Konusunu Oylayın.: Sad b. Ebi Vakkasın İslamı

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sad b. Ebi Vakkasın İslamı
  1. 17.Temmuz.2012, 12:47
    1
    Misafir

    Sad b. Ebi Vakkasın İslamı






    Sad b. Ebi Vakkasın İslamı Mumsema Sad b. Ebi Vakkasın İslamı


  2. 17.Temmuz.2012, 12:47
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



  3. 17.Temmuz.2012, 14:27
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Sad b. Ebi Vakkasın İslamı




    Peygamberimiz (sav) bir gün genç sahabeler ile Mekke’nin Ciyad mevkiinde oturmuş Kur’an okuyor ve öğretiyordu. Saad b. Ebi Vakkas oradan geçiyordu. Peygamberimizi (sav) ve genç sahabeleri görünce uzakta oturdu ve merakla konuşmalarını dinlemeye ve yaptıklarına hayranlıkla bakmaya başladı. Peygamberimiz (sav) ile sahabeleri nafile namaz kıldılar. Namazdan sonra Kur’an okudular ve anlamadıklarını peygamberimize (sav) sordular. Peygamberimiz (sav) onlara ikna olacakları şekilde cevaplar verdi. Saad b. Ebi Vakkas uzaktan gayet ciddiyetle dinliyordu.

    Peygamberimiz (sav) onun bu ciddiyetle dinlemesinden hoşlandı. Saad’a dönerek: “Ey Saad yaklaşmaz mısınız? Gel bizimle beraber ol” buyurdu. Saad yaklaştı. Peygamberimizin Kur’anı okumasını ve izahlarını yakından dinledi. Sohbetin sonunda peygamberimiz (sav) Saad’a : “Ey Saad! Gel sen de Allah’ın dinini kabul et. Bu din, insanı bir amaç için yaratan Allah’ın insanı ebedi saadete hazırlayan dinidir” buyurdu.

    Saad bin Ebi Vakkas henüz on yedi (17) yaşındaydı. Okunanlardan ve gördüklerinden çok etkilenmişti. Nasıl müslüman olunacağını sordu. Peygamberimiz (sav) öğretti. O da “Lâ İlâhe İllallah” diyerek müslüman oldu.

    Sa’d bin Ebî Vakkas (ra) peygamberimizin (sav) de annesi tarafından yeğeni sayılırdı. Bu yüzden Hz. Ebu Bekir (ra) onunla hususi olarak ilgilendi.

    İlk Müslümanların Özellikleri:
    Peygamberimiz (sav) vahyin kendisine gelmesi ile insanın maddi ve manevi terakki ve tekâmülünün gereği olan okuma ve yazma faaliyetlerine başladı.Yüce Allah insanın gelişimini ve terakkisini okumaya bağlamıştı. Öncelikli olarak Allah’ın adı ile başlayan Allah’ın kelamı okunacaktı. Bunun ile insanın yaratılış amacı, yaratıcı ile münasebeti, ölüm ile insanın yok olmayacağı ve ebedi bir âleme hazırlanmak için dünyaya geldiği tahakkuk edecekti. Ebedi âlemde kendisine fayda verecek olan Allah’ın rızasına uygun ameller işlemesi gerekecekti. Bütün bunlar Allah’ın emri olup hepsi de ibadet sınıfına dâhil idi.

    Bu hizmetleri yapma yanında ataların devam edegelen puta tapınma ve dünya hayatını her yönü ile kazanma gibi yanlış ve batıl inançlardan vazgeçmek gerekiyordu. Bu da pek çok sıkıntıyı göze almak demekti. Bunun için geleneklere bağlı olarak bir hayat süren yaşlılardan ziyade peygamberimizin davetine genç ve fıtratı bozulmamış kimseler icabet ediyordu. Bu babda ilk müslümanların özelikleri şunlardı:

    • Genç Olmaları: Hz. Ali (10) Hz. Zübeyr (10) Hz. Talha (10) Hz. Saad bin Ebi Vakkas (17) Hz. Zeyd bin sabit (18) Hz. Bilal-i Habeşî (22) yaşlarındaydı.

    • Temiz Ahlaklı ve Saygın Olmaları: Hz. Ebu Bekir ve Hz. Osman (ra) gibi itibarlı, saygın ve ahlak ve fazilet timsali kimseler ilk Müslüman olmuşlardı.

    • Okur-Yazar Olmaları: Hz. Ebubekir, Hz. Osman, Hz. Zübeyir, Hz. Talha, Halid bin Said (ra) hep okur-yazardı. Bunun için okunan ve yazılan bir kitaba değer vermişlerdi. Peygamberimiz (sav) Hz. Ali ve Hz. Zeyd’i (ra) de okuma yazma öğrenmek için teşvik etmiş, onlar da kısa zamanda öğrenmişlerdi.

    • Kur’anı İyi Anlamaları ve İslam İçin Çile Çekmeleri: İslam davasını her şart ve durumda savunmuş ve asla taviz vermemişlerdir. Bunun için pek çok çile çekmişler ve işkencelere maruz kalmışlardır. Kur’an-ı Kerimi doğrudan peygamberimizden (sav) öğrenmiş ve sohbetlerinde çok bulundukları için anlamını da peygamberimizin açıklamalarından çok iyi kavramışlardı.

    • Cennetle Müjdelenmişlerdir: Hizmetlerinden, Kur’ana bağlılıklarından ve imandaki salâbetlerinden dolayı cennetle müjdelenmişlerdir.

    M. Ali KAYA



  4. 17.Temmuz.2012, 14:27
    2
    Silent and lonely rains



    Peygamberimiz (sav) bir gün genç sahabeler ile Mekke’nin Ciyad mevkiinde oturmuş Kur’an okuyor ve öğretiyordu. Saad b. Ebi Vakkas oradan geçiyordu. Peygamberimizi (sav) ve genç sahabeleri görünce uzakta oturdu ve merakla konuşmalarını dinlemeye ve yaptıklarına hayranlıkla bakmaya başladı. Peygamberimiz (sav) ile sahabeleri nafile namaz kıldılar. Namazdan sonra Kur’an okudular ve anlamadıklarını peygamberimize (sav) sordular. Peygamberimiz (sav) onlara ikna olacakları şekilde cevaplar verdi. Saad b. Ebi Vakkas uzaktan gayet ciddiyetle dinliyordu.

    Peygamberimiz (sav) onun bu ciddiyetle dinlemesinden hoşlandı. Saad’a dönerek: “Ey Saad yaklaşmaz mısınız? Gel bizimle beraber ol” buyurdu. Saad yaklaştı. Peygamberimizin Kur’anı okumasını ve izahlarını yakından dinledi. Sohbetin sonunda peygamberimiz (sav) Saad’a : “Ey Saad! Gel sen de Allah’ın dinini kabul et. Bu din, insanı bir amaç için yaratan Allah’ın insanı ebedi saadete hazırlayan dinidir” buyurdu.

    Saad bin Ebi Vakkas henüz on yedi (17) yaşındaydı. Okunanlardan ve gördüklerinden çok etkilenmişti. Nasıl müslüman olunacağını sordu. Peygamberimiz (sav) öğretti. O da “Lâ İlâhe İllallah” diyerek müslüman oldu.

    Sa’d bin Ebî Vakkas (ra) peygamberimizin (sav) de annesi tarafından yeğeni sayılırdı. Bu yüzden Hz. Ebu Bekir (ra) onunla hususi olarak ilgilendi.

    İlk Müslümanların Özellikleri:
    Peygamberimiz (sav) vahyin kendisine gelmesi ile insanın maddi ve manevi terakki ve tekâmülünün gereği olan okuma ve yazma faaliyetlerine başladı.Yüce Allah insanın gelişimini ve terakkisini okumaya bağlamıştı. Öncelikli olarak Allah’ın adı ile başlayan Allah’ın kelamı okunacaktı. Bunun ile insanın yaratılış amacı, yaratıcı ile münasebeti, ölüm ile insanın yok olmayacağı ve ebedi bir âleme hazırlanmak için dünyaya geldiği tahakkuk edecekti. Ebedi âlemde kendisine fayda verecek olan Allah’ın rızasına uygun ameller işlemesi gerekecekti. Bütün bunlar Allah’ın emri olup hepsi de ibadet sınıfına dâhil idi.

    Bu hizmetleri yapma yanında ataların devam edegelen puta tapınma ve dünya hayatını her yönü ile kazanma gibi yanlış ve batıl inançlardan vazgeçmek gerekiyordu. Bu da pek çok sıkıntıyı göze almak demekti. Bunun için geleneklere bağlı olarak bir hayat süren yaşlılardan ziyade peygamberimizin davetine genç ve fıtratı bozulmamış kimseler icabet ediyordu. Bu babda ilk müslümanların özelikleri şunlardı:

    • Genç Olmaları: Hz. Ali (10) Hz. Zübeyr (10) Hz. Talha (10) Hz. Saad bin Ebi Vakkas (17) Hz. Zeyd bin sabit (18) Hz. Bilal-i Habeşî (22) yaşlarındaydı.

    • Temiz Ahlaklı ve Saygın Olmaları: Hz. Ebu Bekir ve Hz. Osman (ra) gibi itibarlı, saygın ve ahlak ve fazilet timsali kimseler ilk Müslüman olmuşlardı.

    • Okur-Yazar Olmaları: Hz. Ebubekir, Hz. Osman, Hz. Zübeyir, Hz. Talha, Halid bin Said (ra) hep okur-yazardı. Bunun için okunan ve yazılan bir kitaba değer vermişlerdi. Peygamberimiz (sav) Hz. Ali ve Hz. Zeyd’i (ra) de okuma yazma öğrenmek için teşvik etmiş, onlar da kısa zamanda öğrenmişlerdi.

    • Kur’anı İyi Anlamaları ve İslam İçin Çile Çekmeleri: İslam davasını her şart ve durumda savunmuş ve asla taviz vermemişlerdir. Bunun için pek çok çile çekmişler ve işkencelere maruz kalmışlardır. Kur’an-ı Kerimi doğrudan peygamberimizden (sav) öğrenmiş ve sohbetlerinde çok bulundukları için anlamını da peygamberimizin açıklamalarından çok iyi kavramışlardı.

    • Cennetle Müjdelenmişlerdir: Hizmetlerinden, Kur’ana bağlılıklarından ve imandaki salâbetlerinden dolayı cennetle müjdelenmişlerdir.

    M. Ali KAYA






+ Yorum Gönder