Konusunu Oylayın.: Allah lanetler mi?

5 üzerinden 4.00 | Toplam : 3 kişi
Allah lanetler mi?
  1. 16.Temmuz.2012, 20:01
    1
    Misafir

    Allah lanetler mi?






    Allah lanetler mi? Mumsema Merhaba arkadaşlar.Eskiden ben çok geçimsiz hatta kötü şeyler yapan bir insandım belki bazıları kötü şeyler değildi ama bende OKB(Obsesif-Komplüsif Bozukluk) olduğundan dolayı, yapmadığım birşeyi bile yaptım gibi geliyor yapmadığımı bilmeme rağmen.Herneyse sonra Allah yardım etti ben geçimli bir çocuk oldum.Tam değil belki ama Allah bana baya bir yol aldırdı.Ha ben dindar bir insan değilim namaz kılmam ama; yinede korkuyorum.OKB den midir yoksa gerçekten yaptığımdan mı bilmiyorum fakat suçluluk duyuyorum ve Allah'ın beni lanetlemesinden korkuyorum.Yalnız bugün kötü birşey yaptım.Yani sanırım yapmışımdır tam emin değilim.Ve Allah'ın beni lanetlemesinden çok korkuyorum.Allah beni ya da benim yüzümden başka birini lanetler mi?Tabii ki bunu Allah'tan başka kimse bilemez ama; yinede fikir yürütürseniz hoşuma gider.Bu OKB isimli psikiyatrik rahatsızlık şeytan'ın vesveselerine benziyor.Bu Şeytan'dan nefret ediyorum zaten.Öyleki birşeyi gerçektenmi yaptığınız yoksa riya duygusuylamı yaptığınız gibi bir endişe oluyor sürekli ve ben bunu övünmek için söylemiyorum(aslında tam emin değilim(demek istediğim buydu işte)).Ben bu yaratıktan bu yaratığın kötülüklerinden kurtulmak istiyorum Allah bana bir yol açtı benim yürümem lazım.Arkadaşlar bu riya duygusuda ruhuma yapışmış gibi söküp atmam lazım.Aslında varmı yokmu bilmiyorum tam emin olamıyorum ama varmış gibi geliyor.Bana yardımcı olursanız sevinirim teşekkürler...


  2. 16.Temmuz.2012, 20:01
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Merhaba arkadaşlar.Eskiden ben çok geçimsiz hatta kötü şeyler yapan bir insandım belki bazıları kötü şeyler değildi ama bende OKB(Obsesif-Komplüsif Bozukluk) olduğundan dolayı, yapmadığım birşeyi bile yaptım gibi geliyor yapmadığımı bilmeme rağmen.Herneyse sonra Allah yardım etti ben geçimli bir çocuk oldum.Tam değil belki ama Allah bana baya bir yol aldırdı.Ha ben dindar bir insan değilim namaz kılmam ama; yinede korkuyorum.OKB den midir yoksa gerçekten yaptığımdan mı bilmiyorum fakat suçluluk duyuyorum ve Allah'ın beni lanetlemesinden korkuyorum.Yalnız bugün kötü birşey yaptım.Yani sanırım yapmışımdır tam emin değilim.Ve Allah'ın beni lanetlemesinden çok korkuyorum.Allah beni ya da benim yüzümden başka birini lanetler mi?Tabii ki bunu Allah'tan başka kimse bilemez ama; yinede fikir yürütürseniz hoşuma gider.Bu OKB isimli psikiyatrik rahatsızlık şeytan'ın vesveselerine benziyor.Bu Şeytan'dan nefret ediyorum zaten.Öyleki birşeyi gerçektenmi yaptığınız yoksa riya duygusuylamı yaptığınız gibi bir endişe oluyor sürekli ve ben bunu övünmek için söylemiyorum(aslında tam emin değilim(demek istediğim buydu işte)).Ben bu yaratıktan bu yaratığın kötülüklerinden kurtulmak istiyorum Allah bana bir yol açtı benim yürümem lazım.Arkadaşlar bu riya duygusuda ruhuma yapışmış gibi söküp atmam lazım.Aslında varmı yokmu bilmiyorum tam emin olamıyorum ama varmış gibi geliyor.Bana yardımcı olursanız sevinirim teşekkürler...


    Benzer Konular

    - Allah hiç bir şeye muhtaç değilse, Allah'ın yardımcıları olun ve ganimetin beşte biri Allah’ındır

    - Allah'ın Hikmet ve Adaleti. Allah'a isyan.(Allah rızası için bakın lütfen)

    - Allah katında hiçbir şey, iki damladan daha sevimli değildir:Allah korkusuyla akıtılan gözyaşı damla

    - Enam suresi 136. ayet: Allah'ın yarattığı ekinlerle hayvanlardan Allah'a pay ayırıp zanlarınca, bu

    - Nisa suresi 13. ayet: Bunlar, Allah'ın (koyduğu) sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamberine itaat eder

  3. 18.Temmuz.2012, 11:55
    2
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,569
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    Cevap: Allah lanetler mi?




    LANET-LANET ETMEK

    Uzaklaştırma beddua, hakaret, sövüp sayma, azab, Allah`ın rahmetinden uzaklaşma, gazab etme, beddua etme, buğz etme, uzak durma, muhalefet etme.

    Lânet, Kur`ân`da birçok kez ve tüm anlamlarında kullanılmıştır. Nitekim" ...Her ümmet (ateşe) girdikçe yoldaşına lânet etti..." (el-A`râf 7/38) âyetinde hakaret, sövüp sayma anlamında Israiloğullarından inkâr edenlere Davud ve Meryem oğlu Isa diliyle lânet edilmiştir... " (el-Maide 5/78),

    "..Işte onlara hem Allah lânet eder, hem bütün lânet edebilenler lânet eder" (el-Bakara, 2/159) ayetlerinde beddua. Kalplerimiz perdelıdır dediler. Hayır, ama inkârlarından dolayı Allah onları lânetlemiştir" (el-Bakara, 2/88) âyetinde Allah`ın rahmetinden uzaklaştırma ve gazab etme anlamlarını dile getirmek üzere kullanılmıştır. Şeytan`a "mel`un" (lânetlenmiş) denilmesi de Allah`ın rahmetinden kovulması, gazabına uğraması nedeniyledir.

    Bu tür kullanımlardan ayrı olarak Kur`an`ın iki yerinde iki karşılıklı lânetleşmeden söz edilir. Bunların ilkinde Hz. Peygamber (s.a.s)`e şöyle buyurulur: "Kim sana gelen ilimden sonra seninle tartışmaya kalkarsa de ki: Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra gönülden dua edelim, yalan söyleyenlere Allah`ın lânetini dileyelim" (Âl-i Imran, 3/61).Bu ayet uyarınca Hz. Peygamber (s.a.s), Hz. Isâ (a.s) hakkında kendisiyle tartışan Necran Hristiyanlarını lânetleşmeye çağırmıştı. Ancak, "mübahele olayı" olarak bilinen bu olayda Hristiyanlar lânetleşmeye yanaşmamışlardı.

    Ikincisinde ise karı ile kocanın karşılıklı, ama lâneti kendilerine dileme biçiminde lânetleşmesi söz konusu edilir. Islâm hukukunda Lian* olarak adlandırılan bu olayda eşine zina isnat eden, ancak başka bir şahid getiremeyen kocanın doğruluğuna dört kez Allah`ı şahit tutması ve sonra da eğer yalan söylüyorsa Allah`ın kendisini lânetlemesini dilemesi öngörülür. Bu itham karşısında kadınında kocasının yalan söylediğine dört kez yemin etmesi ve arkasından da yalan söylüyorsa Allah`ın gazabına uğramayı dilemesi gerekir (en-Nur, 24/6-9). Karşılıklı yapılan bu yeminleşme ve lânetleşmeden sonra kadın zina cezasından kurtulur, ancak karı-koca arasında evlilik bağı kesin bir biçimde sona erer.

    Hz. Peygamber (s.a.s)`de lânet kelimesini beddua, buğz, hakaret gibi anlamlarda kullanmıştır. Rivayetlerde Hz. Peygamber (s.a.s)`in Bi`r-i Maûne olayında şehid edilen müslümanlar nedeniyle Rıl, Zekvan, Lıhyan ve Usayya oğulları aleyhinde kırk sabah lânet okuyarak beddua ettiği bildirilir (Buhari, Cihad 17). Buna karşılık Hz. Peygamber (s.a.s), müslümanları rastgele lânet etmekten menetmiş, özellikle ashabının birbirine ve tabiat kuvvetlerine lânet etmelerini yasaklamıştır (Ebu Davud Edeb, 4908; Müslim, Birr, 80-87).

    Islâm bilginleri arasında kimlere lânet edilip kimlere edilmeyeceği konusunda görüş ayrılığı vardır. Bilginlerin bir bölümü müslümanlara hiç bir şekilde lânet edilemeyeceği görüşündedir. Bilginlerin diğer bir bölümü ise fasık olan müslümanlara lânet edilebileceğini kabul ederler. Kâfirlere lânet edip edilemeyeceği de tartışma konusu olmuştur. Bazı bilginler, kâfirlere kayıtsız şartsız lânet edilebileceğini kabul ederken bazıları da bunun vacib olmadığını, onlara lânet edilebilmekle birlikte lânet etmemenin daha güzel ve yararlı olacağını savunmuşlardır (Fahruddin er-Razı, Tefsir-i Kebir Ter. III,188; Ibn Mace, Tercüme ve Şerh, X, 148).

    İslam Fıkhı Ansiklopedisi


  4. 18.Temmuz.2012, 11:55
    2
    Özel Üye



    LANET-LANET ETMEK

    Uzaklaştırma beddua, hakaret, sövüp sayma, azab, Allah`ın rahmetinden uzaklaşma, gazab etme, beddua etme, buğz etme, uzak durma, muhalefet etme.

    Lânet, Kur`ân`da birçok kez ve tüm anlamlarında kullanılmıştır. Nitekim" ...Her ümmet (ateşe) girdikçe yoldaşına lânet etti..." (el-A`râf 7/38) âyetinde hakaret, sövüp sayma anlamında Israiloğullarından inkâr edenlere Davud ve Meryem oğlu Isa diliyle lânet edilmiştir... " (el-Maide 5/78),

    "..Işte onlara hem Allah lânet eder, hem bütün lânet edebilenler lânet eder" (el-Bakara, 2/159) ayetlerinde beddua. Kalplerimiz perdelıdır dediler. Hayır, ama inkârlarından dolayı Allah onları lânetlemiştir" (el-Bakara, 2/88) âyetinde Allah`ın rahmetinden uzaklaştırma ve gazab etme anlamlarını dile getirmek üzere kullanılmıştır. Şeytan`a "mel`un" (lânetlenmiş) denilmesi de Allah`ın rahmetinden kovulması, gazabına uğraması nedeniyledir.

    Bu tür kullanımlardan ayrı olarak Kur`an`ın iki yerinde iki karşılıklı lânetleşmeden söz edilir. Bunların ilkinde Hz. Peygamber (s.a.s)`e şöyle buyurulur: "Kim sana gelen ilimden sonra seninle tartışmaya kalkarsa de ki: Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra gönülden dua edelim, yalan söyleyenlere Allah`ın lânetini dileyelim" (Âl-i Imran, 3/61).Bu ayet uyarınca Hz. Peygamber (s.a.s), Hz. Isâ (a.s) hakkında kendisiyle tartışan Necran Hristiyanlarını lânetleşmeye çağırmıştı. Ancak, "mübahele olayı" olarak bilinen bu olayda Hristiyanlar lânetleşmeye yanaşmamışlardı.

    Ikincisinde ise karı ile kocanın karşılıklı, ama lâneti kendilerine dileme biçiminde lânetleşmesi söz konusu edilir. Islâm hukukunda Lian* olarak adlandırılan bu olayda eşine zina isnat eden, ancak başka bir şahid getiremeyen kocanın doğruluğuna dört kez Allah`ı şahit tutması ve sonra da eğer yalan söylüyorsa Allah`ın kendisini lânetlemesini dilemesi öngörülür. Bu itham karşısında kadınında kocasının yalan söylediğine dört kez yemin etmesi ve arkasından da yalan söylüyorsa Allah`ın gazabına uğramayı dilemesi gerekir (en-Nur, 24/6-9). Karşılıklı yapılan bu yeminleşme ve lânetleşmeden sonra kadın zina cezasından kurtulur, ancak karı-koca arasında evlilik bağı kesin bir biçimde sona erer.

    Hz. Peygamber (s.a.s)`de lânet kelimesini beddua, buğz, hakaret gibi anlamlarda kullanmıştır. Rivayetlerde Hz. Peygamber (s.a.s)`in Bi`r-i Maûne olayında şehid edilen müslümanlar nedeniyle Rıl, Zekvan, Lıhyan ve Usayya oğulları aleyhinde kırk sabah lânet okuyarak beddua ettiği bildirilir (Buhari, Cihad 17). Buna karşılık Hz. Peygamber (s.a.s), müslümanları rastgele lânet etmekten menetmiş, özellikle ashabının birbirine ve tabiat kuvvetlerine lânet etmelerini yasaklamıştır (Ebu Davud Edeb, 4908; Müslim, Birr, 80-87).

    Islâm bilginleri arasında kimlere lânet edilip kimlere edilmeyeceği konusunda görüş ayrılığı vardır. Bilginlerin bir bölümü müslümanlara hiç bir şekilde lânet edilemeyeceği görüşündedir. Bilginlerin diğer bir bölümü ise fasık olan müslümanlara lânet edilebileceğini kabul ederler. Kâfirlere lânet edip edilemeyeceği de tartışma konusu olmuştur. Bazı bilginler, kâfirlere kayıtsız şartsız lânet edilebileceğini kabul ederken bazıları da bunun vacib olmadığını, onlara lânet edilebilmekle birlikte lânet etmemenin daha güzel ve yararlı olacağını savunmuşlardır (Fahruddin er-Razı, Tefsir-i Kebir Ter. III,188; Ibn Mace, Tercüme ve Şerh, X, 148).

    İslam Fıkhı Ansiklopedisi





+ Yorum Gönder