Konusunu Oylayın.: Domuz jelatini nedir? Hangi gıdalarda vardır?

5 üzerinden 4.00 | Toplam : 8 kişi
Domuz jelatini nedir? Hangi gıdalarda vardır?
  1. 10.Ağustos.2012, 02:54
    1
    Misafir

    Domuz jelatini nedir? Hangi gıdalarda vardır?






    Domuz jelatini nedir? Hangi gıdalarda vardır? Mumsema Domuz jelatini nedir? Domuz jelatini Hangi gıdalarda vardır konusu hakkında eğitici bilgiler verir misiniz ?


  2. 10.Ağustos.2012, 02:54
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 10.Ağustos.2012, 04:40
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Domuz jelatini nedir? Hangi gıdalarda vardır?




    • Gıdalarda 'domuz jelatini' tehlikesi


      Prof.Dr. Hasan Yetim, hazır gıdalarda bulunma ihtimali yüksek domuz jelatini konusunda uyarıda bulundu.

      Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof.Dr. Hasan Yetim, hazır gıdalarda köpürme, jelleşme, bağlama, su tutma ve kıvam artırıcı olarak kullanılan jelatin maddesinin, sığır, keçi, koyun gibi hayvanların yanı sıra domuzdan da elde edilebildiğini söyledi.


      Prof. Dr. Yetim, protein içeriği zengin olan jelatin maddesinin, domuzdan elde edileninin daha ucuz ve kaliteli olması nedeniyle jelatin üreten firmalar tarafından daha çok tercih edildiğini ifade ederek, gıdalarda domuz jelatini kullanılma ihtimaline karşı uyarıda bulundu.

      Dünyada üretilen jelatinin çok büyük bir bölümünün domuzdan elde edildiğini anlatan Yetim, “Şu an ülkemizde çok az miktarda, bildiğim kadarıyla sanayinin ihtiyacı olan jelatinin yüzde 20 ya da 30'u üretiliyor” dedi.

      Prof.Dr. Yetim, gıda katkı maddelerinde de helal sertifikası aranması gerektiğine dikkat çekerek, jelatinin daha önce katkı maddesi olarak kabul edilmesinden dolayı hazır gıda içeriklerinde E441 şeklinde kodlandığını, daha sonra başlı başına gıda maddesi olarak kabul edildiği için açık biçimde ‘jelatin’ olarak yazıldığını kaydetti. Prof.Dr. Yetim, tüketicilerin jelatin maddesinin hangi hayvandan yapıldığını bilme imkanı olmadığının altını çizdi.

      Bu konuda yalnızca yetkili makamların resmi önlemler alabileceğini vurgulayan Yetim, helal sertifikanın et ve et ürünlerinin yanı sıra gıda katkı maddelerinde de aranması gerektiğini söyledi. Bunda vatandaşın yapabileceği bir şey olmadığını anlatan Yetim, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakanlık olarak gıdalarda kullanılacak jelatinin helal sertifikalı olmasına dikkat edilmelidir. Helal sertifikalı olmayan katkı maddeleri gıdalarda bulunamaz diye devlet garantisi altına alınabilir bu iş. Şu an ülkemizde buna dair bir uygulama yok. Firmaların katkı maddelerinin de helal olmasına dikkat etmeleri gerekiyor. Yetkililerimizin vatandaşı bu tedirginlikten kurtarmaları için ithal edilen ürünlere mutlaka helal sertifikası şartı koşmaları gerekir. Bu, vatandaşı rahatlatacaktır.”

      İHA


      ---------------------------

      Jelatin

      Önceden 485 olarak adlandırılmış
      Kaynağı:
      Kemik ve deri gibi hayvan yan ürünlerinden elde edilir. Bütün hayvan türlerinden üretilebilir.
      Fonksiyon ve Özellikleri:
      Kıvam arttırıcı ve jelleştirici özelliktedir.
      Ürünler:
      Birçok farklı üründe kullanılır.
      Kabul edilebilir günlük alım miktarı:
      Belirlenmemiştir
      Yan etkileri:
      Gıdalar içerisinde kullanımında bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.
      Kullanımındaki sınırlamalar:
      441; yalnızca et yemeyen vejeteryenler ve etin yanı sıra süt ve süt ürünleri de yemeyen vejeteryenler tarafından kullanılamaz. Ürünün kaynağının tam olarak bilinememesinden dolayı Müslümanlar ve Yahudiler gibi din grupları tarafından kullanımı sınırlandırılmıştır. Ne yazık ki, kaynak ile ilgili bilgi sadece üreticiden sağlanabilir. Özel helal jelatini, sığırdan elde edilerek üretilir.

      E441 Gelatin (Jelatin) alerjen olabilir. Hayvanlardan elde edilmektedir. Yaygın olarak Domuz’dan elde edilir. Alerjik ve astımlılar sülfitlerden sakınmalıdır!.
      BAYRAM ŞEKER VE ÇİKOLATALARI
      Türkiye hemen her alanda gıda terörünün kol gezdiği bu güzden de hemen herkesin tehdit altında olduğu bir ülke. Tarım, Sağlık ve Sanayi Bakanlıklarının gerekli ve yeterli denetimleri yapmaması ve usulüne uygun üretim yapanların adeta cezalandırılıp haksız rekabetin teşvik edildiği bir ülkede Bayramlarda bolsa tüketilen şekerler ülke insanın sağlığını tehdit etmektedir.


      Ramazan ve Kurban Bayramları öncesi, çikolata ve şeker ürünlerindeki artışı fırsat avcılarının iştahını kabartmaktadır. Kötü şartlarda ve kalitesiz malzeme ile üretilen ve birçoğu bozuk ve sağlıksız olan çikolatalar, ucuz fiyatla satışa sunulabilmektedir

      Paranın sahtesini üreten insan için gıdanın sahtesini daha kolay üretmektedir. Paranın sahtesi ekonomik zarara neden olurken gıdanın sahtesi beden be ruh sağlığımızı tehdit etmektedir.

      Çikolata, kakao ve kakao yağı içeren bir üründür. Sütlü çikolatalarda ise ilave olarak süt tozu ve süt yağı bulunur. Çikolata bileşimine giren fındık ve fıstık gibi hammaddelerin kalitesiz olması durumunda birçok hastalığa yol açabilmektedir. Çikolata üretiminde kullanılan malzemelerin sahtesinin yanında üretim yapılan ortamın gerekli hijyenik şartları taşımaması nedeniyle hastalık yapıcı bakterilerin çikolataya bulaşabilmekte ve Ramazan’da elde ettiğimiz sağlığımızı Ramazan Bayramında yediğimiz bozuk, kalitesiz çikolata ve şekerlerle yeniden bozmaktayız.

      Ramazan Bayramı öncesi bazı merdiven altı üretim yapan kişiler, basiretsiz üreticiler, çikolata yapımında kakao yerine harnup, fındıkkabuğu, leblebi tozu ya da soya unu kullanarak sağlıksız ve kalitesiz çikolata üretmektedirler. Bazıları üreticiler ise son kulanı tarihi geçmiş ya da bozulmuş, bayatlamış çikolata ve şekeri yeniden işleyip piyasaya sürebilmektedir.

      ÇİKOLATADA ‘LİKÖR’ ŞEKERDE ‘DOMUZ’ TEHLİKESİ
      Artık moda cümle gıda ürünlerinin Türkçe ve Arapçası’na “Mamulleriz hiçbirinde domuz ve domuzdan mamul katkı yoktur” ve “Mamulleriz hiçbirinde alkol ve çözeltileri yoktur” ibarelerinin yazılması ticari bir moda olmuştur. Modadır çünkü bu ibareleri yazan firmaların birçok ürününde ‘Jelâtin’ katkısı vardır. Kimileri ise ‘Hayvansal jelâtin’ kimileri ‘sığır jelâtini’ kimileri ise yenilebilir jelâtin şeklinde yazmaktadır. Ancak bu firmaların hiçbiri Jelâtin satın aldıkları ülke ya da üreticinin adını verememektedir. Kaldı ki sığır jelâtini helaldir demek imkânsız. Sığır’ın helal olabilmesi için İslami usullere kesilmiş olması gerekir. Bu nedenle bu moda tabir mütedeyyin Müslüman ve Yahudi tüketiciler açısından hiçbir anlam ifade etmemelidir. Özellikle birçok yumuşak şekerde domuzdan mamul jelâtin yer alırken çikolatada ise bir alkol türevi olan ‘likör’ yer almaktadır.

      Şekerler ve çikolatalarda bitkisel yağ yerine ucuz mutfak atığı sağlar ile domuz yağı tercih edildiği bilinmektedir. Bunun yanı sıra tatlandırıcı olarak sıvı ya da kristal gerçek şeker yerine yapay sağlıksız tatlandırıcılar kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra gıda boyası adı altında hayvansal ve sağlıksız yapay özdeş aromalar ve gıda boyaları ile âdete bayram değil zehir tüketilen günler yaşatılıyor.
      alıntı...



  4. 10.Ağustos.2012, 04:40
    2
    Silent and lonely rains



    • Gıdalarda 'domuz jelatini' tehlikesi


      Prof.Dr. Hasan Yetim, hazır gıdalarda bulunma ihtimali yüksek domuz jelatini konusunda uyarıda bulundu.

      Erciyes Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof.Dr. Hasan Yetim, hazır gıdalarda köpürme, jelleşme, bağlama, su tutma ve kıvam artırıcı olarak kullanılan jelatin maddesinin, sığır, keçi, koyun gibi hayvanların yanı sıra domuzdan da elde edilebildiğini söyledi.


      Prof. Dr. Yetim, protein içeriği zengin olan jelatin maddesinin, domuzdan elde edileninin daha ucuz ve kaliteli olması nedeniyle jelatin üreten firmalar tarafından daha çok tercih edildiğini ifade ederek, gıdalarda domuz jelatini kullanılma ihtimaline karşı uyarıda bulundu.

      Dünyada üretilen jelatinin çok büyük bir bölümünün domuzdan elde edildiğini anlatan Yetim, “Şu an ülkemizde çok az miktarda, bildiğim kadarıyla sanayinin ihtiyacı olan jelatinin yüzde 20 ya da 30'u üretiliyor” dedi.

      Prof.Dr. Yetim, gıda katkı maddelerinde de helal sertifikası aranması gerektiğine dikkat çekerek, jelatinin daha önce katkı maddesi olarak kabul edilmesinden dolayı hazır gıda içeriklerinde E441 şeklinde kodlandığını, daha sonra başlı başına gıda maddesi olarak kabul edildiği için açık biçimde ‘jelatin’ olarak yazıldığını kaydetti. Prof.Dr. Yetim, tüketicilerin jelatin maddesinin hangi hayvandan yapıldığını bilme imkanı olmadığının altını çizdi.

      Bu konuda yalnızca yetkili makamların resmi önlemler alabileceğini vurgulayan Yetim, helal sertifikanın et ve et ürünlerinin yanı sıra gıda katkı maddelerinde de aranması gerektiğini söyledi. Bunda vatandaşın yapabileceği bir şey olmadığını anlatan Yetim, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bakanlık olarak gıdalarda kullanılacak jelatinin helal sertifikalı olmasına dikkat edilmelidir. Helal sertifikalı olmayan katkı maddeleri gıdalarda bulunamaz diye devlet garantisi altına alınabilir bu iş. Şu an ülkemizde buna dair bir uygulama yok. Firmaların katkı maddelerinin de helal olmasına dikkat etmeleri gerekiyor. Yetkililerimizin vatandaşı bu tedirginlikten kurtarmaları için ithal edilen ürünlere mutlaka helal sertifikası şartı koşmaları gerekir. Bu, vatandaşı rahatlatacaktır.”

      İHA


      ---------------------------

      Jelatin

      Önceden 485 olarak adlandırılmış
      Kaynağı:
      Kemik ve deri gibi hayvan yan ürünlerinden elde edilir. Bütün hayvan türlerinden üretilebilir.
      Fonksiyon ve Özellikleri:
      Kıvam arttırıcı ve jelleştirici özelliktedir.
      Ürünler:
      Birçok farklı üründe kullanılır.
      Kabul edilebilir günlük alım miktarı:
      Belirlenmemiştir
      Yan etkileri:
      Gıdalar içerisinde kullanımında bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.
      Kullanımındaki sınırlamalar:
      441; yalnızca et yemeyen vejeteryenler ve etin yanı sıra süt ve süt ürünleri de yemeyen vejeteryenler tarafından kullanılamaz. Ürünün kaynağının tam olarak bilinememesinden dolayı Müslümanlar ve Yahudiler gibi din grupları tarafından kullanımı sınırlandırılmıştır. Ne yazık ki, kaynak ile ilgili bilgi sadece üreticiden sağlanabilir. Özel helal jelatini, sığırdan elde edilerek üretilir.

      E441 Gelatin (Jelatin) alerjen olabilir. Hayvanlardan elde edilmektedir. Yaygın olarak Domuz’dan elde edilir. Alerjik ve astımlılar sülfitlerden sakınmalıdır!.
      BAYRAM ŞEKER VE ÇİKOLATALARI
      Türkiye hemen her alanda gıda terörünün kol gezdiği bu güzden de hemen herkesin tehdit altında olduğu bir ülke. Tarım, Sağlık ve Sanayi Bakanlıklarının gerekli ve yeterli denetimleri yapmaması ve usulüne uygun üretim yapanların adeta cezalandırılıp haksız rekabetin teşvik edildiği bir ülkede Bayramlarda bolsa tüketilen şekerler ülke insanın sağlığını tehdit etmektedir.


      Ramazan ve Kurban Bayramları öncesi, çikolata ve şeker ürünlerindeki artışı fırsat avcılarının iştahını kabartmaktadır. Kötü şartlarda ve kalitesiz malzeme ile üretilen ve birçoğu bozuk ve sağlıksız olan çikolatalar, ucuz fiyatla satışa sunulabilmektedir

      Paranın sahtesini üreten insan için gıdanın sahtesini daha kolay üretmektedir. Paranın sahtesi ekonomik zarara neden olurken gıdanın sahtesi beden be ruh sağlığımızı tehdit etmektedir.

      Çikolata, kakao ve kakao yağı içeren bir üründür. Sütlü çikolatalarda ise ilave olarak süt tozu ve süt yağı bulunur. Çikolata bileşimine giren fındık ve fıstık gibi hammaddelerin kalitesiz olması durumunda birçok hastalığa yol açabilmektedir. Çikolata üretiminde kullanılan malzemelerin sahtesinin yanında üretim yapılan ortamın gerekli hijyenik şartları taşımaması nedeniyle hastalık yapıcı bakterilerin çikolataya bulaşabilmekte ve Ramazan’da elde ettiğimiz sağlığımızı Ramazan Bayramında yediğimiz bozuk, kalitesiz çikolata ve şekerlerle yeniden bozmaktayız.

      Ramazan Bayramı öncesi bazı merdiven altı üretim yapan kişiler, basiretsiz üreticiler, çikolata yapımında kakao yerine harnup, fındıkkabuğu, leblebi tozu ya da soya unu kullanarak sağlıksız ve kalitesiz çikolata üretmektedirler. Bazıları üreticiler ise son kulanı tarihi geçmiş ya da bozulmuş, bayatlamış çikolata ve şekeri yeniden işleyip piyasaya sürebilmektedir.

      ÇİKOLATADA ‘LİKÖR’ ŞEKERDE ‘DOMUZ’ TEHLİKESİ
      Artık moda cümle gıda ürünlerinin Türkçe ve Arapçası’na “Mamulleriz hiçbirinde domuz ve domuzdan mamul katkı yoktur” ve “Mamulleriz hiçbirinde alkol ve çözeltileri yoktur” ibarelerinin yazılması ticari bir moda olmuştur. Modadır çünkü bu ibareleri yazan firmaların birçok ürününde ‘Jelâtin’ katkısı vardır. Kimileri ise ‘Hayvansal jelâtin’ kimileri ‘sığır jelâtini’ kimileri ise yenilebilir jelâtin şeklinde yazmaktadır. Ancak bu firmaların hiçbiri Jelâtin satın aldıkları ülke ya da üreticinin adını verememektedir. Kaldı ki sığır jelâtini helaldir demek imkânsız. Sığır’ın helal olabilmesi için İslami usullere kesilmiş olması gerekir. Bu nedenle bu moda tabir mütedeyyin Müslüman ve Yahudi tüketiciler açısından hiçbir anlam ifade etmemelidir. Özellikle birçok yumuşak şekerde domuzdan mamul jelâtin yer alırken çikolatada ise bir alkol türevi olan ‘likör’ yer almaktadır.

      Şekerler ve çikolatalarda bitkisel yağ yerine ucuz mutfak atığı sağlar ile domuz yağı tercih edildiği bilinmektedir. Bunun yanı sıra tatlandırıcı olarak sıvı ya da kristal gerçek şeker yerine yapay sağlıksız tatlandırıcılar kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra gıda boyası adı altında hayvansal ve sağlıksız yapay özdeş aromalar ve gıda boyaları ile âdete bayram değil zehir tüketilen günler yaşatılıyor.
      alıntı...






+ Yorum Gönder