Konusunu Oylayın.: Arefe ve Kurban Günlerinin fazileti

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Arefe ve Kurban Günlerinin fazileti
  1. 16.Ağustos.2012, 03:38
    1
    Misafir

    Arefe ve Kurban Günlerinin fazileti






    Arefe ve Kurban Günlerinin fazileti Mumsema Arefe ve Kurban Günlerinin fazileti


  2. 16.Ağustos.2012, 03:38
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 16.Ağustos.2012, 16:17
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Arefe ve Kurban Günlerinin fazileti




    Yahudilerden bir adam Hz. Ömer’in (r.a) yanına gelerek, ona,"Ey müminlerin emîri! Sizin kitabınızda bir âyet var ki eğer o âyet biz yahudiler hakkında inmiş olsaydı, o günü bayram ilân ederdik" dedi. Hz. Ömer (r.a), "O hangi âyettir?" diye sordu. Yahudi de, “Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’a razı oldum” [1] âyetidir, dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a),"Ben bu âyetin ne zaman ve nerede indiğini biliyorum. Bu âyet indiği gün Resûlullah (s.a.v) Arafat'ta bulunuyordu ve günlerden de cuma idi. O gün zaten bizim bayramımızdı"[2] dedi.Yüce Allah, müminlere iki bayram hediye etmiştir. Bunlardan biri ramazan, diğeri de kurban bayramıdır. Ramazan bayramı bir, kurban bayramı ise dört gündür. Allah Teâlâ, müminlere bu iki bayramı hediye etmekle, İslâm toplumunda eski dönemlerden kalan bir izi daha silmiştir. Resûl-i Ekrem (s.a.v) Medine’ye hicret ettikten sonra, İran’dan alınmış Nevruz ve Mihrican bayramlarını kutladıklarını görmüş ve,“Allah sizin için o iki günü, daha hayırlı iki günle, kurban ve ramazan bayramlarıyla değiştirdi”[3] buyurmuştur. Böylece İslâm öncesi iki bayram kaldırılarak, müslümanların bayramlarının ramazan ve kurban bayramı olduğu bildirilmiştir.Bayramlar zikir, şükür, sevinç, mutluluk ve helâlinden eğlence günleridir. Müslümanların asıl sevinçleri yüce Allah ile olur. O’nun emrini yerine getirdikleri için sevinç duyarlar, O’nun rızâsına ulaşma düşüncesinden haz alırlar ve O’nun vaad ettiği nimetlere ulaşacaklarını düşünerek mutlu olurlar. Asıl bayram O’na itaat edenlerin ve O’nun yasakladıklarından kaçanlarındır.AREFE GÜNÜNÜN FAZİLETLERİArefe gününün birçok fazileti vardır. Bunlardan birkaçını sıralayalım.1. O gün dinin ve yüce Allah’ın nimetlerinin tamamlandığı gündür.2. O gün, müslümanların bayram günlerinden biridir. Hz. Ömer (r.a) ve İbn Abbas (r.a),“Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’a razı oldum”[4] âyetinin arefe günü Resûl-i Ekrem (s.a.v) Arafat’ta iken indiğini ve bu iki günün de bayram olduğunu belirtmişlerdir.3. “Şahitlik edene ve edilene andolsun ki…”[5] âyetinde geçen “şahitlik edene” kelimesinden maksat arefe günü, “şahitlik edilene” sözünden maksat da kurban günüdür. Bunu Resûlullah (s.a.v) şöyle söylemiştir:“Şahit olan arefe günü, şahit olunan da kurban günüdür.”[6]Yüce Allah’ın bir şey üzerine yemin etmesi, o şeyin Allah katındaki kıymetinin büyüklüğünü gösteririr. Bu da arefe gününü faziletli yapan şeylerden biridir.4. Arefe gününün, günler içinde en faziletli gün olduğu rivayet edilmiştir. Resûl-i Ekrem (s.a.v) bu konuda şöyle buyurmuştur: “Günlerin en faziletlisi, arefe günüdür.”[7]


  4. 16.Ağustos.2012, 16:17
    2
    Editör



    Yahudilerden bir adam Hz. Ömer’in (r.a) yanına gelerek, ona,"Ey müminlerin emîri! Sizin kitabınızda bir âyet var ki eğer o âyet biz yahudiler hakkında inmiş olsaydı, o günü bayram ilân ederdik" dedi. Hz. Ömer (r.a), "O hangi âyettir?" diye sordu. Yahudi de, “Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’a razı oldum” [1] âyetidir, dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer (r.a),"Ben bu âyetin ne zaman ve nerede indiğini biliyorum. Bu âyet indiği gün Resûlullah (s.a.v) Arafat'ta bulunuyordu ve günlerden de cuma idi. O gün zaten bizim bayramımızdı"[2] dedi.Yüce Allah, müminlere iki bayram hediye etmiştir. Bunlardan biri ramazan, diğeri de kurban bayramıdır. Ramazan bayramı bir, kurban bayramı ise dört gündür. Allah Teâlâ, müminlere bu iki bayramı hediye etmekle, İslâm toplumunda eski dönemlerden kalan bir izi daha silmiştir. Resûl-i Ekrem (s.a.v) Medine’ye hicret ettikten sonra, İran’dan alınmış Nevruz ve Mihrican bayramlarını kutladıklarını görmüş ve,“Allah sizin için o iki günü, daha hayırlı iki günle, kurban ve ramazan bayramlarıyla değiştirdi”[3] buyurmuştur. Böylece İslâm öncesi iki bayram kaldırılarak, müslümanların bayramlarının ramazan ve kurban bayramı olduğu bildirilmiştir.Bayramlar zikir, şükür, sevinç, mutluluk ve helâlinden eğlence günleridir. Müslümanların asıl sevinçleri yüce Allah ile olur. O’nun emrini yerine getirdikleri için sevinç duyarlar, O’nun rızâsına ulaşma düşüncesinden haz alırlar ve O’nun vaad ettiği nimetlere ulaşacaklarını düşünerek mutlu olurlar. Asıl bayram O’na itaat edenlerin ve O’nun yasakladıklarından kaçanlarındır.AREFE GÜNÜNÜN FAZİLETLERİArefe gününün birçok fazileti vardır. Bunlardan birkaçını sıralayalım.1. O gün dinin ve yüce Allah’ın nimetlerinin tamamlandığı gündür.2. O gün, müslümanların bayram günlerinden biridir. Hz. Ömer (r.a) ve İbn Abbas (r.a),“Bugün sizin dininizi kemale erdirdim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’a razı oldum”[4] âyetinin arefe günü Resûl-i Ekrem (s.a.v) Arafat’ta iken indiğini ve bu iki günün de bayram olduğunu belirtmişlerdir.3. “Şahitlik edene ve edilene andolsun ki…”[5] âyetinde geçen “şahitlik edene” kelimesinden maksat arefe günü, “şahitlik edilene” sözünden maksat da kurban günüdür. Bunu Resûlullah (s.a.v) şöyle söylemiştir:“Şahit olan arefe günü, şahit olunan da kurban günüdür.”[6]Yüce Allah’ın bir şey üzerine yemin etmesi, o şeyin Allah katındaki kıymetinin büyüklüğünü gösteririr. Bu da arefe gününü faziletli yapan şeylerden biridir.4. Arefe gününün, günler içinde en faziletli gün olduğu rivayet edilmiştir. Resûl-i Ekrem (s.a.v) bu konuda şöyle buyurmuştur: “Günlerin en faziletlisi, arefe günüdür.”[7]


  5. 16.Ağustos.2012, 16:17
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,811
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Arefe ve Kurban Günlerinin fazileti

    Âlimlerden bir grup bu görüşü savunmuştur. Bir kısmı da en faziletli günün kurban bayramının birinci günü olduğu görüşünü iddia etmiştir. Bu görüşlerine de Hz. Peygamber’in (s.a.v) şu hadisini delil getirmişlerdir:“Allah katında günlerin en büyüğü kurban günüdür.”[8] Fazilette kurban günü ile aynı konumda olması arefe gününün faziletini göstermektedir.5. Enes b. Mâlik’ten (r.a) arefe gününün fazilette 10.000 güne denk olduğu rivayet edilmiştir.6. Hacda olamayanlar için o gün oruç tutmak iki senenin günahını temizler.7. O gün, günahların bağışlandığı gündür. O gün, cehennemden âzat olma günüdür. 8. Bu günde oruç tutmak, bir önceki ve bir sonraki senelerin günahlarına kefâret olduğu rivayet edilmiştir.[9]9. Bu günde âzalarını haramdan koruyan kişinin günahlarının affolunacağı rivayet edilmiştir. Konuyla ilgili Resûl-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır:“Kim bu gün gözüne, kulağına ve diline sahip olursa günahları affedilir.” [10]10. Bu günde kelime-i tevhidi sıkça söylemenin çok faziletli olmasıdır. Abdullah b. Amr (r.a) diyor ki: “Resûlullah’ın (s.a.v) arefe günü en fazla yaptığı dua şu idi:“Lâ ilâhe illâllah vahdehû lâ şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü biyedihil hayr ve hüve ala külli şeyin kadir." [11]Konuyla ilgili başka bir hadiste de Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:“En hayırlı dua, arefe gününün duasıdır. Ben ve benden önceki nebîlerin söylediği en hayırlı söz şudur:Lâ ilâhe illâllah vahdehû lâ şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü biyedihil hayr ve hüve ala külli şeyin kadir." [12]11. Bu günde yüce Allah’tan günahlarımızın affını dilemeyi ve cehennemden âzat edilmeyi çokça istemeliyiz. Bu günde yapılan duaların kabul olunması umulur. Arefe gününün faziletiyle ilgili hadislerden biri de şöyledir:“Allah katında arefe gününden daha değerli bir gün yoktur. O gün, yüce Allah dünya semasına iner ve yerdekilerle göktekilere karşı övünür. Gök ehline der ki: 'Saçları dağılmış, terlemiş, toza toprağa bürünmüş ve dört bir yandan gelmiş olan kullarıma bakın. Onlar benim rahmetimi umuyorlar, azabımdan kurtulmak istiyorlar.' Arefe gününden başka hiçbir günde cehennemden bu kadar âzat olan kul yoktur.” [13]


    [1] Mâide 5/3.
    [2] Buhârî, İmân, 33; Müslim, Tefsîr, 3; Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Kebîr, 9/524, 525.
    [3] Ahmed, Müsned, 3/103, 178, 235, 250; Hâkim, el-Müstedrek, 1/294.
    [4] Mâide 5/3.
    [5] Burûc 85/3.
    [6] Tirmizî, nr. 74.
    [7] İbn Hibbân, Sahîh, 6/62.
    [8] Ahmed, Müsned, 4/350; Süyûtî, el-Câmiu’s-Sagîr, nr. 1064.
    [9] Müslim, Sıyâm, 196; Ebû Davud, Savm, 53.
    [10] Ahmed, Müsned, 1/329; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, 3/251.
    [11] Ahmed, Müsned, 2/210; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, 3/252.
    [12] Tirmizî, Daavât, 123; Münzirî, et-Tergîb ve’t-Terhîb, 2/41; Zebîdî, İthâfü’s-Sâde, 4/373, 374.
    [13] İbn Hibbân, Sahîh, 6/62; Mevârid, nr. 1006; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, 3/253 ; Münzirî, et-Tergîb ve’t-Terhîb, 2/200, 201.


  6. 16.Ağustos.2012, 16:17
    3
    Editör
    Âlimlerden bir grup bu görüşü savunmuştur. Bir kısmı da en faziletli günün kurban bayramının birinci günü olduğu görüşünü iddia etmiştir. Bu görüşlerine de Hz. Peygamber’in (s.a.v) şu hadisini delil getirmişlerdir:“Allah katında günlerin en büyüğü kurban günüdür.”[8] Fazilette kurban günü ile aynı konumda olması arefe gününün faziletini göstermektedir.5. Enes b. Mâlik’ten (r.a) arefe gününün fazilette 10.000 güne denk olduğu rivayet edilmiştir.6. Hacda olamayanlar için o gün oruç tutmak iki senenin günahını temizler.7. O gün, günahların bağışlandığı gündür. O gün, cehennemden âzat olma günüdür. 8. Bu günde oruç tutmak, bir önceki ve bir sonraki senelerin günahlarına kefâret olduğu rivayet edilmiştir.[9]9. Bu günde âzalarını haramdan koruyan kişinin günahlarının affolunacağı rivayet edilmiştir. Konuyla ilgili Resûl-i Ekrem (s.a.v) şöyle buyurmuşlardır:“Kim bu gün gözüne, kulağına ve diline sahip olursa günahları affedilir.” [10]10. Bu günde kelime-i tevhidi sıkça söylemenin çok faziletli olmasıdır. Abdullah b. Amr (r.a) diyor ki: “Resûlullah’ın (s.a.v) arefe günü en fazla yaptığı dua şu idi:“Lâ ilâhe illâllah vahdehû lâ şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü biyedihil hayr ve hüve ala külli şeyin kadir." [11]Konuyla ilgili başka bir hadiste de Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:“En hayırlı dua, arefe gününün duasıdır. Ben ve benden önceki nebîlerin söylediği en hayırlı söz şudur:Lâ ilâhe illâllah vahdehû lâ şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü biyedihil hayr ve hüve ala külli şeyin kadir." [12]11. Bu günde yüce Allah’tan günahlarımızın affını dilemeyi ve cehennemden âzat edilmeyi çokça istemeliyiz. Bu günde yapılan duaların kabul olunması umulur. Arefe gününün faziletiyle ilgili hadislerden biri de şöyledir:“Allah katında arefe gününden daha değerli bir gün yoktur. O gün, yüce Allah dünya semasına iner ve yerdekilerle göktekilere karşı övünür. Gök ehline der ki: 'Saçları dağılmış, terlemiş, toza toprağa bürünmüş ve dört bir yandan gelmiş olan kullarıma bakın. Onlar benim rahmetimi umuyorlar, azabımdan kurtulmak istiyorlar.' Arefe gününden başka hiçbir günde cehennemden bu kadar âzat olan kul yoktur.” [13]


    [1] Mâide 5/3.
    [2] Buhârî, İmân, 33; Müslim, Tefsîr, 3; Taberânî, el-Mu‘cemü’l-Kebîr, 9/524, 525.
    [3] Ahmed, Müsned, 3/103, 178, 235, 250; Hâkim, el-Müstedrek, 1/294.
    [4] Mâide 5/3.
    [5] Burûc 85/3.
    [6] Tirmizî, nr. 74.
    [7] İbn Hibbân, Sahîh, 6/62.
    [8] Ahmed, Müsned, 4/350; Süyûtî, el-Câmiu’s-Sagîr, nr. 1064.
    [9] Müslim, Sıyâm, 196; Ebû Davud, Savm, 53.
    [10] Ahmed, Müsned, 1/329; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, 3/251.
    [11] Ahmed, Müsned, 2/210; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, 3/252.
    [12] Tirmizî, Daavât, 123; Münzirî, et-Tergîb ve’t-Terhîb, 2/41; Zebîdî, İthâfü’s-Sâde, 4/373, 374.
    [13] İbn Hibbân, Sahîh, 6/62; Mevârid, nr. 1006; Heysemî, Mecmau’z-Zevâid, 3/253 ; Münzirî, et-Tergîb ve’t-Terhîb, 2/200, 201.





+ Yorum Gönder