Konusunu Oylayın.: Haremlik selamlık ayet

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Haremlik selamlık ayet
  1. 25.Ağustos.2012, 12:35
    1
    Misafir

    Haremlik selamlık ayet






    Haremlik selamlık ayet Mumsema haremlik selamlık ayet


  2. 25.Ağustos.2012, 12:35
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 25.Ağustos.2012, 12:47
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,654
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: haremlik selamlık ayet




    haremlik selamlık ayet ve açıklaması
    Arapça bir kelime olan "Harem", girilmesi yasak olan yer, mukaddes ve
    muhterem olan şey demektir. Eskiden saray, konak ve evlerin kadınlara ait
    kısmına "Harem", erkeklere ait kısmına ise "Selâmlik" derlerdi. Kadınlar ayrı,
    erkekler ayrı yerlerde otururlardı. Bu uygulama örften ve âdetten değil, dinî
    ernirlerden kaynaklanırdi. Çünkü "Avret ve Örtü" bölümünde de gördüğümüz gibi,
    erkeklerin mahremi olmayan kadınlara, kadınların da mahremi olmayan erkeklere
    belli ölçüler dışında bakmaları câiz değildir. Buna göre aralarında birbirinin
    mahremi olmayan kadınlar ve erkekler bulunan insanlar, birbirlerini görmeyecek
    şekilde ayrı ayrı yerlerde oturacaklardır. Bu nefislere zor gelir ama, kalplerin
    ve duyguların selâmeti için daha elverişlıdır.


    Aslında haram olan, bir kadınla bir erkek başbaşa kalmadıktan sonra bir arada
    oturmak değil, birbirlerinin avret yerlerine bakmaktir. Buna göre; elleri ve
    yüzünden başka bir yeri açık olmayan kadınların, kendi erkekleri de yanlarında
    varken, erkeklerin bulunduğu mecliste oturmalarının ne zararı vardır? denebilir.
    Zararlarını saymadan önce biz aynı soruyu tersine çevirerek soralım: Ne yarari
    vardır? Buna verilecek cevap, bir "hiç!"ten ibarettir. Öyleyse şimdi de
    zararlarını söyleyelim:


    Sadece Hanefi mezhebinde kadınların elleri ve yüzü avret değildir, ancak bu
    fitneye yani kötü bir düşünceye sebep olmamakla sınırlandırılmıştır. Eğer kem
    düşüncelere sebep olacaksa, onlara göre de kadın elini ve yüzünü kapatmak
    zorundadır. Ayrıca Kur'ân-ı Kerîm de kadınların seslerine de dikkat etmeleri,
    kadınlığını hatırlatacak biçimde kırıla döküle konuşmamaları emredilmiştir.
    (Ahzâb (33) 32.) Çünkü kadının çekici yönü erkekten fazladır. O sırf seşiyle
    bile bir erkeğin beynini döndürebilir. Gülüsleri, gamzeleri, egilip-bükülmesi,
    cinsel câzibe açısından özelliği olan yönlerindendir.


    Şimdi bir kadının sadece yüzü ve elleri açık olarak da olsa böyle bir
    mecliste oturduğunu düşünelim. Sesiyle ve davranışlarıyla mahremi olan erkeğin
    devamlı dikkatini çekecek ve sırf kalbinde de kalsa, şeytanla nefsin işbirliği
    yapmasına sebep olacaktır. Bu. yüzde bir ihtimalle de olsa onu, ileride nefsî
    arzulanın gerçelestirmenin planlarını yapmaya itecektir. Ya da ilk bakışta
    birşeyler düşünemediği yüzüne uzun zaman bakma imkânı bulunca, yine yüzde bir
    insan için de olsa kalbine bazı duygular uğrayıp uğrayıp geçecektir ve o
    takdirde yüz. Hanefîler için de avret olmuş olacaktır.


    Böyle söyleyenleri kalbi pis olmakla suçlayanlar çıkabılir. Onlann da haklı
    tarafları vardır. Ancak herkesin kendileri gibi temiz kalpli olacağını düşünmek
    de hatadır.


    Ancak avretini İslam'ın emrettiği şekilde örten, kadınsi konuşma ve
    gülümseyişlerine dikkat eden, normal bir ev elbisesi üzerine "cilbâb"
    sayılabilecek geniş ve süssüz başörtü gibi bir üslük atan kadının, fitne
    endişesi de yoksa, kocasıyla beraber olan misafirlerine edeple hizmet etmesinin
    câiz olduğu söylenmiştir.


    Halvet, yani birbirlerinin mahremi olmayan bir kadınla bir erkeğin başbaşa
    kalmaları ise, haramlığı kesin olan daha kötü bir davranıştır. Peygamberimiz
    böyle zamanlarda üçüncü kişinin mutlaka şeytan olacağını söylemiş ve inananların
    bundan sakınmalarını emretmiştiir. (Tirmizî, radâ' 10, fitne 7; Müsnerl 1/18, 26
    NI/339, 446. )


    "Kayınbiraderler de mi Ey Allah'ın elçisi," diye soran sahabiye, "o zaten
    ötüm demektir!" cevabını vermiştir. (Tirmizî, radâ' 16; Dârimî, istizân 16;
    Müsned IV/149,153.) yanlarında başka erkek bulunmaksızın, bir erkeğin birden çok
    kadınla bir arada bulunmamasının da yasaklanan halvet türünden olduğunu
    söyleyenler vardır. (Kadızâde Efendi, Netâicül-efkâr N/122; Serahsî
    I/166.)





  4. 25.Ağustos.2012, 12:47
    2
    Moderatör



    haremlik selamlık ayet ve açıklaması
    Arapça bir kelime olan "Harem", girilmesi yasak olan yer, mukaddes ve
    muhterem olan şey demektir. Eskiden saray, konak ve evlerin kadınlara ait
    kısmına "Harem", erkeklere ait kısmına ise "Selâmlik" derlerdi. Kadınlar ayrı,
    erkekler ayrı yerlerde otururlardı. Bu uygulama örften ve âdetten değil, dinî
    ernirlerden kaynaklanırdi. Çünkü "Avret ve Örtü" bölümünde de gördüğümüz gibi,
    erkeklerin mahremi olmayan kadınlara, kadınların da mahremi olmayan erkeklere
    belli ölçüler dışında bakmaları câiz değildir. Buna göre aralarında birbirinin
    mahremi olmayan kadınlar ve erkekler bulunan insanlar, birbirlerini görmeyecek
    şekilde ayrı ayrı yerlerde oturacaklardır. Bu nefislere zor gelir ama, kalplerin
    ve duyguların selâmeti için daha elverişlıdır.


    Aslında haram olan, bir kadınla bir erkek başbaşa kalmadıktan sonra bir arada
    oturmak değil, birbirlerinin avret yerlerine bakmaktir. Buna göre; elleri ve
    yüzünden başka bir yeri açık olmayan kadınların, kendi erkekleri de yanlarında
    varken, erkeklerin bulunduğu mecliste oturmalarının ne zararı vardır? denebilir.
    Zararlarını saymadan önce biz aynı soruyu tersine çevirerek soralım: Ne yarari
    vardır? Buna verilecek cevap, bir "hiç!"ten ibarettir. Öyleyse şimdi de
    zararlarını söyleyelim:


    Sadece Hanefi mezhebinde kadınların elleri ve yüzü avret değildir, ancak bu
    fitneye yani kötü bir düşünceye sebep olmamakla sınırlandırılmıştır. Eğer kem
    düşüncelere sebep olacaksa, onlara göre de kadın elini ve yüzünü kapatmak
    zorundadır. Ayrıca Kur'ân-ı Kerîm de kadınların seslerine de dikkat etmeleri,
    kadınlığını hatırlatacak biçimde kırıla döküle konuşmamaları emredilmiştir.
    (Ahzâb (33) 32.) Çünkü kadının çekici yönü erkekten fazladır. O sırf seşiyle
    bile bir erkeğin beynini döndürebilir. Gülüsleri, gamzeleri, egilip-bükülmesi,
    cinsel câzibe açısından özelliği olan yönlerindendir.


    Şimdi bir kadının sadece yüzü ve elleri açık olarak da olsa böyle bir
    mecliste oturduğunu düşünelim. Sesiyle ve davranışlarıyla mahremi olan erkeğin
    devamlı dikkatini çekecek ve sırf kalbinde de kalsa, şeytanla nefsin işbirliği
    yapmasına sebep olacaktır. Bu. yüzde bir ihtimalle de olsa onu, ileride nefsî
    arzulanın gerçelestirmenin planlarını yapmaya itecektir. Ya da ilk bakışta
    birşeyler düşünemediği yüzüne uzun zaman bakma imkânı bulunca, yine yüzde bir
    insan için de olsa kalbine bazı duygular uğrayıp uğrayıp geçecektir ve o
    takdirde yüz. Hanefîler için de avret olmuş olacaktır.


    Böyle söyleyenleri kalbi pis olmakla suçlayanlar çıkabılir. Onlann da haklı
    tarafları vardır. Ancak herkesin kendileri gibi temiz kalpli olacağını düşünmek
    de hatadır.


    Ancak avretini İslam'ın emrettiği şekilde örten, kadınsi konuşma ve
    gülümseyişlerine dikkat eden, normal bir ev elbisesi üzerine "cilbâb"
    sayılabilecek geniş ve süssüz başörtü gibi bir üslük atan kadının, fitne
    endişesi de yoksa, kocasıyla beraber olan misafirlerine edeple hizmet etmesinin
    câiz olduğu söylenmiştir.


    Halvet, yani birbirlerinin mahremi olmayan bir kadınla bir erkeğin başbaşa
    kalmaları ise, haramlığı kesin olan daha kötü bir davranıştır. Peygamberimiz
    böyle zamanlarda üçüncü kişinin mutlaka şeytan olacağını söylemiş ve inananların
    bundan sakınmalarını emretmiştiir. (Tirmizî, radâ' 10, fitne 7; Müsnerl 1/18, 26
    NI/339, 446. )


    "Kayınbiraderler de mi Ey Allah'ın elçisi," diye soran sahabiye, "o zaten
    ötüm demektir!" cevabını vermiştir. (Tirmizî, radâ' 16; Dârimî, istizân 16;
    Müsned IV/149,153.) yanlarında başka erkek bulunmaksızın, bir erkeğin birden çok
    kadınla bir arada bulunmamasının da yasaklanan halvet türünden olduğunu
    söyleyenler vardır. (Kadızâde Efendi, Netâicül-efkâr N/122; Serahsî
    I/166.)








+ Yorum Gönder