Konusunu Oylayın.: Hz aişe annemizin dilinden peygamber sav

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Hz aişe annemizin dilinden peygamber sav
  1. 13.Ağustos.2012, 11:59
    1
    Misafir

    Hz aişe annemizin dilinden peygamber sav






    Hz aişe annemizin dilinden peygamber sav Mumsema hz aişe annemizin dilinden peygamber sav


  2. 13.Ağustos.2012, 11:59
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 14.Ağustos.2012, 00:37
    2
    İnanc
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Şubat.2012
    Üye No: 93990
    Mesaj Sayısı: 2,028
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Yalan Dünyada Bir Yer.

    Cevap: hz aişe annemizin dilinden peygamber sav




    * Soğuk-tatlı içecekleri severdi;
    "Rasûlullah (s.a.)ın en çok sevdiği tatlı-soğuk içeceklerdi" "O (s.a.) tatlı yiyecekleri ve balı severdi."
    Suyu, besmele ile başlayıp acele etmeden içmeyi ve sonunda "elhamdülillah" demeyi de Peygamberimiz tavsiye etmiştir.



    * Hatayı yüze vurmazdı:
    "Rasûlullah (s.a.) herhangi bir kişide hoş olmayan bir hale (veya söze) muttali oldu-gunda, "filana ne oluyor ki şöyle diyor (veya yapıyor)" demezdi; "bazılarına ne oluyor ki şöyle diyor (veya yapıyor)lar" buyururdu.
    Hatanın duyurulması ve düzeltilmesinin istenmesi,hatalıyı teşhirden çok daha nazik ve medenî bir usuldür.Bunu öğretende son resuldür(as)


    Kolay olanı tercih ederdi:
    "Rasûlullah (s.a.) iki şey arasında muhayyer bırakıldı mı, O, günah olmamak kaydıyla, mutlaka en kolay olanı tercih ederdi. Eğer kolay olan, herhangi bir günahı gerektiriyorsa, o zaman, ondan halkın en uzak kalanı olurdu".
    Bu, "işin kolayına kaçmak değil"; asırlar boyu yaşayacak olan müslümanların, görevlerini kolaylıkla ve sürekli olarak yapabilmelerinin prensibini öğretmektir. Zaten O'nun en çok hoşlandığı amel,devamlı olandır."


    * Geceleri ihya ederdi;
    "Rasûlullah (s.a.) (yatsıdan sonra) gecenin ilk kısmında uyur, son yarısını uyanık geçirir, ihya ederdi."
    Hem bedenin, hem kafanın, hem gönlün hem de ibadetin hakkını vermek için Hz. Peygamberin bu uygulamasından daha iyi bir yol yoktur. Bunun böyle olduğu, "akşam yatmaz-sabah kalkmazların huzursuzluğundan anlaşılmıyor mu?

    “Hz. Aişe anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, ben altı yaşında iken benimle evlendi. Medine’ye geldik. Benî’l-Hâris İbnu’l-Hazrec kabilesine indik. Ben hummaya yakalandım. Saçlarım döküldü. (İyileşince) saçım yine uzadı. Annem Ümmü Rumân, ben arkadaşlarımla salıncakta oynarken, bana geldi, benden ne istediğini bilmeksizin yanına gittim. Elimden tuttu. Evin kapısında beni durdurdu. Evimizde, Ensârdan bir grup kadın vardı. “Hayırlı, bereketli olsun!”, “Uğurlu mübarek olsun!” diye dualar, tebrikler ettiler. Annem beni onlara teslim etti. Onlar kılık-kıyafetime çeki düzen verdiler. Beni, (kuşluk vakti aniden) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm(ın gelişinden) başka bir şey şaşırtmadı. Annem beni O’na teslim etti. O gün ben dokuz yaşında idim.“
    Kaynak ; [Buhari, Nikâh 38, 39, 57, 59, 61; Müslim, Nikah 69, (1422); Ebu Dâvud, Nikâh 34, (2121); Edeb 63, (4933, 4934, 4935, 4936, 4937); Nesai, Nikah 29, (6, 82)]

    * Zikr-i daim hâlindeydi:
    "Rasûlullah (s.a) her halinde Allah tealayı zikrederdi"
    Zikr-i daim, beşer için en büyük ve ideal seviyedir. "Anınız beni, anayım sizi" ayetinin delaletiyle anılmak için anmak gerekmektedir. Hz. Peygamber bize burada da en güzel örnektir. Zira "kişi sevdiği ile beraberdir".
    Hz. Aişe validemizin, Efendimiz ile ilgili verdiği bilgiler burada zikrettiklerimizden ibaret değildir. Sadece bir kısmını naklettik.
    Not: Bu yazı, Suyûtî'nin el-Cami'u's-sagîr adlı hadis kitabinin "Kane..." diye başlayan şemail hadisleri bölümü taranıp Münavî'nin Feyzu'l-kadir'indeki açıklamaları dikkate alınarak hazırlanmıştır.







  4. 14.Ağustos.2012, 00:37
    2
    Devamlı Üye



    * Soğuk-tatlı içecekleri severdi;
    "Rasûlullah (s.a.)ın en çok sevdiği tatlı-soğuk içeceklerdi" "O (s.a.) tatlı yiyecekleri ve balı severdi."
    Suyu, besmele ile başlayıp acele etmeden içmeyi ve sonunda "elhamdülillah" demeyi de Peygamberimiz tavsiye etmiştir.



    * Hatayı yüze vurmazdı:
    "Rasûlullah (s.a.) herhangi bir kişide hoş olmayan bir hale (veya söze) muttali oldu-gunda, "filana ne oluyor ki şöyle diyor (veya yapıyor)" demezdi; "bazılarına ne oluyor ki şöyle diyor (veya yapıyor)lar" buyururdu.
    Hatanın duyurulması ve düzeltilmesinin istenmesi,hatalıyı teşhirden çok daha nazik ve medenî bir usuldür.Bunu öğretende son resuldür(as)


    Kolay olanı tercih ederdi:
    "Rasûlullah (s.a.) iki şey arasında muhayyer bırakıldı mı, O, günah olmamak kaydıyla, mutlaka en kolay olanı tercih ederdi. Eğer kolay olan, herhangi bir günahı gerektiriyorsa, o zaman, ondan halkın en uzak kalanı olurdu".
    Bu, "işin kolayına kaçmak değil"; asırlar boyu yaşayacak olan müslümanların, görevlerini kolaylıkla ve sürekli olarak yapabilmelerinin prensibini öğretmektir. Zaten O'nun en çok hoşlandığı amel,devamlı olandır."


    * Geceleri ihya ederdi;
    "Rasûlullah (s.a.) (yatsıdan sonra) gecenin ilk kısmında uyur, son yarısını uyanık geçirir, ihya ederdi."
    Hem bedenin, hem kafanın, hem gönlün hem de ibadetin hakkını vermek için Hz. Peygamberin bu uygulamasından daha iyi bir yol yoktur. Bunun böyle olduğu, "akşam yatmaz-sabah kalkmazların huzursuzluğundan anlaşılmıyor mu?

    “Hz. Aişe anlatıyor: “Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm, ben altı yaşında iken benimle evlendi. Medine’ye geldik. Benî’l-Hâris İbnu’l-Hazrec kabilesine indik. Ben hummaya yakalandım. Saçlarım döküldü. (İyileşince) saçım yine uzadı. Annem Ümmü Rumân, ben arkadaşlarımla salıncakta oynarken, bana geldi, benden ne istediğini bilmeksizin yanına gittim. Elimden tuttu. Evin kapısında beni durdurdu. Evimizde, Ensârdan bir grup kadın vardı. “Hayırlı, bereketli olsun!”, “Uğurlu mübarek olsun!” diye dualar, tebrikler ettiler. Annem beni onlara teslim etti. Onlar kılık-kıyafetime çeki düzen verdiler. Beni, (kuşluk vakti aniden) Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm(ın gelişinden) başka bir şey şaşırtmadı. Annem beni O’na teslim etti. O gün ben dokuz yaşında idim.“
    Kaynak ; [Buhari, Nikâh 38, 39, 57, 59, 61; Müslim, Nikah 69, (1422); Ebu Dâvud, Nikâh 34, (2121); Edeb 63, (4933, 4934, 4935, 4936, 4937); Nesai, Nikah 29, (6, 82)]

    * Zikr-i daim hâlindeydi:
    "Rasûlullah (s.a) her halinde Allah tealayı zikrederdi"
    Zikr-i daim, beşer için en büyük ve ideal seviyedir. "Anınız beni, anayım sizi" ayetinin delaletiyle anılmak için anmak gerekmektedir. Hz. Peygamber bize burada da en güzel örnektir. Zira "kişi sevdiği ile beraberdir".
    Hz. Aişe validemizin, Efendimiz ile ilgili verdiği bilgiler burada zikrettiklerimizden ibaret değildir. Sadece bir kısmını naklettik.
    Not: Bu yazı, Suyûtî'nin el-Cami'u's-sagîr adlı hadis kitabinin "Kane..." diye başlayan şemail hadisleri bölümü taranıp Münavî'nin Feyzu'l-kadir'indeki açıklamaları dikkate alınarak hazırlanmıştır.










+ Yorum Gönder