+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden Geçmişe ait zekat borcu olan kimse bunu nasıl hesaplamalıdır ? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Geçmişe ait zekat borcu olan kimse bunu nasıl hesaplamalıdır ?





    Sual: Benim sorum şöyle geçmiş dönemlere ait zekat borcum var. Bi radyo programında dinledim altınla devrini yapıp öyle verebilirmişim. Ben geriye dönük fazla fazla para olarak vermek istiyorum. Bide yakın akrabamda fakir ve dinini bilen birisi yok. Yurtdışındaki ihtiyaç sahibi müslamanlara gönderebilirmiyim. Şimdiden Allah razı olsun ?







  2. rana
    Aciz Kul

    Cevap: Geçmişe ait zekat borcu olan kimse bunu nasıl hesaplamalıdır ?


    Reklam



    Cevap:

    Geçmiş dönemlerde ödenmeyen zekatlar nasıl ödenir?




    Fukahanın çoğuna göre, vakti girince zekâtı hemen vermek vacibdir; geciktiren günahkâr olur. Ancak sarfedilecek yerleri bulun*madığından veya hastalık ve benzeri bir özürden dolayı geciktiril*mesinde bir sakınca yoktur. Sahih olan da budur.1

    Üzerinde bir ya da birden fazla yıl öncesine ait zekât borcu bulunan kim*se, içinde bulunduğu sene sonunda elindeki para ya da ticaret ma*lından, önce borçlu bulunduğu zekâtı çıkarıp verir. Sonra geriye ka*lan kısmın nisaba erişip erişmediğine bakar, erişirse o senenin zeka*tını çıkarıp verir, erişmezse vermez. O halde geçen yıllardan öden*medik kalan zekât da borç kapsamına girer ve ona göre hüküm ta*şır.2

    Zekatın verilme oranı kırkta birdir. Geçmiş dönemlerde zekata tabi olan mallarını hesaplayıp her yılın ayrı ayrı zekatını verir.
    Kaynaklar:

    1. Fetâvâ-yi Hindiyye - El-Muhit, Serahsî.
    2. Tatarhaniyye - Fetâvâ-yi Hindiyye.

    (Celal Yıldırım, Kanaklarıyla İslam Fıkhı, Uysal Kitabevi)
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



    ************

    Kendilerine Zekât Düşüp Düşmeyen Kimseler


    1 - Bir kimse zekâtını, fakir olan kendi usûl ve fürûuna yani, babasına, dedesine, anasına, ninesine, oğul ve torunlarına veremez. Fakir olan hanıma da zekât düşmez. Çünkü bunlara verilen zekâtın menfaati, kısmen zekât verenin kendisine ait bulunmuş olur. Bir cebinden çıkarıp öbür cebine koymak gibi bir durum ortaya çıkar. Halbuki zekâtın menfaatı, zekât verenin kendisinden tamamen kesilmiş olması ve başkalarını faydalandırması şarttır. İmam-ı Ebû Yûsuf ve İmam-ı Muhammed`e göre, bir kadın zekâtını fakir olan kocasına verebilirse de, İmam-ı A`zam`a göre veremez. Zira hukuken mal ayrılığı prensibi sebebiyle, kadının mal ve zinetleri kadının sayılmakta, dolayısıyla koca fakir iken kadının zengin olması mümkün olmakta ise de, örfen aralarında bir menfaat ortaklığı vardır. Bu bakımdan kadının fakir kocasına zekât vermesi câiz olmaz.* Damad kayınbabasına, kayınbaba damadına zekât verebilir.
    * Şâfiî mezhebinde sırf borcu kapatmak için usûl ve fürû birbirine zekât verebilir.
    2 - Aslî ihtiyaçlarından başka nisab miktarı bir mala sâhip olan kimseye, zengin sayılacağı için zekât verilmez. Çünkü zekâtın gaye ve hikmeti, fakire yardım ve onun ihtiyaçlarını gidermek, sıkıntılarını yoketmektir. Zekât gibi öşürler, keffâretler, nezirler ve fitreler de zengine verilmez. Bunlar zengine verildiği takdirde müstehakkını bulmamış olacağından makbûl olmaz. Yeniden verilmesi gerekir. Zengine vâcib sadakalardan verilmese de, nafile sadakalar verilebilir. Çünkü bu sadakalar bir hibe mahiyetindedir. Zengine hibe yapılması câiz olduğu gibi, nafile sadaka da câiz olur. Ne var ki bu gibi hibe ve sadakalarda, fakire verilen sadakalardaki sevab ve fazilet yoktur.
    3 - Kendisine zekât verilecek kimse zekâtın verildiği vakitte zekâta ehil olmalıdır. Bu ehliyetin sonradan ortadan kalkması, zekâtın sıhhatine mâni olmaz. Meselâ: Senesi dolmadan bir malın zekâtı bir fakire verilse, zekâtını yeniden vermek icab etmez. Sen zengin oldun diye geri de istenemez. Zira zekât verildiği anda, o şahıs zekât almaya müstehak idi.
    4 - Bir kimse zekâtını zengin bir adamın küçük çocuğuna veremez. Çünkü bu çocuk babasının malıyla zengin sayılır. Fakat zengin bir kadının fakir ve yetim olan çocuğuna zekât düşer. Çünkü çocuğun nesebi, baba tarafından sabittir. Anasının servetiyle zengin sayılmaz. Bir kimse zekâtını zengin bir şahsın fakir olan babasına veya fakir olan büyük oğluna veya kızına veya o şahsın fakir olan hanımına verebilir. Zira bunlar birbirlerinin servetiyle zengin sayılmazlar.
    5 - Zekât gayr-i müslimlere verilmez. Çünkü bu, fakir müslümanların hakkıdır. Yalnız İmam-ı Züfer, zekâtın, İslâm vatandaşlığına girmiş ehl-i kitabdan fakir gayr-i müslimlere (ehl-i zimmeye) verilmesini câiz görmüştür. Çünkü ona göre zekâttan maksad muhtaç olanları ihtiyaçtan kurtarmaktır. Muhtaç durumda olan zimmîlere verilmesiyle de, bu maksad hâsıl olur. Nafile sadakaların zimmîlere verilebileceğinde ise, ittifak vardır.
    6 - Zekâtı önce akrabanın fakir olanlarına vermek efdaldir. Çünkü bunda hem zekât sevabı, hem de sıla-i rahim sevabı vardır. Yukarıda da belirttiğimiz gibi usul ve zekât düşmez. Bunun dışında akrabadan zekâta müstehak olan kimselerin tercih sırası şöyledir: Erkek ve kız kardeşler, Bunların evlâdları (yeğenler),Amcalar, halalar ve amca ve halaların evlâdları. Bunlardan sonra diğer uzak akrabalar gelir. Bu gibi akrabalardan sonra, fakir komşulara ve meslektaşlara vermek efdaldir.
    7 - Zekât öncelikle malın bulunduğu yerdeki fakirlere verilmelidir. Başka yerdeki fakirlere gönderilmesi mekruhtur. Ancak kendisine zekât gönderilecek o uzak yerdeki kimseler akrabadan iseler, kerahat kalkar, bil`akis onlara zekât gönderilmesi efdal hâle gelir. Bir de zekât sene dolmadan önce ödenecekse, başka bir beldeye gönderilmesinde bir mahzur görülmemiştir. Zekâtın bir başka bölgeye naklinde kerahat olmayan bir başka durum da nakledilen beldenin fakirlerinin daha muhtaç ve fakir olması hâlidir. Veya zekâtın o beldeye naklinde müslümanların daha çok menfaatının olduğu tahmin edilmesidir. Âlim bir fakire zekât vermek, cahil bir fakire vermekten daha fazîletlidir. Bu bakımdan âlim bir zâta veya ilim öğrenmek için çaba gösteren bir talebeye, başka bir beldede de olsa zekât göndermek câiz ve isabetli olur. Borcun ne elemli bir musibet olduğunu hepimiz biliriz. Bu bakımdan bu musibetten kurtulması, borçlarını temizleyerek huzura ermesi için, zekâtın başka bir beldede oturan bir borçluya verilmesinde de fakihler kerahet görmemişlerdir. Bayramlarda akraba çocuklarına, fakir bir müjdeciye verilecek bahşişlerin zekât niyetiyle verilmesi de câizdir.
    8 - Zekât, cami, mektep, hastahane gibi hayır kurumlarına ve yol, çeşme, köprü gibi hayır işlerine verilemez. Çünkü zekât, bizzat fakir şahsın hakkıdır. Hükmî şahsiyetlere zekât câiz olmaz. Ayrıca zekâtta temlik, yani, mülk edinme şartı da vardır. Verilen zekât ancak fakir tarafından temlik edilir, yani, mal veya para olarak bizzat teslim alınır, kendi mülkü hâline getirilirse sahih olur. Bu bakımdan - meselâ - fakirlere ziyafet verip onları doyurmak suretiyle zekât mükellefiyeti ifa edilmiş olmaz. Zira bunda temlik yoktur. Zekâtta temlik şart olduğundan dolayıdır ki, deliye ve henüz bülûğa ermemiş çocuğa zekât verilmez. Çünkü bunda temlik yoktur. Ancak bunların velisi veya vasisi varsa, o veli ve vasiye verilmesi câiz olur. Veli ve vasî aldıkları zekâtı, sadece vasîsi oldukları akıl hastaları veya çocuklar için sarfederler, kendileri için harcayamazlar. Kendisine zekât temlik edilen şahıs, aldığı bu malı kendi şahsına harcamayıp bâzı hayırlı işlerde sarfederse, meselâ cami, mektep gibi hayır müesseselerine hibe ederse, bu hibe ve harcama câizdir. Çünkü temlik şartı yerine gelmiştir. Böylece zekât sâhibi zekâtının sevabını alırken, aldığı zekâtı hayır müesseselerine hibe eden fakir de ibâdet ve Allah`a kurbiyet sevabına nâil olur. Ancak bu tamamen ihtiyarî bir durumdur. Hiç kimse, zekâtını verdiği fakirden o zekâtı bir hayır müessesesine hibe etmesini, bağışlamasını istemek hakkına sâhip değildir. Temlik yoluyla alınan o zekât tamamen fakirin hakkıdır, öz malıdır. Dilerse onu ihtiyaçlarına sarfeder, kendini fazla ihtiyaç içinde görmüyorsa hayırlı işlerde de kullanabilir.

    sorularla islamiyet


  3. Misafir
    Annemin 7 yildir ödemediği zekat borcu var 7 yil önce 110 gram di altını 7 yil içinde 80 gram daha biriktirmis bu altınların zekati bugünkü miktarına göre mi hesaplanacak yani 190 gram olarak yoksa ayri ayri yillar icin farkli bir hesaplama mi gerek çünkü 80 grami ayrı ayrı yıllarda biriktirmiş bugün itibariyle 100 gram altını var

  4. arifselim
    Yönetici
    Her bir seneki değerini ortalama olarak hesap edersiniz ve ona göre bir miktar belirleyerek verirsiniz. Şüphe kalmasın diye biraz fazladan hesaplamak doğru olur.

+ Yorum Gönder
geriye dönük zekat verilir mi