Konusunu Oylayın.: Kurban bayramı'nın günü nasıl belirlenir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kurban bayramı'nın günü nasıl belirlenir?
  1. 28.Ağustos.2012, 13:18
    1
    Misafir

    Kurban bayramı'nın günü nasıl belirlenir?






    Kurban bayramı'nın günü nasıl belirlenir? Mumsema Merhabalar,

    Fransa'da yasiyorum ve diyanet'in internet sitesine gore Kurban Bayrami hicri takvimin zilhicce ayinin 10. gunu. Yanimda Cezayir asilli bir arkadas onlarin kurban bayraminin da ayni gun oldugunu fakat bu gunun 26 ekim cuma 2012 oldugunu iddia ediyor, halbuki Diyanet'in sitesine 25 ekim persembe yaziyor.

    Ayriyetten arkadas diyorki: Ramazan 'in 1'i bir cuma gunu oldugu için kurban bayramida daima ramazanin baslagicindaki ayni gun kutlanir, yani cuma gunu.

    Benim anlamadigim konu sudur: ramazanin baslagicini ayni gun yaptik fakat kurban bayramimiz nasil onlarinkinden ayri oluyor, kurban bayramini yukarda yazdigim gibi hesapliyorlar, biz nasil belirliyoruz? Bazen ramazanida ayni gun baslamiyoruz araplarla, bir gun once veya sonra basliyoruz, hangimiz dogru hangimiz yanlis anlamiyorum.

    Yardimci olursaniz sevinirim. Kendimize musluman diyoruz, o yuzden bu konu hakkinda cahil kalmak istemem.

    Tesekkurler


  2. 28.Ağustos.2012, 13:18
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Merhabalar,

    Fransa'da yasiyorum ve diyanet'in internet sitesine gore Kurban Bayrami hicri takvimin zilhicce ayinin 10. gunu. Yanimda Cezayir asilli bir arkadas onlarin kurban bayraminin da ayni gun oldugunu fakat bu gunun 26 ekim cuma 2012 oldugunu iddia ediyor, halbuki Diyanet'in sitesine 25 ekim persembe yaziyor.

    Ayriyetten arkadas diyorki: Ramazan 'in 1'i bir cuma gunu oldugu için kurban bayramida daima ramazanin baslagicindaki ayni gun kutlanir, yani cuma gunu.

    Benim anlamadigim konu sudur: ramazanin baslagicini ayni gun yaptik fakat kurban bayramimiz nasil onlarinkinden ayri oluyor, kurban bayramini yukarda yazdigim gibi hesapliyorlar, biz nasil belirliyoruz? Bazen ramazanida ayni gun baslamiyoruz araplarla, bir gun once veya sonra basliyoruz, hangimiz dogru hangimiz yanlis anlamiyorum.

    Yardimci olursaniz sevinirim. Kendimize musluman diyoruz, o yuzden bu konu hakkinda cahil kalmak istemem.

    Tesekkurler


    Benzer Konular

    - Kurban bayramı günü kurban kesilmeden önce bir şey yememenin dini dayanağı var mıdır?

    - Zilhicce orucunu tutup, Kurban Bayramı günü de orucu kurban etiyle açmak, dinimizde var mıdır?

    - Kurban Bayramı günü kurban eti ile oruç açmak

    - Kurban Bayramı günü Lavarpiye'de kurban edilmek üzere bir boğa aldılar. Bu hayvan, çok tavlı olduğu

    - Küçük (yaştaki) çocuğun babası, çocuğun malından bir kurban satın alıp, çocuk için Kurban Bayramı gü

  3. 28.Ağustos.2012, 15:57
    2
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Kurban bayrami'nin gunu nasil belirlenir?




    İslam'da bu tür yıllık ibadetler ruyetihilal ile tayin ve tesbit edilir
    yani hilali gözlemleyerek
    Araplar buna devam ediyor
    Türkiye'de ise bir yıl önceden matematik ve uydu hesablamaları ile tayin edilir
    o yüzden Arablar "biz hilali gördük ve bugün bayram" derlerse o gün bence bayramdır

    sizin durumunuzda ise hem arkadaşınız hem de siz birilerinin yaptığı hesaba göre konuşuyorsunuz
    o kendi ülkesinin siz de kendi ülkenizin hesabına dayanıyorsunuz

    bence şunu yapın
    8 Ekim tarihinden itibaren şehrinizde batı ufkunu gören yüksek bir yer bulun
    güneş batmaya yakın batı ufkunu gözleyin
    içinde bulunduğunuz hicri ay hilale dönüşerek biter
    -10-12 ekim civarı-
    1 veya 2 gün sonra 14-16 ekim arasında hilal tekrar görülür
    işte o gece ve ertesi gün 1 zilhiccedir
    10 zilhicce ise kurban bayramının 1. günüdür

    eğer bunu yapmazsanız birileri sizin yerinize yapar ve siz de ona uymak zorunda kalırsınız

    şu adresteki bilgilerin
    2. 24. ve 25. sayfalarından yararlanabilirsiniz
    http://www.tug.tubitak.gov.tr/dokuma...y/goy_2012.pdf


  4. 28.Ağustos.2012, 15:57
    2
    âb ü kil



    İslam'da bu tür yıllık ibadetler ruyetihilal ile tayin ve tesbit edilir
    yani hilali gözlemleyerek
    Araplar buna devam ediyor
    Türkiye'de ise bir yıl önceden matematik ve uydu hesablamaları ile tayin edilir
    o yüzden Arablar "biz hilali gördük ve bugün bayram" derlerse o gün bence bayramdır

    sizin durumunuzda ise hem arkadaşınız hem de siz birilerinin yaptığı hesaba göre konuşuyorsunuz
    o kendi ülkesinin siz de kendi ülkenizin hesabına dayanıyorsunuz

    bence şunu yapın
    8 Ekim tarihinden itibaren şehrinizde batı ufkunu gören yüksek bir yer bulun
    güneş batmaya yakın batı ufkunu gözleyin
    içinde bulunduğunuz hicri ay hilale dönüşerek biter
    -10-12 ekim civarı-
    1 veya 2 gün sonra 14-16 ekim arasında hilal tekrar görülür
    işte o gece ve ertesi gün 1 zilhiccedir
    10 zilhicce ise kurban bayramının 1. günüdür

    eğer bunu yapmazsanız birileri sizin yerinize yapar ve siz de ona uymak zorunda kalırsınız

    şu adresteki bilgilerin
    2. 24. ve 25. sayfalarından yararlanabilirsiniz
    http://www.tug.tubitak.gov.tr/dokuma...y/goy_2012.pdf


  5. 28.Ağustos.2012, 16:19
    3
    rana
    Aciz Kul

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 07.Temmuz.2007
    Üye No: 5879
    Mesaj Sayısı: 5,605
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 70
    Bulunduğu yer: Stuttgart/Istanbul/Ankara

    Cevap: Kurban bayrami'nin gunu nasil belirlenir?

    Allah c.c. razi olsun @mir kardes,

    yeni bir yazi okudumda paylasmak istedim..




    İslam ülkelerinin Ramazan orucuna farklı başlamasını içtima veya rüyeti esas almaya bağlıyorlar. Ramazan Ay'ının belirlenmesi için, Hilal'in rüyeti ve içtimaı konusunda bilgi verir misiniz?

    İçtima:
    Ay, Dünya etrafında belirli bir yörünge üzerinde dolanmakta ve her dolanımında bir kez güneş ile aynı doğrultuya gelmektedir. Sırasıyla Dünya, Ay ve Güneş üçlüsünün aynı doğrultuya geldiği bu ana “İçtima” veya “Kavuşma”denir ki, bu Astronomik aybaşının başlangıcıdır. İçtima anında Ay’ın karanlık yüzü dünyaya dönük olduğundan, Hilâl’in dünyanın hiç bir yerinden görülmesi ilmen mümkün değildir.

    Ru’yet: Hilalin içtima durumundan çıkıp, görülebilir bir parlaklığa ulaşabilmesi için, Ay’ın içtima doğrultusundan en az 8 derece ayrılması (bu süre 12 ile 16 saat arasında değişmektedir) ve güneş battığı anda hilalin ufuk yüksekliğinin en az 5 derece olması gerekmektedir ki bu, Hilal’in görülebilme olayı Kameri Aybaşı’nın başlangıcıdır.

    Buna göre Ramazan Ayı’nın başlangıcı, İçtima anı değil, Rüyet halidir. Diyanet İşleri Başkanlığının hazırladığı takvimler de Hilal’in Rüyet’ine göredir. Doğrusu da budur.


    Konuyla ilgili Diyanet İşleri Başkanlığının açıklaması ve verdiği örnek şöyledir:


    30 Ağustos 2008 Cumartesi günü Türkiye saatiyle 21.59 da Kavuşum (İctima), 31 Ağustos Pazar günü Türkiye saatiyle 12.31 de Ru’yet olacak ve hilal ilk defa Avustralya’nın batısından itibaren görünmeye başlayacaktır. Cumartesi günü Ankara’da ay güneşten 18 dk, Mekke’de 17 dk. önce batacağı ve her iki şehrin ufuk çizgilerinin altında bulunacağından kesinlikle görülemeyecektir. Pazar günü ise ay; Ankara’da 8 dk. Mekke’de 20 dk. sonra batacak olmasına ve Ankara’da 0 derece 59 dakika, Mekke’de ise 3 derece 51 dakika ufuk çizgisinin üstünde olmasına rağmen güneş ışınlarının kuvveti sebebiyle görülemeyecektir. Kavuşumu esas alan bazı İslam ülkelerindeki Müslümanlar 31 Ağustos Pazar günü, Peygamberimiz (asv)'in uygulamasını esas alıp Ru’yeti, yani hilalin görülmesini takip eden günü Kameri aybaşı kabul eden Türkiye gibi diğer İslam ülkelerindeki Müslümanlar ise 1 Eylül Pazartesi günü oruç tutmaya başlayacaklardır. Başkanlığımızın Ru’yeti Hilal Konferansı Kararları’na uygun olan Kameri ay başlangıcının tespiti ve uygulaması hakkında, vatandaşlarımızın hiçbir tereddüdü olmamalıdır.

    Konuyla ilgili yapılan konferans


    İslam ülkeleri arasında olan bu ihtilafı çözümü amacıyla Başkanlığımızın, 1978 yılında 20 Müslüman ülkenin katılımıyla İstanbul’da Ru’yet-i Hilâl Konferansıdüzenlediği kamuoyunun malumudur.

    Söz konusu bu konferansta alınan kararların üçüncü maddesine göre;

    a) İçtima’dan (kavuşum) sonra Ay ile Güneş’in açısal uzaklığı 8 dereceden az olmamalıdır. Bilindiği üzere Ru’yet, 7 ile 8 dereceler arasında başlamaktadır. 8 derecenin esas alınmasında, ihtiyat bakımından görüş birliğine varılmıştır.

    b) Güneş’in batışı anında Ay’ın ufuktan yüksekliğinin açısal değeri, 5 dereceden az olmamalıdır.

    Sadece bu esasa göre normal durumlarda Hilâl’in çıplak gözle görülebilmesi mümkündür. Başkanlığımızca hazırlanan takvimlerde de bu kararlar esas alınmaktadır.

    Alınan bu kararlara rağmen, Hilâlin Ru’yetine değil de içtimaına itibar edilmesi nedeniyle, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da bazı İslâm ülkeleri bir gün önce oruca başlayıp, bir gün önce bayram yapacaklardır.

    Bunun dini ve ilmi hiç bir dayanağı yoktur ve yukarıda bahsedilen kararlara da aykırıdır.

    Ramazan Hilali: 18 Aralık 1998 Cuma günü Greenwich saatiyle 22 43 (Türkiye saatiyle 19 Aralık Cumartesi günü 00 43, Suudi Arabistan saatiyle 01 43) de içtima, 19 Aralık 1998 Cumartesi günü Greenwich saatiyle 13 34 (Türkiye saatiyle 15 34, Suudi Arabistan saatiyle 16 34) de ru’yet olacak ve hilal ilk defa Türkiye ve Suudi Arabistan’ın doğusundan itibaren görülmeye başlayacaktır.

    Ramazan ayının içtiması Greenwich’e göre 18 Aralık Cuma, ru’yeti ise 19 Aralık Cumartesi gibi ayrı ayrı günlere rastladığı için içtima’yı esas alıp bu takip eden günü de kameri aybaşı kabul eden bazı İslâm ülkeleri Ramazan ayına 19 Aralık Cumartesi günü, Peygamberimizin hadis-i mucibince; Ru’yet-i takip eden günü kameri aybaşı kabul eden Türkiye gibi bir kısım İslâm ülkeleri ise Ramazan ayına 20 Aralık Pazar günü başlayacaklardır.

    Greenwich’e göre içtima günü olan 18 Aralık 1998 Cuma günü, ay güneşten, Mekke’de 11’dk. Ankara’da ise 2’dk. önce batmakta ve güneş battığı anda hilal; Mekke’de 2 derece 27’dk. Ankara’da ise 0 derece 48 dk. ufkun altında bulunduğundan dolayı kesinlikle görülememektedir. Hilal görülememesine rağmen yukarıda ifade edildiği üzere içtima’yı esas alan ülkeler hilal görülmüş gibi 19 Aralık 1998 günü Ramazan ayına başlayacaklardır. Bu uygulama Ruyet-i Hilal Konferansı kararlarına aykırıdır.

    Ru’yet’in günü olan 19 Aralık 1998 Cumartesi günü ay güneşten; Mekke’de 37 dk. Ankara’da 44 dk. sonra batmakta ve güneş battığı anda hilal, Mekke’de 6 derece 44 dk. Ankara’da ise 6 derece 15 dk. ufkun üstünde bulunduğundan ve o saatte ayın parlaklığı güneşin ışınlarından daha kuvvetli olduğundan, ilk defa Türkiye ve Suudi Arabistan’ın doğusundan itibaren batıya doğru, batı ufku açık olan yerlerde net olarak görüleceğinden 20 Aralık 1998 Pazar günü Ramazan Ayının 1. günü olacaktır.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  6. 28.Ağustos.2012, 16:19
    3
    Aciz Kul
    Allah c.c. razi olsun @mir kardes,

    yeni bir yazi okudumda paylasmak istedim..




    İslam ülkelerinin Ramazan orucuna farklı başlamasını içtima veya rüyeti esas almaya bağlıyorlar. Ramazan Ay'ının belirlenmesi için, Hilal'in rüyeti ve içtimaı konusunda bilgi verir misiniz?

    İçtima:
    Ay, Dünya etrafında belirli bir yörünge üzerinde dolanmakta ve her dolanımında bir kez güneş ile aynı doğrultuya gelmektedir. Sırasıyla Dünya, Ay ve Güneş üçlüsünün aynı doğrultuya geldiği bu ana “İçtima” veya “Kavuşma”denir ki, bu Astronomik aybaşının başlangıcıdır. İçtima anında Ay’ın karanlık yüzü dünyaya dönük olduğundan, Hilâl’in dünyanın hiç bir yerinden görülmesi ilmen mümkün değildir.

    Ru’yet: Hilalin içtima durumundan çıkıp, görülebilir bir parlaklığa ulaşabilmesi için, Ay’ın içtima doğrultusundan en az 8 derece ayrılması (bu süre 12 ile 16 saat arasında değişmektedir) ve güneş battığı anda hilalin ufuk yüksekliğinin en az 5 derece olması gerekmektedir ki bu, Hilal’in görülebilme olayı Kameri Aybaşı’nın başlangıcıdır.

    Buna göre Ramazan Ayı’nın başlangıcı, İçtima anı değil, Rüyet halidir. Diyanet İşleri Başkanlığının hazırladığı takvimler de Hilal’in Rüyet’ine göredir. Doğrusu da budur.


    Konuyla ilgili Diyanet İşleri Başkanlığının açıklaması ve verdiği örnek şöyledir:


    30 Ağustos 2008 Cumartesi günü Türkiye saatiyle 21.59 da Kavuşum (İctima), 31 Ağustos Pazar günü Türkiye saatiyle 12.31 de Ru’yet olacak ve hilal ilk defa Avustralya’nın batısından itibaren görünmeye başlayacaktır. Cumartesi günü Ankara’da ay güneşten 18 dk, Mekke’de 17 dk. önce batacağı ve her iki şehrin ufuk çizgilerinin altında bulunacağından kesinlikle görülemeyecektir. Pazar günü ise ay; Ankara’da 8 dk. Mekke’de 20 dk. sonra batacak olmasına ve Ankara’da 0 derece 59 dakika, Mekke’de ise 3 derece 51 dakika ufuk çizgisinin üstünde olmasına rağmen güneş ışınlarının kuvveti sebebiyle görülemeyecektir. Kavuşumu esas alan bazı İslam ülkelerindeki Müslümanlar 31 Ağustos Pazar günü, Peygamberimiz (asv)'in uygulamasını esas alıp Ru’yeti, yani hilalin görülmesini takip eden günü Kameri aybaşı kabul eden Türkiye gibi diğer İslam ülkelerindeki Müslümanlar ise 1 Eylül Pazartesi günü oruç tutmaya başlayacaklardır. Başkanlığımızın Ru’yeti Hilal Konferansı Kararları’na uygun olan Kameri ay başlangıcının tespiti ve uygulaması hakkında, vatandaşlarımızın hiçbir tereddüdü olmamalıdır.

    Konuyla ilgili yapılan konferans


    İslam ülkeleri arasında olan bu ihtilafı çözümü amacıyla Başkanlığımızın, 1978 yılında 20 Müslüman ülkenin katılımıyla İstanbul’da Ru’yet-i Hilâl Konferansıdüzenlediği kamuoyunun malumudur.

    Söz konusu bu konferansta alınan kararların üçüncü maddesine göre;

    a) İçtima’dan (kavuşum) sonra Ay ile Güneş’in açısal uzaklığı 8 dereceden az olmamalıdır. Bilindiği üzere Ru’yet, 7 ile 8 dereceler arasında başlamaktadır. 8 derecenin esas alınmasında, ihtiyat bakımından görüş birliğine varılmıştır.

    b) Güneş’in batışı anında Ay’ın ufuktan yüksekliğinin açısal değeri, 5 dereceden az olmamalıdır.

    Sadece bu esasa göre normal durumlarda Hilâl’in çıplak gözle görülebilmesi mümkündür. Başkanlığımızca hazırlanan takvimlerde de bu kararlar esas alınmaktadır.

    Alınan bu kararlara rağmen, Hilâlin Ru’yetine değil de içtimaına itibar edilmesi nedeniyle, geçmiş yıllarda olduğu gibi bu yıl da bazı İslâm ülkeleri bir gün önce oruca başlayıp, bir gün önce bayram yapacaklardır.

    Bunun dini ve ilmi hiç bir dayanağı yoktur ve yukarıda bahsedilen kararlara da aykırıdır.

    Ramazan Hilali: 18 Aralık 1998 Cuma günü Greenwich saatiyle 22 43 (Türkiye saatiyle 19 Aralık Cumartesi günü 00 43, Suudi Arabistan saatiyle 01 43) de içtima, 19 Aralık 1998 Cumartesi günü Greenwich saatiyle 13 34 (Türkiye saatiyle 15 34, Suudi Arabistan saatiyle 16 34) de ru’yet olacak ve hilal ilk defa Türkiye ve Suudi Arabistan’ın doğusundan itibaren görülmeye başlayacaktır.

    Ramazan ayının içtiması Greenwich’e göre 18 Aralık Cuma, ru’yeti ise 19 Aralık Cumartesi gibi ayrı ayrı günlere rastladığı için içtima’yı esas alıp bu takip eden günü de kameri aybaşı kabul eden bazı İslâm ülkeleri Ramazan ayına 19 Aralık Cumartesi günü, Peygamberimizin hadis-i mucibince; Ru’yet-i takip eden günü kameri aybaşı kabul eden Türkiye gibi bir kısım İslâm ülkeleri ise Ramazan ayına 20 Aralık Pazar günü başlayacaklardır.

    Greenwich’e göre içtima günü olan 18 Aralık 1998 Cuma günü, ay güneşten, Mekke’de 11’dk. Ankara’da ise 2’dk. önce batmakta ve güneş battığı anda hilal; Mekke’de 2 derece 27’dk. Ankara’da ise 0 derece 48 dk. ufkun altında bulunduğundan dolayı kesinlikle görülememektedir. Hilal görülememesine rağmen yukarıda ifade edildiği üzere içtima’yı esas alan ülkeler hilal görülmüş gibi 19 Aralık 1998 günü Ramazan ayına başlayacaklardır. Bu uygulama Ruyet-i Hilal Konferansı kararlarına aykırıdır.

    Ru’yet’in günü olan 19 Aralık 1998 Cumartesi günü ay güneşten; Mekke’de 37 dk. Ankara’da 44 dk. sonra batmakta ve güneş battığı anda hilal, Mekke’de 6 derece 44 dk. Ankara’da ise 6 derece 15 dk. ufkun üstünde bulunduğundan ve o saatte ayın parlaklığı güneşin ışınlarından daha kuvvetli olduğundan, ilk defa Türkiye ve Suudi Arabistan’ın doğusundan itibaren batıya doğru, batı ufku açık olan yerlerde net olarak görüleceğinden 20 Aralık 1998 Pazar günü Ramazan Ayının 1. günü olacaktır.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder