Konusunu Oylayın.: Mekke Peygamberimiz'in (s.a.v.) duasıyla kuraklıktan nasıl kurtuldu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Mekke Peygamberimiz'in (s.a.v.) duasıyla kuraklıktan nasıl kurtuldu?
  1. 05.Ağustos.2012, 01:24
    1
    Misafir

    Mekke Peygamberimiz'in (s.a.v.) duasıyla kuraklıktan nasıl kurtuldu?






    Mekke Peygamberimiz'in (s.a.v.) duasıyla kuraklıktan nasıl kurtuldu? Mumsema Mekke Peygamberimiz'in (s.a.v.) duasıyla kuraklıktan nasıl kurtuldu?


  2. 05.Ağustos.2012, 01:24
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 13.Ağustos.2012, 03:46
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Mekke Peygamberimiz'in (s.a.v.) duasıyla kuraklıktan nasıl kurtuldu?




    Mekke Peygamberimiz’in (s.a.v.) duasıyla kuraklıktan nasıl kurtuldu?

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), henüz dedesi Abdülmuttalib'in himâyesinde bulunuyordu. Kuraklık yüzünden Mekke ve etrafı dehşetli bir sıkıntı ve kıtlık içinde kıvranıp duruyordu. Abdülmuttalib, büyüklüğünü anladığı torunu Efendimizi yanına alarak oğlu Ebû Tâlib ile birlikte Ebû Kubeys Dağına çıktı. Onların peşi sıra da Kureyşliler geliyordu.
    Abdülmuttalib yüzünü Kâbe'ye çevirdi ve Peygamber Efendimizi üç sefer gökyüzüne doğru kaldırarak, "Allah'ım! Bu çocuk hakkı için, bizi bereketli bir yağmur ile sevindir" diye yalvardı. Kâinatın Efendisinin yüzü suyu hürmetine yapılan duâ kabul oldu. Ânında yağmur damlalarıyla halkın ve Kureyş eşrafının sevinç gözyaşları birbirine karıştı.
    Bütün bu olup bitenler, dedenin torununa karşı içten sevgisi ve bağlılığını kat kat artırıyor, istikbalde büyük bir insan olacağı kanaatını kuvvetlendiriyordu. Bunun için de Nûr Torununa büyük bir ihtimam gösteriyordu.


  4. 13.Ağustos.2012, 03:46
    2
    Editör



    Mekke Peygamberimiz’in (s.a.v.) duasıyla kuraklıktan nasıl kurtuldu?

    Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.), henüz dedesi Abdülmuttalib'in himâyesinde bulunuyordu. Kuraklık yüzünden Mekke ve etrafı dehşetli bir sıkıntı ve kıtlık içinde kıvranıp duruyordu. Abdülmuttalib, büyüklüğünü anladığı torunu Efendimizi yanına alarak oğlu Ebû Tâlib ile birlikte Ebû Kubeys Dağına çıktı. Onların peşi sıra da Kureyşliler geliyordu.
    Abdülmuttalib yüzünü Kâbe'ye çevirdi ve Peygamber Efendimizi üç sefer gökyüzüne doğru kaldırarak, "Allah'ım! Bu çocuk hakkı için, bizi bereketli bir yağmur ile sevindir" diye yalvardı. Kâinatın Efendisinin yüzü suyu hürmetine yapılan duâ kabul oldu. Ânında yağmur damlalarıyla halkın ve Kureyş eşrafının sevinç gözyaşları birbirine karıştı.
    Bütün bu olup bitenler, dedenin torununa karşı içten sevgisi ve bağlılığını kat kat artırıyor, istikbalde büyük bir insan olacağı kanaatını kuvvetlendiriyordu. Bunun için de Nûr Torununa büyük bir ihtimam gösteriyordu.





+ Yorum Gönder