Konusunu Oylayın.: Evli bir kadınım eşim beni ters ilişkıye zorluyor çok ısrar ediyor ne yapmalıyım?

5 üzerinden 3.80 | Toplam : 35 kişi
Evli bir kadınım eşim beni ters ilişkıye zorluyor çok ısrar ediyor ne yapmalıyım?
  1. 24.Temmuz.2012, 17:50
    1
    Misafir

    Evli bir kadınım eşim beni ters ilişkıye zorluyor çok ısrar ediyor ne yapmalıyım?






    Evli bir kadınım eşim beni ters ilişkıye zorluyor çok ısrar ediyor ne yapmalıyım? Mumsema merhaba ben evlı bır kadınım esım benı ters ılıskıye zorluyo cok ısrar edıyo ne yap malıyım bu yuzden kadının bosanma hakkı varmıs dogrumu


  2. 24.Temmuz.2012, 17:50
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 30.Temmuz.2012, 15:37
    2
    mehmet naim ağım
    Devamlı Üye

    Üyelik Tarihi: 21.Temmuz.2012
    Üye No: 97024
    Mesaj Sayısı: 198
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 23
    Bulunduğu yer: medrese-i yusufiye(hapishane)

    Cevap: evlı bır kadınım esım benı ters ılıskıye zorluyo cok ısrar edıyo ne yapmalıyım




    (Kendi rızası ile üç defa livata yaptıran alışır, her zaman bu işi ister.) [R.Nasıhin] .Bu çok kötü bir hastalıktır.

    Erkeğin erkeğe veya kadına arkadan yaklaşmasına livata denir. Eşi ile de livata yapmak büyük günahtır.

    Allahü teâlâ livatanın habis [çirkin] iş olduğunu bildiriyor. (Enbiya 74)
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Livata yapan melundur.) [İ.Ahmed]

    (Hanımı ile livata eden melundur.) [Şir’a]

    (Bir erkek veya kadının dübüründen ilişkiye girene Allah rahmet etmez.) [Tirmizi]

    (Kendi rızası ile üç defa livata yaptıran alışır, her zaman bu işi ister.) [R.Nasıhin]

    Erkeğin erkek için ve kadının kadın için avret yeri, diz ile göbek arasıdır. Bir kadın, başka bir kadının, göbek ile diz arasına bakamaz. Zaruretsiz bakarsa, haram işlemiş olur. Kadının yabancı erkek için avret yeri, el ve yüzünden başka, bütün bedenidir. Başkasının avret yerine, lüzum yokken, şehvetsiz de bakmak haramdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Erkek erkeğin, kadın kadının avret yerine bakamaz, haramdır.) [Abdurrezzak]

    (Erkeğin kadına, kadının da erkeğe [şehvetle] bakması haramdır.) [Taberani]

    Sual: Büyük günahların sayısı belli midir? Bir günaha müptela olan ne yapmalı?
    CEVAP
    Dinimizde büyük günah sayısı pek çoktur. Bunlardan yetmiş kadarı İslam Ahlakı kitabında bildirilmiştir. Bazıları şöyle:

    Katillik, zina, livata, alkollü içki, hırsızlık, gasp, yalancı şahitlik, faiz, ana-babaya isyan, namazı kazaya bırakmak, kibir, gıybet, sihir yani büyücülük, yetim malı yemek, namuslu kadına iftira etmek, küçük günaha devam etmek.

    Günaha bağımlılık
    Günah işleyen kâfir olmaz. Fakat her günah insanı küfre sürükler. Bir günaha müptela olanın, yeni tabirle bağımlılık kazanan kimsenin, o günahı bırakması çok zor olur. Artık o kimse o günahı, günah gibi görmez. Günah işlediği için suçu ona buna yüklemeye çalışır. İşlediği günahlara kılıf arar. Günaha alışmak, o günahı günah olmaktan çıkarmaz.

    İçkiye müptela olan kimsenin, tedavi neticesinde, içkiden zor kurtulduğu bir gerçektir. Uyuşturucu kullananların durumu da böyledir. Bunlardan birine yakalanan kimse, kolay kolay kurtulamaz. Az bir şeyden zarar olmaz diyerek başlanıyor, büyük felaketlere maruz kalınıyor. Kötü alışkanlıklara elini veren kolunu alamıyor. Kumara, zina ve livataya alışmak da böyle tehlikelidir. Sigaraya, hatta çaya bile alışan kolay kolay bırakamıyor.

    Herkese günah işleten ruhu değil, nefsidir. Her insanın nefs-i emmaresi kâfirdir. Kâfir olan nefsimiz, hep günah işlemek ister. Nefsine hakim olan, günahtan kendini alıkoyar. Kendi rızası ile üç defa livata yaptıranın, alışıp bu işi isteyeceği hadis-i şerif ile bildirilmiştir. Bu işe alışan kimse, (Ben erkeğim ama ruhum kadın) derse, nefsine, şeytana uymuş olur. Hangi sebeple olursa olsun, bu işi yapan ve yaptıran lanetlenmiştir. Derhal tevbe etmelidir! Cenab-ı Hak, tevbe edenlerin tevbesini kabul eder.

    Kötü alışkanlıklara, günahlara müptela olma işlerine daha çok çevrenin etkisi büyüktür. Çevreyi değiştirmeli, iyi insanlarla beraber olmalı, her haramdan kaçmaya çalışmalı ve bilhassa namazı asla aksatmamalıdır.

    Sual: Aids hakkında hadis olduğu söyleniyor. Doğru mudur?
    CEVAP
    Bilindiği gibi, Frengi ve Aids gibi bulaşıcı hastalıklar, Avrupa’dan, [Frenkten] gelmiştir. Bir zamanlar Avrupa’dan gelen şeylere frenk malı denirdi. Frenk üzümü, frenk gömleği gibi. Fuhuşla yayılan hastalığa da, onlardan geldiği için frengi denmiştir. Aids hakkında açıkça hadis-i şerif yoktur. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Kötü kadınlar, çoğalıp, zina bir toplum içinde yayılırsa, halk, daha önce görülmemiş bulaşıcı hastalıklara maruz kalır. Alışverişte hile yapılırsa, geçim darlığı başlar. Zekat verilmezse yağmur yağmaz. Hayvanlar olmasaydı, rahmet yüzü görülmezdi. Dine olan bağlılık zayıflayınca, düşmanların saldırısına maruz kalınır. Dine uymayan idareciler zuhur edince, anarşi çıkar, millet birbiriyle boğuşur.) [Beyheki]

    Livata yapanlarda Aids ismindeki bulaşıcı hastalığın virüsünün, domuzlarda bulunduğu tespit edilmiştir.

    Sual: Livatadan ve lezbiyenlikten kurtulmanın ilacı nedir?
    CEVAP
    Beş vakit namazı doğru kılmak ve hemen evlenmek.

    Eşcinsel düşünce
    Sual: Eşcinsel bir erkeğim. Bu işi fiilen yapmıyorum, ama düşünce olarak kafamdan hiç çıkmıyor. Hep bir erkekle beraber olmak istiyorum. Bu da beni çok rahatsız ediyor. Doktorlara sordum, bu hastalığın ilacı yok dediler. İntihar mı edeyim, yoksa, eşcinsel düşünceler içinde mi yaşamalıyım?
    CEVAP
    Tedavisi olmayan dert, hastalık yoktur. Bilinmiyordur o ayrı bir şey. Her hastalığın çaresi olduğunu, kâinatı yoktan var eden Allahü teâlâ tarafından âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber efendimiz haber veriyor. Buyuruyor ki:
    (Allahü teâlâ, devasını, çaresini vermediği hastalık, dert yaratmadı. Bilen bildi, bilmeyen bilmedi, yalnız ölüme çare yoktur.) [Taberani]

    (Her derdin devası vardır. İlacı kullanıldığında Allahü teâlâ şifasını verir.) [Buhari, Müslim]

    (Ey Allah’ın kulları, tedavi olun. Allahü teâlâ, ilacını, devasını vermediği hiçbir hastalık yaratmadı. İhtiyarlık bundan müstesnadır.) [Ebu Ya’la, İbni Hibban]

    İçki, zina, hırsızlık, eşcinsellik gibi her türlü günahın tek ilacı vardır. Bu ilaç Kur'an-ı kerimde açıkça bildiriliyor. Bu ilacı kullanan her Müslüman, alışkanlık haline gelen, bağımlısı olduğu büyük günahlardan mutlaka kurtulur. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Namaz, münker ve fahşadan [edepsizlikten, akla ve dine uymayan esrar, içki, zina, livata, eşcinsellik gibi her türlü kötülükten, her türlü günahtan] alıkoyar.) [Ankebut 45]

    Bir genç, namaz kılar ve her türlü kötülüğü de yapardı. Bu gencin durumu Resulullah efendimize bildirilince, (Bir gün namaz, onu diğer günahları işlemekten alıkoyar) buyurdu. Aradan çok zaman geçmedi. O genç günahlarına tevbe etti, iyi hâl sahibi oldu. Bu bakımdan mutlaka namaz kılmalıdır. Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
    (Her hastalığın, her derdin şifası vardır, kalbin şifası ise, zikirdir, Allahü teâlâyı anmaktır.) [Deylemi]

    Zikrin yani Allahü teâlâyı anmanın başında namaz gelir. Bir âyet-i kerime meali:
    (Namaz, her türlü kötülükten, alıkoyar. Çünkü zikrullah [Namaz kılmak] elbette en büyüktür. [En büyük ibadettir]) [Ankebut 45] (Zikrullah, namazdır. Namaz diğer ibadetlerden daha büyüktür.) (Beydavi)

    (Onlar ayakta, otururken, yanları üzerine yatarken Allah’ı zikrederler.) [Al-i İmran 191] (Namazı, gücü yeten ayakta kılar, ayakta kılmaktan aciz olan oturarak kılar, bundan da aciz olan, yatarak ima ile kılar demektir.) (Bahr-ür-raık)

    Eğer namaz, kötülükten alıkoymuyorsa, namaz doğru kılınmıyor demektir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Bir kişinin namazı, onu kötülüklerden alıkoyamıyorsa, [namazın şartlarına riayet etmeyip doğru kılmadığı için] Allah’tan uzaklığı artar.) [Taberani]

    O halde yapılacak iş, namazı doğru kılmaya çalışmaktır. Namazı doğru kılabilmek için önce itikadın düzgün olması şarttır. Daha sonra diğer şartlar gelir. Bu şartlara riayet eden, mutlaka her türlü kötülüğü bırakır.

    Cinsel sapıklıklar
    Sual: Ateistler, (Müslüman ülkelerde cinsel ilişkiler [zina] günah sayılarak, cinsel duygular baskı altında tutulduğu için homoseksüellik gibi sapıklıklar ortaya çıkıyor) diyorlar. Gayrimeşru ilişkiler günah olmasaydı acaba bu kadar yaygınlaşma olmaz mıydı?
    CEVAP
    Tam tersine daha da çok olurdu. Allah’tan korkmayanlar bile, toplumdan çekindiği için gayrimeşru ilişkilerden ister istemez uzak kalıyorlar. Batı ülkelerinde tam bir cinsel özgürlük vardır. Hiçbir baskı da yoktur. Hatta bazılarında eşcinsel evliliklere dahi kanunla izin veriliyor. Buna rağmen Avrupa, özellikle İngiltere cinsi sapıklarla doludur. Ateistlerin maksadı cinsel sapıklıklardan rahatsız olmak değil, İslamiyet’e olan düşmanlıklarından dolayı böyle iddialar ortaya atıyorlar.

    Eşcinsellik
    Sual: (Allah beni eşcinsel olarak yarattıysa, bunda benim suçum ne? Bu nedenle eşcinsellik günah olmaz) diyen kişinin iddiası yanlış değil midir?
    CEVAP
    Böyle söyleyerek, kendi işlediği suçu Allahü teâlâya yüklemek çok çirkindir.

    Allahü teâlâ hiçbir günaha razı olmaz. O zaman her suçlu, suçunu Allahü teâlâya yükleyebilir. Uyuşturucuya alışan, (Allah beni uyuşturucuya meyyal yarattı, benim suçum yok) diyebilir. Zina eden, (Bana bu duyguyu Allah verdi, benim suçum yok) diyebilir. Kumara alışan, (Bu kumar oynama arzusunu bana Allah verdi, benim suçum yok) diyebilir. Her günah için böyle söylenebilir. Allahü teâlâ insanları, günah veya sevab işleyecek vasıfta yarattıysa da, günah işlemeye mecbur etmedi. Bir âyet-i kerime meali:
    (Dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin! İnkârcılara Cehennemi hazırladık.) [Kehf 29]

    Şu halde inanmak ve inkâr etmek, iyilik ve kötülük yapmak insanın elinde ki, böyle buyuruluyor. Allahü teâlâ, günah işleyenleri cezalandıracağını, sevab işleyenlere mükâfat vereceğini bildirdi. Herkes, yaptığı zerre kadar hayır veya şerrin karşılığını görecektir. Bir âyet-i kerime meali:
    (Zerre kadar hayır ve şer işleyen, karşılığını görür.) [Zilzal 7,8]

    İçkiyi, kumarı, hırsızlığı yasakladığı gibi, zinayı da, livatayı da [eşcinselliği de] yasakladı. Eşcinsellikle ilgili iki hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Ahir zamanda eşcinseller üç kısma ayrılır: Bir kısmı konuşmak ve bakmakla, diğeri tokalaşmak ve kucaklaşmakla yetinir. Bir kısmı da bu işi bilfiil yapar. Allah bunlara lanet etsin! Tevbe edenin tevbesini Allahü teâlâ kabul eder.) [Deylemi]

    (Livata mubah sayılmadıkça, gökten taş yağmadıkça kıyamet kopmaz.) [Deylemi]

    Çirkin iş
    Sual: Belli bir mezhebi olmayan, bid’at mezhepler dâhil her mezhepten aklına uygun gelenlere uyan biri, İbni Sebecilikte livata, [Pederasty ve Pédérastie de denilen çirkin iş] caizdir diyerek, Ehl-i sünnet olanlara da tavsiye ediyormuş. Bu hüküm, Kitap ve Sünnetle açıkça haram edilmemiş midir? Mezhepler, Nass'a, yani âyet ve hadise aykırı hüküm koyabilir mi?
    CEVAP
    Elbette koyamaz. Livatanın, İbni Sebecilikte veya başka sapık bir mezhepte caiz olup olmadığını bilmiyoruz; fakat Ehl-i sünnetin dört hak mezhebinin dördüne göre de, livata, erkekle de olsa, kadınla da olsa veya kendi hanımıyla da olsa haramdır, büyük günahtır.


  4. 30.Temmuz.2012, 15:37
    2
    Devamlı Üye



    (Kendi rızası ile üç defa livata yaptıran alışır, her zaman bu işi ister.) [R.Nasıhin] .Bu çok kötü bir hastalıktır.

    Erkeğin erkeğe veya kadına arkadan yaklaşmasına livata denir. Eşi ile de livata yapmak büyük günahtır.

    Allahü teâlâ livatanın habis [çirkin] iş olduğunu bildiriyor. (Enbiya 74)
    Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Livata yapan melundur.) [İ.Ahmed]

    (Hanımı ile livata eden melundur.) [Şir’a]

    (Bir erkek veya kadının dübüründen ilişkiye girene Allah rahmet etmez.) [Tirmizi]

    (Kendi rızası ile üç defa livata yaptıran alışır, her zaman bu işi ister.) [R.Nasıhin]

    Erkeğin erkek için ve kadının kadın için avret yeri, diz ile göbek arasıdır. Bir kadın, başka bir kadının, göbek ile diz arasına bakamaz. Zaruretsiz bakarsa, haram işlemiş olur. Kadının yabancı erkek için avret yeri, el ve yüzünden başka, bütün bedenidir. Başkasının avret yerine, lüzum yokken, şehvetsiz de bakmak haramdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Erkek erkeğin, kadın kadının avret yerine bakamaz, haramdır.) [Abdurrezzak]

    (Erkeğin kadına, kadının da erkeğe [şehvetle] bakması haramdır.) [Taberani]

    Sual: Büyük günahların sayısı belli midir? Bir günaha müptela olan ne yapmalı?
    CEVAP
    Dinimizde büyük günah sayısı pek çoktur. Bunlardan yetmiş kadarı İslam Ahlakı kitabında bildirilmiştir. Bazıları şöyle:

    Katillik, zina, livata, alkollü içki, hırsızlık, gasp, yalancı şahitlik, faiz, ana-babaya isyan, namazı kazaya bırakmak, kibir, gıybet, sihir yani büyücülük, yetim malı yemek, namuslu kadına iftira etmek, küçük günaha devam etmek.

    Günaha bağımlılık
    Günah işleyen kâfir olmaz. Fakat her günah insanı küfre sürükler. Bir günaha müptela olanın, yeni tabirle bağımlılık kazanan kimsenin, o günahı bırakması çok zor olur. Artık o kimse o günahı, günah gibi görmez. Günah işlediği için suçu ona buna yüklemeye çalışır. İşlediği günahlara kılıf arar. Günaha alışmak, o günahı günah olmaktan çıkarmaz.

    İçkiye müptela olan kimsenin, tedavi neticesinde, içkiden zor kurtulduğu bir gerçektir. Uyuşturucu kullananların durumu da böyledir. Bunlardan birine yakalanan kimse, kolay kolay kurtulamaz. Az bir şeyden zarar olmaz diyerek başlanıyor, büyük felaketlere maruz kalınıyor. Kötü alışkanlıklara elini veren kolunu alamıyor. Kumara, zina ve livataya alışmak da böyle tehlikelidir. Sigaraya, hatta çaya bile alışan kolay kolay bırakamıyor.

    Herkese günah işleten ruhu değil, nefsidir. Her insanın nefs-i emmaresi kâfirdir. Kâfir olan nefsimiz, hep günah işlemek ister. Nefsine hakim olan, günahtan kendini alıkoyar. Kendi rızası ile üç defa livata yaptıranın, alışıp bu işi isteyeceği hadis-i şerif ile bildirilmiştir. Bu işe alışan kimse, (Ben erkeğim ama ruhum kadın) derse, nefsine, şeytana uymuş olur. Hangi sebeple olursa olsun, bu işi yapan ve yaptıran lanetlenmiştir. Derhal tevbe etmelidir! Cenab-ı Hak, tevbe edenlerin tevbesini kabul eder.

    Kötü alışkanlıklara, günahlara müptela olma işlerine daha çok çevrenin etkisi büyüktür. Çevreyi değiştirmeli, iyi insanlarla beraber olmalı, her haramdan kaçmaya çalışmalı ve bilhassa namazı asla aksatmamalıdır.

    Sual: Aids hakkında hadis olduğu söyleniyor. Doğru mudur?
    CEVAP
    Bilindiği gibi, Frengi ve Aids gibi bulaşıcı hastalıklar, Avrupa’dan, [Frenkten] gelmiştir. Bir zamanlar Avrupa’dan gelen şeylere frenk malı denirdi. Frenk üzümü, frenk gömleği gibi. Fuhuşla yayılan hastalığa da, onlardan geldiği için frengi denmiştir. Aids hakkında açıkça hadis-i şerif yoktur. Bir hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Kötü kadınlar, çoğalıp, zina bir toplum içinde yayılırsa, halk, daha önce görülmemiş bulaşıcı hastalıklara maruz kalır. Alışverişte hile yapılırsa, geçim darlığı başlar. Zekat verilmezse yağmur yağmaz. Hayvanlar olmasaydı, rahmet yüzü görülmezdi. Dine olan bağlılık zayıflayınca, düşmanların saldırısına maruz kalınır. Dine uymayan idareciler zuhur edince, anarşi çıkar, millet birbiriyle boğuşur.) [Beyheki]

    Livata yapanlarda Aids ismindeki bulaşıcı hastalığın virüsünün, domuzlarda bulunduğu tespit edilmiştir.

    Sual: Livatadan ve lezbiyenlikten kurtulmanın ilacı nedir?
    CEVAP
    Beş vakit namazı doğru kılmak ve hemen evlenmek.

    Eşcinsel düşünce
    Sual: Eşcinsel bir erkeğim. Bu işi fiilen yapmıyorum, ama düşünce olarak kafamdan hiç çıkmıyor. Hep bir erkekle beraber olmak istiyorum. Bu da beni çok rahatsız ediyor. Doktorlara sordum, bu hastalığın ilacı yok dediler. İntihar mı edeyim, yoksa, eşcinsel düşünceler içinde mi yaşamalıyım?
    CEVAP
    Tedavisi olmayan dert, hastalık yoktur. Bilinmiyordur o ayrı bir şey. Her hastalığın çaresi olduğunu, kâinatı yoktan var eden Allahü teâlâ tarafından âlemlere rahmet olarak gönderilen Peygamber efendimiz haber veriyor. Buyuruyor ki:
    (Allahü teâlâ, devasını, çaresini vermediği hastalık, dert yaratmadı. Bilen bildi, bilmeyen bilmedi, yalnız ölüme çare yoktur.) [Taberani]

    (Her derdin devası vardır. İlacı kullanıldığında Allahü teâlâ şifasını verir.) [Buhari, Müslim]

    (Ey Allah’ın kulları, tedavi olun. Allahü teâlâ, ilacını, devasını vermediği hiçbir hastalık yaratmadı. İhtiyarlık bundan müstesnadır.) [Ebu Ya’la, İbni Hibban]

    İçki, zina, hırsızlık, eşcinsellik gibi her türlü günahın tek ilacı vardır. Bu ilaç Kur'an-ı kerimde açıkça bildiriliyor. Bu ilacı kullanan her Müslüman, alışkanlık haline gelen, bağımlısı olduğu büyük günahlardan mutlaka kurtulur. Kur'an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
    (Namaz, münker ve fahşadan [edepsizlikten, akla ve dine uymayan esrar, içki, zina, livata, eşcinsellik gibi her türlü kötülükten, her türlü günahtan] alıkoyar.) [Ankebut 45]

    Bir genç, namaz kılar ve her türlü kötülüğü de yapardı. Bu gencin durumu Resulullah efendimize bildirilince, (Bir gün namaz, onu diğer günahları işlemekten alıkoyar) buyurdu. Aradan çok zaman geçmedi. O genç günahlarına tevbe etti, iyi hâl sahibi oldu. Bu bakımdan mutlaka namaz kılmalıdır. Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
    (Her hastalığın, her derdin şifası vardır, kalbin şifası ise, zikirdir, Allahü teâlâyı anmaktır.) [Deylemi]

    Zikrin yani Allahü teâlâyı anmanın başında namaz gelir. Bir âyet-i kerime meali:
    (Namaz, her türlü kötülükten, alıkoyar. Çünkü zikrullah [Namaz kılmak] elbette en büyüktür. [En büyük ibadettir]) [Ankebut 45] (Zikrullah, namazdır. Namaz diğer ibadetlerden daha büyüktür.) (Beydavi)

    (Onlar ayakta, otururken, yanları üzerine yatarken Allah’ı zikrederler.) [Al-i İmran 191] (Namazı, gücü yeten ayakta kılar, ayakta kılmaktan aciz olan oturarak kılar, bundan da aciz olan, yatarak ima ile kılar demektir.) (Bahr-ür-raık)

    Eğer namaz, kötülükten alıkoymuyorsa, namaz doğru kılınmıyor demektir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
    (Bir kişinin namazı, onu kötülüklerden alıkoyamıyorsa, [namazın şartlarına riayet etmeyip doğru kılmadığı için] Allah’tan uzaklığı artar.) [Taberani]

    O halde yapılacak iş, namazı doğru kılmaya çalışmaktır. Namazı doğru kılabilmek için önce itikadın düzgün olması şarttır. Daha sonra diğer şartlar gelir. Bu şartlara riayet eden, mutlaka her türlü kötülüğü bırakır.

    Cinsel sapıklıklar
    Sual: Ateistler, (Müslüman ülkelerde cinsel ilişkiler [zina] günah sayılarak, cinsel duygular baskı altında tutulduğu için homoseksüellik gibi sapıklıklar ortaya çıkıyor) diyorlar. Gayrimeşru ilişkiler günah olmasaydı acaba bu kadar yaygınlaşma olmaz mıydı?
    CEVAP
    Tam tersine daha da çok olurdu. Allah’tan korkmayanlar bile, toplumdan çekindiği için gayrimeşru ilişkilerden ister istemez uzak kalıyorlar. Batı ülkelerinde tam bir cinsel özgürlük vardır. Hiçbir baskı da yoktur. Hatta bazılarında eşcinsel evliliklere dahi kanunla izin veriliyor. Buna rağmen Avrupa, özellikle İngiltere cinsi sapıklarla doludur. Ateistlerin maksadı cinsel sapıklıklardan rahatsız olmak değil, İslamiyet’e olan düşmanlıklarından dolayı böyle iddialar ortaya atıyorlar.

    Eşcinsellik
    Sual: (Allah beni eşcinsel olarak yarattıysa, bunda benim suçum ne? Bu nedenle eşcinsellik günah olmaz) diyen kişinin iddiası yanlış değil midir?
    CEVAP
    Böyle söyleyerek, kendi işlediği suçu Allahü teâlâya yüklemek çok çirkindir.

    Allahü teâlâ hiçbir günaha razı olmaz. O zaman her suçlu, suçunu Allahü teâlâya yükleyebilir. Uyuşturucuya alışan, (Allah beni uyuşturucuya meyyal yarattı, benim suçum yok) diyebilir. Zina eden, (Bana bu duyguyu Allah verdi, benim suçum yok) diyebilir. Kumara alışan, (Bu kumar oynama arzusunu bana Allah verdi, benim suçum yok) diyebilir. Her günah için böyle söylenebilir. Allahü teâlâ insanları, günah veya sevab işleyecek vasıfta yarattıysa da, günah işlemeye mecbur etmedi. Bir âyet-i kerime meali:
    (Dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin! İnkârcılara Cehennemi hazırladık.) [Kehf 29]

    Şu halde inanmak ve inkâr etmek, iyilik ve kötülük yapmak insanın elinde ki, böyle buyuruluyor. Allahü teâlâ, günah işleyenleri cezalandıracağını, sevab işleyenlere mükâfat vereceğini bildirdi. Herkes, yaptığı zerre kadar hayır veya şerrin karşılığını görecektir. Bir âyet-i kerime meali:
    (Zerre kadar hayır ve şer işleyen, karşılığını görür.) [Zilzal 7,8]

    İçkiyi, kumarı, hırsızlığı yasakladığı gibi, zinayı da, livatayı da [eşcinselliği de] yasakladı. Eşcinsellikle ilgili iki hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Ahir zamanda eşcinseller üç kısma ayrılır: Bir kısmı konuşmak ve bakmakla, diğeri tokalaşmak ve kucaklaşmakla yetinir. Bir kısmı da bu işi bilfiil yapar. Allah bunlara lanet etsin! Tevbe edenin tevbesini Allahü teâlâ kabul eder.) [Deylemi]

    (Livata mubah sayılmadıkça, gökten taş yağmadıkça kıyamet kopmaz.) [Deylemi]

    Çirkin iş
    Sual: Belli bir mezhebi olmayan, bid’at mezhepler dâhil her mezhepten aklına uygun gelenlere uyan biri, İbni Sebecilikte livata, [Pederasty ve Pédérastie de denilen çirkin iş] caizdir diyerek, Ehl-i sünnet olanlara da tavsiye ediyormuş. Bu hüküm, Kitap ve Sünnetle açıkça haram edilmemiş midir? Mezhepler, Nass'a, yani âyet ve hadise aykırı hüküm koyabilir mi?
    CEVAP
    Elbette koyamaz. Livatanın, İbni Sebecilikte veya başka sapık bir mezhepte caiz olup olmadığını bilmiyoruz; fakat Ehl-i sünnetin dört hak mezhebinin dördüne göre de, livata, erkekle de olsa, kadınla da olsa veya kendi hanımıyla da olsa haramdır, büyük günahtır.


  5. 30.Temmuz.2012, 15:45
    3
    mehmet naim ağım
    Devamlı Üye

    Üyelik Tarihi: 21.Temmuz.2012
    Üye No: 97024
    Mesaj Sayısı: 198
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 23
    Bulunduğu yer: medrese-i yusufiye(hapishane)

    Cevap: evlı bır kadınım esım benı ters ılıskıye zorluyo cok ısrar edıyo ne yapmalıyım

    Livata, erkeğin erkekle veya erkeğin kadınla dübüründen, yani arkasından zina etmesine denir. Bu durum karı koca arasında olduğunda da yine livata olur ve haramdır.Livata çoğalırsa bu bizim sonumuz olur.livata öyle kötü birşey ki bunu yapan hep alışır ve hep ilişkiye girer ve bunu ister.

    80 Yıl Hep Haram İşlesek Livatanın Günahı Kadar Günaha Giremeyiz!!!!


    (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

    Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata, zina türlerinden birisi değildir ki zina hakkında var olan delillerin genelliğinden dolayı zina kapsamına girdiği söylenebilsin. Zira zina, erkeğin cinsel organını kadının cinsel organına sokmasıdır. Livata ise, erkeğin erkeğe arkadan yanaşmasıdır. Kadının cinsel organına duhul ile erkeğe arkadan temas aynı şey değildir. Bu nedenle her iki olay, birbirinden farklıdır. Diğer taraftan livata, zinayla da kıyaslanamaz. Çünkü zina hakkında var olan nass illetli değildir ki illetlerin bir araya getirilmesi ile kıyas yapılabilsin. Üstelik kadına arkadan yanaşmak da livata sayılmaz ve livata olarak isimlendirilmez. Çünkü livata, yalnızca dübürden yaklaşmak değildir. Livata, erkeğin erkeğe gelmesidir. Yani bir erkeğin bir başka erkeğin dübürüne sokmasıdır. Bu nedenle livata, zinadan farklıdır ve birbirine kıyaslanamaz.

    Ancak, "Erkek, erkeğe (arkadan) yanaşırsa her ikisi de zinacı olurlar. Kadın, kadınla cinsi ilişki yaparsa her ikisi de zinacı olurlar." hadisinin isnadında Muhammed b. Abdurrahman vardır. Ebu Hatim onu yalanlamıştır. Beyhaki ise, onu tanımadığını söyler. Dolayısıyla bu hadis, münkerdir. Hadisin sahih olduğunu varsaysak bile bundan maksat benzetme yapılmasıdır. Yani bunlar zina eden kimseler gibidirler, demektir. Diğer taraftan Rasulullah (sav)'in livata fiilinden dolayı recm cezası uyguladığı veya böyle bir hüküm verdiği de sabit değildir. Tam tersine Rasülün "Yapanı da yaptıranı da öldürünüz" * dediği sabittir. Eğer yukarıdaki münker hadiste yer alan: "Her ikisi de zinacı olurlar" sözü gerçeğe delalet etseydi livata haddinin zina haddi gibi olması gerekirdi. Hatta livata fiilini işleyenin recm edilmesi gerektiğine dair rivayet edilen hadisi, evli olmayanlar için de rivayet etmektedirler. Yani bu hadise göre evli olanın da bekar olanın da recm edilmesi gereklidir. Öyleyse zina hükmü ile livata hükmü birbirinden farklıdır. Bu nedenle zina edene uygulanacak ceza ile lutiye uygulanacak ceza birbirinden farklıdır.

    Şer’î hükme göre, evli veya bekar ayırımı yapılmaksızın livata yapanın öldürülmesi gerekmektedir. İster yapan, isterse yaptıran olsun livata yaptığı sabit olursa her ikisi de had gereği öldürülür. Bunun delili sünnet ve sahabenin icmaıdır. Sünnetten delil şudur: İkrime, İbni Abbas’tan şu hadisi rivayet ediyor: Dedi ki: Rasulullah (sav) şöyle dedi:

    "Lût kavminin yaptığı işi yapan bir kimseyi bulduğunuz zaman, yapanı da yaptıranı da öldürünüz." *

    Hafız, ravilerinin güvenilir olduğunu söyler. Ancak bu hadis hakkında birtakım sözler söylenmiştir. İbni et-Talla' Ahkâm'ında şöyle der: "Rasulullah (sav)'in livata yapan bir kimseyi recm ettiği ya da bu şekilde bir hüküm verdiği sabit değildir. Tam tersine onun, "yapanı da yaptıranı da öldürünüz," * dediği sabittir. Livata yapanın öldürülmesi gerektiğinin sünnetten delili budur. Said b. Cübeyr ile Mücahid'in İbni Abbas'tan rivayet ettiği: "Bekar bir kimse Lutîlik yaparken yakalandığında recmedilir." * hadisi, eşcinselliği recm edilerek öldürüleceği anlamına gelmektedir, yoksa lutiye uygulanacak haddin, recm olduğu anlamına gelmektedir. Bunun delili, evli veya bekar ayırımı yapılmaksızın yapanın da yaptıranın da öldürülmesi gerektiğini ifade eden yukarıdaki hadistir. Recm ise, yalnızca bekarlara uygulanan bir cezadır. Hadisin nassının, bekar olsa bile lûtilik yapan bir kimsenin öldürüleceğini ifade etmesi, bunun recm haddinden başka olduğunun delilidir. Bu nedenledir ki Said b. Cübeyr ve Mücahid yoluyla rivayet edilen İbni Abbas hadisi, yine İbni Abbas'tan rivayet edilen ve İkrime yoluyla gelen hadisle çelişmemektedir. Her iki hadis de öldürmeye delalet etmektedir. Ancak recm hadisi muayyen bir üslupla öldürmeye delalet etmektedir. Öldürme hadisi ise mutlak anlamda öldürmeye delalet etmektedir. Hüküm, lûtilik yapanın kesinlikle öldürüleceğidir. Recm ederek öldürmek caiz olduğu gibi, idam ederek, kurşunlayarak ya da bir başka yolla öldürmek de caizdir. Hüküm, öldürmektir. Öldürmede kullanılacak üslup veya araç önemli değildir.

    Sahabe, lûtilik yapanın nasıl öldürüleceği hususunda ihtilaf etmişlerse de, öldürüleceği hususunda icma etmişlerdir. Beyhaqi, Ali (ra)'nin lûtilik yapan bir kimseyi recm ettiğini nakleder. Yine Beyhaqi, şunu rivayet eder: Ebu Bekir, kadınların nikahlandığı gibi nikahlanan bir adam hakkında görüşmek üzere insanları topladı. Rasulullah (sav)'in ashabına, bu adama ne yapmak gerektiğini sordu. O gün, insanların en sert konuşma yapanı Ali b. Ebu Talip (ra) idi. Şöyle dedi: "Bu günahı tarihte yalnızca tek bir ümmet işlemiştir. Bildiğiniz gibi Allah da o ümmeti helak etmiştir. Ben, bu adamın yakılmasını uygun görüyorum." Bu olay hakkında Cafer b. Muhammed babasından rivayetle Ali (ra)'den şunu nakleder: "recm edilsin ve ateşle yakılsın." Yine Beyhaqi İbni Abbas'a luti hakkında sorulduğu zaman şöyle dediğini nakleder: "Beldenin en yüksek binası hangisi olduğu araştırılır sonra oradan baş aşağı atılır." Ömer ve Osman ise; "Üzerlerine duvarın yıkılması gerektiğini" söylemektedirler. Sahabeler her ne kadar öldürme hususunda ihtilaf etseler de bu görüşlerin tümü, lûtilik yapan kimsenin öldürüleceğine delalet etmektedir. Diğer taraftan Şufa sahibinin: "Sahabelerin icması, lûtinin, öldürüleceği yönündedir" şeklinde söylediği nakledilir. Bu ifadeye göre bir icma yani sahabe icması hasıl olmuştur. İster yapan, isterse yaptıran olsun, ister evli ister evli olmasın, livata fiilini işleyen bir kimsenin öldürülmesi gerektiği hususunda sahabeler icma etmişlerdir. Sahabenin icması tek başına şer’î bir delildir. Ancak bu icma, sünnet ile desteklenince durum nasıl olur? Özetle lûtilik yapan kimseye uygulanacak olan şer’î haddin miktarı zina haddi değildir. Öldürme şekline bakılmaksızın lûtilik yapan kimseye uygulanacak olan ceza öldürmektir.

    Livatanın beyyineleri zinanın beyyineleri gibi değildir. Zina fiilinin dışında kalan diğer hadlerden herhangi birinin beyyinesi gibidir. Madem ki livata zina sayılmamaktadır, delilinin de zina beyyinesi gibi olmayıp beyyine açısından diğer hadlerin kapsamına girmesi gerekir. Buna göre livata, ikrar ile veya hırsızlık ve dışında kalan hadlerin beyyinelerinde olduğu gibi iki erkeğin ya da iki kadın ile bir erkeğin şehadeti ile sabit olur. Livata haddinde aranan şart, lûtinin fail veya meful olması, akıl sahibi, buluğa ermiş ve serbest irade sahibi olması, livatanın şer’î beyyinelerle -iki adamın veya biri erkek iki kadının şehadeti- sabit olması gerekir. Şayet bu işi yapanlar çocuk, deli ya da zorlanmış kimseler ise had uygulanmaz.

    ABDURRAHMAN MALİKİ


  6. 30.Temmuz.2012, 15:45
    3
    Devamlı Üye
    Livata, erkeğin erkekle veya erkeğin kadınla dübüründen, yani arkasından zina etmesine denir. Bu durum karı koca arasında olduğunda da yine livata olur ve haramdır.Livata çoğalırsa bu bizim sonumuz olur.livata öyle kötü birşey ki bunu yapan hep alışır ve hep ilişkiye girer ve bunu ister.

    80 Yıl Hep Haram İşlesek Livatanın Günahı Kadar Günaha Giremeyiz!!!!


    (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

    Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata, zina türlerinden birisi değildir ki zina hakkında var olan delillerin genelliğinden dolayı zina kapsamına girdiği söylenebilsin. Zira zina, erkeğin cinsel organını kadının cinsel organına sokmasıdır. Livata ise, erkeğin erkeğe arkadan yanaşmasıdır. Kadının cinsel organına duhul ile erkeğe arkadan temas aynı şey değildir. Bu nedenle her iki olay, birbirinden farklıdır. Diğer taraftan livata, zinayla da kıyaslanamaz. Çünkü zina hakkında var olan nass illetli değildir ki illetlerin bir araya getirilmesi ile kıyas yapılabilsin. Üstelik kadına arkadan yanaşmak da livata sayılmaz ve livata olarak isimlendirilmez. Çünkü livata, yalnızca dübürden yaklaşmak değildir. Livata, erkeğin erkeğe gelmesidir. Yani bir erkeğin bir başka erkeğin dübürüne sokmasıdır. Bu nedenle livata, zinadan farklıdır ve birbirine kıyaslanamaz.

    Ancak, "Erkek, erkeğe (arkadan) yanaşırsa her ikisi de zinacı olurlar. Kadın, kadınla cinsi ilişki yaparsa her ikisi de zinacı olurlar." hadisinin isnadında Muhammed b. Abdurrahman vardır. Ebu Hatim onu yalanlamıştır. Beyhaki ise, onu tanımadığını söyler. Dolayısıyla bu hadis, münkerdir. Hadisin sahih olduğunu varsaysak bile bundan maksat benzetme yapılmasıdır. Yani bunlar zina eden kimseler gibidirler, demektir. Diğer taraftan Rasulullah (sav)'in livata fiilinden dolayı recm cezası uyguladığı veya böyle bir hüküm verdiği de sabit değildir. Tam tersine Rasülün "Yapanı da yaptıranı da öldürünüz" * dediği sabittir. Eğer yukarıdaki münker hadiste yer alan: "Her ikisi de zinacı olurlar" sözü gerçeğe delalet etseydi livata haddinin zina haddi gibi olması gerekirdi. Hatta livata fiilini işleyenin recm edilmesi gerektiğine dair rivayet edilen hadisi, evli olmayanlar için de rivayet etmektedirler. Yani bu hadise göre evli olanın da bekar olanın da recm edilmesi gereklidir. Öyleyse zina hükmü ile livata hükmü birbirinden farklıdır. Bu nedenle zina edene uygulanacak ceza ile lutiye uygulanacak ceza birbirinden farklıdır.

    Şer’î hükme göre, evli veya bekar ayırımı yapılmaksızın livata yapanın öldürülmesi gerekmektedir. İster yapan, isterse yaptıran olsun livata yaptığı sabit olursa her ikisi de had gereği öldürülür. Bunun delili sünnet ve sahabenin icmaıdır. Sünnetten delil şudur: İkrime, İbni Abbas’tan şu hadisi rivayet ediyor: Dedi ki: Rasulullah (sav) şöyle dedi:

    "Lût kavminin yaptığı işi yapan bir kimseyi bulduğunuz zaman, yapanı da yaptıranı da öldürünüz." *

    Hafız, ravilerinin güvenilir olduğunu söyler. Ancak bu hadis hakkında birtakım sözler söylenmiştir. İbni et-Talla' Ahkâm'ında şöyle der: "Rasulullah (sav)'in livata yapan bir kimseyi recm ettiği ya da bu şekilde bir hüküm verdiği sabit değildir. Tam tersine onun, "yapanı da yaptıranı da öldürünüz," * dediği sabittir. Livata yapanın öldürülmesi gerektiğinin sünnetten delili budur. Said b. Cübeyr ile Mücahid'in İbni Abbas'tan rivayet ettiği: "Bekar bir kimse Lutîlik yaparken yakalandığında recmedilir." * hadisi, eşcinselliği recm edilerek öldürüleceği anlamına gelmektedir, yoksa lutiye uygulanacak haddin, recm olduğu anlamına gelmektedir. Bunun delili, evli veya bekar ayırımı yapılmaksızın yapanın da yaptıranın da öldürülmesi gerektiğini ifade eden yukarıdaki hadistir. Recm ise, yalnızca bekarlara uygulanan bir cezadır. Hadisin nassının, bekar olsa bile lûtilik yapan bir kimsenin öldürüleceğini ifade etmesi, bunun recm haddinden başka olduğunun delilidir. Bu nedenledir ki Said b. Cübeyr ve Mücahid yoluyla rivayet edilen İbni Abbas hadisi, yine İbni Abbas'tan rivayet edilen ve İkrime yoluyla gelen hadisle çelişmemektedir. Her iki hadis de öldürmeye delalet etmektedir. Ancak recm hadisi muayyen bir üslupla öldürmeye delalet etmektedir. Öldürme hadisi ise mutlak anlamda öldürmeye delalet etmektedir. Hüküm, lûtilik yapanın kesinlikle öldürüleceğidir. Recm ederek öldürmek caiz olduğu gibi, idam ederek, kurşunlayarak ya da bir başka yolla öldürmek de caizdir. Hüküm, öldürmektir. Öldürmede kullanılacak üslup veya araç önemli değildir.

    Sahabe, lûtilik yapanın nasıl öldürüleceği hususunda ihtilaf etmişlerse de, öldürüleceği hususunda icma etmişlerdir. Beyhaqi, Ali (ra)'nin lûtilik yapan bir kimseyi recm ettiğini nakleder. Yine Beyhaqi, şunu rivayet eder: Ebu Bekir, kadınların nikahlandığı gibi nikahlanan bir adam hakkında görüşmek üzere insanları topladı. Rasulullah (sav)'in ashabına, bu adama ne yapmak gerektiğini sordu. O gün, insanların en sert konuşma yapanı Ali b. Ebu Talip (ra) idi. Şöyle dedi: "Bu günahı tarihte yalnızca tek bir ümmet işlemiştir. Bildiğiniz gibi Allah da o ümmeti helak etmiştir. Ben, bu adamın yakılmasını uygun görüyorum." Bu olay hakkında Cafer b. Muhammed babasından rivayetle Ali (ra)'den şunu nakleder: "recm edilsin ve ateşle yakılsın." Yine Beyhaqi İbni Abbas'a luti hakkında sorulduğu zaman şöyle dediğini nakleder: "Beldenin en yüksek binası hangisi olduğu araştırılır sonra oradan baş aşağı atılır." Ömer ve Osman ise; "Üzerlerine duvarın yıkılması gerektiğini" söylemektedirler. Sahabeler her ne kadar öldürme hususunda ihtilaf etseler de bu görüşlerin tümü, lûtilik yapan kimsenin öldürüleceğine delalet etmektedir. Diğer taraftan Şufa sahibinin: "Sahabelerin icması, lûtinin, öldürüleceği yönündedir" şeklinde söylediği nakledilir. Bu ifadeye göre bir icma yani sahabe icması hasıl olmuştur. İster yapan, isterse yaptıran olsun, ister evli ister evli olmasın, livata fiilini işleyen bir kimsenin öldürülmesi gerektiği hususunda sahabeler icma etmişlerdir. Sahabenin icması tek başına şer’î bir delildir. Ancak bu icma, sünnet ile desteklenince durum nasıl olur? Özetle lûtilik yapan kimseye uygulanacak olan şer’î haddin miktarı zina haddi değildir. Öldürme şekline bakılmaksızın lûtilik yapan kimseye uygulanacak olan ceza öldürmektir.

    Livatanın beyyineleri zinanın beyyineleri gibi değildir. Zina fiilinin dışında kalan diğer hadlerden herhangi birinin beyyinesi gibidir. Madem ki livata zina sayılmamaktadır, delilinin de zina beyyinesi gibi olmayıp beyyine açısından diğer hadlerin kapsamına girmesi gerekir. Buna göre livata, ikrar ile veya hırsızlık ve dışında kalan hadlerin beyyinelerinde olduğu gibi iki erkeğin ya da iki kadın ile bir erkeğin şehadeti ile sabit olur. Livata haddinde aranan şart, lûtinin fail veya meful olması, akıl sahibi, buluğa ermiş ve serbest irade sahibi olması, livatanın şer’î beyyinelerle -iki adamın veya biri erkek iki kadının şehadeti- sabit olması gerekir. Şayet bu işi yapanlar çocuk, deli ya da zorlanmış kimseler ise had uygulanmaz.

    ABDURRAHMAN MALİKİ


  7. 30.Temmuz.2012, 15:49
    4
    mehmet naim ağım
    Devamlı Üye

    Üyelik Tarihi: 21.Temmuz.2012
    Üye No: 97024
    Mesaj Sayısı: 198
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 2
    Yaş: 23
    Bulunduğu yer: medrese-i yusufiye(hapishane)

    Cevap: evlı bır kadınım esım benı ters ılıskıye zorluyo cok ısrar edıyo ne yapmalıyım

    Soru: Bir kardeşimiz:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in livata yapanlar hakkında söylediği söze göre, şimdi bir insan bu çirkin işi yapan birini öldürebilir mi?” diye sormuş.

    Cevap: Hayır, öldüremez! Çünkü İslam’da öldürme işini devlet yapar! Eğer bu gün, biri livata yapan birini yani homoseksüel/travesti birini kendi kafasına göre öldürürse, katil olur!

    Rasululullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:

    “Lut kavminin amelini (livatayı) yapanları bulduğunuz zaman livata yapanı da, kendisine livata yapılanı da öldürün.”

    Ahmed Müsned 1/300, Albânî Sahihu’l-Cami 6565

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:

    “Allah Lut’un kavminin işini (livatayı) yapana (homoseksüele/travestiye) lanet etsin.”

    (Hâkim)


    Kocanız sizi öldürse de bunu yapmayın çünkü kocanızın sizi öldürmesi sizin livata yapmanızdan çok daha iyidir.Kocanız zorlaarsa onu boşayacağını söyleyin.


  8. 30.Temmuz.2012, 15:49
    4
    Devamlı Üye
    Soru: Bir kardeşimiz:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in livata yapanlar hakkında söylediği söze göre, şimdi bir insan bu çirkin işi yapan birini öldürebilir mi?” diye sormuş.

    Cevap: Hayır, öldüremez! Çünkü İslam’da öldürme işini devlet yapar! Eğer bu gün, biri livata yapan birini yani homoseksüel/travesti birini kendi kafasına göre öldürürse, katil olur!

    Rasululullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:

    “Lut kavminin amelini (livatayı) yapanları bulduğunuz zaman livata yapanı da, kendisine livata yapılanı da öldürün.”

    Ahmed Müsned 1/300, Albânî Sahihu’l-Cami 6565

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuruyor:

    “Allah Lut’un kavminin işini (livatayı) yapana (homoseksüele/travestiye) lanet etsin.”

    (Hâkim)


    Kocanız sizi öldürse de bunu yapmayın çünkü kocanızın sizi öldürmesi sizin livata yapmanızdan çok daha iyidir.Kocanız zorlaarsa onu boşayacağını söyleyin.


  9. 30.Temmuz.2012, 16:18
    5
    ömerhattab
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Mayıs.2008
    Üye No: 20975
    Mesaj Sayısı: 1,830
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 19

    Cevap: evlı bır kadınım esım benı ters ılıskıye zorluyo cok ısrar edıyo ne yapmalıyım

    Kadına dübürden yaklaşılması haramdır...


  10. 30.Temmuz.2012, 16:18
    5
    Devamlı Üye
    Kadına dübürden yaklaşılması haramdır...


  11. 01.Ağustos.2012, 23:26
    6
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: evlı bır kadınım esım benı ters ılıskıye zorluyo cok ısrar edıyo ne yapmalıyım

    eskiden bu tür zorlamalara maruz kalan kadınlar
    boşanmak için dava açarlarmış
    hakim kadına sebebini sorunca da
    kadın masanın altına eğilir
    ayakkabılarını çıkarır ve masanın üzerine ters olarak koyarmış
    hakim de hemen boşarmış

    yol yakınken ya yemin alın ya da boşanın


  12. 01.Ağustos.2012, 23:26
    6
    âb ü kil
    eskiden bu tür zorlamalara maruz kalan kadınlar
    boşanmak için dava açarlarmış
    hakim kadına sebebini sorunca da
    kadın masanın altına eğilir
    ayakkabılarını çıkarır ve masanın üzerine ters olarak koyarmış
    hakim de hemen boşarmış

    yol yakınken ya yemin alın ya da boşanın


  13. 27.Ağustos.2013, 21:55
    7
    Misafir

    Cevap: evlı bır kadınım esım benı ters ılıskıye zorluyo cok ısrar edıyo ne yapmalıyım?

    yeni evledigim karm benden, onun ile arkadan iliskiye girmemi istedi... bu kadina ne yapmaliyim...


  14. 27.Ağustos.2013, 21:55
    7
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    yeni evledigim karm benden, onun ile arkadan iliskiye girmemi istedi... bu kadina ne yapmaliyim...


  15. 30.Ocak.2015, 21:43
    8
    Misafir

    Cevap: evlı bır kadınım esım benı ters ılıskıye zorluyo cok ısrar edıyo ne yapmalıyım?

    ben evliyim ama bir kadın beni devamlı çagıryor gunahmı


  16. 30.Ocak.2015, 21:43
    8
    nadir - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    nadir
    Misafir
    ben evliyim ama bir kadın beni devamlı çagıryor gunahmı


  17. 06.Haziran.2015, 00:16
    9
    Misafir

    Cevap: evlı bır kadınım esım benı ters ılıskıye zorluyo cok ısrar edıyo ne yapmalıyım?

    Çok acil cevap eşim benim başka bir erkekle ilişkiye girmemi istiyor...cok mutlu bir evliligimiz var ama ilişkide bulundugumuzda sürekli dillendiriyor...(seni başka biriyle görmeyi cok istiyorum ben istiyorum birşey olmaz diyor) ne yapmalıyım nasıl vazgecirmeliyim?


  18. 06.Haziran.2015, 00:16
    9
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Çok acil cevap eşim benim başka bir erkekle ilişkiye girmemi istiyor...cok mutlu bir evliligimiz var ama ilişkide bulundugumuzda sürekli dillendiriyor...(seni başka biriyle görmeyi cok istiyorum ben istiyorum birşey olmaz diyor) ne yapmalıyım nasıl vazgecirmeliyim?


  19. 06.Haziran.2015, 05:57
    10
    yasemin
    Mum Ve Merhem Olabilmek..

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 18.Eylül.2014
    Üye No: 104691
    Mesaj Sayısı: 1,411
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 15
    Bulunduğu yer: Allah'ıma Seferdeyim..

    Cevap: evlı bır kadınım esım benı ters ılıskıye zorluyo cok ısrar edıyo ne yapmalıyım?

    Allah Allah , kimileri için bu durum cinayet sebebi iken kimilerinin arzu ve isteği , bide orta da mutlu bir evlilik tablosu , hakketen ilginç . Sizin eşinizin oturuşmamış bir ahlak , NAMUS ve iman sorunu var , bu gerçekten sapkınlık ve sapkın bir düşünce .Size tek tavsiyem sakın onun bu saçma düşüncesini yerine getirmeyin , bile bile büyük vebal . Sizin göreviniz ona karşı olan eşlik vazifenizi yapmanızdır , onun isteği doğrultusunda sapkınlıklarını yerine getirmek değil. Dua edin ve Allaha sığının Onada bu durumun hakkaniyetini , kelimesini bile duymanın mide bulandırdığını , ne islam ne halk yaşantısına uygun bir durum olmadığını izah edin .


  20. 06.Haziran.2015, 05:57
    10
    Mum Ve Merhem Olabilmek..
    Allah Allah , kimileri için bu durum cinayet sebebi iken kimilerinin arzu ve isteği , bide orta da mutlu bir evlilik tablosu , hakketen ilginç . Sizin eşinizin oturuşmamış bir ahlak , NAMUS ve iman sorunu var , bu gerçekten sapkınlık ve sapkın bir düşünce .Size tek tavsiyem sakın onun bu saçma düşüncesini yerine getirmeyin , bile bile büyük vebal . Sizin göreviniz ona karşı olan eşlik vazifenizi yapmanızdır , onun isteği doğrultusunda sapkınlıklarını yerine getirmek değil. Dua edin ve Allaha sığının Onada bu durumun hakkaniyetini , kelimesini bile duymanın mide bulandırdığını , ne islam ne halk yaşantısına uygun bir durum olmadığını izah edin .


  21. 25.Kasım.2016, 16:25
    11
    Misafir

    Yorum: Evli bir kadınım eşim beni ters ilişkıye zorluyor çok ısrar ediyor ne yapmalıyım?

    ben 6 yıllık evliyim önceleri eşimle ters ilişkiye giriyorduk arada ama ben artık kesinlikle istemiyorum eşim çok baskı yapıyı günah olduğunu defalarca anlattım ozaman başkasına giderim diyo arkadan vermeyince ondende birlikte olmuyo huzurum kalmadı bu-nun için bu dua varmı ne desemde fayda etmiyo


  22. 25.Kasım.2016, 16:25
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    ben 6 yıllık evliyim önceleri eşimle ters ilişkiye giriyorduk arada ama ben artık kesinlikle istemiyorum eşim çok baskı yapıyı günah olduğunu defalarca anlattım ozaman başkasına giderim diyo arkadan vermeyince ondende birlikte olmuyo huzurum kalmadı bu-nun için bu dua varmı ne desemde fayda etmiyo


  23. 27.Kasım.2016, 02:06
    12
    arifselim
    Yönetici

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2007
    Üye No: 211
    Mesaj Sayısı: 23,316
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10

    Yorum: Evli bir kadınım eşim beni ters ilişkıye zorluyor çok ısrar ediyor ne yapmalıyım?

    Bu ilişki haramdır ve buna rıza göstermek zorunda değilsin. Rızan olursa harama ortak olursun. Eşinin bunu istemeye hakkı yoktur. Ona güzellikle günah olduğunu anlat. Bu sorun için elbette dua edilebilir ama bu ona iyice anlatılarak bildirilmesi gereken ciddi bir konudur.


  24. 27.Kasım.2016, 02:06
    12
    Yönetici
    Bu ilişki haramdır ve buna rıza göstermek zorunda değilsin. Rızan olursa harama ortak olursun. Eşinin bunu istemeye hakkı yoktur. Ona güzellikle günah olduğunu anlat. Bu sorun için elbette dua edilebilir ama bu ona iyice anlatılarak bildirilmesi gereken ciddi bir konudur.





+ Yorum Gönder
Git 12 Son