Konusunu Oylayın.: Bir Müslümanı Öldürmenin Cezası Nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Bir Müslümanı Öldürmenin Cezası Nedir?
  1. 09.Ağustos.2012, 03:53
    1
    Misafir

    Bir Müslümanı Öldürmenin Cezası Nedir?

  2. 09.Ağustos.2012, 23:59
    2
    Ercan
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Temmuz.2011
    Üye No: 88468
    Mesaj Sayısı: 3,121
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 33
    Bulunduğu yer: Gaziantep

    Cevap: Bir Müslümanı Öldürmenin Cezası Nedir?




    Buharî ve Müslim’in Ebu Bekre’den yaptığı rivayete göre Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur:
    “İki Müslüman birbirine kılıç çekerse, öldüren de öldürülen de cehenneme gider." (Ebu Bekre der ki ‘Ey Allah’ın Resulü! Kâtili anladık da, ya maktul niçin cehenneme gider?’ dedim. “Çünkü, o da -bütün gücüyle- arkadaşını öldürmek için çaba gösteriyordu.” diye buyurdu.” (Buharî, İman, 22; Rikak, 31; Fiten, 10; Müslim; Fiten, 14).
    Hadisin açıklaması:

    Bu hadiste geçen açıklamaya öre, biri adam öldürmekten dolayı cehennemlik bir işi yapmıştır, diğeri ise, taammüden / kasden, cehenneme girmeyi gerektirecek adam öldürme işine, bilerek ve isteyerek teşebbüs ve azmetmiştir. İslam’a göre bu ikisi de suçtur, fakat bu iki suç eşit değildir. Buna göre, adam öldüren kimse / kâtilin cehennemde kalmasının süresi ile, taammüden -katle teşebbüs ve azmetmek suçundan- cehenneme girenin kalacağı süre çok farklıdır. Biri -söz gelimi- yirmi yıl yatarsa, öbürü altı ay veya bir yıl yatar.

    Kuşkusuz bu suçlardan hiçbiri -diğer günahlarda olduğu gibi- küfre götürmez. Nitekim, Kur’an’da yer alan “Eğer müminlerden iki topluluk birbirleriyle vuruşursa, onların aralarını bulun.”(Hucurat, 49/9) mealindeki ayette birbirlerini öldürmeye çalışanların, yine de mümin olarak yad edilmesi, en büyük bir günah olan katlin dahi küfrün sayılmadığını göstermektedir.

    Yine, söz konusu ettiğimiz “İki Müslüman birbirine kılıç çekerse, öldüren de öldürülen de cehenneme gider.” mealindeki hadiste, katil ve maktulden“iki Müslüman” diye söz edilmesi, onların kâfir olmadıklarının belgesidir. Cehenneme girmeleri, kâfir olduklarından ötürü değil, işledikleri suçtan dolayıdır.

    Bununla beraber, “öldüren de öldürülen de cehenneme gider” manası, onların adalet kanununa göre cehennemi hak ettikleri anlamındadır. Allah dilerse, onları cehenneme koyar, her biri kendi suçuna göre bir süre kaldıktan sonra onları çıkarır ve cennete koyar; dilerse başta affeder, hiç cehenneme koymaz. Ehl-i sünnetin görüşü budur.(bk. İbn Hacer, ilgili hadisin şerhi)

    Hadiste geçen “Çünkü, o da -bütün gücüyle- arkadaşını öldürmek için çaba gösteriyordu.” ifadesi, öldürmeye teşebbüs etmeyenlerin, canını ve malını korumak için çaba gösterirken ölenlerin, sorumlu olmadığını göstermektedir.

    Katil ve maktulun cehennemlik olmalarını gerektiren çarpışma, dünya ile ilgili bir istekten ve nefsi arzu ve hevese dayalı olunca huküm budur, denmiştir. (İbn Hace, Fethu’l-Bari, ilgili hadisin şerhi)

    “Ölen de öldüreni öldürmeye teşebbüs etmişti.” mealindeki ifadeyi delil gösteren bazı ilim adamları: Bir günahı işlemeye kesin karar veren, azmeden bir kimse o günahı işlemese bile niyet ve azminden dolayı sorumlu olur ve hesaba çekilir, demişlerdir. "Bu niyetini fiiliyata dökmedikçe azim ve kararlılıktan dolayı sorumluluk ve ceza yoktur." diyenler ise bu görüşe şöyle cevap vermişlerdir: Bu ve benzeri hadislerde sözü edilen olayda fiili hareket vardır, öldürülen taraf da silah kullanmış ve arkadaşını öldürmek için bilfiil çalışmıştır. Ancak şu var ki ikisinin de cehennemlik olmasını cezalarının da aynı olmasını gerektirmez. Katil taraf, hem çarpışma suçundan hem de öldürme suçundan cezalandırılır. Maktul ise çarpışma suçundan cezalandırılır. Bu itibarla cezalandırma işi azim ve niyetten dolayı değil, çarpışmaya katılma suçundan dolayıdır. (bk. Sünen-i İbni Mâce Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları: 10/181-182)



  3. 09.Ağustos.2012, 23:59
    2
    Devamlı Üye



    Buharî ve Müslim’in Ebu Bekre’den yaptığı rivayete göre Peygamberimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur:
    “İki Müslüman birbirine kılıç çekerse, öldüren de öldürülen de cehenneme gider." (Ebu Bekre der ki ‘Ey Allah’ın Resulü! Kâtili anladık da, ya maktul niçin cehenneme gider?’ dedim. “Çünkü, o da -bütün gücüyle- arkadaşını öldürmek için çaba gösteriyordu.” diye buyurdu.” (Buharî, İman, 22; Rikak, 31; Fiten, 10; Müslim; Fiten, 14).
    Hadisin açıklaması:

    Bu hadiste geçen açıklamaya öre, biri adam öldürmekten dolayı cehennemlik bir işi yapmıştır, diğeri ise, taammüden / kasden, cehenneme girmeyi gerektirecek adam öldürme işine, bilerek ve isteyerek teşebbüs ve azmetmiştir. İslam’a göre bu ikisi de suçtur, fakat bu iki suç eşit değildir. Buna göre, adam öldüren kimse / kâtilin cehennemde kalmasının süresi ile, taammüden -katle teşebbüs ve azmetmek suçundan- cehenneme girenin kalacağı süre çok farklıdır. Biri -söz gelimi- yirmi yıl yatarsa, öbürü altı ay veya bir yıl yatar.

    Kuşkusuz bu suçlardan hiçbiri -diğer günahlarda olduğu gibi- küfre götürmez. Nitekim, Kur’an’da yer alan “Eğer müminlerden iki topluluk birbirleriyle vuruşursa, onların aralarını bulun.”(Hucurat, 49/9) mealindeki ayette birbirlerini öldürmeye çalışanların, yine de mümin olarak yad edilmesi, en büyük bir günah olan katlin dahi küfrün sayılmadığını göstermektedir.

    Yine, söz konusu ettiğimiz “İki Müslüman birbirine kılıç çekerse, öldüren de öldürülen de cehenneme gider.” mealindeki hadiste, katil ve maktulden“iki Müslüman” diye söz edilmesi, onların kâfir olmadıklarının belgesidir. Cehenneme girmeleri, kâfir olduklarından ötürü değil, işledikleri suçtan dolayıdır.

    Bununla beraber, “öldüren de öldürülen de cehenneme gider” manası, onların adalet kanununa göre cehennemi hak ettikleri anlamındadır. Allah dilerse, onları cehenneme koyar, her biri kendi suçuna göre bir süre kaldıktan sonra onları çıkarır ve cennete koyar; dilerse başta affeder, hiç cehenneme koymaz. Ehl-i sünnetin görüşü budur.(bk. İbn Hacer, ilgili hadisin şerhi)

    Hadiste geçen “Çünkü, o da -bütün gücüyle- arkadaşını öldürmek için çaba gösteriyordu.” ifadesi, öldürmeye teşebbüs etmeyenlerin, canını ve malını korumak için çaba gösterirken ölenlerin, sorumlu olmadığını göstermektedir.

    Katil ve maktulun cehennemlik olmalarını gerektiren çarpışma, dünya ile ilgili bir istekten ve nefsi arzu ve hevese dayalı olunca huküm budur, denmiştir. (İbn Hace, Fethu’l-Bari, ilgili hadisin şerhi)

    “Ölen de öldüreni öldürmeye teşebbüs etmişti.” mealindeki ifadeyi delil gösteren bazı ilim adamları: Bir günahı işlemeye kesin karar veren, azmeden bir kimse o günahı işlemese bile niyet ve azminden dolayı sorumlu olur ve hesaba çekilir, demişlerdir. "Bu niyetini fiiliyata dökmedikçe azim ve kararlılıktan dolayı sorumluluk ve ceza yoktur." diyenler ise bu görüşe şöyle cevap vermişlerdir: Bu ve benzeri hadislerde sözü edilen olayda fiili hareket vardır, öldürülen taraf da silah kullanmış ve arkadaşını öldürmek için bilfiil çalışmıştır. Ancak şu var ki ikisinin de cehennemlik olmasını cezalarının da aynı olmasını gerektirmez. Katil taraf, hem çarpışma suçundan hem de öldürme suçundan cezalandırılır. Maktul ise çarpışma suçundan cezalandırılır. Bu itibarla cezalandırma işi azim ve niyetten dolayı değil, çarpışmaya katılma suçundan dolayıdır. (bk. Sünen-i İbni Mâce Tercemesi ve Şerhi, Kahraman Yayınları: 10/181-182)






+ Yorum Gönder