+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden Hz aişenin özelliği nelerdir? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Hz aişenin özelliği nelerdir?






  2. ebuturab
    Site Doktoru

    Cevap: hz aişenin özelliği nelerdir?


    Reklam



    Cevap: Hz muhammed as.biricik eşi hz aişenin bir çok özelliği olmasına rağmen el belirgin 7 özelliği vardır
    1. Sadelik 2. Cömertlik 3. İlim sevgisi 4. Dini yaşamada hassasiyet 5. Fedakârlık 6. İffet ve nezahet 7. Sadaka

    Hz Aişe'nin sosyal ve kültürel yönünün kuvvetli olması, anlama kapasitesinin yüksek ve kuvvetli hafızası olması, öğrenip öğretme aşkına sahip olması, Rasullullah hayatta iken Kur'an'ı ve sünneti çok iyi kavramış Rasullullah'a birçok konuda sorular sorması onun ilminin temellerini oluşturmuştur Kısacası ilmi ciddiye almıştır. Hayatında ilme bir yer ayırmıştır. Arap dilini çok iyi bildiği için etkin bir konuşma yeteneğine sahip idi. Tarih konusunda da geniş bilgiye sahip olduğu için örf ve adetlerin insan üzerindeki etkilerini biliyordu.
    Kur'an-ı Kerim'i tefsir ediyor özellikle Medine'de inmiş ayetlerin iniş sebeplerini neye delalet edeceğini çok iyi anlar, nasıl ahkam çıkarılacağını öğretirdi. Sünnet konusunda da Rasulallah'ı çok iyi anlamış çıkardığı hükümlerden bir fakih müçtehid olarak görülmüştür. Peygamber (a.s) hayatta iken kadınların eğitimi ile ilgilenmiş öğrencilerinden dörtte biri kadınlardan oluşmuştur.Rivayet ettiği toplam 2210 hadisle en çok hadis rivayet eden yedi sahabe arasına girmiştir. Genelde Hz Aişe'den gelen rivayetler sahih sayılmıştır.Hz. Aişe annemiz, mü'minlerin anneleri arasında özellikle ilme çok yetenekli oluşuyla dikkat çekmiştir. Hz. Ebû Bekr'in kızıdır. Bildiğimiz gibi Ebû Bekr, Allah ve Rasûlüne derin bağlılığı nedeniyle "sıddîk" lâkabıyla anılmıştır. Hz. Peygamber'in hayatı incelendiğinde, Hz. Ebû Bekr'in ayrı bir yeri olduğu görülür. Rasûlullah'a en büyük desteği veren insanlardan biri olan Hz. Ebû Bekr, İslâm için bütün servetini harcayarak, infak denilince akla gelen ilk isimlerden biri olmuştur. Böylesine fedakâr ve itaatkar bir Allah ve Peygamber dostunun kızı olan Hz. Âişe, ahlâki açıdan babasına çok benziyordu. O da Allah ve Rasûlünü razı etmek için çalışmış ve daimâ sevgili eşi Hz. Peygamber'e hizmet arzusu taşımıştır.Rasûlullah'la oldukça erken bir yaşta evlenmiş olması, O'nun diğer Müslümanların İslam'ı öğrenmesindeki rolünü bir kat daha artırmıştır. Son derece yetenekli, zeki, ilmi seven ve öğrenme gayreti içinde olan bir insandı. Daha babasının evindeyken edebiyat ve tarihle ilgili bilgiler edinmiş, ilk eğitimini babasından almıştır. Evlendikten sonra ilim öğrenme arzusu artarak devam etmiştir. Bu özellikleri nedeniyle Hz. Peygamber'in en önemli öğrencilerinden biri olmuştur. Hz. Peygamber de O'nun yeteneklerini geliştirmesi ve öğrenmesini kolaylaştırmak için gerekeni yapmış ve O'na yardımcı olmuştur.Hayatının bütün aşamaları Müslümanlar için örnek ve rehber olan Hz. Peygamber'in, özellikle aile hayatının iyi biliniyor oluşunu Hz. Aişe'ye borçluyuz. O, Hz. Peygamber'den en çok hadis rivayet eden sahabiler arasında yer almıştır. Diğer Müslümanların görmediği, bilmediği pek çok husus Hz. Âişe'nin rivayetleri sayesinde bilinmektedir. İdeal bir aile reisi olarak Rasûlullah'ın eşlerine, çocuklarına davranışlarını Hz. Âişe'den öğrenmekteyiz.Gelen âyet-i kerimeleri daha iyi anlayabilmek için Rasûlullah'a sorular sorar, öğrendiklerini uygulamak için özen gösterirdi. O'ndaki ilmî yetenek ve merak, Rasûlullah'ın O'na derin bir sevgi duymasına vesile olmuştur. Rasûlullah, hanımlarının arasında kendisine yalnızca Hz. Âişe'nin yanındayken vahyin geldiğini söylemiştir. Sahâbe, O'nun Hz. Âişe'ye olan sevgisini biliyor ve vermek istedikleri hediyeleri kabul etmesi için Rasûlullah Hz. Âişe'nin yanındayken vermeye dikkat ediyorlardı. Hz. Âişe nedeniyle bir çok âyet-i kerime nazil olmuştur. Yüzlerce beyitlik şiirleri ezberleyecek kadar kuvvetli bir hafızaya sahipti.Rasûlullah'a olan yakınlığı ve ilim arzusu O'nu tefsir ve fıkıh alanında otorite yapmış ve ilmî açıdan kadın-erkek bütün Müslümanların gıpta ettikleri bir seviyeye ulaşmıştır. O, öğrendiklerini Rasûlullah'ın vefatından sonra da insanlara aktarmaya devam etmiştir. Halifeler döneminde pek çok önemli konuda fetva vermiştir. Sahabî tarafından müctehidler arasında sayılmış, görüşlerine itibar edilmiştir. Kur'an ve sünnete aykırı olduğunu düşündüğü kararlara itiraz etmekten çekinmemiş ve itirazlarının nedenlerini ashaba delilleriyle açıklamıştır.Ebû Mûsa O'nun için, "Hakkında bilgi sahibi olmayıp da Âişe'den sorduğumuz hiç bir şeyde asla güçlük çekmedik" demiştir.Bildiklerini yalnızca soru soranlara değil, kadın-erkek herkese öğretmeye çalışmış ve öğrencileri olmuştur. Bunların arasında önemli hukuk âlimleri de bulunmaktadır. Allah'ın bir çok kabiliyetlerle donattığı Hz. Âişe, ibadetlerini de büyük bir istekle yerine getirirdi. O, nafile oruç ve namazlarında Hz. Peygamber'e eşlik eder, gecelerini ibadetle ihya ederdi.Zengin bir aile kızı olmasına rağmen Peygamber evinin mütevazi havasına çok çabuk uyum sağlamış, dünya hayatını değil "Allah'ı, Rasûl'ü ve Ahiret muradı"nı tercih etmiştir. Resûlullah'a karşı çok hizmetkârdı. Ev işleriyle meşgul olacak bir hizmetçi olmasına rağmen O'nun işleriyle bizzat kendisi ilgilenirdi. Rasûlullah'a duyduğu sevgi, zaman zaman diğer annelerimizi kıskanacak kadar yüksekti. En çok da Hz. Peygamber'in Hz. Hatice'ye olan sevgisini kıskanır, "dünyada O'ndan başka kadın yok mu?" diyerek bunu ifâde ederdi. Çok yönlü bir insan olan, Hz. Peygamber'den sonra Müslümanlara bilmedikleri pek çok şey öğreten Hz. Âişe, İslam tarihi içinde istisna bir yere sahiptir. Özellikle Müslüman kadının kabiliyetlerini geliştirip, onları Din-i Mübin için kullanma noktasında çok önemli ve çarpıcı bir örnektir. Âbid ve âlim sıfatlarını mükemmel bir şekilde kendisinde toplayarak Müslüman kadının hareket alanının genişliğini göstermiştir.

  3. ebuturab
    Site Doktoru
    Peygam*berimizin sevgili eşi; Peygamberi*mizin en yakın arkadaşı, O'nun, vefatından sonra İslâm birliğinin ilk koruyucusu, İslâm fetihlerinin ilk bayraktarı olan Hz. Ebu Be*kir'in kızı Hz. Aişe, yalnız bu konu*muyla değil, bundan başka, ilmiy*le, ahlakıyla, siyâsi hayatıyla, kı*saca kâmil bir insanda bulunan bütün yüce vasıflar ile temayüz etmiş yüksek bir şahsiyettir.
    Hz. Aişenin hayatında dindar*lığın, fazilet ve kemâlin, ilim ve ic*tihadın, dine hizmetin, hayatı il*me vakfetmenin, sonuç olarak İs*lâm terbiyesini en temiz kayna*ğından, İslâm ahlâkını en şa'şalı kandilinden, din ve imanını en nurlu ve feyizli kaynaktan alan in*sanların hayatında kazanacakları başarıların hepsi vardır.Hz. Aişe; nezahat, iffet, tok*gözlülük, cesaret, cömertlik, ne*zâket, hayırseverlik, sevgi, olgun*luk gibi birçok ahlâkî meziyetlerin timsali olduğu gibi, Kur'an-ı Ke*rim'in tefsirine, hadis ilminin ter*tib ve tedvinine, fıkıh usûlünü or*taya koymaya, kelam, akâid ve dinin sırlarını izaha ve kadınlık âleminin durumunu yükseltmeye çalışarak bu sahada büyük başa*rılar kazanmakla adını ebedî ola*rak yaşatmaya liyâkat kazanmış büyük bir insandır(1).Hz. Aişe, babası Hz. Ebu Be*kir'in daveti ile küçük yaşta müs*lüman olmuştur. Hicretin 2. yılı Şevval ayında (M. 624) Hz. Pey*gamberle evlendi.Hz. Aişe Rasûl-i Ekrem ile ev*lendikten sonra üstün bir mevkie ve haklı bir şöhrete ulaştı. Pey*gamber hanımlarının mü'minlerin anneleri (ümmehâtü'l-mü'minin) olduklarını bildiren ve Hz. Pey*gamber'den sonra, başkalarının onlarla Evlenmelerini ebediyyen*yasaklayan Kur'an âyetleri(2) gere*ğince "ümmü'l-mü'minin" diye anılmaya başlamıştır.Hz. Aişe ile Hz. Peygamber arasındaki aile bağı, sevgi, anla*yış ve hürmet esası üzerine ku*rulmuştur. Kendisine büyük ya*kınlık ve sevgi gösteren Hz. Pey*gamber ile koşu yaptığı, O'nun omuzuna dayanarak Mescid-i Ne*bevi'de mızraklarıyla savaş oyun*ları oynayan Habeşliler'i seyrettiği ve Hz. Peygamber'e nazlanmak*tan hoşlandığı bilinmektedir. Hz. Peygamber de onunla bir arada bulunmaktan, bilhassa gece se*yahetlerinde kendisiyle sohbet et*mekten, davetlere onunla birliktekatılmaktan(3), sorularına cevap vermekten pek memnun olurdu.Hz. Peygamber, hanımları arasında Hz. Hatice'den sonra en çok onu sevmiş, dünyada en çok kimi sevdiği sorusuna, karşı*lık olarak onun adını vermiş ve bu sevgisini dile getirmiştir. Aişe ile birlikte bulunduğunda kendisi*ne vahiy geldiğini açıklaması, onun diğer hanımlarından daha fazileti olduğunu göstermekte*dir.Hz. Peygamber'i en fazla kıs*kanan ve sevgisini kazanmak için en çok gayret sarfeden de o idi. Hz. Peygamberin çok sevdiği ve hâtırasını daima canlı tuttuğu Hz. Hatice'yi bile kıskanır ve bu hu*sustaki hislerini Rasûl-i Ekrem'e ifade etmekten çekinmezdi. Hz. Peygamber de ona Hz. Hati*ce'nin faziletini sayar, ondan ço*cukları olduğunu söylerdi.Ev işlerini kendisi yapardı. Hz. Peygamberle beraberken O'nun*la sohbet eder ve nafile ibâdetle meşgul olurdu. Kadınlarla namaz kılarken onlara imamlık ederdi.Hz. Peygamber'e karşı besle*diği derin sevgi yanında O'na, ita*at ve emirlerine dikkat etmekle de temayüz etmişti. Geceleri na*maz kılar, günlerinin çoğunu oruçla geçirirdi. Kimsenin aley*hinde konuşmayı sevmezdi. Ka*naatkar, mahviyetkâr, mütevâzi, aynı zamanda vakur ve cömert idi. Öksüz ve fakir çocukları hima*yesine alır, onların terbiye ve ye*tiştirilmesine itinâ eder, sonra da kendilerini evlendirirdi. Birçok köle ve cariyesini azat etmiştir; bazı rivayetlerde sayılan altmışiki olarak zikredilen bu azatlılardanir kısmı ilim ve hadisle meşgul olmuştur. Hz. Peygamber'in di*ğer hanımlarıyla, kızı Hz. Fatıma, Hz. Ali ve diğer sahâbilerin fazi*letlerine dâir birçok hadisi rivayet etmek ve onları daha sonraki ne*sillere tanıtmak suretiyle âlicenap olduğunu da göstermiştir.Hz. Aişe, Peygamberimiz ve*fat ettiği zaman çok genç olması*na rağmen Kur'an-ı Kerim'i ve Hz. Peygamber'in sünnetini en iyi bilen, anlayan ve muhafaza eden sahabilerin başında yer alır. O, hem baba evinde, hem Peygam*ber'in yanında zekâsı, anlayış ka*biliyeti, öğrenme arzusu, kuvvetli hafızası, aşk ve imanı sayesinde en iyi şekilde yetişti ve başkaları*na nasip olmayan bilgiler edindi.Arap dilini maharetle kullan*ması yanında, Arap şiirini de çok iyi bilirdi. Hz. Aişe fesahat ve be*lağatıyla da ünlü bir hatip olduğu için konuşması insanlara çok te*sir ederdi. Babasının vefatı üzeri*ne kabri başında yaptığı dua, Ce*mel Vak'ası'ndaki hutbesi ve bazı mektupları, onun edebî kabiliyeti*ni gösteren şaheser örneklerdir. Ayrıca, Arap tarihi, ensâb ilmi, cahiliyye çağının sosyal durumu, örf ve âdetleri hakkında geniş bil*gi sahibi idi.Hz. Aişe, Rasûl-i Ekrem'den aldığı feyiz sayesinde İslâm esas*larının en mümtaz öğreticisi ol*du. Kur'an-ı Kerimi tefsir etti. Kur'an'ı en iyi anlayanlardan biriy*di. Sünneti de çok iyi anlamış olan Hz. Aişe hadislerden, kıyas suretiyle yeni hükümler çıkardı. Onun ictihad ve fetvaları, kendisi*nin bir fakih ve müctehid olduğu*nu gösterir. Hz. Peygamber'in ashabı arasında, çok sayıda fetva vermesiyle meşhur olan yedi kişi*den biri Hz. Aişe'dir.O, kuvvetli hafızası sayesinde Hz. Peygamber'in hadis ve sün*netinin daha sonraki nesillere ulaştırılmasında emsalsiz hizmetler ifa etti. Rivayet ettiği hadisle*rin sayısı 2210 olup, bu hadisle*rin çoğunu doğrudan doğruya Hz.Peygamber'den nakletmiştir.Hz. Aişe'nin en belirgin özellik*lerinden biri de, İslâm dininin esaslarını anlatmak hususundaki faaliyetleridir. Hz. Peygam*ber'den sonra onun evi, kadın-er*kek, büyük - küçük birçok kimse*nin huzuruna gelip kendisini dinle*diği, varsa sorusunu sorup ceva*bını aldığı bir ilim ve irfan ocağı oldu. Ashaptan bazılarının vefat etmiş olması, bir çoğunun da fe*tihler sebebiyle muhtelif bölgele*re gitmesi sonucunda Medine'de çok az sahabî kalmıştı. Hz. Âi*şe'nin varlığı sayesinde, "Pey*gamber şehri Medine" ilim mer*kezi olmaya devam etti. Bu şehir*de onun yıllarca süren eğitim ve öğretim faaliyetleri sayesinde İs*lam ilimlerinin temelleri atıldı ve ilmî hareket gelişmiş oldu.Hz. Aişe, yalnızca şifahî soru*lara değil aynı zamanda muhtelif şehir ve bölgelerde yaşayan müs*lümanların mektupla sordukları sorulara da cevaplar vermiştir. Böylece hadislerin ve bazı fıkhî meselelerin yazılmasına da öncü*lük etmiş oldu.Hz. Aişe, Peygamberimiz za*manından başlamak üzere, ka*dınların eğitim ve öğretimiyle çok yakından meşgul oldu; çevresin*de ders dinleyen ve hadis nakle*den birçok kız ve kadın yer aldı. Böylece o, hem bizzat, hem de yetiştirdiği öğrencileri ile İslâm dünyasında kadınların ilimle meş*gul olmaları gerektiğini, hiçbir te*reddüde meydan vermeyecek şe*kilde göstermiş oldu.(4)Hz. Peygamber'den sonra kırk yedi yıl daha yaşayan Hz. Aişe, 14 Temmuz 678 tarihinde Medine'de vefat etti.Hz. Aişe, bütün alçakgönüllü*lüğü ve mütevaziliği ile beraber son derece vakarlı ve sabırlı idi.Hz. Aişe'nin hayatı, temiz ve olgun kadınlığın bir aynasıdır. Müslüman kadını hakikî hürriyetini bütün temizliği ve bütün berraklığıyla o aynada görür.***Hicretin 5. yılında kendisinin de katıldığı "Beni Mustalik Gazvesi" dönüşü, emaneten takındığı bir gerdanlığı yolda düşürdüğünden, onu ararken kervandan geri kal*mış, münafıklar bunu büyük bir fırsat bilerek ona iftirada bulun*muşlardı. İslam tarihinde İfk Ola*yı" diye geçen bu iftira hadisesi onu ve ailesini çok üzdü. Günler*ce ağlayıp ıstırap çekti. Nihayet Nûr Süresi'nin 11-21. âyetleri nazil oldu ve Allah Teâla yapılan dedikoduların tamamen asılsız ol*duğunu ve Aişe'ye iftira edildiğini bildirdi. Sözkonusu âyetler inince, onun; "Ben yalnızca suçsuz oldu*ğumu ortaya çıkaran Allah'a hamdederim" diyerek vakar ve sabrın en güzel örneğini sergile*diği rivayet edilir(5). Tabiinden Meşruk, Hz. Aişe'den rivayet etti*ği hadislerin senedinde "Allah'ın sevgilisinin sevgilisi, semâdan inen ayetle temize çıkan" ifadesi*ni kullanmıştır.Hz. Aişe'nin. İslam tarihinde "Sıffin Olayı" ve "Cemel Vak'ası" diye zikredilen siyasî olaylara ka*rışması, Hz. Osman'ın şehit edil*mesine kadar varan, müslüman*ları içinde bulundukları fitneden kurtarmak ve müslümanlar ara*sında barış ve huzurun temin edilmesi gayesine matuftur. Bu olaylarda Hz. Aişe, iki mühim grup arasında savaş çıkarsa sal*dırgan taraf, Allah'ın emrine dö*nünceye kadar onlarla savaşmayı ve sonunda tarafların arasını bu*lup adalet dairesinde uzlaştırmayı emreden âyet-i kerimenin(6) hükmüne uyarak, olaylar karşısında ilgisiz kalmamış ve sadece iç sa*vaşa son vererek müslüman ka*nının haksız yere akıtılmasını ön*lemek gayesiyle yola çıkmıştır.Hz. Aişe'nin kadınlık âlemine hizmetleri çok büyüktür. Biz sa*dece bunlardan bir nebze bahse*debildik. Kadın da erkek gibi, di*nî, ilmî, içtimaî, siyasî kısaca her türlü işi ve görevi başarabilir. Hz. Aişe kendi hayatıyla bunu is*pat etmiş, bilhassa İslâm kadını*nın haiz olduğu hukukun ne ka*dar yüksek olduğunu, müslüman*lığın kadınlığı ne derece yükseltti*ğini göstermiş, Hz. Aişe, müslü*manlığın kadına bahsettiği huku*kun canlı bir numunesi olmuştu.Her kadın, Hz. Aişe'nin haya*tında mutlaka her hususta bir imtisal numunesi bulur. Hayatın bütün cilveleri, bütün değişkenlik*leri onun hayatında tecelli etmiş*tir. Kadınlığın, kızlık, eslik, dulluk: insanların sevinç ve keder, mut*luluk ve musibet gibi her hali Hz. Aişe'nin hayatında imtisal numu*nesi teşkil eden bir hâdise şeklin*de görünür. Bu tertemiz hayat; ilmî, amelî, ahlâkî derslerle, birer paha biçilmez hazîne kıymetinde olan örneklerle doludur. Bu iti*barla Hz. Aişe'nin hayatı, temiz ve olgun kadınlığın bir aynasıdır. Müslüman kadını hakikî hürriyeti*ni bütün temizliği ve bütün ber*raklığıyla o aynada görür.(7)(1) Mevlana Siblî; Asr-ı Saadet Terc. Ö.Rıza DOĞRUL; İst. 1974, C: 3, S: 253.(2) Ahzâb Süresi; Ayet 6. 53.(3 Müslim; Eşribe, 139.(4) T.D.V. İslâm Ansiklopedisi; "Aişe" Maddesi; Yazan: Prof. Dr. Musta*fa FAYDA, İst. 1989. C: 2. S: 201-204.(5) Buhâri; Sehâdât. 15.(6] Hucurât Sûresi; Ayet: 9.(7) Asr-ı Saadet: C: 3, S: 256

+ Yorum Gönder
hz aişenin fiziksel özellikleri,  hz aişenin hayatı ve ahlaki davranışları,  hz aişe fiziksel özellikleri,  hz aişenin fiziki özellikleri,  hz aişenin ozellikleri,  hz aişe nin fiziki özellikleri,  Hz.aisenin öze