Konusunu Oylayın.: Zekatı hesaplarken, kira da borç grubuna girip maldan düşülür mü?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Zekatı hesaplarken, kira da borç grubuna girip maldan düşülür mü?
  1. 18.Temmuz.2012, 19:04
    1
    Misafir

    Zekatı hesaplarken, kira da borç grubuna girip maldan düşülür mü?






    Zekatı hesaplarken, kira da borç grubuna girip maldan düşülür mü? Mumsema Zekatı hesaplarken, kira da borç grubuna girip maldan düşülür mü?


  2. 30.Temmuz.2012, 01:37
    2
    imam
    Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Ağustos.2007
    Üye No: 2034
    Mesaj Sayısı: 7,512
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: minallah-ilelllah

    Cevap: Zekatı hesaplarken, kira da borç grubuna girip maldan düşülür mü?




    Borçlu Olan Kimsenin Zekât Hesabı:

    Bir kimsenin zekâta tâbi olan bir malı, tasarrufu altındayken üzerinden bir yıl geçerse, kendisi de bir o kadar veya daha fazla borçlu olsa dahi o malının zekâtını vermesi gerekir. Yani borçlu olması zekât mükellefiyetini ortadan kaldırmaz.

    Bu hüküm, nisaba ulaşmış ticaret mallarına sahip olan borçlu için de geçerlidir. Zira borçlu olmak, tasarruf altında bulunan ticaret mallarında zekâtın farz olmasına engel teşkil etmez. Çünkü borç, kişinin zimmetini, zekât ise tasarruf altında bulunan malı ilgilendirir. Hz. Osman'ın (r.a) şu sözü de bu hükmü doğrulamaktadır:

    "Bu (ramazan) ayı zekâtınızın ayıdır. Kimin üzerinde borç varsa borcunu ödesin. Öyle ki herkes kendi malını elde edip zekâtını versin." (Mâlik, el-Muvatta’, Zekât, 1/253.)

    Bu ifadesinden de anlaşılıyor ki; Hz. Osman (ra), zekâtın ödenmesi için sene sonu olarak kabul edilen ramazan ayı gelip geçmeden herkesin zimmetindeki borcu ödemesini istemiştir. Çünkü kişinin, zimmetinde bulunan borcun üzerinden bir yıl geçince o malın zekâtını vermesi gerekir. İşte Hz. Osman (ra), insanları bu konuda uyarmıştır. Zekât ayı geçtikten sonra zekât malları tesbit edilir ve üzerindeki borçlar dikkate alınmaz. (İmam Şafii, el-Umm/42-43)

    Meselâ 100 milyar TL borçlu olan bir kişinin aynı zamanda elinde 100 milyar TL değerinde ticaret malı varsa ve bu malın üzerinden bir yıl geçmiş ise, borcunu dikkate almadan 100 milyarlık ticaret malının zekâtını vermesi gerekir.

    Şunu da belirtelim ki, Hanefî mezhebine göre borç, zekâta manidir. Yani ödenmesi gereken borçta zekât yoktur. Dolayısıyla kişinin ödemekle yükümlü olduğu borçları, servetinden düşüldükten sonra kalan malının zekâtının verilmesi gerekir. (Mehmet Keskin, Büyük Şafii İlmihali)
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  3. 30.Temmuz.2012, 01:37
    2
    Üye



    Borçlu Olan Kimsenin Zekât Hesabı:

    Bir kimsenin zekâta tâbi olan bir malı, tasarrufu altındayken üzerinden bir yıl geçerse, kendisi de bir o kadar veya daha fazla borçlu olsa dahi o malının zekâtını vermesi gerekir. Yani borçlu olması zekât mükellefiyetini ortadan kaldırmaz.

    Bu hüküm, nisaba ulaşmış ticaret mallarına sahip olan borçlu için de geçerlidir. Zira borçlu olmak, tasarruf altında bulunan ticaret mallarında zekâtın farz olmasına engel teşkil etmez. Çünkü borç, kişinin zimmetini, zekât ise tasarruf altında bulunan malı ilgilendirir. Hz. Osman'ın (r.a) şu sözü de bu hükmü doğrulamaktadır:

    "Bu (ramazan) ayı zekâtınızın ayıdır. Kimin üzerinde borç varsa borcunu ödesin. Öyle ki herkes kendi malını elde edip zekâtını versin." (Mâlik, el-Muvatta’, Zekât, 1/253.)

    Bu ifadesinden de anlaşılıyor ki; Hz. Osman (ra), zekâtın ödenmesi için sene sonu olarak kabul edilen ramazan ayı gelip geçmeden herkesin zimmetindeki borcu ödemesini istemiştir. Çünkü kişinin, zimmetinde bulunan borcun üzerinden bir yıl geçince o malın zekâtını vermesi gerekir. İşte Hz. Osman (ra), insanları bu konuda uyarmıştır. Zekât ayı geçtikten sonra zekât malları tesbit edilir ve üzerindeki borçlar dikkate alınmaz. (İmam Şafii, el-Umm/42-43)

    Meselâ 100 milyar TL borçlu olan bir kişinin aynı zamanda elinde 100 milyar TL değerinde ticaret malı varsa ve bu malın üzerinden bir yıl geçmiş ise, borcunu dikkate almadan 100 milyarlık ticaret malının zekâtını vermesi gerekir.

    Şunu da belirtelim ki, Hanefî mezhebine göre borç, zekâta manidir. Yani ödenmesi gereken borçta zekât yoktur. Dolayısıyla kişinin ödemekle yükümlü olduğu borçları, servetinden düşüldükten sonra kalan malının zekâtının verilmesi gerekir. (Mehmet Keskin, Büyük Şafii İlmihali)
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder