Konusunu Oylayın.: Kur'an okumadan önce abdest almak gerekli mi, Okurken kıyafetimiz nasıl olmalı ?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kur'an okumadan önce abdest almak gerekli mi, Okurken kıyafetimiz nasıl olmalı ?
  1. 26.Temmuz.2012, 23:25
    1
    Misafir

    Kur'an okumadan önce abdest almak gerekli mi, Okurken kıyafetimiz nasıl olmalı ?






    Kur'an okumadan önce abdest almak gerekli mi, Okurken kıyafetimiz nasıl olmalı ? Mumsema Kuran-ı Kerimi okumak istiyorum ama bu konularda çok bilgisizim kuran okumadan önce abdest almak gerekli mi ?
    Okurken kıyafetimiz nasıl olmalı ?
    Birde bir oturuşta hepsini okumak mı lazım yoksa normal kitap okur gibi sonra kaldığımız yerden devam etsek olur mu ?


  2. 26.Temmuz.2012, 23:25
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Kuran-ı Kerimi okumak istiyorum ama bu konularda çok bilgisizim kuran okumadan önce abdest almak gerekli mi ?
    Okurken kıyafetimiz nasıl olmalı ?
    Birde bir oturuşta hepsini okumak mı lazım yoksa normal kitap okur gibi sonra kaldığımız yerden devam etsek olur mu ?


    Benzer Konular

    - Gusülden önce abdest almak

    - Salatı tefriciye okumadan önce abdest almam gerekir mi?

    - Gusulden Önce Abdest Almak: ilgili hadis

    - Abdest Almak İçin Gerekli Suyun Miktarı ile ilgili hadisler

    - Siyer kitapları okumak için abdest almak gerekli midir?

  3. 27.Temmuz.2012, 00:37
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kur'an okumadan önce abdest almak gerekli mi, Okurken kıyafetimiz nasıl olmalı




    Kur'an meali abdestsiz okunabilir. Ancak Kur'an-ı Kerim ve meali bir arada ise, Mealli Kur'an-ı Kerim de Kur'an hükmünde olduklarından abdestsiz tutulması caiz değildir. Kur’ân-ı Kerime abdestsiz olarak dokunulamayacağı ve ele alınamayacağı bütün fıkıh kitaplarında kayıtlıdır. Mezheplerin bu husustaki delili şu meâldeki âyet-i kerimedir:

    “Ona ter temiz olanlardan başkası dokunamaz.”1


    Bazı tefsirlerde bu âyetin birkaç mânâya geldiği belirtilmekte ise de, üzerinde ittifak edilen mânâ şudur:

    “Kurân’â hadesten, yâni abdestsizlikten ve guslü icab eden bir halden temizlenmiş olanlardan başkası dokunamaz.”

    Peygamber Efendimiz de Yemenlilere yazdığı bir mektupta, Kur’ân-ı Kerim’e ancak abdestli olarak ve guslü gerektiren hallerden temizlendikten sonra el sürülebileceğini bildirmiştir.2

    Fakat bazı zarurî durumlarda abdestsiz olarak da Mushaf’ın ele alınabileceği hususunda ruhsatlar mevcuttur. Yanma, suya düşme gibi tehlikeli durumlarda Kur’ân’ın zâyi olmaması için abdestli olmadan da bulunduğu yerden alınıp kurtarılabilir. Yine Kur’ân, bir yerden başka bir tarafa alınıp konulması gerektiği hallerde, temiz bir bez ve kâğıt parçası ile tutulup kaldırılabilir. Ayrıca, eğer Kur’ân kendisine bitişik bulunmayan bir mahfaza, kap, çanta içinde ise veya bir beze sarılı halde bulunuyorsa, yine abdestsiz olarak ele alınabilir. Henüz rüştüne ermemiş bir çocuk öğrenmek maksadıyla abdestsiz olarak Kur’ân’ı ele alıp okuyabilir. Hattâ Mâlikî mezhebine göre, Kur’ân öğreticisi olan bir kimse abdestli olmadığı halde, eğer kadınsa ve hayızlı bulunsa bile, sırf öğretmek maksadıyla Kur’ân’ı eline alabilir.

    Kur’ân-ı Kerim abdestsiz olarak ele alınmamakla birlikte, el sürmemek şartıyla bakarak okunabilir. Yine abdesti olmayan kimsenin ezbere Kur’ân âyet ve sûrelerini okumasında bir mahzur yoktur. Fakat cünüp olan bir kimse, aybaşı halinde ve lohusa olan kadın Kur’ân’a el süremeyeceği gibi, ne ezberinden, ne de Mushaf’a dokunmadan okuyamaz. Yalnız Fâtiha, Âyetelkürsi ve Muavvizeteyn’i (Kul eûzü’ler) gibi sûre ve âyetleri duâ maksadıyla okuyabilir.

    Kur’ân’ın dışındaki dinî kitaplara gelince, Kur’ân-ı Kerim için abdest almak farz iken fıkıh, hadis ve akaid kitaplarını alıp okumak için, onlara hürmeten abdest almak mendubdur.

    Hanefî mezhebinin büyük âlimlerinden İmamı Serahsî bir gece Kur’ân okumakla meşguldü. Fakat bir karın ağrısından dolayı sık sık tuvalete çıkmak mecburiyetinde kalmıştı. Elindeki kitabı abdestsiz olarak da okumak istemiyordu. Bunun için bir gecede 17 kere abdest alma durumunda kaldı.

    Bu husus, meselenin takva cihetidir. Zaten o zatların yücelmesindeki bir sır da ilme ve kitaba olan bu hürmetlerinden dolayı değil midir?

    Halebî-i Sağîr gibi bazı fıkıh kitaplarında, dinî kitapların abdestsiz olarak ele alınması mekruh sayılmaktaysa da, İmam-ı Âzam’dan rivayet edilen bir görüşe göre —ki sahih olan budur— mekruh olmadığıdır. Çünkü insan bu kitapları elle tutup okumakla doğrudan Kur’ân’a dokunmuş bulunmamaktadır. Çünkü bu kitaplardaki âyetler esas kitabın muhtevasının az bir kısmını teşkil etmektedir. Dolayısıyla, mekruh olmaz, denmektedir.3

    Tefsir kitapları hususunda Hanefî mezhebinin görüşü, onları abdestsiz olarak ele alınmasının mekruhluğu şeklinde ise de, Tahtavî’de şöyle bir ibare yer almaktadır:

    “Tefsirlerdeki Kur’ân âyetlerine el sürülmesi câiz değildir. Fakat diğer kısımlarına el sürülebilir.”4

    Şâfiîlere göre ise, eğer tefsir kısmı Kur’ân’dan fazla ise abdestsiz olarak ele alınabilir. Şayet Kur’ân kısmı fazlaise dokunmak câiz olmaz.5

    Bu açıklamalardan sonra şöyle denilebilir:

    Tefsir kitapları içindeki âyetlere el sürmeden alınıp okunabilir. Ayrıca Risâle-i Nurlar da birer Kur’ân tefsiri olduklarından onlar da abdestsiz olarak okunabilir; ancak bu halde iken içindeki âyetlere dokunulmaması gerekir. Fakat efdal olanı, mümkün olduğu kadar abdestli halde iken okumaktır. Kur’ân meallerinde ekseriyetle Kur’ân-ı Kerim’in tamamı bulunduğundan onları okurken abdestli olmaya gayret edilmelidir.

    1. Vâkıa Sûresi, 79.

    2. Dârimî, Talâk: 3.

    3. İbrahim Halebî. Halebî-i Sağîr, s.40.

    4. et-Tahtâvî. Hâşiyetü’Tahtâvî alâ Merâki’l-Felâh. (İstanbul: Temel Neşriyat, 1985), s.66.

    5. Abdurrahman el-Cezerî. Kitabü’l-Fıkhı ale’l-Mezâhibi’l-Erbaa. (Kâhire: Matbaatü’l-İstikame) 1:49.

    Mehmed Paksu, İbadet Hayatımız

    Kuran okurken bir bayan nasıl giyinmeli,
    kısa kollu kıyafetle Kuran okumak caiz midir?


    Kısa kollu kıyafetlerle Kuran-ı Kerim okumak caizdir. Ancak mümkün oldukça tesettüre riayet ederek okumak gerekir.

    Kur'an-ı Kerimi okumaya "Eûzü çekerek ve Besmele okuyarak" başlanır. Rabbimizin bu mukaddes kitabından gereğince yararlanmak için her halde yüce varlığına sığınmamız ve kendisinden yardım dilememiz lâzımdır.

    Bir Kur'an-ı Kerim ele alınarak okunacağı zaman abdestli bulunmak gerekir. Okurken kıbleye dönmeli, toparlanıp saygılı bir duruma geçmelidir. Abdestsiz kimse kılıfsız (bir mahfaza içinde olmayan) Kur'an-ı Kerimi ele alamaz. Kutsal kitabı ancak temiz ve abdestli olan eller tutabilir.

    Kur'an- Kerim, temiz yerlerde, avret yerleri kapalı olan kimselerin yanında, onu dinlemeleri şartı ile, açıkca okunabilir. Pis yerlerde veya avret yerleri açık olanlarla başka işle uğraşanlar yanında açıkca okunması mekruhtur.

    Dışarda bulunup okunan Kur'an-ı Kerime karşı saygılı bir vaziyet takınmayacak kimselerin işitecekleri şekilde aşikâre Kur'an okunması uygun değildir. Bu durum, Kur'an-ı Kerime saygısızlığı ve halk için de manevî sorumluluğu gerektireceğinden buna sebebiyet vermemelidir.

    Hattat olan bir yazar, yazacağı Kur'an-ı Kerim'in yapraklarını yüksekçe tutup ince olmayan bir kalemle ve temiz bir mürekkeble beyaz kâğıt üzerine yazmalı, satırlarını seyrekçe bırakmalıdır. Kur'an-ı Kerim nüshalarını pek küçük boyda ince kalemlerle yazmak, tenzihen mekruhtur. Bu mübarek nüshaların altın veya gümüşle süslenmesi, bir saygı ifade ettiğinden caiz görülmüştür.

    Sorularla İslamiyet





  4. 27.Temmuz.2012, 00:37
    2
    Silent and lonely rains



    Kur'an meali abdestsiz okunabilir. Ancak Kur'an-ı Kerim ve meali bir arada ise, Mealli Kur'an-ı Kerim de Kur'an hükmünde olduklarından abdestsiz tutulması caiz değildir. Kur’ân-ı Kerime abdestsiz olarak dokunulamayacağı ve ele alınamayacağı bütün fıkıh kitaplarında kayıtlıdır. Mezheplerin bu husustaki delili şu meâldeki âyet-i kerimedir:

    “Ona ter temiz olanlardan başkası dokunamaz.”1


    Bazı tefsirlerde bu âyetin birkaç mânâya geldiği belirtilmekte ise de, üzerinde ittifak edilen mânâ şudur:

    “Kurân’â hadesten, yâni abdestsizlikten ve guslü icab eden bir halden temizlenmiş olanlardan başkası dokunamaz.”

    Peygamber Efendimiz de Yemenlilere yazdığı bir mektupta, Kur’ân-ı Kerim’e ancak abdestli olarak ve guslü gerektiren hallerden temizlendikten sonra el sürülebileceğini bildirmiştir.2

    Fakat bazı zarurî durumlarda abdestsiz olarak da Mushaf’ın ele alınabileceği hususunda ruhsatlar mevcuttur. Yanma, suya düşme gibi tehlikeli durumlarda Kur’ân’ın zâyi olmaması için abdestli olmadan da bulunduğu yerden alınıp kurtarılabilir. Yine Kur’ân, bir yerden başka bir tarafa alınıp konulması gerektiği hallerde, temiz bir bez ve kâğıt parçası ile tutulup kaldırılabilir. Ayrıca, eğer Kur’ân kendisine bitişik bulunmayan bir mahfaza, kap, çanta içinde ise veya bir beze sarılı halde bulunuyorsa, yine abdestsiz olarak ele alınabilir. Henüz rüştüne ermemiş bir çocuk öğrenmek maksadıyla abdestsiz olarak Kur’ân’ı ele alıp okuyabilir. Hattâ Mâlikî mezhebine göre, Kur’ân öğreticisi olan bir kimse abdestli olmadığı halde, eğer kadınsa ve hayızlı bulunsa bile, sırf öğretmek maksadıyla Kur’ân’ı eline alabilir.

    Kur’ân-ı Kerim abdestsiz olarak ele alınmamakla birlikte, el sürmemek şartıyla bakarak okunabilir. Yine abdesti olmayan kimsenin ezbere Kur’ân âyet ve sûrelerini okumasında bir mahzur yoktur. Fakat cünüp olan bir kimse, aybaşı halinde ve lohusa olan kadın Kur’ân’a el süremeyeceği gibi, ne ezberinden, ne de Mushaf’a dokunmadan okuyamaz. Yalnız Fâtiha, Âyetelkürsi ve Muavvizeteyn’i (Kul eûzü’ler) gibi sûre ve âyetleri duâ maksadıyla okuyabilir.

    Kur’ân’ın dışındaki dinî kitaplara gelince, Kur’ân-ı Kerim için abdest almak farz iken fıkıh, hadis ve akaid kitaplarını alıp okumak için, onlara hürmeten abdest almak mendubdur.

    Hanefî mezhebinin büyük âlimlerinden İmamı Serahsî bir gece Kur’ân okumakla meşguldü. Fakat bir karın ağrısından dolayı sık sık tuvalete çıkmak mecburiyetinde kalmıştı. Elindeki kitabı abdestsiz olarak da okumak istemiyordu. Bunun için bir gecede 17 kere abdest alma durumunda kaldı.

    Bu husus, meselenin takva cihetidir. Zaten o zatların yücelmesindeki bir sır da ilme ve kitaba olan bu hürmetlerinden dolayı değil midir?

    Halebî-i Sağîr gibi bazı fıkıh kitaplarında, dinî kitapların abdestsiz olarak ele alınması mekruh sayılmaktaysa da, İmam-ı Âzam’dan rivayet edilen bir görüşe göre —ki sahih olan budur— mekruh olmadığıdır. Çünkü insan bu kitapları elle tutup okumakla doğrudan Kur’ân’a dokunmuş bulunmamaktadır. Çünkü bu kitaplardaki âyetler esas kitabın muhtevasının az bir kısmını teşkil etmektedir. Dolayısıyla, mekruh olmaz, denmektedir.3

    Tefsir kitapları hususunda Hanefî mezhebinin görüşü, onları abdestsiz olarak ele alınmasının mekruhluğu şeklinde ise de, Tahtavî’de şöyle bir ibare yer almaktadır:

    “Tefsirlerdeki Kur’ân âyetlerine el sürülmesi câiz değildir. Fakat diğer kısımlarına el sürülebilir.”4

    Şâfiîlere göre ise, eğer tefsir kısmı Kur’ân’dan fazla ise abdestsiz olarak ele alınabilir. Şayet Kur’ân kısmı fazlaise dokunmak câiz olmaz.5

    Bu açıklamalardan sonra şöyle denilebilir:

    Tefsir kitapları içindeki âyetlere el sürmeden alınıp okunabilir. Ayrıca Risâle-i Nurlar da birer Kur’ân tefsiri olduklarından onlar da abdestsiz olarak okunabilir; ancak bu halde iken içindeki âyetlere dokunulmaması gerekir. Fakat efdal olanı, mümkün olduğu kadar abdestli halde iken okumaktır. Kur’ân meallerinde ekseriyetle Kur’ân-ı Kerim’in tamamı bulunduğundan onları okurken abdestli olmaya gayret edilmelidir.

    1. Vâkıa Sûresi, 79.

    2. Dârimî, Talâk: 3.

    3. İbrahim Halebî. Halebî-i Sağîr, s.40.

    4. et-Tahtâvî. Hâşiyetü’Tahtâvî alâ Merâki’l-Felâh. (İstanbul: Temel Neşriyat, 1985), s.66.

    5. Abdurrahman el-Cezerî. Kitabü’l-Fıkhı ale’l-Mezâhibi’l-Erbaa. (Kâhire: Matbaatü’l-İstikame) 1:49.

    Mehmed Paksu, İbadet Hayatımız

    Kuran okurken bir bayan nasıl giyinmeli,
    kısa kollu kıyafetle Kuran okumak caiz midir?


    Kısa kollu kıyafetlerle Kuran-ı Kerim okumak caizdir. Ancak mümkün oldukça tesettüre riayet ederek okumak gerekir.

    Kur'an-ı Kerimi okumaya "Eûzü çekerek ve Besmele okuyarak" başlanır. Rabbimizin bu mukaddes kitabından gereğince yararlanmak için her halde yüce varlığına sığınmamız ve kendisinden yardım dilememiz lâzımdır.

    Bir Kur'an-ı Kerim ele alınarak okunacağı zaman abdestli bulunmak gerekir. Okurken kıbleye dönmeli, toparlanıp saygılı bir duruma geçmelidir. Abdestsiz kimse kılıfsız (bir mahfaza içinde olmayan) Kur'an-ı Kerimi ele alamaz. Kutsal kitabı ancak temiz ve abdestli olan eller tutabilir.

    Kur'an- Kerim, temiz yerlerde, avret yerleri kapalı olan kimselerin yanında, onu dinlemeleri şartı ile, açıkca okunabilir. Pis yerlerde veya avret yerleri açık olanlarla başka işle uğraşanlar yanında açıkca okunması mekruhtur.

    Dışarda bulunup okunan Kur'an-ı Kerime karşı saygılı bir vaziyet takınmayacak kimselerin işitecekleri şekilde aşikâre Kur'an okunması uygun değildir. Bu durum, Kur'an-ı Kerime saygısızlığı ve halk için de manevî sorumluluğu gerektireceğinden buna sebebiyet vermemelidir.

    Hattat olan bir yazar, yazacağı Kur'an-ı Kerim'in yapraklarını yüksekçe tutup ince olmayan bir kalemle ve temiz bir mürekkeble beyaz kâğıt üzerine yazmalı, satırlarını seyrekçe bırakmalıdır. Kur'an-ı Kerim nüshalarını pek küçük boyda ince kalemlerle yazmak, tenzihen mekruhtur. Bu mübarek nüshaların altın veya gümüşle süslenmesi, bir saygı ifade ettiğinden caiz görülmüştür.

    Sorularla İslamiyet





  5. 09.Aralık.2016, 12:51
    3
    Misafir

    Yorum: Kur'an okumadan önce abdest almak gerekli mi, Okurken kıyafetimiz nasıl olmalı ?

    Ey Müslüman ! Kur’an-ı Kerime dokunma veya onu ele alarak okuma konusunda her şeyden önce şunu asla unutmaman gerekir ki ; Kur’an azmışlara, sapmışlara ve inançları sağlam olmayanlara yol gösteren bir hidayet rehberidir.

    Dolayısıyla, hiç kimse kalkıpta dalalette olan bir kimseye, yola gelmesi için Kur’an okumasını tavsiye ederken veya al şu kitabı oku derken – abdest alman gerekir – sözünü kullanması çok abes bir söz olacaktır. Çünkü Allah resulü s.a.v böyle bir şey yapmadığı gibi onun yetiştirdiği insanlarda böyle bir şey yapmamışlardır.

    Yani, gerek etrafındaki şirk ve küfür içerisinde olanları gerekse uzak yerlerde bulunan bu tip kimseleri hakka davet ederken, onların hiç birisine Kur’an Ayetlerini ele alıp okuyacağınız zaman abdest alın veya elçilerine ; onlara söyleyin önce böyle bir şey yapsınlar dememiştir. Çünkü tebliğ olarak gönderdiği mektupların içerisinde bir çok Allah’ın Ayet’leri yazılı idi.


  6. 09.Aralık.2016, 12:51
    3
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Ey Müslüman ! Kur’an-ı Kerime dokunma veya onu ele alarak okuma konusunda her şeyden önce şunu asla unutmaman gerekir ki ; Kur’an azmışlara, sapmışlara ve inançları sağlam olmayanlara yol gösteren bir hidayet rehberidir.

    Dolayısıyla, hiç kimse kalkıpta dalalette olan bir kimseye, yola gelmesi için Kur’an okumasını tavsiye ederken veya al şu kitabı oku derken – abdest alman gerekir – sözünü kullanması çok abes bir söz olacaktır. Çünkü Allah resulü s.a.v böyle bir şey yapmadığı gibi onun yetiştirdiği insanlarda böyle bir şey yapmamışlardır.

    Yani, gerek etrafındaki şirk ve küfür içerisinde olanları gerekse uzak yerlerde bulunan bu tip kimseleri hakka davet ederken, onların hiç birisine Kur’an Ayetlerini ele alıp okuyacağınız zaman abdest alın veya elçilerine ; onlara söyleyin önce böyle bir şey yapsınlar dememiştir. Çünkü tebliğ olarak gönderdiği mektupların içerisinde bir çok Allah’ın Ayet’leri yazılı idi.





+ Yorum Gönder