Konusunu Oylayın.: Allah benim kaderimi önceden belirlediyse bu çektiğim ızdırapta benim suçum mu ne?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Allah benim kaderimi önceden belirlediyse bu çektiğim ızdırapta benim suçum mu ne?
  1. 24.Ağustos.2012, 16:19
    1
    Misafir

    Allah benim kaderimi önceden belirlediyse bu çektiğim ızdırapta benim suçum mu ne?






    Allah benim kaderimi önceden belirlediyse bu çektiğim ızdırapta benim suçum mu ne? Mumsema merhaba, öncelikle şuradan başlamak istiyorum: hayatım mart ayına kadar mükemmel bir şekilde giderken yaptığım bir hatadan ötürü berbat bi yaşam sürüyorum. iki arkadaşımın arasını bozdum ve bu benim başıma büyük felaketler getirdi. önemli bir sınav olan kpss sınavım çok kötü geçti. hala da kötü gidişatımı düzeltemiyorum.bu yaptığım durumdan dolayı kendimi suçlamaktan yoruldum. şimdi ben bu durumu kesin yaşayacak mıydım? yani Allah benim kaderimi önceden biliyor ve belirlediyse bu çektiğim ızdırapta benim suçum ne? sürekli üniversitemin kötü bittiğinden şikayet ediyorum, sınavımın kötü geçmesi beni mahvediyor. ve bütün bunlarda sebep ben miyim? neden yaptım bunu diye sorgulamaktan yoruldum. bana bunu yaptıran ALLAH MI? ya da benim yapmam mı gerekiyordu? 6 aydır hiçbir şekilde düzelemiyorum,ilerleme kaydedemiyorum. lütfen bana yardım edin. neden bunları yaşamam gerekiyordu neden? bütün her şeyimin kötü gidişatında ben miyim suçlu? ya da Allah mı böyle istedi de bana bunu yaptırdı? artık bunu düşünüp sorgulamaktan çok yoruldum. allah rızası için yardım edin.


  2. 24.Ağustos.2012, 16:19
    1
    erik - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    erik
    Misafir



    merhaba, öncelikle şuradan başlamak istiyorum: hayatım mart ayına kadar mükemmel bir şekilde giderken yaptığım bir hatadan ötürü berbat bi yaşam sürüyorum. iki arkadaşımın arasını bozdum ve bu benim başıma büyük felaketler getirdi. önemli bir sınav olan kpss sınavım çok kötü geçti. hala da kötü gidişatımı düzeltemiyorum.bu yaptığım durumdan dolayı kendimi suçlamaktan yoruldum. şimdi ben bu durumu kesin yaşayacak mıydım? yani Allah benim kaderimi önceden biliyor ve belirlediyse bu çektiğim ızdırapta benim suçum ne? sürekli üniversitemin kötü bittiğinden şikayet ediyorum, sınavımın kötü geçmesi beni mahvediyor. ve bütün bunlarda sebep ben miyim? neden yaptım bunu diye sorgulamaktan yoruldum. bana bunu yaptıran ALLAH MI? ya da benim yapmam mı gerekiyordu? 6 aydır hiçbir şekilde düzelemiyorum,ilerleme kaydedemiyorum. lütfen bana yardım edin. neden bunları yaşamam gerekiyordu neden? bütün her şeyimin kötü gidişatında ben miyim suçlu? ya da Allah mı böyle istedi de bana bunu yaptırdı? artık bunu düşünüp sorgulamaktan çok yoruldum. allah rızası için yardım edin.


    Benzer Konular

    - ALLAH-U TEALA ezeli ilmiyle benim ne yapacağımı biliyorsa benim suçum ney ?

    - Benim cenabet olmam benim dışında sevdiğim kişi ve tutuğum takımı etkilermi

    - Cenâb-ı Hak ezelî ilmiyle benim ne yapacağımı biliyor, öyleyse benim ne sorumluluğum var, diyene ne

    - Madem Cenâb-ı Hak ezelî ilmiyle benim ne yapacağımı biliyor öyleyse benim ne kabahatim var sorus

    - Sevdiğim kişinin ailesi beni istemiyor çünkü babam inançsız ya benim suçum ne?

  3. 24.Ağustos.2012, 17:41
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Allah benim kaderimi önceden belirlediyse bu çektiğim ızdırapta benim suçum mu




    Ve aleykumusselam,Allah (c.c)ilmiyle bilip takdir etmesi
    yani külli irade ile tayin edilen kader ve kullarını seçme hakkı tanıdığı
    özgür bıraktığı cüzi irade ile ve getirdiği sorumluluk hakkında eklenen yazıyı
    ayrıntılı olarak okuyabilirsin kardeşim


    ----------------------------------------



    Biz güneşin ne zaman doğup batacağını biliyoruz.Takvime de yazıyoruz. yarın şu saatte güneş doğacaktır. Gerçekten de yarın o saatte güneş doğuyor. Güneşin bu doğuşuna bizim yazmamızın bir etkisi olmadığı gibi biz yarın güneşin doğuşunu biliyoruz öyleyse güneş doğmasa da olur gibi bir söylem de bulunmamız da hata olur. Güneşin doğmasıyla oluşacak bütün faydalar da olmamış olur.

    Allah’ın insanı yaratmasının çok hikmetlerinden birisi ibadettir.

    1- Allah insanı imtihan için yarattı. Bu hikmet insanın yaratılmadan olamayacağı kesindir.

    2- Allah kainatta tecelli ettiği cemal ve kemalini hem kendisi – kendine mahsus bir şekilde – görmek hem de başkalarının gözüyle görmek istiyor. Başkasının görmesi derken bunların başında insan gelmektedir. Bu hikmet de yine insanın yaratılmasını gerekli kılıyor.

    3- İbadet için yarattı. Bu hikmetin yerine gelmesi için var olan birisi gerektir. Yaratılmadan ibadetin yerine gelmesi mümkün değildir. Burada yaptığımız ibadetin miktarına göre cennette ki yerimiz hazırlanıyor.

    4- Allah’ın herşeyden daha büyük olduğunu ilan etmek, ve Allah’ın emirlerini yaymak. Bu hikmetin yerine gelebilmesi için, hem tebliğ edenin hem de tebliğ edilenin yaratılması icap eder.

    5- Bir çekirdeğin ağaç olması için toprağa girmesi gerektiği gibi, insanın da yetişip olgunlaşmsı ve terakkisi için dünya tarlasına gönderilmiştir.

    6- Eğer başka alemde yaratılsaydık o zaman da neden bu alemde yaratıldık diye sormamız gerekecekti. İnsan için en mükemmel imtihan salonu bu olduğu için buraya gönderildik denilebilir.

    7- Bilmekle yapmanın çok farklı şeyler olduğunu vurgulamak gerekir. Bir misal vermiştik. Bizlerin bir çekirdeğin ağaç olacağını bilmemiz onun ağaç olmasına gerek olmadığı anlamına gelmez.



    8- İnsanı imtihana tabi tutmasının bir hikmeti insanların kendi yaptıklarını bilmesi için de önemlidir. Nitekim mahşer meydanında insanın bütün yaptıkları kendisine gösterilecek ve Allah'ın adaleti karşısında insan söyleyecek söz bulamayacaktır. Şayet imtihan etmeden Cennet veya Cehenneme atsaydı o zaman nefis beni imtihan etmeden Cehenneme atman adalet olmaz diye şekvada bulunabilirdi.


    Bir öğretmen düşünün. Kimin ne not alacağını bilsin. Sınıfa girince öğrencilere ben sizin ne alacağınızı biliyordum. Ona göre notlarınızı yazdım. İmtihana gerek yoktur. Elbette öğrencilerin hocalarına itimadı tam bile olsa nefisleri itiraz etmeye yeltenecektir. İşte Rabbimiz nefsin bu itirazını önlemek için bu imtihanı yapmaktadır.

    Ayrıca bir makine veya bina için bir plan yapılsa, madem ki plan var öyleyse binaya ve makinaya ne gerek var denilebilir mi.

    Yarın bir yere gideceğimizi ve şunları yiyeceğimizi planlıyalım. Buna göre madem ne yapacağımız belli öyleyse ne gerek var gitmeye ve yemek yemeye diyor muyuz.

    Biz bile gündelik basit şeyler için bunu diyemezsek, Allah'ın sayısız hikmetlerle yarattığı insanı, madem ne yapacağını biliyordu öyleyse neden imtihan ediyor denilemez.


    Cenab-ı Hak Hakimdir ve Adildir. Hikmetsiz ve abes iş yapmaz ve Adildir. Kullarına da zulmetmez.

    Kaderin bir manası Allahu Tealanın yarattığı varlıkların hayat programlarını ezeli ilmi ile bilmesidir. Yani insanın anne rahmine düştüğü andan tutun dünyaya gelmesi ve aldığı nefese kadar kaderinde vardır ve Allahu Teala tarafından bilinmektedir.

    Kader ilim ve iradeyle düzenlenmiş bir programdır. Kaza ise, bu programın uygulanma safhasının adıdır.

    Kaza Allah’ın kudretinin ortaya çıkmasıdır . Kader ise, Allah’ın ilminin bir yansımasıdır.
    Bu açıdan bakıldığında kader denildiği zaman ilim akla gelir.

    Nitekim “Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri Bizim yanımızda olmasın. Herşeyi Biz bilinen bir kader ile indiririz.”
    (Hicr Sûresi, 21)
    ayeti Kader’in Allah’ın bilmesi anlamına geldiğini gösterir.


    Kader ilimden çıkmış bir program olduğundan insanın fiilleri üzerinde zorlayıcı bir yönü bulunmamaktadır. Nitekim ilm-i kelamın kader mevzusunda bir kaidesi olan “İlim maluma tabidir” sözü meseleyi daha açık bir şekilde ifade edecektir. Bunu bir misalle açıklarsak mesela yarın güneşin ne zaman doğup batacağını bilmemiz onun doğması ve batmasına bir etkisi yoktur. Bizler o şekilde bildiğimiz için güneş doğup batmamak da aksine güneş o dakikada doğup batacağı için bizler bilmekteyiz.


    Allah’ın kimin cehenneme, kimin cennete gideceğini ezelî ilmiyle bilmesi onun ilah olmasının bir vasfıdır. İnsan da cennet veya cehennem ehli olmayı gerektirecek amelleri işlemeye müsait özellikler vardır. İnsana verilen cüz-i irade ile cennetliklerin veya cehennemliklerin amellerini işleyebilirler. Bunda da tüm mesuliyet ona aittir.


    Kaderin iki yönü vardır: İnsanın iradesi dışında olanı ki; dünyaya gelmesi, anne ve babasının kim olacağı, eceli vs. (örnekler çoğaltılabilir) gibi hususlardır. Bunda insanın iradesi ile karar vermesi söz konusu olmadığından bunlardan mesul de değildir.

    Kendi iradesi ile yapmaya karar verdiği fiillerinden de mesuldür. Her insan vicdanen bilir ki camiye gitmesi de meyhaneye gitmesi de kendi istemesi ile olur. Burada bir zorlama yoktur.

    Bir hadis-i nebevi (asm) de “her insanın İslam fıtratı üzerine doğduğu" ifade edilmiştir.
    İslam ifadesinin hadislerde geçen manalarından birisi de temiz ve güzel ahlaktır. Yani her insan özünde temiz ve güzel ahlak üzerine, İmanın esaslarını tasdik edebilme özelliğinde yaratılmıştır. Ancak kul kendi iradesi ile bu vasfını değiştirip cehennemliklere mahsus inanç içine girer ve cehennemliklere mahsus fiiller işlerse bundan da elbette mesul olacaktır.


    Sorularla İslamiyet



  4. 24.Ağustos.2012, 17:41
    2
    Silent and lonely rains



    Ve aleykumusselam,Allah (c.c)ilmiyle bilip takdir etmesi
    yani külli irade ile tayin edilen kader ve kullarını seçme hakkı tanıdığı
    özgür bıraktığı cüzi irade ile ve getirdiği sorumluluk hakkında eklenen yazıyı
    ayrıntılı olarak okuyabilirsin kardeşim


    ----------------------------------------



    Biz güneşin ne zaman doğup batacağını biliyoruz.Takvime de yazıyoruz. yarın şu saatte güneş doğacaktır. Gerçekten de yarın o saatte güneş doğuyor. Güneşin bu doğuşuna bizim yazmamızın bir etkisi olmadığı gibi biz yarın güneşin doğuşunu biliyoruz öyleyse güneş doğmasa da olur gibi bir söylem de bulunmamız da hata olur. Güneşin doğmasıyla oluşacak bütün faydalar da olmamış olur.

    Allah’ın insanı yaratmasının çok hikmetlerinden birisi ibadettir.

    1- Allah insanı imtihan için yarattı. Bu hikmet insanın yaratılmadan olamayacağı kesindir.

    2- Allah kainatta tecelli ettiği cemal ve kemalini hem kendisi – kendine mahsus bir şekilde – görmek hem de başkalarının gözüyle görmek istiyor. Başkasının görmesi derken bunların başında insan gelmektedir. Bu hikmet de yine insanın yaratılmasını gerekli kılıyor.

    3- İbadet için yarattı. Bu hikmetin yerine gelmesi için var olan birisi gerektir. Yaratılmadan ibadetin yerine gelmesi mümkün değildir. Burada yaptığımız ibadetin miktarına göre cennette ki yerimiz hazırlanıyor.

    4- Allah’ın herşeyden daha büyük olduğunu ilan etmek, ve Allah’ın emirlerini yaymak. Bu hikmetin yerine gelebilmesi için, hem tebliğ edenin hem de tebliğ edilenin yaratılması icap eder.

    5- Bir çekirdeğin ağaç olması için toprağa girmesi gerektiği gibi, insanın da yetişip olgunlaşmsı ve terakkisi için dünya tarlasına gönderilmiştir.

    6- Eğer başka alemde yaratılsaydık o zaman da neden bu alemde yaratıldık diye sormamız gerekecekti. İnsan için en mükemmel imtihan salonu bu olduğu için buraya gönderildik denilebilir.

    7- Bilmekle yapmanın çok farklı şeyler olduğunu vurgulamak gerekir. Bir misal vermiştik. Bizlerin bir çekirdeğin ağaç olacağını bilmemiz onun ağaç olmasına gerek olmadığı anlamına gelmez.



    8- İnsanı imtihana tabi tutmasının bir hikmeti insanların kendi yaptıklarını bilmesi için de önemlidir. Nitekim mahşer meydanında insanın bütün yaptıkları kendisine gösterilecek ve Allah'ın adaleti karşısında insan söyleyecek söz bulamayacaktır. Şayet imtihan etmeden Cennet veya Cehenneme atsaydı o zaman nefis beni imtihan etmeden Cehenneme atman adalet olmaz diye şekvada bulunabilirdi.


    Bir öğretmen düşünün. Kimin ne not alacağını bilsin. Sınıfa girince öğrencilere ben sizin ne alacağınızı biliyordum. Ona göre notlarınızı yazdım. İmtihana gerek yoktur. Elbette öğrencilerin hocalarına itimadı tam bile olsa nefisleri itiraz etmeye yeltenecektir. İşte Rabbimiz nefsin bu itirazını önlemek için bu imtihanı yapmaktadır.

    Ayrıca bir makine veya bina için bir plan yapılsa, madem ki plan var öyleyse binaya ve makinaya ne gerek var denilebilir mi.

    Yarın bir yere gideceğimizi ve şunları yiyeceğimizi planlıyalım. Buna göre madem ne yapacağımız belli öyleyse ne gerek var gitmeye ve yemek yemeye diyor muyuz.

    Biz bile gündelik basit şeyler için bunu diyemezsek, Allah'ın sayısız hikmetlerle yarattığı insanı, madem ne yapacağını biliyordu öyleyse neden imtihan ediyor denilemez.


    Cenab-ı Hak Hakimdir ve Adildir. Hikmetsiz ve abes iş yapmaz ve Adildir. Kullarına da zulmetmez.

    Kaderin bir manası Allahu Tealanın yarattığı varlıkların hayat programlarını ezeli ilmi ile bilmesidir. Yani insanın anne rahmine düştüğü andan tutun dünyaya gelmesi ve aldığı nefese kadar kaderinde vardır ve Allahu Teala tarafından bilinmektedir.

    Kader ilim ve iradeyle düzenlenmiş bir programdır. Kaza ise, bu programın uygulanma safhasının adıdır.

    Kaza Allah’ın kudretinin ortaya çıkmasıdır . Kader ise, Allah’ın ilminin bir yansımasıdır.
    Bu açıdan bakıldığında kader denildiği zaman ilim akla gelir.

    Nitekim “Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri Bizim yanımızda olmasın. Herşeyi Biz bilinen bir kader ile indiririz.”
    (Hicr Sûresi, 21)
    ayeti Kader’in Allah’ın bilmesi anlamına geldiğini gösterir.


    Kader ilimden çıkmış bir program olduğundan insanın fiilleri üzerinde zorlayıcı bir yönü bulunmamaktadır. Nitekim ilm-i kelamın kader mevzusunda bir kaidesi olan “İlim maluma tabidir” sözü meseleyi daha açık bir şekilde ifade edecektir. Bunu bir misalle açıklarsak mesela yarın güneşin ne zaman doğup batacağını bilmemiz onun doğması ve batmasına bir etkisi yoktur. Bizler o şekilde bildiğimiz için güneş doğup batmamak da aksine güneş o dakikada doğup batacağı için bizler bilmekteyiz.


    Allah’ın kimin cehenneme, kimin cennete gideceğini ezelî ilmiyle bilmesi onun ilah olmasının bir vasfıdır. İnsan da cennet veya cehennem ehli olmayı gerektirecek amelleri işlemeye müsait özellikler vardır. İnsana verilen cüz-i irade ile cennetliklerin veya cehennemliklerin amellerini işleyebilirler. Bunda da tüm mesuliyet ona aittir.


    Kaderin iki yönü vardır: İnsanın iradesi dışında olanı ki; dünyaya gelmesi, anne ve babasının kim olacağı, eceli vs. (örnekler çoğaltılabilir) gibi hususlardır. Bunda insanın iradesi ile karar vermesi söz konusu olmadığından bunlardan mesul de değildir.

    Kendi iradesi ile yapmaya karar verdiği fiillerinden de mesuldür. Her insan vicdanen bilir ki camiye gitmesi de meyhaneye gitmesi de kendi istemesi ile olur. Burada bir zorlama yoktur.

    Bir hadis-i nebevi (asm) de “her insanın İslam fıtratı üzerine doğduğu" ifade edilmiştir.
    İslam ifadesinin hadislerde geçen manalarından birisi de temiz ve güzel ahlaktır. Yani her insan özünde temiz ve güzel ahlak üzerine, İmanın esaslarını tasdik edebilme özelliğinde yaratılmıştır. Ancak kul kendi iradesi ile bu vasfını değiştirip cehennemliklere mahsus inanç içine girer ve cehennemliklere mahsus fiiller işlerse bundan da elbette mesul olacaktır.


    Sorularla İslamiyet



  5. 24.Ağustos.2012, 18:00
    3
    fanihayat
    Emekli

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 14.Haziran.2012
    Üye No: 96557
    Mesaj Sayısı: 195
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 0

    Cevap: Allah benim kaderimi önceden belirlediyse bu çektiğim ızdırapta benim suçum mu

    Allah benim kaderimi önceden belirlediyse bu çektiğim ızdırapta benim suçum mu ne ?

    Bu, ellerinizin önceden takdim ettiği işler yüzündendir. Yoksa şüphesiz
    Allah kullara zulmedici değildir. (Enfal Suresi, 51)


  6. 24.Ağustos.2012, 18:00
    3
    Emekli
    Allah benim kaderimi önceden belirlediyse bu çektiğim ızdırapta benim suçum mu ne ?

    Bu, ellerinizin önceden takdim ettiği işler yüzündendir. Yoksa şüphesiz
    Allah kullara zulmedici değildir. (Enfal Suresi, 51)





+ Yorum Gönder