Konusunu Oylayın.: İkamet ettiği yerle işyeri arası (90) kilometreden fazla olsa, her gün gidip gelse bu

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
İkamet ettiği yerle işyeri arası (90) kilometreden fazla olsa, her gün gidip gelse bu
  1. 04.Ağustos.2012, 00:42
    1
    Misafir

    İkamet ettiği yerle işyeri arası (90) kilometreden fazla olsa, her gün gidip gelse bu






    İkamet ettiği yerle işyeri arası (90) kilometreden fazla olsa, her gün gidip gelse bu Mumsema İkamet ettiği yerle işyeri arası (90) kilometreden fazla olsa, her gün gidip gelse bu kişi yolda ve işyerinde devamlı seferi mi olur?


  2. 14.Ağustos.2012, 04:58
    2
    kerze
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 08.Temmuz.2007
    Üye No: 1286
    Mesaj Sayısı: 279
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 4
    Yaş: 40
    Bulunduğu yer: Karye

    Cevap: İkamet ettiği yerle işyeri arası (90) kilometreden fazla olsa, her gün gidip g




    evet seferi sayılır.


    İslamda seferilik

    Sözlükte "bir mesafeyi katetmek" demek olan sefer, din ıstılahında, belirli bir mesafeye gitmek ve orada belirli bir süre kalmak üzere yola çıkmak anlamına gelir. Sefer mesafesi 90 km, sefer süresi ise Hanefîlere göre 15 günden, Şafîlere göre giriş ve çıkış günleri hariç 4 günden az bir zamandır. 90 km'den az bir mesafeye 15 günden veya Şafîlere göre 4 günden fazla kalmak üzere giden kimse yolda misafir, gittiği yerde mukim olur. Bu şartlarda sefere çıkan kimseye, seferî ve misafir denir.
    Seferin; gezip görmek ve ibret almak, hac ve umre için Mekke'ye gitmek, İslâm'ı anlatmak, cihad etmek, iş bulmak,, ticaret yapmak, mukaddes yerleri gezip görmek, dostlarını ve akrabalarını ziyaret etmek ve eğitim-öğretim... gibi bir çok çeşidi vardır.
    Yüce Allah; "De ki: Yer yüzünde gezip dolaşın da Allah'ın yaratmaya nasıl başladığını görün..." (Ankebût, 29/20) emriyle insanların, "gözlem" yapıp bilgi edinmelerini; "...Yer yüzünde yürüyün de yalanlayıcıların âkıbeti nasıl olmuş bakın." (Nahl, 16/36) emriyle ibret almalarını istemekte ve seferi teşvik etmektedir.
    Seyahatte; sıhhat, hareket ve bereket vardır. Hz. Peygamber (a.s.), "Seyahat eden sağlık bulur." buyurmuştur (Ahmed, II, 380). Seyahat eden insanın bilgisi, görgüsü artar ve düşünce ufku genişler. Bu sebeple İslâm, bir anlamda yolculuğu teşvik amacıyla misafirlere bir takım kolaylıklar ve ruhsatlar tanımıştır. Seyahat, kişinin temel hak ve hürriyetlerindendir.
    Dinen misâfir sayılan insanlar; dört rekatlı farz namazları iki rekat olarak kılarlar, mestlere, üç gün üç gece süreyle mesh edebilirler, Ramazan ayında oruç tutup tutmamakta ve sünnet namazları kılıp kılmamakta muhayyerdirler, öğle ve ikindi, akşam ve yatsı namazlarını birleştirerek kılabilirler.
    Cuma namazının farz, bayram namazlarının ve kurban kesmenin vacip (veya sünnet) oluşu düşer. Binit/vasıta üzerinde namaz kılmak caiz olur.


  3. 14.Ağustos.2012, 04:58
    2
    Devamlı Üye



    evet seferi sayılır.


    İslamda seferilik

    Sözlükte "bir mesafeyi katetmek" demek olan sefer, din ıstılahında, belirli bir mesafeye gitmek ve orada belirli bir süre kalmak üzere yola çıkmak anlamına gelir. Sefer mesafesi 90 km, sefer süresi ise Hanefîlere göre 15 günden, Şafîlere göre giriş ve çıkış günleri hariç 4 günden az bir zamandır. 90 km'den az bir mesafeye 15 günden veya Şafîlere göre 4 günden fazla kalmak üzere giden kimse yolda misafir, gittiği yerde mukim olur. Bu şartlarda sefere çıkan kimseye, seferî ve misafir denir.
    Seferin; gezip görmek ve ibret almak, hac ve umre için Mekke'ye gitmek, İslâm'ı anlatmak, cihad etmek, iş bulmak,, ticaret yapmak, mukaddes yerleri gezip görmek, dostlarını ve akrabalarını ziyaret etmek ve eğitim-öğretim... gibi bir çok çeşidi vardır.
    Yüce Allah; "De ki: Yer yüzünde gezip dolaşın da Allah'ın yaratmaya nasıl başladığını görün..." (Ankebût, 29/20) emriyle insanların, "gözlem" yapıp bilgi edinmelerini; "...Yer yüzünde yürüyün de yalanlayıcıların âkıbeti nasıl olmuş bakın." (Nahl, 16/36) emriyle ibret almalarını istemekte ve seferi teşvik etmektedir.
    Seyahatte; sıhhat, hareket ve bereket vardır. Hz. Peygamber (a.s.), "Seyahat eden sağlık bulur." buyurmuştur (Ahmed, II, 380). Seyahat eden insanın bilgisi, görgüsü artar ve düşünce ufku genişler. Bu sebeple İslâm, bir anlamda yolculuğu teşvik amacıyla misafirlere bir takım kolaylıklar ve ruhsatlar tanımıştır. Seyahat, kişinin temel hak ve hürriyetlerindendir.
    Dinen misâfir sayılan insanlar; dört rekatlı farz namazları iki rekat olarak kılarlar, mestlere, üç gün üç gece süreyle mesh edebilirler, Ramazan ayında oruç tutup tutmamakta ve sünnet namazları kılıp kılmamakta muhayyerdirler, öğle ve ikindi, akşam ve yatsı namazlarını birleştirerek kılabilirler.
    Cuma namazının farz, bayram namazlarının ve kurban kesmenin vacip (veya sünnet) oluşu düşer. Binit/vasıta üzerinde namaz kılmak caiz olur.





+ Yorum Gönder