Konusunu Oylayın.: Bayram hutbesi metni

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bayram hutbesi metni
  1. 17.Ağustos.2012, 03:47
    1
    Misafir

    Bayram hutbesi metni






    Bayram hutbesi metni Mumsema bayram hutbesi metni


  2. 17.Ağustos.2012, 03:47
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 22.Ağustos.2012, 11:11
    2
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,569
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    Cevap: bayram hutbesi metni




    RAMAZAN BAYRAMI
    Değerli Mü’minler!
    Rahmet, mağfiret ve bereket mevsimi olan ramazanı geride bırakıp, sevinç ve coşku içerisinde ramazan bayramına kavuşmuş bulunuyoruz. Rabbimize sonsuz şükürler olsun.
    Bir ay boyunca bir eğitimden geçtik.Oruçla, teravihle, zekatla, fitrelerle…Biz orucu tuttuk; inşallah oruç da bizi tutmuştur.Bakalım bir aylık bu oruç eğitimi bundan sonra da bizi tutacak mı?
    Ramazan aynı zamanda Kur’an ayı idi; Kur’an bu ayda doğdu. Bu ayda bol bol Kur’an okuduk. Kur’an ile dost olduk… Ramazan da namazla dostluğumuzu pekiştirdik.Ramazan da mali ibadetlerimizi de yerine getirdik….Böylece hem rabbimizin rızasını kazandık hem de fakirin gönlünü aldık.Zekatla malımızı temizledik, günahlarımızı temizledik aynı zamanda gönlümüzü temizledik hem de “Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.”[1] sırrına ulaştık.
    Ramazan okulundan aldığımız terbiye ile bütün bir yıl ve bütün bir ömrümüz şekillenecek inşallah.
    Ve bayram sabahındayız. Hepimizin Rabbi olan Allah’ımıza ibadet etmek için aynı mekânda, aynı kıbleye doğru yönelerek, omuz omuza aynı safta bir araya geldik. Bütün içtenliğimizle makamımızı, unvanımızı bir tarafa bırakıp, zenginiyle fakiriyle, amiriyle memuruyla, işvereniyle işçisiyle, şehirlisiyle köylüsüyle bir olmaya diri olmaya geldik.

    Kıymetli Mü’minler!
    Bayramlar, kırgınlıkları, küslükleri bitirme zamanıdır. Hz. Peygamber (s.a.v.) Müslümanlar arasındaki dargınlığı hiç hoş karşılamamış ve şöyle buyurmuştur.“Birbirinize kin tutmayınız, haset etmeyiniz, sırt dönmeyiniz ve ilginizi kesmeyiniz. Ey Allah'ın kulları, kardeş olunuz. Bir Müslüman’ın, din kardeşini üç günden fazla terk etmesi helâl değildir.”[2]
    Bugünler, özellikle şehirleşmenin ve maddeye, menfaate önem vermenin getirmiş olduğu aileler arasındaki soğukluğu, hatta parçalanmaları, akrabalar ve komşular arasındaki kopan bağları düzeltmek için fırsat günleridir. Çünkü biz insanız.Sevinçlerimizi paylaşmakla çoğaltır, üzüntülerimizi paylaşmakla azaltırız. Bu sebeple Ana-babamızı, akrabalarımızı ziyaret etmeli,onlarla bayramlaşmalıyız.Uzaklarda iseler ve onlara gitme imkanımız da yoksa en azından telefon ile arayıp gönüllerini almalıyız. Bayramlar birbirimizden ayrılıp, tatil yerlerine uzaklaşma zamanları değildir.
    Bayramlar birlik ve beraberliğin en sağlam zemine oturduğu günlerdir. Bu sebeple birlik ve beraberliğimizi daim hale getirmeli, bozmak isteyenlere fırsat vermemeliyiz.
    Başta aile büyüklerimiz olmak üzere yakınlarımızın ve Müslüman kardeşlerimizin kabirlerini ziyaret etmeli, onlara hayır duada bulunmalı ve ibret almalıyız.
    Fakirleri unutmamalı ve bayrama ihtiyaçları bitirilmiş halde girmeleri sağlanmalıdır.
    Bu bayram çocukların da bayramıdır Bütün çocukların gülücüklerle geçireceği bir bayramı tüm çocuklara yaşatma gayreti içinde olmalıyız.
    Hastalarımızı unutmamalı, ziyaretlerimizi eksik etmemeli, onlara duada bulunmalıyız. Hastanede yatan kardeşlerimizi ziyaret etmekle onların sıkıntılarını bir nebze olsun unutturabiliriz.

    Muhterem Müslümanlar!
    Evet bir ay evimize misafir olan “Mübarek Ayı” uğurladık. Acaba bu misafir bizden memnun mu değil mi? Ve bu misafir bir daha gelir mi, gelirse bizi bulur mu? Bilemeyiz? Kime nasip olur acaba?
    Şimdi bize düşen Ramazan’da kazandığımız kulluk şuurunu devam ettirmek..Özellikle namaz. Beş vakit namaz ayarında kalmalıyız.
    Oruç ile dilimize hakim olduk, ahlakımızı güzelleştirdik. Bu güzellikleri devam ettirmeliyiz.
    Bu vesile ile sevinç, mutluluk ve huzur günü olan bu bayram gününün hem kendimize, hem memleketimize ve hem de bütün İslam âlemine hayırlar getirmesini Rabbimizden niyaz eder, Ramazan Bayramınızı tebrik ederim.



    Derleyen : Kadir GÜNER / Vaiz
    Redaksiyon: İl Hutbe Komisyonu



    [1] A’la, 14-15

    [2] Riyazü’s-salihin, Hadis No:1571


  4. 22.Ağustos.2012, 11:11
    2
    Özel Üye



    RAMAZAN BAYRAMI
    Değerli Mü’minler!
    Rahmet, mağfiret ve bereket mevsimi olan ramazanı geride bırakıp, sevinç ve coşku içerisinde ramazan bayramına kavuşmuş bulunuyoruz. Rabbimize sonsuz şükürler olsun.
    Bir ay boyunca bir eğitimden geçtik.Oruçla, teravihle, zekatla, fitrelerle…Biz orucu tuttuk; inşallah oruç da bizi tutmuştur.Bakalım bir aylık bu oruç eğitimi bundan sonra da bizi tutacak mı?
    Ramazan aynı zamanda Kur’an ayı idi; Kur’an bu ayda doğdu. Bu ayda bol bol Kur’an okuduk. Kur’an ile dost olduk… Ramazan da namazla dostluğumuzu pekiştirdik.Ramazan da mali ibadetlerimizi de yerine getirdik….Böylece hem rabbimizin rızasını kazandık hem de fakirin gönlünü aldık.Zekatla malımızı temizledik, günahlarımızı temizledik aynı zamanda gönlümüzü temizledik hem de “Arınan ve Rabbinin adını anıp, namaz kılan kimse mutlaka kurtuluşa erer.”[1] sırrına ulaştık.
    Ramazan okulundan aldığımız terbiye ile bütün bir yıl ve bütün bir ömrümüz şekillenecek inşallah.
    Ve bayram sabahındayız. Hepimizin Rabbi olan Allah’ımıza ibadet etmek için aynı mekânda, aynı kıbleye doğru yönelerek, omuz omuza aynı safta bir araya geldik. Bütün içtenliğimizle makamımızı, unvanımızı bir tarafa bırakıp, zenginiyle fakiriyle, amiriyle memuruyla, işvereniyle işçisiyle, şehirlisiyle köylüsüyle bir olmaya diri olmaya geldik.

    Kıymetli Mü’minler!
    Bayramlar, kırgınlıkları, küslükleri bitirme zamanıdır. Hz. Peygamber (s.a.v.) Müslümanlar arasındaki dargınlığı hiç hoş karşılamamış ve şöyle buyurmuştur.“Birbirinize kin tutmayınız, haset etmeyiniz, sırt dönmeyiniz ve ilginizi kesmeyiniz. Ey Allah'ın kulları, kardeş olunuz. Bir Müslüman’ın, din kardeşini üç günden fazla terk etmesi helâl değildir.”[2]
    Bugünler, özellikle şehirleşmenin ve maddeye, menfaate önem vermenin getirmiş olduğu aileler arasındaki soğukluğu, hatta parçalanmaları, akrabalar ve komşular arasındaki kopan bağları düzeltmek için fırsat günleridir. Çünkü biz insanız.Sevinçlerimizi paylaşmakla çoğaltır, üzüntülerimizi paylaşmakla azaltırız. Bu sebeple Ana-babamızı, akrabalarımızı ziyaret etmeli,onlarla bayramlaşmalıyız.Uzaklarda iseler ve onlara gitme imkanımız da yoksa en azından telefon ile arayıp gönüllerini almalıyız. Bayramlar birbirimizden ayrılıp, tatil yerlerine uzaklaşma zamanları değildir.
    Bayramlar birlik ve beraberliğin en sağlam zemine oturduğu günlerdir. Bu sebeple birlik ve beraberliğimizi daim hale getirmeli, bozmak isteyenlere fırsat vermemeliyiz.
    Başta aile büyüklerimiz olmak üzere yakınlarımızın ve Müslüman kardeşlerimizin kabirlerini ziyaret etmeli, onlara hayır duada bulunmalı ve ibret almalıyız.
    Fakirleri unutmamalı ve bayrama ihtiyaçları bitirilmiş halde girmeleri sağlanmalıdır.
    Bu bayram çocukların da bayramıdır Bütün çocukların gülücüklerle geçireceği bir bayramı tüm çocuklara yaşatma gayreti içinde olmalıyız.
    Hastalarımızı unutmamalı, ziyaretlerimizi eksik etmemeli, onlara duada bulunmalıyız. Hastanede yatan kardeşlerimizi ziyaret etmekle onların sıkıntılarını bir nebze olsun unutturabiliriz.

    Muhterem Müslümanlar!
    Evet bir ay evimize misafir olan “Mübarek Ayı” uğurladık. Acaba bu misafir bizden memnun mu değil mi? Ve bu misafir bir daha gelir mi, gelirse bizi bulur mu? Bilemeyiz? Kime nasip olur acaba?
    Şimdi bize düşen Ramazan’da kazandığımız kulluk şuurunu devam ettirmek..Özellikle namaz. Beş vakit namaz ayarında kalmalıyız.
    Oruç ile dilimize hakim olduk, ahlakımızı güzelleştirdik. Bu güzellikleri devam ettirmeliyiz.
    Bu vesile ile sevinç, mutluluk ve huzur günü olan bu bayram gününün hem kendimize, hem memleketimize ve hem de bütün İslam âlemine hayırlar getirmesini Rabbimizden niyaz eder, Ramazan Bayramınızı tebrik ederim.



    Derleyen : Kadir GÜNER / Vaiz
    Redaksiyon: İl Hutbe Komisyonu



    [1] A’la, 14-15

    [2] Riyazü’s-salihin, Hadis No:1571





+ Yorum Gönder