Konusunu Oylayın.: Kabir Sıkmasından kurtuluş yok mudur?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kabir Sıkmasından kurtuluş yok mudur?
  1. 24.Ağustos.2012, 20:12
    1
    Misafir

    Kabir Sıkmasından kurtuluş yok mudur?






    Kabir Sıkmasından kurtuluş yok mudur? Mumsema Enes'ten şöyle rivayet ediliyor: Hz. Peygamberin kızı Zeyneb vefat etti. O çok hastalıklı bir kadındı. Hz. Peygamber onun cenazesinin arkasından gitti. Hz. Peygamberin hali, bizi üzüntüye garketti. Kabre indiğinde Hz. Peygamberin yüzü iyice sarardı. Kabirden çıkınca yüzü beyazlaşıp normale döndü. Bunun üzerine 'Ev Allah'ın Rasûlü! Sende bir durum gördük. O durumu icabettiren ne idi?' diye sorduk. Hz. Peygamber şöyle dedi:

    Kabrin, kızımı sıkıştın}) azap edeceğini düşündüm. Bana ondan azabın hafifletildiği haber verildi. Yemin, olsun! O öyle bir şekilde sıkıştırıldı ki onun sesini, insan ve cin hariç, yer ile gök arasındaki herşey işitti.

    Kabir sıkmasından neden peygamberler, şehitler, ve belirli kişiler dışında kimse kurtulamaz?

    şimdiden Allah(c.c) razı olsun


  2. 24.Ağustos.2012, 20:12
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Enes'ten şöyle rivayet ediliyor: Hz. Peygamberin kızı Zeyneb vefat etti. O çok hastalıklı bir kadındı. Hz. Peygamber onun cenazesinin arkasından gitti. Hz. Peygamberin hali, bizi üzüntüye garketti. Kabre indiğinde Hz. Peygamberin yüzü iyice sarardı. Kabirden çıkınca yüzü beyazlaşıp normale döndü. Bunun üzerine 'Ev Allah'ın Rasûlü! Sende bir durum gördük. O durumu icabettiren ne idi?' diye sorduk. Hz. Peygamber şöyle dedi:

    Kabrin, kızımı sıkıştın}) azap edeceğini düşündüm. Bana ondan azabın hafifletildiği haber verildi. Yemin, olsun! O öyle bir şekilde sıkıştırıldı ki onun sesini, insan ve cin hariç, yer ile gök arasındaki herşey işitti.

    Kabir sıkmasından neden peygamberler, şehitler, ve belirli kişiler dışında kimse kurtulamaz?

    şimdiden Allah(c.c) razı olsun


    Benzer Konular

    - Kabir ziyareti esnasında Peygamberimiz (sav) Kuran okumuş mudur?

    - Kabir taşına yazma, eşarp vb gibi şeyler bağlama uygun mudur?

    - Kabir azabı var mıdır ? Zekeriya Beyaz hoca olmadığını söylüyor, doğru mudur ?

    - Kabir sıkmasından kurtulmak için ne yapmak lazım?

    - Bayram günü kabir ziyareti yapmak uygun mudur?

  3. 24.Ağustos.2012, 21:38
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kabir Sıkmasından kurtuluş yok mudur?




    Hz. Aişe validemizden rivayet edildiğine göre Rasulullah (asv) şöyle buyurmuştur: "Muhakkak kabrin bir sıkması vardır ki, eğer ondan kimse kurtulacak olsaydı Sa'd b. Mu'âz kurtulurdu."(2) Kabir sıkması, kabrin iki yanının ölüyü sıkıştırmasıdır ve geneldir. Hadislerde istisna edilenlerden başka, mü'min olsun kâfir olsun, ister itaatkâr isterse âsi olsun, bundan hiç kimse kurtulamaz. (3)

    Öyleyse herkes mi kabirde azap görecek?

    "Kabir sıkmasının aslı, kabrin ölüyü kucaklamasıdır. Çünkü insanlar topraktan yaratıldılar. Ve uzun müddet ondan ayrı kaldılar. Tekrar toprağa döndükleri zaman, evlâdından uzun müddet ayrı kalan ananın evladını kucakladığı gibi, toprak da onları sıkar. Ama mü'min ve itaatkâr olanları şefkatle, âsi olanları da kızarak, gazapla tabii." (4) Nitekim Hz. Aişe validemiz bir gün Rasul-i Ekrem (asv) Efendimize şöyle diyor: "Ey Allah'ın Rasûlü, sen bana Münker ve Nekir'in seslerini ve kabir sıkmasını anlattığın günden beri hiç bir şeyden tat alamaz oldum." Bunun üzerine Rasulullah (asv): "Ey Aişe, Münker ve Nekir'in sesleri mü'mine, gözdeki sürme gibi gelir. Kabir sıkması da mü'mine, şefkatli bir ananın yavrusunun başını okşaması gibidir. Ama ya Aişe, şakilere (âsi olanlara) yazıklar olsun ki onlar kabirlerinde düz ve sert taş üzerine yumurtanın çarpıldığı gibi sıkıştırılacaklardır." (5) Yani kabir kendilerini öyle sıkacaktır ki, sert bir taşa çarpılmış yumurta gibi parçalanacaklardır.

    Buna göre kabir herkesi sıkacaktır ama herkesi azap için sıkmayacaktır. Peygamber Efendimiz (asv), kabir suâli hakkındaki uzun hadislerinin sonunda suâle cevap veremeyen kâfir ve münafıklar için toprağa "Çullan onun üzerine." diye emir verileceğini ve toprağın onları, kaburga kemikleri birbirine geçinceye dek sıkıştıracağını ve bu azaplarının kıyamete dek süreceğini haber vermektedir. (6) Kabir sıkmasının devamı kabir azabıdır.(7) Ve bu sıkışla birlikte kâfirin kabri ateşle doldurulur.(8)

    Kabir sıkmasından :

    aa) Peygamberler,

    bb) Fâtıma bt. Muhammed (S),

    cc) Hz. Ali'nin annesi Fâtıma bt. Esed (Hz. Peygamber onu kendi gömleği ile kefenlemiş ve dua etmiştir.)

    dd) Bir defa da olsa ölüm hastalığında İhlas Suresi'ni okuyan kimseler müstesnadır. (9) Bunların haricinde herkesi kabri sıkacaktır.
    Hatta Rasulullah (asv) in kızı Zeyneb'i (10) ve oğulları Kasım ve İbrahim'i bile. (11)

    Hz. Enes, Rasulullah (asv) ile birlikte Zeyneb'in cenazesinde bulunduğunu ve Rasulullah (asv)i hüzünlü hüzünlü kabrin yanında oturur gördüğünü anlatır. Rasulullah (asv) göğe bakmağa başlar, sonra yere bakar ve hüznü artar. Başını yerden kaldırdığı zaman, hüznünün gittiğini ve tebüssüm ettiğini gördüklerini söyleyen Enes, bunun sebebini sorduklarında Rasulullah (asv), kabrin Zeynib'i sıkmasını düşünüp hüzünlendiğini ve bunu hafifletmesi için Allah'a yalvardığını ve duasının kabul edildiğini beyan ederler.(12)

    Demek ki, kâfirlere kabir sıkması, kabir azabından bir çeşittir ve onunla azaplanmaktadırlar. Mü'minlere gelince onlar iki kısımdır: İtaatkâr olanlar ve âsi yani günahkâr olanlar. İtaatkâr olanlara kabirde azap yok, sadece kabir sıkması vardır. Âsi olanlar ise günahları derecesinde sıkılacaklar ve böylece azap çekeceklerdir.(13) Sa'd b. Mu'âz'ın sâlih bir kimse olduğu halde neden kabirde o derece sıkıştırıldığını soran yakınlarına Peygamber Efendimiz (asv): "Bazen bevlden (küçük abdestten) temizlenmede kusur ederdi."(14) demiştir ki, bu da kabir sıkmasının, bazı günahlardan dolayı azap için de vaki olduğunu gösterir.

    Me'sur dualarda: "Ona kabrini genişlet...." (15) Duyurulması da kabrin insanları sıktığına delâlet eder. Çünkü kabir insanları sıkıyor, bu sebeple ondan kurtarması için Allah'a dua ve niyazda bulunulmaktadır. Aksi halde bu şekilde dua edilmezdi.

    Hz. Rasûlün (asv) getirdiği dini en iyi bilenlerden olan ve Peygamber Efendimiz (asv)'e halifelik yapmış olan Hz. Ömer'in vasiyyetine kulak verelim. Hz. Ömer demiştir ki: "Kefenimi iktisatlı yapın. Çünkü eğer Allah katında benim bir mevkiim varsa O elbette onu daha hayırlısı ile değiştirecektir... Kabrimi de iktisatlı kazın. Zira eğer ben Allah katında hayırlı isem, o kabrimi genişletecektir. Değilsem de, siz ne kadar geniş kazarsanız kazın O, onu sıkıştıracaktır. Ta ki kaburga kemiklerim birbirine karışacaktır." (16) Burada kabir sıkmasının, azap çeşitlerinden biri olduğu belirtilmektedir.

    Sorularla İslamiyet


    3) el-Cisr, Hüseyin Ef. el-Husûnu'1-Hamîdiyye, s. 149.
    4) Suyûti, Ş. Sudur, v. 47 a; Suyûti, B. el-Keîb, v. 145 a.
    5) Beyhakî İsbatu Azabul Kabr . 39 a; Suyûti, Ş. Sudur, v. 47 a; Suyûti, B. el-Keîb, v. 145 a; İbn Hişam, es-Siretu'n-Nebeviyye, c. III, s. 262, Beyrut 1971.
    6) Tirmizî, Sünen, Cenâiz, 70, c. II, s. 267.
    7) İskilipli Atıf Hoca, Miratül İslam, s. 182.
    8) A b. Hanbel, Müsned, c. V, s. 407.
    9) H. el-Idvî, Meşarikul Envar Fi Fevzi Ehlil İtibar, s. 65, M. Kesteliyye, 1277 h.
    10) Suyûtî, Ş. Sudur, v. 45 b.
    11) H. el-Idvî, Meşarikul Envar Fi Fevzi Ehlil İtibar, s. 65, M. Kesteliyye, 1277 h.
    12) Suyûtî, Ş. Sudur, v. 45 b.
    13) Mahmud b. Ahmed b. Mes'ud, a.g.e, v. 440 b.
    14) Suyûtî, Ş. Sudur, v. 177 a.
    15) H. el-Idvî, Meşarikul Envar Fi Fevzi Ehlil İtibar, s. 9, Mısır, 1316 h.
    16) Suyûtî, B. el-Keîb, v. 147 a.





  4. 24.Ağustos.2012, 21:38
    2
    Silent and lonely rains



    Hz. Aişe validemizden rivayet edildiğine göre Rasulullah (asv) şöyle buyurmuştur: "Muhakkak kabrin bir sıkması vardır ki, eğer ondan kimse kurtulacak olsaydı Sa'd b. Mu'âz kurtulurdu."(2) Kabir sıkması, kabrin iki yanının ölüyü sıkıştırmasıdır ve geneldir. Hadislerde istisna edilenlerden başka, mü'min olsun kâfir olsun, ister itaatkâr isterse âsi olsun, bundan hiç kimse kurtulamaz. (3)

    Öyleyse herkes mi kabirde azap görecek?

    "Kabir sıkmasının aslı, kabrin ölüyü kucaklamasıdır. Çünkü insanlar topraktan yaratıldılar. Ve uzun müddet ondan ayrı kaldılar. Tekrar toprağa döndükleri zaman, evlâdından uzun müddet ayrı kalan ananın evladını kucakladığı gibi, toprak da onları sıkar. Ama mü'min ve itaatkâr olanları şefkatle, âsi olanları da kızarak, gazapla tabii." (4) Nitekim Hz. Aişe validemiz bir gün Rasul-i Ekrem (asv) Efendimize şöyle diyor: "Ey Allah'ın Rasûlü, sen bana Münker ve Nekir'in seslerini ve kabir sıkmasını anlattığın günden beri hiç bir şeyden tat alamaz oldum." Bunun üzerine Rasulullah (asv): "Ey Aişe, Münker ve Nekir'in sesleri mü'mine, gözdeki sürme gibi gelir. Kabir sıkması da mü'mine, şefkatli bir ananın yavrusunun başını okşaması gibidir. Ama ya Aişe, şakilere (âsi olanlara) yazıklar olsun ki onlar kabirlerinde düz ve sert taş üzerine yumurtanın çarpıldığı gibi sıkıştırılacaklardır." (5) Yani kabir kendilerini öyle sıkacaktır ki, sert bir taşa çarpılmış yumurta gibi parçalanacaklardır.

    Buna göre kabir herkesi sıkacaktır ama herkesi azap için sıkmayacaktır. Peygamber Efendimiz (asv), kabir suâli hakkındaki uzun hadislerinin sonunda suâle cevap veremeyen kâfir ve münafıklar için toprağa "Çullan onun üzerine." diye emir verileceğini ve toprağın onları, kaburga kemikleri birbirine geçinceye dek sıkıştıracağını ve bu azaplarının kıyamete dek süreceğini haber vermektedir. (6) Kabir sıkmasının devamı kabir azabıdır.(7) Ve bu sıkışla birlikte kâfirin kabri ateşle doldurulur.(8)

    Kabir sıkmasından :

    aa) Peygamberler,

    bb) Fâtıma bt. Muhammed (S),

    cc) Hz. Ali'nin annesi Fâtıma bt. Esed (Hz. Peygamber onu kendi gömleği ile kefenlemiş ve dua etmiştir.)

    dd) Bir defa da olsa ölüm hastalığında İhlas Suresi'ni okuyan kimseler müstesnadır. (9) Bunların haricinde herkesi kabri sıkacaktır.
    Hatta Rasulullah (asv) in kızı Zeyneb'i (10) ve oğulları Kasım ve İbrahim'i bile. (11)

    Hz. Enes, Rasulullah (asv) ile birlikte Zeyneb'in cenazesinde bulunduğunu ve Rasulullah (asv)i hüzünlü hüzünlü kabrin yanında oturur gördüğünü anlatır. Rasulullah (asv) göğe bakmağa başlar, sonra yere bakar ve hüznü artar. Başını yerden kaldırdığı zaman, hüznünün gittiğini ve tebüssüm ettiğini gördüklerini söyleyen Enes, bunun sebebini sorduklarında Rasulullah (asv), kabrin Zeynib'i sıkmasını düşünüp hüzünlendiğini ve bunu hafifletmesi için Allah'a yalvardığını ve duasının kabul edildiğini beyan ederler.(12)

    Demek ki, kâfirlere kabir sıkması, kabir azabından bir çeşittir ve onunla azaplanmaktadırlar. Mü'minlere gelince onlar iki kısımdır: İtaatkâr olanlar ve âsi yani günahkâr olanlar. İtaatkâr olanlara kabirde azap yok, sadece kabir sıkması vardır. Âsi olanlar ise günahları derecesinde sıkılacaklar ve böylece azap çekeceklerdir.(13) Sa'd b. Mu'âz'ın sâlih bir kimse olduğu halde neden kabirde o derece sıkıştırıldığını soran yakınlarına Peygamber Efendimiz (asv): "Bazen bevlden (küçük abdestten) temizlenmede kusur ederdi."(14) demiştir ki, bu da kabir sıkmasının, bazı günahlardan dolayı azap için de vaki olduğunu gösterir.

    Me'sur dualarda: "Ona kabrini genişlet...." (15) Duyurulması da kabrin insanları sıktığına delâlet eder. Çünkü kabir insanları sıkıyor, bu sebeple ondan kurtarması için Allah'a dua ve niyazda bulunulmaktadır. Aksi halde bu şekilde dua edilmezdi.

    Hz. Rasûlün (asv) getirdiği dini en iyi bilenlerden olan ve Peygamber Efendimiz (asv)'e halifelik yapmış olan Hz. Ömer'in vasiyyetine kulak verelim. Hz. Ömer demiştir ki: "Kefenimi iktisatlı yapın. Çünkü eğer Allah katında benim bir mevkiim varsa O elbette onu daha hayırlısı ile değiştirecektir... Kabrimi de iktisatlı kazın. Zira eğer ben Allah katında hayırlı isem, o kabrimi genişletecektir. Değilsem de, siz ne kadar geniş kazarsanız kazın O, onu sıkıştıracaktır. Ta ki kaburga kemiklerim birbirine karışacaktır." (16) Burada kabir sıkmasının, azap çeşitlerinden biri olduğu belirtilmektedir.

    Sorularla İslamiyet


    3) el-Cisr, Hüseyin Ef. el-Husûnu'1-Hamîdiyye, s. 149.
    4) Suyûti, Ş. Sudur, v. 47 a; Suyûti, B. el-Keîb, v. 145 a.
    5) Beyhakî İsbatu Azabul Kabr . 39 a; Suyûti, Ş. Sudur, v. 47 a; Suyûti, B. el-Keîb, v. 145 a; İbn Hişam, es-Siretu'n-Nebeviyye, c. III, s. 262, Beyrut 1971.
    6) Tirmizî, Sünen, Cenâiz, 70, c. II, s. 267.
    7) İskilipli Atıf Hoca, Miratül İslam, s. 182.
    8) A b. Hanbel, Müsned, c. V, s. 407.
    9) H. el-Idvî, Meşarikul Envar Fi Fevzi Ehlil İtibar, s. 65, M. Kesteliyye, 1277 h.
    10) Suyûtî, Ş. Sudur, v. 45 b.
    11) H. el-Idvî, Meşarikul Envar Fi Fevzi Ehlil İtibar, s. 65, M. Kesteliyye, 1277 h.
    12) Suyûtî, Ş. Sudur, v. 45 b.
    13) Mahmud b. Ahmed b. Mes'ud, a.g.e, v. 440 b.
    14) Suyûtî, Ş. Sudur, v. 177 a.
    15) H. el-Idvî, Meşarikul Envar Fi Fevzi Ehlil İtibar, s. 9, Mısır, 1316 h.
    16) Suyûtî, B. el-Keîb, v. 147 a.





  5. 25.Ağustos.2012, 18:38
    3
    Misafir

    Cevap: Kabir Sıkmasından kurtuluş yok mudur?

    Allah(c.c) Razı Olsun krdsm


  6. 25.Ağustos.2012, 18:38
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Allah(c.c) Razı Olsun krdsm





+ Yorum Gönder