Konusunu Oylayın.: Evde biblo bulundurmak günah mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Evde biblo bulundurmak günah mı?
  1. 16.Temmuz.2012, 09:45
    1
    Misafir

    Evde biblo bulundurmak günah mı?






    Evde biblo bulundurmak günah mı? Mumsema evimizde bulundurduğumuz küçük biblolar günahmı


  2. 16.Temmuz.2012, 09:45
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 16.Temmuz.2012, 10:59
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Evde biblo bulundurmak günah mı?




    İnsanlık tarihi kadar eski olan resim, sûret ve heykel meselesi maalesef tarih boyunca genelde “Tevhid” inancına zarar verecek boyutta kötü kullanılmıştır. Bazan ta’zim edilmiş, bazan uğura yorulmuş, bazan kutsanmış, bazan yüceltilmiş ve nihâyet tapınma aracı olarak kullanılmıştır. Resim, sûret ve heykelin bu kötü sicili, bir Tevhid dini olan İslâmiyet nazarında kendisini mahkûm etmeye elbette yeterli sebeptir.

    Resimler, sûretler ve biblolar; konusuna ve resmi yapanın veya bulunduranın maksadına göre hüküm giyer. Tapmak, ta’zim göstermek, uğurlu saymak, takdis etmek gibi amaçlarla tahtadan, alçıdan, plastikten, taştan, bezden fark etmez, resim, biblo veya heykel yapmak, kullanmak, duvara asmak veya evde bulundurmak hiçbir şekilde câiz değildir, haramdır. Edep ve ahlâka aykırı olacak şekilde çıplak insan resmini yapmak, bulundurmak veya duvara asmak da câiz değildir, haramdır.

    Bununla berâber, İslâmiyet maslahatı ve kullanılma amacını esas almış; amaçta bir eğrilik yoksa, yani Tevhid inancına zarar verecek bir yönlenme yoksa, yani kullanılmasında ta’zim, saygı, yüceltme ve uğurlu sayma gibi bir gâye yoksa, hiç olmazsa cansız mahlûkât resimlerini mübah kılmış; fakat canlı insan ve hayvan sûretinin ve resminin üç boyutlu olarak elle çizilmesine, heykelinin yapılmasına ve evin duvarında bulundurulmasına rızâ göstermemiştir.

    *Hazret-i Âişe validemiz (ra) bir gün resimli bir yastık ve bir şilte satın almıştı. Bu yastığı evin içinde gören Allah Resulü (asm) içeriye girmedi ve kapıda beklemeye başladı. Hazret-i Âişe validemiz (ra), Peygamber Efendimizin (asm) rahatsızlığını anladı ve:
    “Allah’a tevbe ederim! Bağışlayın yâ Resûlallah; günahım nedir?” dedi.

    Allah Resûlü (asm):
    “Bu yastığın burada işi nedir?” buyurdu. Âişe Validemiz (ra):
    “Yâ Resûlallah! Oturasın veya yaslanasın diye senin için satın aldım!” dedi.
    Peygamber Efendimiz (asm) de:
    “Sûret yapanlara kıyamet gününde azap verilecek! Yaptığınıza hayat verin, denilecektir! Sûret bulunan evlere melâike girmez!” buyurdu. (1)

    *Ebû Hüreyre (ra) rivâyet eder: Bir defasında Cebrâil Aleyhisselâm Resûlullah’ın (asm) huzur-u saadetine girmek için izin istedi. Allah Resûlü de (asm) müsaade buyurmuştu. Fakat Cebrâil (as): “Şimdi ben sizin evinize nasıl gireyim? Evinizde at ve insan resimlerini ihtiva eden bir perde asılıdır! Ya bu resimlerin başlarını koparmalısınız! Ya da bu perdeyi indirip yere sermelisiniz! Biz melâike zümresi, içinde resim bulunan eve girmeyiz!” dedi. (2)

    Demek canlı resimlerini eve asmak uygun değildir. Bilhassa kıble tarafında bulundurmak namaz için de kerâhet oluşturmaktadır. Secde ettiğimiz ve namaz kıldığımız odalarımızın duvarlarında, giydiğimiz elbisede veya seccâde üzerinde canlı insan veya hayvan resmi veya fotoğrafı bulundurmak câiz değildir. Bunun dışında, kapalı yerlerde muhafaza etmek kaydıyla ahlâkî ölçüler içinde resim bulundurmakta ise bir sakınca yoktur.

    Resim yapma veya evde bulundurma konusunda İbn-i Abbas’ın (ra): “Resim yapacaksan canlı olmayan ve ruhu olmayan ağaçların ve diğer nesnelerin resimlerini yap!” (3) fetvâsı ile amel etmelidir. Yani manzara resmi yapmak ve evde bulundurmak mubahtır. Ta’zim göstermek amacıyla olmaksızın; yere serilen sergide, üzerine oturulan minderde, çiğnenen yaygıda resim bulunmasında bir mahzur yoktur. Çocukların sırf oyuncak maksadıyla kullandıkları bebekler, biblolar, plastik malzeme ve oyuncaklar da mübahtır. (4)

    Tek boyutlu birer çizgi san’atından ibâret olan karikatürler, şerre âlet etmemek şartıyla câizdir. Fotoğraf da, gölgelerin yansıması veya hapsedilmesinden ibârettir. Meşru çizgiler korunduğu ve ahlâka aykırı olmadığı takdirde, “fotoğrafa özel” yasaklayıcı bir hüküm yoktur. Tevhid inancını zedeleyici boyutta ve maksatta olursa haramdır; aksi takdirde kimlik, nüfus cüzdanı, pasaport vs... gibi belgelerde kullanmak veya şer olmamak ve bilhassa hayra hizmet kaydıyla fotoğraf bulundurmak veya kullanmakta da bir sakınca yoktur.

    Dipnot:
    1- Buhârî, C.6, S.414;
    2- Buhârî, C.6, S.416;
    3- Buhârî, C.6, S.534;
    4- Buhârî, Edep, 81.1

    -------------------

    İçinde heykeller bulunan eve melekler girmez.» (Buhari K. Bed'i'l-halk, 7; el-Meğazi, 12; Müslim, K. el-Libas, 87.)
    «Kıyamet günü azabı en şiddetli olacaklardan biri de bu suretleri yapanlardır.» (Buhari, K. el-Edeb, 75; Müslim, K. el-Libâs, 96.) gibi hadisler müslümanın evinde heykel bulundurmasına ve heykel yapmasına engeldir.
    Bunların haram kılınmalarının hikmet ve sebebine gelince:
    a) Çeşitli devir, yaş ve çevrelerde heykele tapıldığı için bu hâtırayı silerek tevhidi korumak,
    b) Heykeltıraşın yaratma vehmi gibi kula yakışmayan duygu ve düşüncelere kapılarak günaha girmesini önlemek,
    c) Heykel yapımının bir sınırı bulunmadığından çıplak kadınlar, sahte tanrılar, dinî semboller gibi İslâma zıt şeylerin heykelleştirilmelerine engel olmak.
    d) Faydasız ve gereksiz sarfı, israfı, lüksü menetmek.
    Heykeli büyüklere saygı ve kahramanların hâtıralarını ebedileştirmek gayelerine bağlayarak savunanlara karşı İslâm düşüncesi şöyledir:
    a) Her zaman ve her yerde bu gibilerin heykelleri yapılmamıştır.
    Adi, alçak, zâlim, müstebit, sahte varlıkların da heykelleri yapılmış, bu vakıa mezkûr hikmeti ortadan kaldırmıştır.
    b) Müslümanın dünyada ebedileşmek gibi bir gayesi yoktur. Mümin, Fahr-i Kâinat'ın sohbetinde, Cemâl-i İlâhinin seyrinde sonsuz mutluluklara ereceğini umduğu ebedi âlemlerin hasretini çeker.
    c) İslâmda hizmet Allah rızâsı için yapılır ve hizmet eden, bu niyeti (ihlâsı) bozulmasın diye teşhirden kaçar.
    İslâm'da güzel sanatların heykelden başka sahalara yönelmesinin sebebini de yukarıdaki maddelerde aramak gerekecektir.
    alıntı...




  4. 16.Temmuz.2012, 10:59
    2
    Silent and lonely rains



    İnsanlık tarihi kadar eski olan resim, sûret ve heykel meselesi maalesef tarih boyunca genelde “Tevhid” inancına zarar verecek boyutta kötü kullanılmıştır. Bazan ta’zim edilmiş, bazan uğura yorulmuş, bazan kutsanmış, bazan yüceltilmiş ve nihâyet tapınma aracı olarak kullanılmıştır. Resim, sûret ve heykelin bu kötü sicili, bir Tevhid dini olan İslâmiyet nazarında kendisini mahkûm etmeye elbette yeterli sebeptir.

    Resimler, sûretler ve biblolar; konusuna ve resmi yapanın veya bulunduranın maksadına göre hüküm giyer. Tapmak, ta’zim göstermek, uğurlu saymak, takdis etmek gibi amaçlarla tahtadan, alçıdan, plastikten, taştan, bezden fark etmez, resim, biblo veya heykel yapmak, kullanmak, duvara asmak veya evde bulundurmak hiçbir şekilde câiz değildir, haramdır. Edep ve ahlâka aykırı olacak şekilde çıplak insan resmini yapmak, bulundurmak veya duvara asmak da câiz değildir, haramdır.

    Bununla berâber, İslâmiyet maslahatı ve kullanılma amacını esas almış; amaçta bir eğrilik yoksa, yani Tevhid inancına zarar verecek bir yönlenme yoksa, yani kullanılmasında ta’zim, saygı, yüceltme ve uğurlu sayma gibi bir gâye yoksa, hiç olmazsa cansız mahlûkât resimlerini mübah kılmış; fakat canlı insan ve hayvan sûretinin ve resminin üç boyutlu olarak elle çizilmesine, heykelinin yapılmasına ve evin duvarında bulundurulmasına rızâ göstermemiştir.

    *Hazret-i Âişe validemiz (ra) bir gün resimli bir yastık ve bir şilte satın almıştı. Bu yastığı evin içinde gören Allah Resulü (asm) içeriye girmedi ve kapıda beklemeye başladı. Hazret-i Âişe validemiz (ra), Peygamber Efendimizin (asm) rahatsızlığını anladı ve:
    “Allah’a tevbe ederim! Bağışlayın yâ Resûlallah; günahım nedir?” dedi.

    Allah Resûlü (asm):
    “Bu yastığın burada işi nedir?” buyurdu. Âişe Validemiz (ra):
    “Yâ Resûlallah! Oturasın veya yaslanasın diye senin için satın aldım!” dedi.
    Peygamber Efendimiz (asm) de:
    “Sûret yapanlara kıyamet gününde azap verilecek! Yaptığınıza hayat verin, denilecektir! Sûret bulunan evlere melâike girmez!” buyurdu. (1)

    *Ebû Hüreyre (ra) rivâyet eder: Bir defasında Cebrâil Aleyhisselâm Resûlullah’ın (asm) huzur-u saadetine girmek için izin istedi. Allah Resûlü de (asm) müsaade buyurmuştu. Fakat Cebrâil (as): “Şimdi ben sizin evinize nasıl gireyim? Evinizde at ve insan resimlerini ihtiva eden bir perde asılıdır! Ya bu resimlerin başlarını koparmalısınız! Ya da bu perdeyi indirip yere sermelisiniz! Biz melâike zümresi, içinde resim bulunan eve girmeyiz!” dedi. (2)

    Demek canlı resimlerini eve asmak uygun değildir. Bilhassa kıble tarafında bulundurmak namaz için de kerâhet oluşturmaktadır. Secde ettiğimiz ve namaz kıldığımız odalarımızın duvarlarında, giydiğimiz elbisede veya seccâde üzerinde canlı insan veya hayvan resmi veya fotoğrafı bulundurmak câiz değildir. Bunun dışında, kapalı yerlerde muhafaza etmek kaydıyla ahlâkî ölçüler içinde resim bulundurmakta ise bir sakınca yoktur.

    Resim yapma veya evde bulundurma konusunda İbn-i Abbas’ın (ra): “Resim yapacaksan canlı olmayan ve ruhu olmayan ağaçların ve diğer nesnelerin resimlerini yap!” (3) fetvâsı ile amel etmelidir. Yani manzara resmi yapmak ve evde bulundurmak mubahtır. Ta’zim göstermek amacıyla olmaksızın; yere serilen sergide, üzerine oturulan minderde, çiğnenen yaygıda resim bulunmasında bir mahzur yoktur. Çocukların sırf oyuncak maksadıyla kullandıkları bebekler, biblolar, plastik malzeme ve oyuncaklar da mübahtır. (4)

    Tek boyutlu birer çizgi san’atından ibâret olan karikatürler, şerre âlet etmemek şartıyla câizdir. Fotoğraf da, gölgelerin yansıması veya hapsedilmesinden ibârettir. Meşru çizgiler korunduğu ve ahlâka aykırı olmadığı takdirde, “fotoğrafa özel” yasaklayıcı bir hüküm yoktur. Tevhid inancını zedeleyici boyutta ve maksatta olursa haramdır; aksi takdirde kimlik, nüfus cüzdanı, pasaport vs... gibi belgelerde kullanmak veya şer olmamak ve bilhassa hayra hizmet kaydıyla fotoğraf bulundurmak veya kullanmakta da bir sakınca yoktur.

    Dipnot:
    1- Buhârî, C.6, S.414;
    2- Buhârî, C.6, S.416;
    3- Buhârî, C.6, S.534;
    4- Buhârî, Edep, 81.1

    -------------------

    İçinde heykeller bulunan eve melekler girmez.» (Buhari K. Bed'i'l-halk, 7; el-Meğazi, 12; Müslim, K. el-Libas, 87.)
    «Kıyamet günü azabı en şiddetli olacaklardan biri de bu suretleri yapanlardır.» (Buhari, K. el-Edeb, 75; Müslim, K. el-Libâs, 96.) gibi hadisler müslümanın evinde heykel bulundurmasına ve heykel yapmasına engeldir.
    Bunların haram kılınmalarının hikmet ve sebebine gelince:
    a) Çeşitli devir, yaş ve çevrelerde heykele tapıldığı için bu hâtırayı silerek tevhidi korumak,
    b) Heykeltıraşın yaratma vehmi gibi kula yakışmayan duygu ve düşüncelere kapılarak günaha girmesini önlemek,
    c) Heykel yapımının bir sınırı bulunmadığından çıplak kadınlar, sahte tanrılar, dinî semboller gibi İslâma zıt şeylerin heykelleştirilmelerine engel olmak.
    d) Faydasız ve gereksiz sarfı, israfı, lüksü menetmek.
    Heykeli büyüklere saygı ve kahramanların hâtıralarını ebedileştirmek gayelerine bağlayarak savunanlara karşı İslâm düşüncesi şöyledir:
    a) Her zaman ve her yerde bu gibilerin heykelleri yapılmamıştır.
    Adi, alçak, zâlim, müstebit, sahte varlıkların da heykelleri yapılmış, bu vakıa mezkûr hikmeti ortadan kaldırmıştır.
    b) Müslümanın dünyada ebedileşmek gibi bir gayesi yoktur. Mümin, Fahr-i Kâinat'ın sohbetinde, Cemâl-i İlâhinin seyrinde sonsuz mutluluklara ereceğini umduğu ebedi âlemlerin hasretini çeker.
    c) İslâmda hizmet Allah rızâsı için yapılır ve hizmet eden, bu niyeti (ihlâsı) bozulmasın diye teşhirden kaçar.
    İslâm'da güzel sanatların heykelden başka sahalara yönelmesinin sebebini de yukarıdaki maddelerde aramak gerekecektir.
    alıntı...







+ Yorum Gönder