Konusunu Oylayın.: Bayram gününün sünnetleri nelerdir?

5 üzerinden 3.20 | Toplam : 5 kişi
Bayram gününün sünnetleri nelerdir?
  1. 17.Ağustos.2012, 03:01
    1
    Misafir

    Bayram gününün sünnetleri nelerdir?






    Bayram gününün sünnetleri nelerdir? Mumsema Bayram gününün sünnetleri nelerdir?


  2. 17.Ağustos.2012, 03:01
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 17.Ağustos.2012, 03:31
    2
    Ercan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Temmuz.2011
    Üye No: 88468
    Mesaj Sayısı: 3,121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: Gaziantep

    Cevap: Bayram gününün sünnetleri nelerdir?




    Ayeti Kerime ve Hadis-İ Şerifler Işığında
    RAMAZAN (FITIR) BAYRAMI
    BAYRAM VE BAYRAM NAMAZININ MEŞRUTİYETİ
    Andolsun (küfür ve isyandan) iyice temizlenin, (diliyle ve kalbiyle) Rabbinin adına zikredip namaz kıl(maya devam ed)en kimse felah bulmuş; (ummadığına kavuşmuş) tur. (El-A’la suresi, ayet 14–15)
    (Ya Muhammed) şüphe yok ki biz sana Kevser’i (ilim ve amel ve şereften çok hayır, çok ümmet, gökte ve yerde senin için çok zikir ve sena, Kur’an ve cennetteki nehir Kevser nehrinin a’lasını) verdik. O halde Rabbin (in rızası) için namaz kıl ve kurban kes (etinide sadaka olarak dağıt. Bayram namazı kıl.) (El-Kevser suresi, ayet; 1–2)
    Enes (R.A) den: Resulullah (s.a.v.) Medine’ye geldi. Onların eğlence yaptıkları iki günleri vardı. “Nedir bu günler?” diye sordu şöyle dediler: “Onlar cahiliye devrinde oynadığımız günlerdir.” Şöyle buyurdu: “Allah size bu iki günün yerine daha iyisini ihsan etmiştir: Kurban bayramı ve ramazan bayramı günü.” (Ebu Davud ve Nesai)
    Said ibn evs el-ensari (R.A.) dan o da babasından Allah Resulü (S.A.V.) buyurdu: Ramazan bayramı günü olduğu zaman melekler yolların başını tutup şöyle seslenirler: “Ey Müslümanlar topluluğu haydi erken gidin acele edin! Cömert olan Rabbinize koşun. O hayır dağıtıyor bolca sevaplar dağıtıyor.
    Gece namazla emrolundunuz, yerine getirdiğiniz gündüz oruçla emrolundunuz, oruç tutunuz böylece rabbinize itaat etmiş oldunuz, haydi şimdi ödüllerinizi alın.
    Namaz kılıp dışarıya çıktıklarında ise bir münadi şöyle nida eder. Biliniz ki Rabbiniz sizi bağışlamıştır haydi doğru evlerinize (büyük bir sevinçle) dönünüz. Bugün mükâfat günüdür. Bugüne semada da mükâfat günü derler. (Tebarani Mu’cemu’ı-Kebir)
    Ubade İbn-i Es Samit (R.A) den: Allah Resulü (S.A.V.) buyurdu: Kim Ramazan ve Kurban bayramının gecesini ihya ederse kalplerin öleceği gün onun kalbi ölmez. (Teberani Mu’cemu’l_kebir ve’l Evsat)
    NAMAZA HAZIRLIK
    İbn-i Ömer’den;
    “O mescide gitmeden önce bayram günü yıkanırdı”
    Muhammed İbn Ubeydullah İbn Ebi Rafi’den, o da babasından o da dedesinden peygamber her bayram için gusül yapardı.
    Cabir anlatıyor:
    “Bayram namazlarında Resulullah Efendimiz namazgâha gidiş ve dönüş yollarını değiştirirdi, giderken aynı yoldan dönerken de başka yoldan yürürdü.” (Ahmed İbni Hanbel-Müslim-Tirmizi)
    Hasan es-Sabit diyor ki:
    “Her iki bayramda da Resulullah Efendimiz bize mevcut olan en güzel ve en temiz elbiselerimizi giymemizi en güzel kokuyu sürmemizi emretti”
    Enes’den:
    “Peygamber, ramazan bayramı namazına sayıca tek olarak birkaç hurma yemeden çıkmazdı. (Tirmizi-Buhari)
    Büreyde’den:
    Peygamber yemek yemedikçe ramazan bayramında namaza çıkmazdı. Kurban bayramında ise namaz kıldırıncaya kadar hiç bir şey yemezdi.
    BAYRAM NAMAZI VE NAMAZGÂH
    Ebu Hureyre’den:
    “Dedi ki ramazan bayramı günü yağmur yağdı. Allah Resulü bize namazı (namazgahta değil) mescidin içinde kıldırdı. Diğerlerini namazgâh (açık hava)da kıldırırdı“
    Rezin şunu ilave etti:
    Bizimle namazgâha çıkmadan;
    İbn-i Abbas diyor ki:
    “Bayram günü Resulullah Efendimiz namazgâha çıktığında ne bayram namazından önce ne de sonra namaz kıldırmadı sadece cemaate iki rekat namaz kıldırdı.”
    Abdullah İbn-i Abbas ile Cafer İbn-i Abdillah: şöyle demişler;
    (Resulullah’ın zamanında ne fıtır (ramazan) bayramı gününde ne de adha (Kurban) bayramı gününde (bayram namazı için) ezan okumazdı.
    Cabir İbn-i Semure’den “Allah resulü ile iki bayram namazını birçok kere ezansız ve kametsiz olarak kıldım.”(Müslim-Ebu Davud-Tirmizi)
    Ebu Hüreyre’den;
    “Allah Rasulü buyurdu: Bayramlarınızı tebriklerle süsleyin.” (Taberani, Mu’cemu’l,Evset Ve’s-Sağir)
    İbni Ömer’den:
    “Resulullah, Ebu Bekir ve Ömer bayram namazlarını hutbeden önce kılardı.” (Buhari-Müslim-Tirmizi-Nesai)
    Hz. Peygamberin sahabesi Abdullah İbni Büsr’den:
    “O Ramazan ya da kurban bayramında cemaatle camiye gitti. İmam gecikmesine itiraz etti ve şöyle dedi: “Biz bu saatte namazı bitirmiş olurduk, bu vakit ise tesbih vaktidir.” (Ebu Davud)
    Kerdus’dan:
    “İbni Mesud, kurban ve ramazan bayramlarının namazında dokuzar tekbir alırdı. Başlayıp dört tekbir alır, sonra okurdu, sonra bir tekbir alıp rükuya geçerdi. Sonra ikinci rekâta kalktığı zaman, okumaya başlardı. Sonra dört tekbir alırdı, birisiyle (sonu ile) rükuya varırdı.” (Taberani, Mulcemu’l-Kebir)
    Hz. Ali’den:
    “Bayram namazlarında sesli okumak sünnettir.” (Taberani, Mulcemu’l,Evsat)
    NAMAZDAN SONRA BAYRAM HUTBESİ
    Cabir İbni Abdullah’dan:
    Rasulullah, fıtır (ramazan bayramı) ile kurban bayramı günlerin de musalla çıkardı. İlk başladığı şey namaz oldu.
    Sonra namazdan çıkıp cemaat oldukları heyette saflarında otururken ayakta onlara dönüp kendilerine vaaz ve vasiyetlerde ve ne emredecek ise emrederdi. Hatta o esnada kimleri gaza için bir tarafa gönderecek olursa gönderir yahut başka bir şeyin yapılmasını emredecek olursa emreder. Hutbeyi namazdan sonra sunup sonra namazgâhtan tekrar ayrılırdı.” (Buhari)
    BAYRAMLAŞMA
    Abdurahman İbn-i Osman Et-Teymi’den:
    “Peygamber bayram namazlarını kıldıktan sonra gördüm; namazgahın ortasına gelip durdu; cemaatin nasıl dağıtıldığına baktı; biraz daha durduktan sonra kendiside oradan ayrıldı.” (Tebarani, Mu’cemu’l- Kebir Ve’l Evsat)
    Vasile’den:
    “Onunu bayram günü: “Allah bizden de senden de kabul buyursun” denilince, şu cevabı verdi: “Allah bizden de senden de kabul buyursun.” (Taberani, Mu’cemu’l Kebir)
    BAYRAM KUTLAMALARI
    Aişe’den; Şöyle dedi:
    “Bir defa yanımda Ensar kızlarından iki kız kaçarken Ebu Bekir yanıma girdi. O kızlar buas gününde enserin yekdiğeri hakkında söyledikleri şiiri teganni ediyorlardı. Bu iki kız teganniyi sanat ve adet edinmiş kızlar da değillerdi. Ebu Bekir: “Resulullah’ın evinde şeytan mezmuru mu var?” diyerek beni azarladı. Bu bir bayram günü idi. Resulullah: “Ya Ebu Bekir! Her kavmin bayramı vardır. Bu da bizim bayramımızdır” buyurdu.”(Buhari)
    Aişe’den; şöyle dedi:
    “Bir defa mine günlerinde yani kurban bayramının ilk üç günlerinden birinde Resulullah yanıma girdi. Karşısında “buas” şiirlerini (def çalarak) okuyan iki kız vardı. Yatağına uzanıp mübarek yüzünü çevirdi. Derken, Ebu Bekir girdi. Bu ne hal? Resulullah’ın yanında şeytan mismar mı? Diyerek beni azarladı. Bunun üzerine Resulullah ona dönüp, ”onlara ilişme” buyurdu.
    Babamın zihni başka bir şeyle meşgul olunca kızlara işaret etti. Onlarda çıktılar bu kızlar baliğa olmamış iki kızcağız olup, ellerindeki pulsuz defi çalıyorlardı.
    Yine bir bayram günü idi ki siyahiler kalkan mızrak oyunu oynuyorlardı. Bilmem ya ben, Resulullah’tan bakmaya izin istesem de muhaffakak buyurdu yahut kendiliğinden: “Bakmak istiyor musun?” diye sordu. “Evet” dedim. Bunun üzerine beni arkasında yanağı yanağına değecek şekilde ayaküstü durdurup Habeşlilere: “Haydin devam edin Efride oğulları” buyurdu. Nihayet seyretmekten usandığımda: “Artık yeter mi?” diye sordu. “evet” dedim” öyle ise git “buyurdu.” (Buhari)
    Ebu Hüreyreden; şöyle dedi.
    “Habeşiler, Resulullah’ın yanından harbeleriyle oyunlar yaptıkları sırada Ömer çıkageldi. Hemen oynayanları taşlamak işin çakıl taşlarına uzandı. Bunun üzerine Resulullah Ömer’e: “Onları serbest bırak, ya Ömer!” buyurdu. (Buhari)
    BAYRAMLARDA ORUÇ TUTMAK
    Ömer İbn-i Hattab’dan:
    “Resulullah’ın iki bayram günlerinde oruç tutmaktan nehyederek şöyle buyurduğunu işittim:
    “Asbahım! Ramazan Bayramı orucunuzu bozduğunuz bir gündür. Bu gün bütün Müslümanların bayramıdır. Bundan dolayı oruç tutmak uygun değildir.
    Kurban bayramı da, kurban kesip etinden yiyeceğiniz gündür. Bu bayramda da oruç tutmayınız. Kurbanınızın etinden yiyiniz.” (Buhari)
    SADAKA-İ FITIR (FİTRE) NİN VERİLME ZAMANI
    İbn-i Ömer’den:
    “Resulullah bize fitreyi, cemaat bayram namazları için namaza çıkmadan önce vermemizi emretmiştir.”(Kütüb-i Sitte)
    İbni Abbas’tan:
    “Resulullah, kim fıtır sadakası (fitre) nin bayram namazından önce verirse bu makbul bir zekâttır. Ama namazdan sonra verirse sadakalardan bir sadaka olmuş olur. (Ebu Davud)
    ŞEVVAL AYI ORUCU
    Ebu Eyyup El-Ensari’den:
    Kim Ramazan Ayı orucunu tutar ve arkasından şevval ayında 6 gün daha tutar (ikinci günden itibaren) buna ilave ederse, bütün sene oruç tutmuş gibi olur.” (Ebu Davud)
    NETİCE
    Ebu’d-Derda’dan:
    “Resulullah bize hitab etti ve buyurdu ki: “Ey insanlar! Ölümden evvel masiyet ve günahlarınızdan dolayı Allah’a tövbe edin. Sizi meşgul edecek bir takım sıkıntı ve meşakkatlerle karşılaşmadan, salih amel işlemek için gayret sarf edin. Allah’ı çok çok zikrederek onun rahmetine kavuşun. Mes’ut ve bahtiyar olun. Bol bol sadaka verin ki; Cenab-ı Hakk sizi daha çok rızıklandırsın. İyiliğin yaygınlaşması ve kötülüklerin ortadan kalkması için gayret sarf edin ki; bela ve afetlerden kurtulup düşmanınıza galip gelebilirsiniz.
    Ey insanlar! Sizin en akıllı olanınız ölümü düşünerek Allah’ı en çok zikredeninizdir. Ve sizin en kıymetli olanınızda ölüme karşı mücehhez ve hazırlıklı bulunanızdır.
    Aklınızı başınıza toplayın, biliniz ki, akıllık; gaflet ve gurur evinden başka bir şey olmayan dünya muhabbetinden sıyrılarak, ebedi ve baki olan ahirete muhabbet ve ona yönelmektir.” (Camiu’l Hutab)
    Tevfik Allah’tadır. O ne güzel dost ve yardımcıdır.

    Bitlis Müftülüğü



  4. 17.Ağustos.2012, 03:31
    2
    Devamlı Üye



    Ayeti Kerime ve Hadis-İ Şerifler Işığında
    RAMAZAN (FITIR) BAYRAMI
    BAYRAM VE BAYRAM NAMAZININ MEŞRUTİYETİ
    Andolsun (küfür ve isyandan) iyice temizlenin, (diliyle ve kalbiyle) Rabbinin adına zikredip namaz kıl(maya devam ed)en kimse felah bulmuş; (ummadığına kavuşmuş) tur. (El-A’la suresi, ayet 14–15)
    (Ya Muhammed) şüphe yok ki biz sana Kevser’i (ilim ve amel ve şereften çok hayır, çok ümmet, gökte ve yerde senin için çok zikir ve sena, Kur’an ve cennetteki nehir Kevser nehrinin a’lasını) verdik. O halde Rabbin (in rızası) için namaz kıl ve kurban kes (etinide sadaka olarak dağıt. Bayram namazı kıl.) (El-Kevser suresi, ayet; 1–2)
    Enes (R.A) den: Resulullah (s.a.v.) Medine’ye geldi. Onların eğlence yaptıkları iki günleri vardı. “Nedir bu günler?” diye sordu şöyle dediler: “Onlar cahiliye devrinde oynadığımız günlerdir.” Şöyle buyurdu: “Allah size bu iki günün yerine daha iyisini ihsan etmiştir: Kurban bayramı ve ramazan bayramı günü.” (Ebu Davud ve Nesai)
    Said ibn evs el-ensari (R.A.) dan o da babasından Allah Resulü (S.A.V.) buyurdu: Ramazan bayramı günü olduğu zaman melekler yolların başını tutup şöyle seslenirler: “Ey Müslümanlar topluluğu haydi erken gidin acele edin! Cömert olan Rabbinize koşun. O hayır dağıtıyor bolca sevaplar dağıtıyor.
    Gece namazla emrolundunuz, yerine getirdiğiniz gündüz oruçla emrolundunuz, oruç tutunuz böylece rabbinize itaat etmiş oldunuz, haydi şimdi ödüllerinizi alın.
    Namaz kılıp dışarıya çıktıklarında ise bir münadi şöyle nida eder. Biliniz ki Rabbiniz sizi bağışlamıştır haydi doğru evlerinize (büyük bir sevinçle) dönünüz. Bugün mükâfat günüdür. Bugüne semada da mükâfat günü derler. (Tebarani Mu’cemu’ı-Kebir)
    Ubade İbn-i Es Samit (R.A) den: Allah Resulü (S.A.V.) buyurdu: Kim Ramazan ve Kurban bayramının gecesini ihya ederse kalplerin öleceği gün onun kalbi ölmez. (Teberani Mu’cemu’l_kebir ve’l Evsat)
    NAMAZA HAZIRLIK
    İbn-i Ömer’den;
    “O mescide gitmeden önce bayram günü yıkanırdı”
    Muhammed İbn Ubeydullah İbn Ebi Rafi’den, o da babasından o da dedesinden peygamber her bayram için gusül yapardı.
    Cabir anlatıyor:
    “Bayram namazlarında Resulullah Efendimiz namazgâha gidiş ve dönüş yollarını değiştirirdi, giderken aynı yoldan dönerken de başka yoldan yürürdü.” (Ahmed İbni Hanbel-Müslim-Tirmizi)
    Hasan es-Sabit diyor ki:
    “Her iki bayramda da Resulullah Efendimiz bize mevcut olan en güzel ve en temiz elbiselerimizi giymemizi en güzel kokuyu sürmemizi emretti”
    Enes’den:
    “Peygamber, ramazan bayramı namazına sayıca tek olarak birkaç hurma yemeden çıkmazdı. (Tirmizi-Buhari)
    Büreyde’den:
    Peygamber yemek yemedikçe ramazan bayramında namaza çıkmazdı. Kurban bayramında ise namaz kıldırıncaya kadar hiç bir şey yemezdi.
    BAYRAM NAMAZI VE NAMAZGÂH
    Ebu Hureyre’den:
    “Dedi ki ramazan bayramı günü yağmur yağdı. Allah Resulü bize namazı (namazgahta değil) mescidin içinde kıldırdı. Diğerlerini namazgâh (açık hava)da kıldırırdı“
    Rezin şunu ilave etti:
    Bizimle namazgâha çıkmadan;
    İbn-i Abbas diyor ki:
    “Bayram günü Resulullah Efendimiz namazgâha çıktığında ne bayram namazından önce ne de sonra namaz kıldırmadı sadece cemaate iki rekat namaz kıldırdı.”
    Abdullah İbn-i Abbas ile Cafer İbn-i Abdillah: şöyle demişler;
    (Resulullah’ın zamanında ne fıtır (ramazan) bayramı gününde ne de adha (Kurban) bayramı gününde (bayram namazı için) ezan okumazdı.
    Cabir İbn-i Semure’den “Allah resulü ile iki bayram namazını birçok kere ezansız ve kametsiz olarak kıldım.”(Müslim-Ebu Davud-Tirmizi)
    Ebu Hüreyre’den;
    “Allah Rasulü buyurdu: Bayramlarınızı tebriklerle süsleyin.” (Taberani, Mu’cemu’l,Evset Ve’s-Sağir)
    İbni Ömer’den:
    “Resulullah, Ebu Bekir ve Ömer bayram namazlarını hutbeden önce kılardı.” (Buhari-Müslim-Tirmizi-Nesai)
    Hz. Peygamberin sahabesi Abdullah İbni Büsr’den:
    “O Ramazan ya da kurban bayramında cemaatle camiye gitti. İmam gecikmesine itiraz etti ve şöyle dedi: “Biz bu saatte namazı bitirmiş olurduk, bu vakit ise tesbih vaktidir.” (Ebu Davud)
    Kerdus’dan:
    “İbni Mesud, kurban ve ramazan bayramlarının namazında dokuzar tekbir alırdı. Başlayıp dört tekbir alır, sonra okurdu, sonra bir tekbir alıp rükuya geçerdi. Sonra ikinci rekâta kalktığı zaman, okumaya başlardı. Sonra dört tekbir alırdı, birisiyle (sonu ile) rükuya varırdı.” (Taberani, Mulcemu’l-Kebir)
    Hz. Ali’den:
    “Bayram namazlarında sesli okumak sünnettir.” (Taberani, Mulcemu’l,Evsat)
    NAMAZDAN SONRA BAYRAM HUTBESİ
    Cabir İbni Abdullah’dan:
    Rasulullah, fıtır (ramazan bayramı) ile kurban bayramı günlerin de musalla çıkardı. İlk başladığı şey namaz oldu.
    Sonra namazdan çıkıp cemaat oldukları heyette saflarında otururken ayakta onlara dönüp kendilerine vaaz ve vasiyetlerde ve ne emredecek ise emrederdi. Hatta o esnada kimleri gaza için bir tarafa gönderecek olursa gönderir yahut başka bir şeyin yapılmasını emredecek olursa emreder. Hutbeyi namazdan sonra sunup sonra namazgâhtan tekrar ayrılırdı.” (Buhari)
    BAYRAMLAŞMA
    Abdurahman İbn-i Osman Et-Teymi’den:
    “Peygamber bayram namazlarını kıldıktan sonra gördüm; namazgahın ortasına gelip durdu; cemaatin nasıl dağıtıldığına baktı; biraz daha durduktan sonra kendiside oradan ayrıldı.” (Tebarani, Mu’cemu’l- Kebir Ve’l Evsat)
    Vasile’den:
    “Onunu bayram günü: “Allah bizden de senden de kabul buyursun” denilince, şu cevabı verdi: “Allah bizden de senden de kabul buyursun.” (Taberani, Mu’cemu’l Kebir)
    BAYRAM KUTLAMALARI
    Aişe’den; Şöyle dedi:
    “Bir defa yanımda Ensar kızlarından iki kız kaçarken Ebu Bekir yanıma girdi. O kızlar buas gününde enserin yekdiğeri hakkında söyledikleri şiiri teganni ediyorlardı. Bu iki kız teganniyi sanat ve adet edinmiş kızlar da değillerdi. Ebu Bekir: “Resulullah’ın evinde şeytan mezmuru mu var?” diyerek beni azarladı. Bu bir bayram günü idi. Resulullah: “Ya Ebu Bekir! Her kavmin bayramı vardır. Bu da bizim bayramımızdır” buyurdu.”(Buhari)
    Aişe’den; şöyle dedi:
    “Bir defa mine günlerinde yani kurban bayramının ilk üç günlerinden birinde Resulullah yanıma girdi. Karşısında “buas” şiirlerini (def çalarak) okuyan iki kız vardı. Yatağına uzanıp mübarek yüzünü çevirdi. Derken, Ebu Bekir girdi. Bu ne hal? Resulullah’ın yanında şeytan mismar mı? Diyerek beni azarladı. Bunun üzerine Resulullah ona dönüp, ”onlara ilişme” buyurdu.
    Babamın zihni başka bir şeyle meşgul olunca kızlara işaret etti. Onlarda çıktılar bu kızlar baliğa olmamış iki kızcağız olup, ellerindeki pulsuz defi çalıyorlardı.
    Yine bir bayram günü idi ki siyahiler kalkan mızrak oyunu oynuyorlardı. Bilmem ya ben, Resulullah’tan bakmaya izin istesem de muhaffakak buyurdu yahut kendiliğinden: “Bakmak istiyor musun?” diye sordu. “Evet” dedim. Bunun üzerine beni arkasında yanağı yanağına değecek şekilde ayaküstü durdurup Habeşlilere: “Haydin devam edin Efride oğulları” buyurdu. Nihayet seyretmekten usandığımda: “Artık yeter mi?” diye sordu. “evet” dedim” öyle ise git “buyurdu.” (Buhari)
    Ebu Hüreyreden; şöyle dedi.
    “Habeşiler, Resulullah’ın yanından harbeleriyle oyunlar yaptıkları sırada Ömer çıkageldi. Hemen oynayanları taşlamak işin çakıl taşlarına uzandı. Bunun üzerine Resulullah Ömer’e: “Onları serbest bırak, ya Ömer!” buyurdu. (Buhari)
    BAYRAMLARDA ORUÇ TUTMAK
    Ömer İbn-i Hattab’dan:
    “Resulullah’ın iki bayram günlerinde oruç tutmaktan nehyederek şöyle buyurduğunu işittim:
    “Asbahım! Ramazan Bayramı orucunuzu bozduğunuz bir gündür. Bu gün bütün Müslümanların bayramıdır. Bundan dolayı oruç tutmak uygun değildir.
    Kurban bayramı da, kurban kesip etinden yiyeceğiniz gündür. Bu bayramda da oruç tutmayınız. Kurbanınızın etinden yiyiniz.” (Buhari)
    SADAKA-İ FITIR (FİTRE) NİN VERİLME ZAMANI
    İbn-i Ömer’den:
    “Resulullah bize fitreyi, cemaat bayram namazları için namaza çıkmadan önce vermemizi emretmiştir.”(Kütüb-i Sitte)
    İbni Abbas’tan:
    “Resulullah, kim fıtır sadakası (fitre) nin bayram namazından önce verirse bu makbul bir zekâttır. Ama namazdan sonra verirse sadakalardan bir sadaka olmuş olur. (Ebu Davud)
    ŞEVVAL AYI ORUCU
    Ebu Eyyup El-Ensari’den:
    Kim Ramazan Ayı orucunu tutar ve arkasından şevval ayında 6 gün daha tutar (ikinci günden itibaren) buna ilave ederse, bütün sene oruç tutmuş gibi olur.” (Ebu Davud)
    NETİCE
    Ebu’d-Derda’dan:
    “Resulullah bize hitab etti ve buyurdu ki: “Ey insanlar! Ölümden evvel masiyet ve günahlarınızdan dolayı Allah’a tövbe edin. Sizi meşgul edecek bir takım sıkıntı ve meşakkatlerle karşılaşmadan, salih amel işlemek için gayret sarf edin. Allah’ı çok çok zikrederek onun rahmetine kavuşun. Mes’ut ve bahtiyar olun. Bol bol sadaka verin ki; Cenab-ı Hakk sizi daha çok rızıklandırsın. İyiliğin yaygınlaşması ve kötülüklerin ortadan kalkması için gayret sarf edin ki; bela ve afetlerden kurtulup düşmanınıza galip gelebilirsiniz.
    Ey insanlar! Sizin en akıllı olanınız ölümü düşünerek Allah’ı en çok zikredeninizdir. Ve sizin en kıymetli olanınızda ölüme karşı mücehhez ve hazırlıklı bulunanızdır.
    Aklınızı başınıza toplayın, biliniz ki, akıllık; gaflet ve gurur evinden başka bir şey olmayan dünya muhabbetinden sıyrılarak, ebedi ve baki olan ahirete muhabbet ve ona yönelmektir.” (Camiu’l Hutab)
    Tevfik Allah’tadır. O ne güzel dost ve yardımcıdır.

    Bitlis Müftülüğü






+ Yorum Gönder