+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden Bayram hutbesi arapça metin ve türkçe anlamı Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Bayram hutbesi arapça metin ve türkçe anlamı






  2. İnanc
    Devamlı Üye

    Cevap: bayram hutbesi arapça metin ve türkçe anlamı


    Reklam



    Cevap: Ramazan Bayramı Hutbesi

    الله ُأَكْبَرُ الله ُأَكْبَرُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ الله ُوَ الله ُأَكْبَرُ الله ُأَكْبَرُ وَ ِللهِ الْحَمْدُ الْحَمْدُ ِللهِ الْحَمْدُ ِللهِ الْحَمْدُ ِللهِ الَّذِي مَنَّ عَلَيْناَ بِاْلأِيماَنِ وَ اْلإِسْلاَمِ وَ عَلَّمَ دِيَنناَ بِرِساَلَةِ سَيِّدِ اْلأَناَمِ وَ جَعَلَ يَوْمَ اْلعِيدِ إِفْطارًا لِمَنْ صاَمِ
    كَبرِّوُا الله َتَكْبيِراً
    الْحَمْدُ ِللهِ الَّذِي أَثاَبَناَ بِثَواَبِ الصِّياَمِ وَ الْقِيَامِ وَ لاَ يَقْطَعُ نِعْمَتَهُ عَناَّ بِالْمَعاَصِي وَ اْلأَثاَمِ وَ يَسْتَغْفِرُونَ لَناَ وَ يَدْعُونَ ربنَّاَ لِدُخُولِناَ الْجِناَنِ مَلآئِكَةُ اْلكِراَمِ
    كَبرِّوُا الله َتَكْبيِراً
    سُبْحاَنَ الَّذِي قَدَّرَ اْلأَقْواَتِ
    سُبْحاَنَ الَّذِي أَجاَبَ الدَّعوَاتِ
    سُبْحاَنَ الَّذِي بَعَثَ الأَمْواَتِ
    كَبرِّوُا الله َتَكْبيِراً
    الْحَمْدُ ِللهِ الَّذِي قاَلَ فِي كِتَابِهِ الْكَرِيمِ
    أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ
    ﴿شَهْرُرَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِوَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِصَدَقَ الله ُالْعَظِي

    وَ بَلَّغَناَ رَسُولُهُ النَّبِيُّ الْكَرِيمُ
    وَ قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى الله ُعَلَيْهِ وَ سَلَّمَ :
    لاَ يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ ِلأَخِيهِ ماَ يُحِبُّ لِنَفْسِهِ
    صَدَقَ رَسُولُ اللهِ فِيمَا قَالَ أو كما قال
    Muhterem Müslümanlar!

    Rahmet ve mağfiretiyle gönüllerimizi Allah’a yaklaştıran, fazilet ve bereketiyle ruhlarımızı olgunlaştıran, orucu, teravihi, mukabelesi, iftarı, sahuru, Kadir gecesi, zekât ve fıtır sadakaları ve de diğer ibadetleriyle; bizleri Müslüman olduğumuzun şuuruna erdiren; mübarek bir Ramazanı üzüntüyle geride bırakmış; yine, Ramazanı ihya etmenin sevinciyle, böyle mübarek bir bayram sabahına ulaşmış bulunmaktayız. Bizlere bu günleri bahşeden yüce Rabbimize hamd-û senalar olsun.

    Değerli mü’minler!

    Bayram, bayram diyoruz! sevinci, heyecanı, acısı, tatlısıyla gönül bayramlarının ne olduğunu şöyle bir gözden geçirelim;
    Bayram; Allah’a bağlı olan kalplerin oruç tutarak, kulluk emrini yerine getirmelerinin bir sevinç ifadesidir
    Bayram; zekâtın, fıtır sadakasının ve diğer her tür yardımlaşmanın; Allah'’n emri olarak yerine getirilmesidir Bayram; Allah’a gerçek manâda kul olmanın verdiği samimiyettir.
    Bayram; Allah’tan başka bütün İlâhları reddederek; yalnız ve yalnız Allah’a inanmak ve yalnız ve yalnız Ona ibadet edebilmektir.
    Bayram; karşılaşılan tüm menfaatlere rağmen, helâle helâl; harama haram diyebilecek imanı taşımaktır.
    Bayram; Allah’ın verdiği malı mülkü, yine Allah yolunda harcamasını bilmektir.
    Bayram; Kur’an’a sahip çıkmak ve hayatı onun kurallarına göre düzenlemek ve yaşadığı her ortamda Kur’an’ın havasını teneffüs edebilmektir. Bayram; Resulullah (s.a.v.)’ı sevmek kadar, onun düşündüğü gibi düşünmek ve onun yaşadığı gibi yaşayabilmektir.
    Bayram; cihad ruhunu anlayarak; küfre, zulme, ve nefse; karşı durmasını bilmektir.
    Bayram; Müslümanın; Müslüman onuru, Müslüman şahsiyeti ve Müslüman kimliği ile, İslâm atmosferinde korkusuzca yaşayabilmesidir.
    Bayram; Müslüman bir gencin istediği her okulda, hak ve hukuk eşitliği ile eğitim görebilmesidir.
    Bayram; Güzelim Ayasofya’nın ibadete açılması ve şerefelerinden ezan seslerinin yükselmesidir.Bayram; Mescid-i Aksa’nın hürriyete kavuşması ve İslâmla hasret gidermesidir.Bayram; dünyanın fitne mimarlarının dağılması ve tüm dünya insanlarının kendi inanç ve bağımsızlıklarıyla barış içinde huzurla yaşamalarıdır.
    Bayram; Müslümanların acı ve baskılarının bitip; yüzlerinin gülebileceği zamandır.
    Bayram; dini, dili, mezhebi ve tabiiyeti ne olursa olsun; her insanın hür bir şekilde fikrini açıklayabilmesidir.
    Bayram; insanların mallarını sömüren hainlerin, evler yıkıp ocaklar söndüren zalimlerin; kendi zulümlerinin pençesine yakalanmalarıdır. Bayram; içki, kumar ve fuhuş merkezlerinin ortadan kalkması ve toplumun ahlâk kurallarına saygı gösterilmesidir.Bayram; imanla yaşamak, imanla ölmek ve Rabbinin huzuruna imanla çıkabilmektir.
    Bayram; Allah için sevmek, Allah için sevilmek ve Allah için sevinmektir.


    Evet kıymetli mü’minler!

    Cenab-ı Mevlâ’mız bu dilek ve temennilerimizdeki bayramları gösterecektir inşaallah. Bu arada bayramın diğer bir özelliği; kırık kalpleri ve solgun yüzleri sevindirmektir. Elimizden geldiğince fakir ve kimsesizleri görüp gözetelim.Büyüklerimizin hayır dualarını alıp, küçüklerimizi sevindirelim.Fıtır sadakalarını vermemişsek verelim ve bildiğimiz bayramlık vazifelerimizi yerine getirelim.Kıymetli cemaat!Rabbimiz; cümle Ümmeti Muhammed'in bu bayramlarını hayırlara vesile kılsın ve gönüllerdeki bayramları nasip eylesin.İsteğiniz, arzunuz ve idealiniz; tüm dünya Müslümanlarının gönlüne göre yaşanacak bir, bayram nasip etsin.

    أَلاَ إِنَّ أَحْسَنَ الْكَلاَمِ وَ أَبْلَغَ النِّظاَمِ • كَلاَمُ الله ِالْمَلِكِ الْعَزِيزِ الْعَلاَّمِ كَماَ قَالَ الله ُتَباَرَكَ وَ تَعاَلَى فِي الْكَلاَمِ • وَ إِذاَ قُرِئَ الْقُرْآنُ فَاسْتَمِعُوا لَهُ وَ أَنْصِتُوا لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ • أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ إِنَّ الدِّينَ عِنْدَ الله ِاْلإِسْلاَمُ صَدَقَ الله ُالْعَظِيمُ
    Bundan sonra hatip bulunduğu yere oturur. Bu oturuşta ellerini açarak sessizce şu duayı okur
    باَرَكَ الله ُلَناَ وَ لَكُمْ وً لِساَئِرِ الْمُؤْمِنِينَ وَ الْمُؤْمِناَتِ وَ الْمُسْلِمِينَ وَ الْمُسْلِماَتِ اْلأَحْياَءِ وَ اْلأَمْواَتِ بِرَحْمَتِكَ يآ أَرْحَمَ الراَّحِمِينَ • Bundan sonra tekrar ayağa kalkarak ikinci hutbeye başlar. İkinci hutbe metin olarak şöyledir:
    اَلْحَمْدُ للهِ حَمْداً كاَمِلاً وَ الصَّلاَةُ وَ السَّلاَمُ عَلىَ رَسُولِناَ مُحَمَّدٍ وَ عَلىَ آلِهِ وَ أَصْحاَبِهِ أَجْمَعيِنَ تَعْظِيماً لِنَبِيِّهِ وَ تَكْرِيماً لِفَخاَمَةِ شاَنِ صَفِيِّهِ فَقاَلَ عَزَّ وَ جَلَّ مِنْ قاَئِلٍ مُخْبِراً وَ آمِراً : إِنَّ الله َوَ مَلاَ ئِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلىَ النَّبِيِّ يآ أَيُّهاَ الَّذِينَ آمَنُوا صّلُّوا عَلَيْهِ وَ سَلِّمُوا تَسْلِيماً • أّلَّلهُمَّ صَلِّ عَلىَ مُحَمَّدٍ وَ عَلىَ آلِ مُحَمَّدٍ • كَماَ صَلَّيْتَ عَلىَ إِبْراَهِيمَ وَ عَلىَ آلِ إِبْراَهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ • أّلَّلهُمَّ بَارِكْ عَلىَ مُحَمَّدٍ وَ عَلىَ آلِ مُحَمَّدٍ • كَماَ باَرَكْتَ عَلىَ إِبْراَهِيمَ وَ عَلىَ آلِ إِبْراَهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ •
    Bundan sonra hatip, mihrap istikametine dönerek ellerin, açıp genellikle şu duayı okur:
    اَللَّهُمَّ فَصَلِّ وَ سَلِّمْ عَلىَعَبْدِكَ وَ رَسُولِكَ مُحَمَّدٍ وَ عَلىَ آلِهِ وَأَصْحاَبِهِ أَجْمَعِينَ • وَ ارْضَ الَّلهُمَّ عَنْ ساَداَتِناَ أَبِي بَكْرٍ وَ عُمَرَ وَ عُثْماَنَ وَ عَلِيٍّ ذَوِي الصِّدْقِ وَ الْوَفاَءِ وَ عَنْ اْلأَنْصاَرِ وَ اْلمُهاَجِرِينَ وَ التَّابِعِينَ إِلَى يَوْمِ اْلَجَزاَءِ وَ عَنْ كَافَّةِ اْلمُؤْمِنيِنَ وَ اْلمُؤْمِناَتِ وَ اْلمُسْلِمِينَ وَ اْلمُسْلِماَتِ اْلأَحْياَءِ وَ اْلأَمْواَتِ إِنَّكَ سَمِيعٌ بَصِيرٌ قَرِيبٌ مُجِيبُ الدَّعَواَتِ• اَلَّلهُمَّ إِناَّ نَعُوذُ بِكَ مِنَ اْلفَقْرِ وَ اْلقِلَّةِ وَ الذِّلَّةِ وَ الشِّقاَقِ وَ النِّفاَقِ وَ نَعُوذُ بِكَ مِنَ اْلبُخْلِ وَ اْلحَزَنِ وَ الْهَرَمِ وَ سُوءِ اْلأَخْلاَقِ .اَللَّهُمَّ إِناَّ نَسْأَلُكَ تَماَمَ النِّعْمَةِ وَ دَواَمَ اْلعاَفِيَةِ وَ حُسْنَ الْخاَتِمَةِ إِنَّكَ أَنْتَ الرَّحِيمُ الْكَرِيمُ بِرَحْمَتِكَ ياَ أَرْحَمَ الراَّحِمِينَ وَ سَلاَمٌ عَلىَ الْمُرْسَلِينَ وَ الْحَمْدُ لله ِرَبِّ اْلعا لَمِينً •
    Dua bitince hatip tekrar hutbeyi irat ettiği yöne dönerek şu ayeti okuyarak hutbeyi bitirir:
    أَعُوذُ بِاللهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ وَقُلِ الْحَمْدُ لِلّهِ الَّذِي لَمْ يَتَّخِذْ وَلَدًا وَلَم يَكُنلَّهُ شَرِيكٌ فِي الْمُلْكِ وَلَمْ يَكُن لَّهُ وَلِيٌّ مِّنَ الذُّلَّ وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا•


  3. find
    Devamlı Üye
    Diyanet bayram hutbesi türkçe

    BAYRAM VE HZ. İBRAHİM
    Kardeşlerim!
    Bir grup sahâbî, Peygamberimiz (s.a.s)’e, “Ya
    Resulallah! Bize kendinden bahseder misin?” dediler.
    Bunun üzerine Efendimiz, şöyle buyurdu: “Ben,
    atam İbrahim’in duası, kardeşim İsa’nın müjdesi,
    annem Âmine’nin rüyasıyım.”1
    Kardeşlerim!
    Rabbimize hamd-ü senalar olsun ki
    önümüzdeki Pazartesi günü hep birlikte kurban
    bayramını idrak edeceğiz. Dünyanın farklı
    bölgelerinden milyonlarca hacı adayı kardeşimiz,
    Arafat’a çıkmak üzere. Onlar, orada tövbe ve
    niyazlarını âlemlerin Rabbine arz edecekler.
    Dualarına bizleri de katacaklar. Onlar, hac ibadetinin
    heyecan ve huzurunu yaşarken, bizler de
    kurbanlarımızı keseceğiz. Rabbimize ve birbirimize
    yakın olma niyet ve gayretimizi bir kez daha
    tazeleyeceğiz. Rabbimiz, bu bilinçle bizleri huzurlu
    bir şekilde bayrama ulaştırsın.
    Kıymetli Kardeşlerim!
    Bizler, her sene bu muhteşem bayramı
    yaşıyoruz. Fakat kurban bayramıyla özdeşleşen
    büyük peygamberi yeterince tanımıyoruz. O büyük
    peygamber, İbrahim Peygamberdir. İbrahim
    Peygamber, Halilullah, yani Allah dostu olarak
    anılma bahtiyarlığına erişmiş bir peygamberdir.2
    Kendisinden sonra gelen bütün müminlere örnek
    olarak sunulmuş muhteşem bir şahsiyettir. Rabbimiz,
    Kerim Kitabımızda Peygamberimizi en güzel örnek
    olarak takdim ettiği gibi3
    “İbrahim ve
    beraberindekilerde sizin için güzel bir örneklik
    vardır.”4
    buyurarak onu da örnek olarak takdim
    etmiştir.
    Kardeşlerim!
    İbrahim (a.s) denince akla tevhid gelir. Onun
    tevhid mücadelesi gelir. İbrahim Peygamber, inancı
    uğrunda yanardağlar misali ateşe atılmayı göze
    almıştır. Allah’a iman ve kulluğun nasıl olması
    gerektiğini bütün insanlığa göstermiştir. Kula kul
    olmayı reddetmiştir. Hak, hakikat, adalet, doğruluk
    ve gerçek özgürlük yürüyüşünden asla geri
    dönmemiştir.
    İbrahim denince akla vahdet gelir, ümmet gelir.
    O, bir evlat ile bir ümmet kurmuştur. Kendisinden
    sonraki bütün peygamberlerin, bütün müminlerin
    atası olma şerefine ulaşmıştır.5 Hz. İbrahim’den sonra
    gelen her bir peygamber, onun duasında yer almıştır.
    İbrahim denince akla teslimiyet ve sadakat
    gelir. O, ciğerparesi İsmail’le zorlu bir imtihana tabi
    tutulmuştur. Bu imtihanda bütün varlığını Allah’a
    adama kararlılığını göstermiştir.
    Değerli Kardeşlerim!
    Bugün İslam’ın sembolleri, şeâiri olan pek çok
    değerimizde İbrahim Halilullah’ın hatırası vardır. O,
    Kâbe’yi Muazzama’yı oğlu İsmail’le birlikte yeniden
    inşa etmiştir. Türlü hikmetlerle dolu hac ibadetini
    insanlığa o göstermiştir. Allah’a yakınlık arayışımız
    olan kurban ibadeti onunla özdeşleşmiştir.
    İbrahim (a.s)’ın, inkârcılara Allah’ın varlığını
    ispat etme gayreti, bizim için büyük bir örnektir.
    Onun ümmete öncülüğü bizim için büyük bir
    örnektir. Tevhid yolundaki kutlu yürüyüşü, hicreti
    bizim için büyük bir örnektir. Onun sabrı ve
    metaneti, şükrü ve cömertliği bizim için büyük bir
    örnektir. Kerim Kitabımızda yer alan ve her biri
    kulluk şuurunun bir yansıması olan duaları, bizim
    için güzel bir örnektir.
    Kardeşlerim!
    Peygamberimiz (s.a.s) de, atası İbrahim (a.s)’ın
    mübarek yolunun yolcusudur. Bugün,
    Peygamberimizin ümmeti olarak bizlere düşen de Hz.
    İbrahim gibi bir tevhid şuuruna, vahdet anlayışına,
    kulluk bilincine sahip olmaktır. İbrahimî bir sadakat
    ve teslimiyeti kuşanmaya gayret etmektir. Bu büyük
    peygamberin azmini ve ahlakını kendimize örnek
    almaktır. İnsanlığa büyük hayırlar getiren İbrahim
    (a.s)’ı, Kur’an’dan ilham alarak, bayram vesilesiyle
    çocuklarımıza ve gençlerimize tanıtmaktır.
    Hutbemi Yüce Rabbimizin, Kur’an-ı Kerim’de
    bizlere öğrettiği İbrahim Peygamber’in dualarıyla
    bitirmek istiyorum:
    “Rabbimiz! Bizi ve gelecek nesillerimizi sana
    teslim olanlardan eyle!”
    6
    “Rabbimiz! Sadece sana dayandık, sana
    yöneldik. Dönüş ancak sanadır. Bizleri inkâr
    edenlerin zulmüne uğratma!”
    7
    “Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri
    namazı kılanlardan eyle! Dualarımı kabul eyle!
    Hesap günü beni, anne-babamı ve inananları
    bağışla!”8

    1
    İbn Hanbel, IV, 127; İbn Hişam, I, 158.
    2 Nisâ, 4/125.
    3 Ahzab, 33/21.
    4 Mümtehine, 60/4.
    5 Hac, 22/78.
    6 Bakara, 2/128.
    7 Mümtehine, 60/4-5.
    8
    İbrâhim, 14/40-41.
    Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

+ Yorum Gönder