Konusunu Oylayın.: İslam'da Annenin ve Babanın Makamı Nedir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İslam'da Annenin ve Babanın Makamı Nedir?
  1. 05.Ağustos.2012, 02:44
    1
    Misafir

    İslam'da Annenin ve Babanın Makamı Nedir?






    İslam'da Annenin ve Babanın Makamı Nedir? Mumsema İslam'da Annenin ve Babanın Makamı Nedir?


  2. 05.Ağustos.2012, 02:44
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 13.Ağustos.2012, 19:23
    2
    İnanc
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Şubat.2012
    Üye No: 93990
    Mesaj Sayısı: 2,028
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 21
    Bulunduğu yer: Yalan Dünyada Bir Yer.

    Cevap: İslam'da Annenin ve Babanın Makamı Nedir?




    İslam da anne ve babanın makamı tartışılmaz derecede önemlidir. O kadar önemli ki Allah (cc) ibadetten sonra en önemli amelin ana ve babaya iyilik ve itaat etmek olduğunu belirtmiştir.

    Allah (cc) Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır: “Gerçi insana anasına, babasına (itaat etmeyi) de tavsiye ettik. Anası onu zayıflık üstüne zayıflıkla taşıdı. (Onun) sütten ayrılması da iki yıl içindedir. Bana ve anana-babana şükret diye de (tavsiye ettik). Dönüş ancak banadır.”(Lokman suresi, ayet 14)
    Ayette de anlaşıldığı gibi Allah (cc) bizlere ana ve babamıza iyi davramayı onlara itaat edip Allah’tan sonra, onlara şükretmemiz gerektiğini belirtmiştir.

    Başka bir ayette Allah (cc) şöyle buyurmaktadır: "Rabbin, ondan başkasına ibadet etmemenizi ve anne babaya iyilik etmenizi emretmiştir. İkisinden birisi yahut her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara öf bile deme; onları azarlama onlara güzel söz söyle; onlara rahmet ve şefkat dolu tevazu kanadını ger. Onlara alçak gönüllü ve şefkatli davran ve onlar hakkında dua edip şöyle de: Ey Rabbim, bunlar küçükken beni nasıl yetiştirip büyüttülerse, sen de onlara merhamet et, acı." (İsra Suresi, ayet 23-24)

    Öf kelimesi, herkesin çok sık kullandığı bir kelimedir. Allah (cc) insanların ebeveynlerine öf kelimesinin bile kullanılmaması gerektiğini bu ayette bizlere söylemektedir. İmam Sadık (a. s): "Allah anne babaya iyilik etmeyi emretmiştir" ayetini şöyle açıklamıştır: "İyilik etmek onlarla iyi geçinmek ve ihtiyaçlarını onlar ağız açıp istemeden yerine getirmektir..." (1) Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Anne babaya iyilik yapmak en büyük farizadır." (2)

    Nedeni ise açıktır. Mesela bir anne’nin hamileliği sırasında bir sürü zorluğa katlanmak zorunda olması “Anası onu zayıflık üstüne zayıflıkla taşıdı.” Bununla birlikte doğumdan sonra, çocuğun emzirme süresi olan iki yıl boyunca anne, çocuğuna kol kanat olur. “(Onun) sütten ayrılması da iki yıl içindedir.” Çocuk gelişiminde ve eğitiminde ilk iki yıl çok büyük önem taşımaktadır. İşte bu yüzden insanoğlunun önce Allah’a (cc) sonra ana ve babasına şükretmesi gerekmektedir. “Bana ve anana-babana şükret diye de (tavsiye ettik). Dönüş ancak banadır.”. Olur da bir insanın anne ve babası, çocuğunun yanında ihtiyarlaşırsa onlara öf bile dememeli, onlara daima güzel söz söylemelidir. Nasıl biz çocukken bize kol kanat oldularsa, bizimde onlara kol kanat germemiz gerekmektedir. Böylelikle onların rızasını kazanabiliriz. Bir düşünün etrafınıza bir bakının hiç anne ve babasının rızasını almayan bir insan muvaffak olmuş mudur bu dünyada? Nitekim Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kim ömrünün uzamasını ve rızkının bollaşmasını istiyorsa, anne babasına iyilik etsin ve akrabalarına sılayı rahimde bulunsun." (3)

    İmam Ali naki (as) bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Anne ve babayı incitmek, fakirlik ve zillete sebep olur.”

    Daha bunun âhireti de var, orada anne ve babamıza davranışlarımızdan dolayı da hesaba çekileceğimizi de unutmayalım. Ayetin sonundaki “Dönüş ancak Banadır.” Sözleri de buna delildir. Resul-i Ekrem (s.a.a): "Kıyamet gününde iyilerin efendisi ölümlerinden sonra anne ve babalarına iyilik yapan kimselerdir." (4)

    Bir gün bir kişi Resulullah'a (s.a.a) gelerek ya Resulullah dedi, anne babanın evlatları boynundaki hakkı nedir? Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurdu: "Onlar senin cennet ve cehennemindir." (5)

    Yani onlara yapacağın iyilikler ve onlara karşı vazifelerini yerine getirmenle cenneti kazanabilirsin. Ama onlara karşı vazifelerini yerine getirmezsen cehennemi hak etmiş olursun.

    İmam Cafer el-sadık (as) inciler dizisi diye adlandırılan sözlerinde, bu konuda şöyle buyurmuştur: “Anne ve babanın, evladın üzerinde üç hakkı vardır: Her halükarda onlara teşekkür etmek, Allah'a karşı günah işlemeye emretmeleri hariç tüm emir ve nehiylerine uymak, gizli ve açıkta hayırlarını istemek. Evladın, babanın üzerinde üç hakkı var: İyi anne seçmek, güzel isim takmak ve terbiyesi için gayret sarf etmek.”

    Görüldüğü gibi bu ayet ve hadislerde Allah-u Teala anne babaya iyilik etmeği, onlara itaat ve şükretmeyi emretmiştir. Bu da Anne babanın Allah cc’nin katındaki makamını ve onlara iyilik ve itaat etmenin önemini göstermektedir. Bu itaat tabi ki bir noktaya kadar “Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz ancak banadır. O zaman size, yapmış olduklarınızı haber veririm.” (lokman süresi 15) Her şeyde ebeveynlere itaat etmemiz gerekmekte; ama eğer ki bizden Allah (cc) şirk koşmamızı isterlerse işte o zaman onlara itaat etmeme hakkına sahibiz. Ama yine de Allah (cc) insanın anne ve babasının böyle bir şey istemeleri halinde bile onlarla iyi geçinmesini istemektedir. Bu konuda Sekizinci İmamımız İmam Rıza (a. s) bir hadisinde şöyle buyurmuştur: "Anne babaya iyilik etmek vaciptir; hatta müşrik olsa dahi. Elbette Allah'a isyan olan şeylerde onlara itaat edilmez." (6)

    Buraya kadar ayet ve hadislerden anne ve babanın ikisine de iyilik ve itaat etmenin önemi anlaşılıyordu. Fakat diğer birçok hadisten anlaşılıyor ki annenin hakkı ve ona iyilik yapmak daha önemlidir. İşte bu hadislerden bir kaçı:

    Bir gün birisi Resulullah'a sorar: "Ben kime iyilik yapayım." Resulullah "Annene" der. Sonra tekrar kime diye sorduğunda tekrar "Annene" der. Adam tekrar sorar; Resulullah tekrar "Annene" der. Adam tekrar sorunca Resulullah bu sefer "Babana" diye cevap verir."(7)

    İmama Ali Zeynel Abidin hukuk risalesi diye meşhur olan mektubunda şöyle buyurmuştur:

    - Annenin senin üzerindeki hakkı şudur: Bilmelisin ki, o hiç kimsenin diğerini taşımadığı bir yerde (karnında) seni taşımıştır. Hiç kimsenin başkasına vermediği kendi yüreğinin meyvesinden sana yedirmiş ve seni seve seve kulağı, gözü, eli, ayağı, saçı, derisi ve (kısacası) bütün azalarıyla korumuştur. Hamilelik döneminin bütün zorluk, dert, elem ve gamlarını yüklenen de yine o olmuştur. Sonra Rabbin seni ondan ayırıp yeryüzüne getirmiştir. Aç kalıp seni doyur*maya, çıplak kalıp seni giydirmeye, susuz kalıp sana su vermeye, güneşte kalıp seni gölgede tutmaya, zorluklar çekerek seni nazlıca yetiştirmeye, uykusuz kalarak seni tatlı tatlı uyutmaya razı olan yine o olmuştur. Karnı sana yuva, eteği örtü, göğsü su kabı, canı siper, dün*yanın sıcaklık ve soğukluğuna, senin için biz*zat kendisi tahammül eden yine de o olmuştur. Öyleyse bu iyilikler miktarınca ona teşekkür etmelisin. Bunu Allah'ın yardımı olmaksızın yapman mümkün değildir.

    Rivayet edildiğine göre birisi Resul-i Ekrem'e gelerek "Ya Resulullah, ben çok kötü işler yapmışım, acaba benim tövbem kabul olur mu? demiş. Resul-i Ekrem "Acaba annen veya baban yaşıyor mu? diye sormuş; o da "Babam yaşıyor" demiş. Resul-i Ekrem "Git ve ona iyilik et" buyurmuş. Adam çıkıp gittikten sonra, Resul-i Ekrem yanındakilere dönerek şöyle buyurmuş: "Keşke annesi olsaydı da ona iyilik etseydi; tövbesi daha çabuk kabul olurdu." (8)

    Yine Resul-i Ekrem'den (s.a.a) şöyle nakledilmiştir: "Cennet annelerin ayağı atındadır."(9)

    Fatıma (as) da söylediği bir hadiste: “Sürekli annenin hizmetinde ol. Çünkü cennet onun ayakları altındadır.” (Fatımadan kırk hadis)

    İnsanoğlunun anne ve babasına mutlaka saygılı olması gerekmektedir. Onlara iyilik edelim; kötülük edersek, ebeveynlerimize yaptıklarımızın aynısının başımıza geleceğini unutmayalım. Sonuçta; ne ekersek onu biçeriz. İmam Ali (as) bir sözünde: “Babalarınıza iyilik edin ki, çocuklarınız da size iyilik etsinler.” Hz. Ali (as)’ın bu sözü hep aklımızda olsun ki hataya düşmeyelim.


    Dipnotlar:

    1 -El-Kafi, C.2, S.157.

    2-Ğurer-ul Hikem, Hadis: 4423

    3-Et-Terğib-u Vet-Terhib, C.3, S.317.

    4-Bihar-ül envar, C.74, S.8

    5-Et-Terğib-u Vet-Terhib, C.3, S.316.

    6-Bihar-ül envar, C.74, S.72.

    7-El-Kafi, C.2, S.159.

    8-Bihar-ül envar, C.74, S.82.

    9-Kenz-ül Ummal, Hadis: 45439.



  4. 13.Ağustos.2012, 19:23
    2
    Devamlı Üye



    İslam da anne ve babanın makamı tartışılmaz derecede önemlidir. O kadar önemli ki Allah (cc) ibadetten sonra en önemli amelin ana ve babaya iyilik ve itaat etmek olduğunu belirtmiştir.

    Allah (cc) Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır: “Gerçi insana anasına, babasına (itaat etmeyi) de tavsiye ettik. Anası onu zayıflık üstüne zayıflıkla taşıdı. (Onun) sütten ayrılması da iki yıl içindedir. Bana ve anana-babana şükret diye de (tavsiye ettik). Dönüş ancak banadır.”(Lokman suresi, ayet 14)
    Ayette de anlaşıldığı gibi Allah (cc) bizlere ana ve babamıza iyi davramayı onlara itaat edip Allah’tan sonra, onlara şükretmemiz gerektiğini belirtmiştir.

    Başka bir ayette Allah (cc) şöyle buyurmaktadır: "Rabbin, ondan başkasına ibadet etmemenizi ve anne babaya iyilik etmenizi emretmiştir. İkisinden birisi yahut her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara öf bile deme; onları azarlama onlara güzel söz söyle; onlara rahmet ve şefkat dolu tevazu kanadını ger. Onlara alçak gönüllü ve şefkatli davran ve onlar hakkında dua edip şöyle de: Ey Rabbim, bunlar küçükken beni nasıl yetiştirip büyüttülerse, sen de onlara merhamet et, acı." (İsra Suresi, ayet 23-24)

    Öf kelimesi, herkesin çok sık kullandığı bir kelimedir. Allah (cc) insanların ebeveynlerine öf kelimesinin bile kullanılmaması gerektiğini bu ayette bizlere söylemektedir. İmam Sadık (a. s): "Allah anne babaya iyilik etmeyi emretmiştir" ayetini şöyle açıklamıştır: "İyilik etmek onlarla iyi geçinmek ve ihtiyaçlarını onlar ağız açıp istemeden yerine getirmektir..." (1) Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Anne babaya iyilik yapmak en büyük farizadır." (2)

    Nedeni ise açıktır. Mesela bir anne’nin hamileliği sırasında bir sürü zorluğa katlanmak zorunda olması “Anası onu zayıflık üstüne zayıflıkla taşıdı.” Bununla birlikte doğumdan sonra, çocuğun emzirme süresi olan iki yıl boyunca anne, çocuğuna kol kanat olur. “(Onun) sütten ayrılması da iki yıl içindedir.” Çocuk gelişiminde ve eğitiminde ilk iki yıl çok büyük önem taşımaktadır. İşte bu yüzden insanoğlunun önce Allah’a (cc) sonra ana ve babasına şükretmesi gerekmektedir. “Bana ve anana-babana şükret diye de (tavsiye ettik). Dönüş ancak banadır.”. Olur da bir insanın anne ve babası, çocuğunun yanında ihtiyarlaşırsa onlara öf bile dememeli, onlara daima güzel söz söylemelidir. Nasıl biz çocukken bize kol kanat oldularsa, bizimde onlara kol kanat germemiz gerekmektedir. Böylelikle onların rızasını kazanabiliriz. Bir düşünün etrafınıza bir bakının hiç anne ve babasının rızasını almayan bir insan muvaffak olmuş mudur bu dünyada? Nitekim Resul-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur: "Kim ömrünün uzamasını ve rızkının bollaşmasını istiyorsa, anne babasına iyilik etsin ve akrabalarına sılayı rahimde bulunsun." (3)

    İmam Ali naki (as) bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Anne ve babayı incitmek, fakirlik ve zillete sebep olur.”

    Daha bunun âhireti de var, orada anne ve babamıza davranışlarımızdan dolayı da hesaba çekileceğimizi de unutmayalım. Ayetin sonundaki “Dönüş ancak Banadır.” Sözleri de buna delildir. Resul-i Ekrem (s.a.a): "Kıyamet gününde iyilerin efendisi ölümlerinden sonra anne ve babalarına iyilik yapan kimselerdir." (4)

    Bir gün bir kişi Resulullah'a (s.a.a) gelerek ya Resulullah dedi, anne babanın evlatları boynundaki hakkı nedir? Sevgili Peygamberimiz şöyle buyurdu: "Onlar senin cennet ve cehennemindir." (5)

    Yani onlara yapacağın iyilikler ve onlara karşı vazifelerini yerine getirmenle cenneti kazanabilirsin. Ama onlara karşı vazifelerini yerine getirmezsen cehennemi hak etmiş olursun.

    İmam Cafer el-sadık (as) inciler dizisi diye adlandırılan sözlerinde, bu konuda şöyle buyurmuştur: “Anne ve babanın, evladın üzerinde üç hakkı vardır: Her halükarda onlara teşekkür etmek, Allah'a karşı günah işlemeye emretmeleri hariç tüm emir ve nehiylerine uymak, gizli ve açıkta hayırlarını istemek. Evladın, babanın üzerinde üç hakkı var: İyi anne seçmek, güzel isim takmak ve terbiyesi için gayret sarf etmek.”

    Görüldüğü gibi bu ayet ve hadislerde Allah-u Teala anne babaya iyilik etmeği, onlara itaat ve şükretmeyi emretmiştir. Bu da Anne babanın Allah cc’nin katındaki makamını ve onlara iyilik ve itaat etmenin önemini göstermektedir. Bu itaat tabi ki bir noktaya kadar “Eğer onlar seni, hakkında bilgin olmayan bir şeyi (körü körüne) bana ortak koşman için zorlarlarsa, onlara itaat etme. Onlarla dünyada iyi geçin. Bana yönelenlerin yoluna uy. Sonunda dönüşünüz ancak banadır. O zaman size, yapmış olduklarınızı haber veririm.” (lokman süresi 15) Her şeyde ebeveynlere itaat etmemiz gerekmekte; ama eğer ki bizden Allah (cc) şirk koşmamızı isterlerse işte o zaman onlara itaat etmeme hakkına sahibiz. Ama yine de Allah (cc) insanın anne ve babasının böyle bir şey istemeleri halinde bile onlarla iyi geçinmesini istemektedir. Bu konuda Sekizinci İmamımız İmam Rıza (a. s) bir hadisinde şöyle buyurmuştur: "Anne babaya iyilik etmek vaciptir; hatta müşrik olsa dahi. Elbette Allah'a isyan olan şeylerde onlara itaat edilmez." (6)

    Buraya kadar ayet ve hadislerden anne ve babanın ikisine de iyilik ve itaat etmenin önemi anlaşılıyordu. Fakat diğer birçok hadisten anlaşılıyor ki annenin hakkı ve ona iyilik yapmak daha önemlidir. İşte bu hadislerden bir kaçı:

    Bir gün birisi Resulullah'a sorar: "Ben kime iyilik yapayım." Resulullah "Annene" der. Sonra tekrar kime diye sorduğunda tekrar "Annene" der. Adam tekrar sorar; Resulullah tekrar "Annene" der. Adam tekrar sorunca Resulullah bu sefer "Babana" diye cevap verir."(7)

    İmama Ali Zeynel Abidin hukuk risalesi diye meşhur olan mektubunda şöyle buyurmuştur:

    - Annenin senin üzerindeki hakkı şudur: Bilmelisin ki, o hiç kimsenin diğerini taşımadığı bir yerde (karnında) seni taşımıştır. Hiç kimsenin başkasına vermediği kendi yüreğinin meyvesinden sana yedirmiş ve seni seve seve kulağı, gözü, eli, ayağı, saçı, derisi ve (kısacası) bütün azalarıyla korumuştur. Hamilelik döneminin bütün zorluk, dert, elem ve gamlarını yüklenen de yine o olmuştur. Sonra Rabbin seni ondan ayırıp yeryüzüne getirmiştir. Aç kalıp seni doyur*maya, çıplak kalıp seni giydirmeye, susuz kalıp sana su vermeye, güneşte kalıp seni gölgede tutmaya, zorluklar çekerek seni nazlıca yetiştirmeye, uykusuz kalarak seni tatlı tatlı uyutmaya razı olan yine o olmuştur. Karnı sana yuva, eteği örtü, göğsü su kabı, canı siper, dün*yanın sıcaklık ve soğukluğuna, senin için biz*zat kendisi tahammül eden yine de o olmuştur. Öyleyse bu iyilikler miktarınca ona teşekkür etmelisin. Bunu Allah'ın yardımı olmaksızın yapman mümkün değildir.

    Rivayet edildiğine göre birisi Resul-i Ekrem'e gelerek "Ya Resulullah, ben çok kötü işler yapmışım, acaba benim tövbem kabul olur mu? demiş. Resul-i Ekrem "Acaba annen veya baban yaşıyor mu? diye sormuş; o da "Babam yaşıyor" demiş. Resul-i Ekrem "Git ve ona iyilik et" buyurmuş. Adam çıkıp gittikten sonra, Resul-i Ekrem yanındakilere dönerek şöyle buyurmuş: "Keşke annesi olsaydı da ona iyilik etseydi; tövbesi daha çabuk kabul olurdu." (8)

    Yine Resul-i Ekrem'den (s.a.a) şöyle nakledilmiştir: "Cennet annelerin ayağı atındadır."(9)

    Fatıma (as) da söylediği bir hadiste: “Sürekli annenin hizmetinde ol. Çünkü cennet onun ayakları altındadır.” (Fatımadan kırk hadis)

    İnsanoğlunun anne ve babasına mutlaka saygılı olması gerekmektedir. Onlara iyilik edelim; kötülük edersek, ebeveynlerimize yaptıklarımızın aynısının başımıza geleceğini unutmayalım. Sonuçta; ne ekersek onu biçeriz. İmam Ali (as) bir sözünde: “Babalarınıza iyilik edin ki, çocuklarınız da size iyilik etsinler.” Hz. Ali (as)’ın bu sözü hep aklımızda olsun ki hataya düşmeyelim.


    Dipnotlar:

    1 -El-Kafi, C.2, S.157.

    2-Ğurer-ul Hikem, Hadis: 4423

    3-Et-Terğib-u Vet-Terhib, C.3, S.317.

    4-Bihar-ül envar, C.74, S.8

    5-Et-Terğib-u Vet-Terhib, C.3, S.316.

    6-Bihar-ül envar, C.74, S.72.

    7-El-Kafi, C.2, S.159.

    8-Bihar-ül envar, C.74, S.82.

    9-Kenz-ül Ummal, Hadis: 45439.






+ Yorum Gönder