Konusunu Oylayın.: Mübarek Günlerde Ölen İnsanların Ahıreti

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Mübarek Günlerde Ölen İnsanların Ahıreti
  1. 13.Ağustos.2012, 03:15
    1
    Misafir

    Mübarek Günlerde Ölen İnsanların Ahıreti

  2. 15.Ağustos.2012, 04:12
    2
    ebuturab
    Site Doktoru

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 03.Mart.2007
    Üye No: 74
    Mesaj Sayısı: 1,714
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 20
    Bulunduğu yer: vuslat-ı nur

    Cevap: Mübarek Günlerde Ölen İnsanların Ahıreti




    kardeşler bu tür ölümler;


    Bu çeşit insanlar ölünce onları nasıl bir âkibet beklemektedir? Peygamber Efendimizin bu konudaki ifadeleri açıktır:

    “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz; nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz.”
    Bu gerçek başka bir hadiste de şöyle dile getirilir: “Kim ne halde iken ölürse, Allah onu o şey üzerine diriltir.”1

    Allah’a ve diğer iman esaslarına imanı sağlam olan bir insan, öldüğü zaman mü’min ve Müslüman sayıldığından Müslüman muamelesine tâbi tutulur. Böyle bir insanın âhiretteki durumuna gelince, bu hususta Peygamberimizin şu meâlde bir hadisi vardır:
    “Kim Allah’tan başka bir İlâh olmadığını bilerek ölürse Cennete girer.”2

    Bir insan öldükten sonra Müslümanların onun hakkındaki şehadetleri ve kanaatleri de önemlidir. Müslümanlar o adamın imanlı, iyi bir insan olduğunu söylüyorlarsa, Cenab-ı Hakkın onların şehadetine göre muamele edeceğine dair rivayetler vardır. Yine, Müslümanların aleyhinde şehadet ettikleri kimse de ona göre muameleye tâbi olacaktır.
    Sualinize gelince; bir insanın amelinin iyi olması için her şeyden önce sağlam bir imana sahip olması gerekir. Bir mü’min mübarek gün ve gecelerin birinde vefat ederse, Cenab-ı Hakkın ona ayrı bir muamele edeceğine dair bir hadis-i şerifte şöyle buyurulur:
    “Bir Müslüman Cuma günü veya gecesi ölürse Cenab ı Hak onu kabir fitnesinden (sualinden ve azabından) kurtarır.”3

    Başta Cuma günü ve gecesi olmak üzere, Kadir Gecesi gibi diğer gün ve gecelerde vefat edenlere Cenab-ı Hak o vakitlerin hürmetine ayrı bir muameleye tabi tutacaktır. Mübarek gün ve gecelerde yapılan amel ve ibadetlerin sevabı, diğer günlere göre daha fazla olacağı gibi, o vakitlerde ölen mü’minler de ayrıca Cenab-ı Hakkın af ve mağfiretine nail olurlar.

    Meselâ hadislerde Kadir Gecesinde Cenab-ı Hakkın, Benîkelb kabilesinin koyunlarının sayısınca mü’mini affedeceği bildirmektedir ki, şayet o mü’min böyle bir gecede, ölmeden önce Cenab-ı Hakkın affına mazhar olmuşsa haliyle bu nimetten faydalanacak ve kurtulacaktır. Fakat îmansız içinde düşmanlık hissi bulunan kimseler bu bahsin dışındadır.



    Şimdi Resulullah efendimizin bildirdiği hadis-i şeriflere bakalım:
    (Cuma günü veya gecesi ölen mümine kabir azabı olmaz.) [Tirmizi] (Tirmizi, Kütüb-i sitte adı ile maruf, en kıymetli altı hadis kitabından birisidir. Cuma günü ölen Müslüman, o günün şerefine kabir azabı görmüyor. Kâfir o gün ölürse elbette cezasını çeker.)

    (Cuma günü veya gecesi ölen mümin, şehit olur, kabir azabından kurtulur.) [Ebu Nuaym - Hilyet-ül evliya, İ. Süyuti – Cami-üs-sagir, İbni Âbidin - Redd-ül-muhtar] (Görüldüğü gibi bu âlimler de bu hadis-i şerifi bildiriyorlar. Cuma günü ölen Müslümana kabir azabı olmaması, Allahü teâlânın bir ihsanıdır, bu nimeti dilediğine verir. Buna kimse itiraz edemez.)

    (Cuma günü günah işlemeden geçerse, diğer günler de selametle geçer.) [İ.Gazali] (Bu da Allahü teâlânın bir ihsanıdır.)

    (Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir. Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar: Kadir gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri.) [Deylemi] (Allahü teâlâ, kullarına çok acıdığı için, bazı gecelere kıymet vermiş, bu gecelerdeki, dua ve tevbeleri kabul edeceğini bildirmiştir. Hiç kimsenin, niye Allah bazı gecelere kıymet verdi diye bir sual sormaya hakkı yoktur.)


    1 Feyzü’l-Kadîr, 6: 226.
    2 Müslim, İman: 43.
    3 Tirmizî, Cenâiz: 73; Müsned, 2: 176.



  3. 15.Ağustos.2012, 04:12
    2
    Site Doktoru



    kardeşler bu tür ölümler;


    Bu çeşit insanlar ölünce onları nasıl bir âkibet beklemektedir? Peygamber Efendimizin bu konudaki ifadeleri açıktır:

    “Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz; nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz.”
    Bu gerçek başka bir hadiste de şöyle dile getirilir: “Kim ne halde iken ölürse, Allah onu o şey üzerine diriltir.”1

    Allah’a ve diğer iman esaslarına imanı sağlam olan bir insan, öldüğü zaman mü’min ve Müslüman sayıldığından Müslüman muamelesine tâbi tutulur. Böyle bir insanın âhiretteki durumuna gelince, bu hususta Peygamberimizin şu meâlde bir hadisi vardır:
    “Kim Allah’tan başka bir İlâh olmadığını bilerek ölürse Cennete girer.”2

    Bir insan öldükten sonra Müslümanların onun hakkındaki şehadetleri ve kanaatleri de önemlidir. Müslümanlar o adamın imanlı, iyi bir insan olduğunu söylüyorlarsa, Cenab-ı Hakkın onların şehadetine göre muamele edeceğine dair rivayetler vardır. Yine, Müslümanların aleyhinde şehadet ettikleri kimse de ona göre muameleye tâbi olacaktır.
    Sualinize gelince; bir insanın amelinin iyi olması için her şeyden önce sağlam bir imana sahip olması gerekir. Bir mü’min mübarek gün ve gecelerin birinde vefat ederse, Cenab-ı Hakkın ona ayrı bir muamele edeceğine dair bir hadis-i şerifte şöyle buyurulur:
    “Bir Müslüman Cuma günü veya gecesi ölürse Cenab ı Hak onu kabir fitnesinden (sualinden ve azabından) kurtarır.”3

    Başta Cuma günü ve gecesi olmak üzere, Kadir Gecesi gibi diğer gün ve gecelerde vefat edenlere Cenab-ı Hak o vakitlerin hürmetine ayrı bir muameleye tabi tutacaktır. Mübarek gün ve gecelerde yapılan amel ve ibadetlerin sevabı, diğer günlere göre daha fazla olacağı gibi, o vakitlerde ölen mü’minler de ayrıca Cenab-ı Hakkın af ve mağfiretine nail olurlar.

    Meselâ hadislerde Kadir Gecesinde Cenab-ı Hakkın, Benîkelb kabilesinin koyunlarının sayısınca mü’mini affedeceği bildirmektedir ki, şayet o mü’min böyle bir gecede, ölmeden önce Cenab-ı Hakkın affına mazhar olmuşsa haliyle bu nimetten faydalanacak ve kurtulacaktır. Fakat îmansız içinde düşmanlık hissi bulunan kimseler bu bahsin dışındadır.



    Şimdi Resulullah efendimizin bildirdiği hadis-i şeriflere bakalım:
    (Cuma günü veya gecesi ölen mümine kabir azabı olmaz.) [Tirmizi] (Tirmizi, Kütüb-i sitte adı ile maruf, en kıymetli altı hadis kitabından birisidir. Cuma günü ölen Müslüman, o günün şerefine kabir azabı görmüyor. Kâfir o gün ölürse elbette cezasını çeker.)

    (Cuma günü veya gecesi ölen mümin, şehit olur, kabir azabından kurtulur.) [Ebu Nuaym - Hilyet-ül evliya, İ. Süyuti – Cami-üs-sagir, İbni Âbidin - Redd-ül-muhtar] (Görüldüğü gibi bu âlimler de bu hadis-i şerifi bildiriyorlar. Cuma günü ölen Müslümana kabir azabı olmaması, Allahü teâlânın bir ihsanıdır, bu nimeti dilediğine verir. Buna kimse itiraz edemez.)

    (Cuma günü günah işlemeden geçerse, diğer günler de selametle geçer.) [İ.Gazali] (Bu da Allahü teâlânın bir ihsanıdır.)

    (Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir. Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar: Kadir gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri.) [Deylemi] (Allahü teâlâ, kullarına çok acıdığı için, bazı gecelere kıymet vermiş, bu gecelerdeki, dua ve tevbeleri kabul edeceğini bildirmiştir. Hiç kimsenin, niye Allah bazı gecelere kıymet verdi diye bir sual sormaya hakkı yoktur.)


    1 Feyzü’l-Kadîr, 6: 226.
    2 Müslim, İman: 43.
    3 Tirmizî, Cenâiz: 73; Müsned, 2: 176.






+ Yorum Gönder