktır.

    Gerçek adı HIB (Haemophilus Influenza Tip b) olan aşı sağlık personeli tarafından menenjit aşısı olarak isimlendirilmekte ve maalesef herkes tarafından da öyle bilinmektedir. Aslında menenjit aşısı ismi net olarak yanlış da değildir ama menenjit aşısı olarak başka aşılar da vardır, Meningokok aşısı gibi.

    Ayrıca menenjit hastalığı meningokok, tüberküloz, virüsler gibi değişik etkenler sonucunda oluşur. HIB aşısı kendi adı ile anılmalıdır. Çocuğuna HIB aşısı yaptırmış olan bir anne çocuğunun gittiği okulda menenjit hastalığı (Örneğin Meningokoksik menenjit ) görülmesi üzerine çocuğuna aşısını yaptırdığını düşünerek çok rahat etmekte bunun yanında aynı okuldan bir başka çocuğun annesi de panik halde gidip menenjit aşısı olarak HIB aşısını çocuğuna yaptırmaktadır. Bu iki anne de yanlış bilgilendirme sonucu yanlış yapmaktadır.

    Annelere Aşı Rehberi

    Çocuğunu aşılatmak için bir yere düzenli olarak götüren anneler net olarak hangi aşıların yapıldığını bilmemektedirler. Bir gün onlara çocuklarının bütün aşılarının bittiği bildirilmekte ve anne de gönül rahatlığı ile gerçekten çocuğunun tüm hastalıklara karşı aşılandığını sanmaktadır.

    Sağlık Bakanlığı hemen hemen her yıl hangi aşıların, hangi program ile yapılacağını genelgeler yoluyla bildirir. Bir takım nedenlerle aşılar ve uygulamalarında değişiklikler olmaktadır. Bu durum diğer ülkelerde de böyledir.

    Bazı aşıların tekrar dozları kaldırılmakta veya zamanı değiştirilmekte (Kızamık gibi) veya yapılan bir aşı yapılmamaya başlanmaktadır . Bazı aşılar ise bu güne kadar hiç yapılmamıştır (MMR, Hepatit-A, Suçiçeği gibi).


    Yanlış bilgilenme yüzünden ertelenen aşılamalar!

    Bazı durumlar aşı yapılmasına engel oluşturmadığı halde yanlış bilgilerle aşılama ertelenmektedir. İshal, ateşli veya ateşsiz üst solunum yolu enfeksiyonları, önceki aşılamada hafif ve orta şiddette lokal reaksiyon, antibiyotik tedavisi gibi.

    Ateşli başka hastalıklarda veya sonrasında aşının yapılması veya ertelenmesi şikayetlerin şiddetine ve hastalığın özelliğine göre değişir. Hafif bir hastalık sırasında aşı yapılması, aşının etkinlik ve güvenirliğini azaltmaz. Keza ağır olmayan ishal, ağızdan felç aşısı için de engel oluşturmaz.

    İmmün sistemi yetersiz veya baskı altında olan kişilere aşı ya hiç yapılmamalı ya da çok dikkatli olunmalıdır. Bu durum doğumsal olabilir veya HIV (AIDS) enfeksiyonu, lösemi, lenfoma, genel habis hastalıklar, radyasyon veya steroid kullanımına bağlı olabilir. Günümüzde en sık steroid kullanımları sorun olmaktadır.

    Bazı böbrek veya allerjik hastalıklar nedeniyle kortizon kullanmakta olan çocuklara aşı kampanyası veya başka bir nedenle aşı yapıldığında problemlerle karşılaşılmaktadır.

    Aşı programı herhangi bir nedenle aksaması halinde aşılamaya kalınan yerden devam etmek gerekir. Tekrar en baştan başlanmaz. Eskiden belirli bazı süreler aşıldığında yapılmış aşılar yok sayılıp, tekrar başlanmakta idi. Fakat bugünkü anlayışla aşılamanın aksaması arzu edilmemekle beraber, kalınan yerden devam edilmesi yönündedir.

    (*)Aşılar hakkında halk arasında yanlış bilinen konular da vardır. Bunları bazen sağlık personeli bile söylemiş olabilir. Bazen de amaçlarının ne olduğunu anlayamadığımız çevrelerden aşılar hakkında yanlış bilgiler verilmektedir.

    Bunlardan bazıları;

    · Aşılar kısırlığa yol açar ( Kesinlikle yanlış, böyle bir şey mümkün değil)
    · Hastalığı geçirmek aşı olmaktan daha iyidir (Kesinlikle yanlış)
    · Aşılı çocuklar hastalığı aşısızlara kıyasla daha hafif geçirirler ( Kısmen doğrudur, aşının amacı hastalığın hiç geçirilmemesidir. Ama kanda yeterli antikor yoksa-hastalık mikrobunu tanıyan hücreler- bunun seviyesine bağlı olarak değişik ağırlıkta geçirilir.)

    Aşıların Yan etkileri

    Aşılar sağladıkları büyük faydalara karşın bazı yan etkilere de sahiptir. Bunlar hastalığı geçirmeye kıyaslandığında çok daha hafiftirler. Çok nadiren ağır yan etkiler oluşabilir.

    Bu ağır yan etkiler bazen vücudun aşırı duyarlılığından kaynaklanmakta bazen de aşının içerisindeki mikrobun (Antijen) özelliğinden dolayıdır. Burada genel olarak değinilecek olursa; yan etkiler sık değildir ama bu yan etkilerin içerisinde sıklıkla lokal etkiler ön plandadır, enjeksiyon yerinde hassasiyet, ağrı, sıcaklık artışı, kızarıklık ve vücutta ateştir.

    En ağır olan yan etki ise ensefalit denilen menenjite benzer bir tür beyin iltihabının oluşmasıdır. Bu olay dünyada sayılı vakada oluşmuş, çok kesin olarak sebebi de ortaya konulmamış olaylardır.

    Bu durumdan bazıları aşıdaki antijeni (aşıların hazırlanmasında kullanılan mikrop) veya aşının diğer bileşenlerini sorumlu tutmuşlar bazıları da yapılma hatasına (deri altı-adale içerisine yapılacağına damara denk gelip hemen kana karışmasına) bağlamışlardır.

    · Verem Aşısı –BCG
    · Difteri-Boğmaca-Tetanoz
    · Çocuk Felci – Polio
    · Kızamık
    · Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak – MMR
    · Haemophilus Influenza Tip b – HIB
    · Hepatit B- Sarılık
    · Hepatit-A Sarılık
    · Grip Aşısı
    · Su Çiçeği – Varicella
    · Kuduz – Rabies HDCV
    · Diğer aşılar:
    o Meningokok Aşısı
    o Pnömokok Aşısı
    o Rotavirus aşıları
    o Tifo aşıları
    o Sitomegalovirus aşıları
    o Sarı Humma, Aday HIV (AIDS), Lyme (*)
    alıntı...






+ Yorum Gönder