Konusunu Oylayın.: Dünyadaki cennet: huzurlu aile yuvası

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Dünyadaki cennet: huzurlu aile yuvası
  1. 08.Ağustos.2012, 02:46
    1
    Misafir

    Dünyadaki cennet: huzurlu aile yuvası






    Dünyadaki cennet: huzurlu aile yuvası Mumsema Dünyadaki cennet huzurlu aile yuvası


  2. 08.Ağustos.2012, 02:46
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 08.Ağustos.2012, 15:36
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Dünyadaki cennet: huzurlu aile yuvası




    İnsanoğlunu bir erkek ve dişiden yaratarak aralarında ebedî saâdet kaynağı bir muhabbet vesîlesiyle yüce zâtına karşı bizlere aşk ve muhabbet kapıları açan Cenâb-ı Hakk’a sonsuz hamd ü senâlar olsun!
    İlâhî aşk ve muhabbetin eşiğinde gönüllerimizi hazır hâle getirecek huzurlu bir âile hayatının en mükemmel ve ideal örneği olan yüce rehberimiz Muhammed Mustafa -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’e de nihayetsiz salât ü selâmlar olsun!
    Hiç şüphesiz ki, bütün varlıkların yaratılışında muhabbet vardır.
    Bu âlemler yaratılmadan önce Allah Teâlâ, “gizli bir hazîne” idi. Bilinmeye muhabbet etti ve bu muhabbetle bütün varlıkları yarattı.
    Dolayısıyla bütün muhabbetlerin özü, ilâhî muhabbet oldu ve Cenâb-ı Hak, kullarına verdiği diğer sevgilerin ve muhabbetlerin hepsini de hakîkatte kendi muhabbetine hazırlayıcı ve yükseltici birer vesîle olarak ihsan buyurdu. Ona muhabbet zirvesine çıkabilmenin en kıymetli basamağı olarak da erkek ve kadın arasındaki muhabbet ve bağlılığı bahşetti. Bu muhabbet ve bağlılık için de kendi yüce adına nikâh akdi ile kurulacak âile yuvalarını en mânâlı ve bereketli birer tecellî mekânı eyledi.
    Bu bakımdan âile yuvası, hem Allah muhabbetine vazgeçilmez bir basamak oldu, hem de nesillerin devamı için bir ilâhî kanun kılındı. Yani âile ortamı, hem bedenî bir ihtiyaç ve hem de rûhânî gelişmenin ilk ve esaslı zeminini teşkil etti.
    Bu sebepledir ki, İslâm nazarında evlilik, her zaman asıl olmuş ve son derecede teşvik edilmiştir. Zaten bunun tersi, insan yaratılışına aykırıdır. Çünkü evlilik, -geçerli mazeretler hâriç- insanoğlunun uzak durmaması gereken bir ihtiyaç ve sünnet-i seniyyedir.
    Ancak âile yuvası kurmanın bu kadar mühim olması itibarıyla evlilikle arzu edilen maksatları gerçekleştirmek ve ev ortamını bir huzur cenneti hâline dönüştürmek için riâyet edilmesi gereken pek çok ince noktalar ve önemli meseleler vardır.
    Ne yapmalı ki, ilâhî muhabbete basamak olacak bir âile hayatı kurabilmeli? Nelere dikkat etmeli ki, evlerimiz birer huzur ve saâdet cenneti olabilsin? Nasıl yaşamalı ki, tüm âilece hayat yolculuğumuz sonsuz vuslatta noktalansın? Nasıl temin edilmeli ki, dünyada gerçekleştirilecek bir saâdet, âhiret hayatında da devam etsin?!.


  4. 08.Ağustos.2012, 15:36
    2
    Editör



    İnsanoğlunu bir erkek ve dişiden yaratarak aralarında ebedî saâdet kaynağı bir muhabbet vesîlesiyle yüce zâtına karşı bizlere aşk ve muhabbet kapıları açan Cenâb-ı Hakk’a sonsuz hamd ü senâlar olsun!
    İlâhî aşk ve muhabbetin eşiğinde gönüllerimizi hazır hâle getirecek huzurlu bir âile hayatının en mükemmel ve ideal örneği olan yüce rehberimiz Muhammed Mustafa -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’e de nihayetsiz salât ü selâmlar olsun!
    Hiç şüphesiz ki, bütün varlıkların yaratılışında muhabbet vardır.
    Bu âlemler yaratılmadan önce Allah Teâlâ, “gizli bir hazîne” idi. Bilinmeye muhabbet etti ve bu muhabbetle bütün varlıkları yarattı.
    Dolayısıyla bütün muhabbetlerin özü, ilâhî muhabbet oldu ve Cenâb-ı Hak, kullarına verdiği diğer sevgilerin ve muhabbetlerin hepsini de hakîkatte kendi muhabbetine hazırlayıcı ve yükseltici birer vesîle olarak ihsan buyurdu. Ona muhabbet zirvesine çıkabilmenin en kıymetli basamağı olarak da erkek ve kadın arasındaki muhabbet ve bağlılığı bahşetti. Bu muhabbet ve bağlılık için de kendi yüce adına nikâh akdi ile kurulacak âile yuvalarını en mânâlı ve bereketli birer tecellî mekânı eyledi.
    Bu bakımdan âile yuvası, hem Allah muhabbetine vazgeçilmez bir basamak oldu, hem de nesillerin devamı için bir ilâhî kanun kılındı. Yani âile ortamı, hem bedenî bir ihtiyaç ve hem de rûhânî gelişmenin ilk ve esaslı zeminini teşkil etti.
    Bu sebepledir ki, İslâm nazarında evlilik, her zaman asıl olmuş ve son derecede teşvik edilmiştir. Zaten bunun tersi, insan yaratılışına aykırıdır. Çünkü evlilik, -geçerli mazeretler hâriç- insanoğlunun uzak durmaması gereken bir ihtiyaç ve sünnet-i seniyyedir.
    Ancak âile yuvası kurmanın bu kadar mühim olması itibarıyla evlilikle arzu edilen maksatları gerçekleştirmek ve ev ortamını bir huzur cenneti hâline dönüştürmek için riâyet edilmesi gereken pek çok ince noktalar ve önemli meseleler vardır.
    Ne yapmalı ki, ilâhî muhabbete basamak olacak bir âile hayatı kurabilmeli? Nelere dikkat etmeli ki, evlerimiz birer huzur ve saâdet cenneti olabilsin? Nasıl yaşamalı ki, tüm âilece hayat yolculuğumuz sonsuz vuslatta noktalansın? Nasıl temin edilmeli ki, dünyada gerçekleştirilecek bir saâdet, âhiret hayatında da devam etsin?!.


  5. 08.Ağustos.2012, 15:36
    3
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Dünyadaki cennet: huzurlu aile yuvası

    İşte bütün iş, bu suallerin cevaplarında gizli. Belki bu cevapları yaşadığımız zamanın ve zeminin olumsuz şartları dolayısıyla herkesin doğru tespiti mümkün olmaz. Bunun için İslâm, insanları, âile hayatı ile arzu edilen hedef, maksat ve neticelere götürecek yolları; usûlleri, kâideleri ve ölçüleri en güzel şekilde inceden inceye düzenlemiştir. Ayrıca bu düzenlemeye riâyet edilmediği takdirde hangi vahim ve kötü neticelerin ortaya çıkacağını da belirlemiştir.
    Bu hususta ideal başarıya erişebilmek, yani huzurlu bir âile yuvası için de Cenâb-ı Hak, bize örneklerin en güzelini ve mükemmelini nasip etmiştir ki, O, Gönüller Sultanı Hazret-i Muhammed Mustafa -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’dir. Hayatının hiçbir safhasında en ufak bir olumsuzluk bulunmayan O Peygamberler Peygamberi, kurduğu âile yuvasında da bu yüce kıvamı yaşamıştır. Bu bakımdan iyi bir âile tesisi için O’nun şerefli ve müstesnâ güzelliklerle dolu âile hayatını bilmek ve örnek almak mecburiyetindeyiz.
    Aksi hâlde içinde yaşadığımız toplum, huzur ve bereket dolu sıcak yuvalardan mahrum bir şekilde gittikçe buhran odaklarının içine yuvarlanacaktır.
    Hepimiz görüyoruz ki, doğru ve dengeli bir âile yuvası kuramayan nice gençlerimiz, yersiz boşanmalarla hem kendilerinin hem de çocuklarının dünyalarını karartmaktadırlar. Daha vahimi, nice gafiller evliliğe yanaşmamakta ve bu husustaki günah ve haram girdaplarında perişan olmaktadırlar.
    İşte bu ve benzeri sebeplerle hazırladığımız elinizdeki bu küçük eser, inşâllah toplumumuzdaki âile yaralarına -bu sahada yazılmış diğerleri gibi- şifalı bir merhem olur.
    Bu temennî ve niyet ile eseri yedi ayrı bölüm hâlinde ve şu başlıklar altında hazırladık:
    1. İslâm’da nikâh ve âile,
    2. Kadınların âilede dikkat edeceği hususlar,
    3. Erkeklerin âilede dikkat edeceği hususlar,
    4. Erkek ve kadının âilede birlikte dikkat edeceği hususlar,
    5. Çocuk terbiyesi hakkında,
    6. İslâm’da kadının mevkii ve kızların eğitimi,
    7. Osmanlı’da âile ve cemiyet hayatından örnekler


  6. 08.Ağustos.2012, 15:36
    3
    Editör
    İşte bütün iş, bu suallerin cevaplarında gizli. Belki bu cevapları yaşadığımız zamanın ve zeminin olumsuz şartları dolayısıyla herkesin doğru tespiti mümkün olmaz. Bunun için İslâm, insanları, âile hayatı ile arzu edilen hedef, maksat ve neticelere götürecek yolları; usûlleri, kâideleri ve ölçüleri en güzel şekilde inceden inceye düzenlemiştir. Ayrıca bu düzenlemeye riâyet edilmediği takdirde hangi vahim ve kötü neticelerin ortaya çıkacağını da belirlemiştir.
    Bu hususta ideal başarıya erişebilmek, yani huzurlu bir âile yuvası için de Cenâb-ı Hak, bize örneklerin en güzelini ve mükemmelini nasip etmiştir ki, O, Gönüller Sultanı Hazret-i Muhammed Mustafa -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’dir. Hayatının hiçbir safhasında en ufak bir olumsuzluk bulunmayan O Peygamberler Peygamberi, kurduğu âile yuvasında da bu yüce kıvamı yaşamıştır. Bu bakımdan iyi bir âile tesisi için O’nun şerefli ve müstesnâ güzelliklerle dolu âile hayatını bilmek ve örnek almak mecburiyetindeyiz.
    Aksi hâlde içinde yaşadığımız toplum, huzur ve bereket dolu sıcak yuvalardan mahrum bir şekilde gittikçe buhran odaklarının içine yuvarlanacaktır.
    Hepimiz görüyoruz ki, doğru ve dengeli bir âile yuvası kuramayan nice gençlerimiz, yersiz boşanmalarla hem kendilerinin hem de çocuklarının dünyalarını karartmaktadırlar. Daha vahimi, nice gafiller evliliğe yanaşmamakta ve bu husustaki günah ve haram girdaplarında perişan olmaktadırlar.
    İşte bu ve benzeri sebeplerle hazırladığımız elinizdeki bu küçük eser, inşâllah toplumumuzdaki âile yaralarına -bu sahada yazılmış diğerleri gibi- şifalı bir merhem olur.
    Bu temennî ve niyet ile eseri yedi ayrı bölüm hâlinde ve şu başlıklar altında hazırladık:
    1. İslâm’da nikâh ve âile,
    2. Kadınların âilede dikkat edeceği hususlar,
    3. Erkeklerin âilede dikkat edeceği hususlar,
    4. Erkek ve kadının âilede birlikte dikkat edeceği hususlar,
    5. Çocuk terbiyesi hakkında,
    6. İslâm’da kadının mevkii ve kızların eğitimi,
    7. Osmanlı’da âile ve cemiyet hayatından örnekler


  7. 08.Ağustos.2012, 15:36
    4
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Dünyadaki cennet: huzurlu aile yuvası

    Eser, genel itibarıyla Şebnem Dergisi’nde yayınlanan röportajlardan meydana gelmiş, ancak yeni ilâve ve genişletmeler de olmuştur.1
    Eserde hulâsa olarak İslâmî ölçüler üzerinde oluşacak huzurlu bir âile için lüzumlu olan bilgiler yer almaktadır. Evlilikteki yüce maksatların gerçekleştirilmesi için gerekli kâide ve prensipler anlatılmış ve bunlarla ilgili gerekli açıklayıcı misâller de aktarılmıştır. Bilhassa Efendimiz -sallâllâhü aleyhi ve sellem- başta olmak üzere İslâm büyüklerinin de hayatlarından örnekler verilmiştir. Böylece değerli okuyucularımıza daha belirgin bir görüş ve kavrayış berraklığı sağlamak maksadı, her hâlükârda göz önünde bulundurulmuştur.
    Bu nâçiz eserin; bir âile yuvası kurmuş olanlar ile birlikte özellikle henüz âile yuvasını yeni kuracak olan gençlerimize faydalı olmasını Allah’tan temennî ve niyaz ederiz.
    Bütün dünyada âile yuvalarının ahlâksızlık, ihmal ve muhabbetsizlik depremleriyle yıkıldığı şu demlerde Rabbimiz, âilelerimizi sarsılmayacak kuvvet ve kudrette inşâ edebilmeyi ve yaşatabilmeyi cümlemize nasip buyursun! Hânelerimiz; muhabbet, huzur ve saâdet cenneti olsun! Bu cennetin son kapısı da, cemâlullâha vuslatın tecellî ettiği sonsuz cennete açılsın!
    Âmîn…


  8. 08.Ağustos.2012, 15:36
    4
    Editör
    Eser, genel itibarıyla Şebnem Dergisi’nde yayınlanan röportajlardan meydana gelmiş, ancak yeni ilâve ve genişletmeler de olmuştur.1
    Eserde hulâsa olarak İslâmî ölçüler üzerinde oluşacak huzurlu bir âile için lüzumlu olan bilgiler yer almaktadır. Evlilikteki yüce maksatların gerçekleştirilmesi için gerekli kâide ve prensipler anlatılmış ve bunlarla ilgili gerekli açıklayıcı misâller de aktarılmıştır. Bilhassa Efendimiz -sallâllâhü aleyhi ve sellem- başta olmak üzere İslâm büyüklerinin de hayatlarından örnekler verilmiştir. Böylece değerli okuyucularımıza daha belirgin bir görüş ve kavrayış berraklığı sağlamak maksadı, her hâlükârda göz önünde bulundurulmuştur.
    Bu nâçiz eserin; bir âile yuvası kurmuş olanlar ile birlikte özellikle henüz âile yuvasını yeni kuracak olan gençlerimize faydalı olmasını Allah’tan temennî ve niyaz ederiz.
    Bütün dünyada âile yuvalarının ahlâksızlık, ihmal ve muhabbetsizlik depremleriyle yıkıldığı şu demlerde Rabbimiz, âilelerimizi sarsılmayacak kuvvet ve kudrette inşâ edebilmeyi ve yaşatabilmeyi cümlemize nasip buyursun! Hânelerimiz; muhabbet, huzur ve saâdet cenneti olsun! Bu cennetin son kapısı da, cemâlullâha vuslatın tecellî ettiği sonsuz cennete açılsın!
    Âmîn…





+ Yorum Gönder