Konusunu Oylayın.: Ölen kişinin üvey evladı ve miras konusu

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Ölen kişinin üvey evladı ve miras konusu
  1. 15.Temmuz.2012, 17:07
    1
    Misafir

    Ölen kişinin üvey evladı ve miras konusu






    Ölen kişinin üvey evladı ve miras konusu Mumsema kaynanamgilin çoçukları olmamış kocamı evlatlık almışlar üstlerine kayıtlı çoğu kişi miras kayınbabamın akrabaları tarafından bölünür diyorlar doğrumu doğru ise vasiyet yoluyla eşime bırakabilirmi


  2. 15.Temmuz.2012, 17:07
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    kaynanamgilin çoçukları olmamış kocamı evlatlık almışlar üstlerine kayıtlı çoğu kişi miras kayınbabamın akrabaları tarafından bölünür diyorlar doğrumu doğru ise vasiyet yoluyla eşime bırakabilirmi


    Benzer Konular

    - Üvey babaya miras kalırmı?

    - Üvey babam ve miras

    - Miras hukuku: Ölen koca; babasını, annesini, karısını ve 3 kız cocuğunu geride bırakmıssa miras payı

    - Üvey anneye miras düşer mi? üvey anne miras hakkı varsa payı ne kadar?

    - Üvey çocuklara miras düşer mi?

  3. 18.Temmuz.2012, 11:28
    2
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,569
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    Cevap: Ölen kişinin üvey evladı ve miras konusu




    İslamda evlatlık yoktur evlatlık olmadığı için de mirastan bir paya sahip değildir.


  4. 18.Temmuz.2012, 11:28
    2
    Özel Üye



    İslamda evlatlık yoktur evlatlık olmadığı için de mirastan bir paya sahip değildir.


  5. 18.Temmuz.2012, 12:06
    3
    aforizma
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96811
    Mesaj Sayısı: 208
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 54
    Bulunduğu yer: istanbul

    Cevap: Ölen kişinin üvey evladı ve miras konusu

    kaynanan türkiye cumhuriyeti ,medeni kanununa göre evlat edinmiş, medeni kanun ne diyorsa odur, bir avukata danışın.


  6. 18.Temmuz.2012, 12:06
    3
    Devamlı Üye
    kaynanan türkiye cumhuriyeti ,medeni kanununa göre evlat edinmiş, medeni kanun ne diyorsa odur, bir avukata danışın.


  7. 18.Temmuz.2012, 12:15
    4
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,569
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    Cevap: Ölen kişinin üvey evladı ve miras konusu

    Alıntı
    kaynanan türkiye cumhuriyeti ,medeni kanununa göre evlat edinmiş, medeni kanun ne diyorsa odur, bir avukata danışın.
    İslamın hükümlerine göre taksim edilmeyen bir miras pay sahiplerine hayır getirmez. Bir başkasının hakkını gaspederek ahirette kul hakkı ile karşı karşıya kalmayı göze alan hakkı olmayan mirası alır.


  8. 18.Temmuz.2012, 12:15
    4
    Özel Üye
    Alıntı
    kaynanan türkiye cumhuriyeti ,medeni kanununa göre evlat edinmiş, medeni kanun ne diyorsa odur, bir avukata danışın.
    İslamın hükümlerine göre taksim edilmeyen bir miras pay sahiplerine hayır getirmez. Bir başkasının hakkını gaspederek ahirette kul hakkı ile karşı karşıya kalmayı göze alan hakkı olmayan mirası alır.


  9. 18.Temmuz.2012, 12:22
    5
    aforizma
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96811
    Mesaj Sayısı: 208
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 54
    Bulunduğu yer: istanbul

    Cevap: Ölen kişinin üvey evladı ve miras konusu

    evlatlık hukukunda medeni kanuna göre muamele yaptıktan sonra, medeni kanunun evlatlığa tanıdığı hakları, islam hukukuna göre men etmeye kalkmayınız, vebali büyüktür. herkes tabi olduğu hukuka göre davranır. evlatlığı alan kişi onun daha sonra mirasçısı olacağından açıkça haberdardır. öldükten sonra başkalarının islam hukukunu öne sürerek mirastan men etmeye çalışması haksızlıktır. islama göre deyip haksızlığa kapı açarsanız, vebali sizin olur, yanıtınız bir kez daha düşünün.


  10. 18.Temmuz.2012, 12:22
    5
    Devamlı Üye
    evlatlık hukukunda medeni kanuna göre muamele yaptıktan sonra, medeni kanunun evlatlığa tanıdığı hakları, islam hukukuna göre men etmeye kalkmayınız, vebali büyüktür. herkes tabi olduğu hukuka göre davranır. evlatlığı alan kişi onun daha sonra mirasçısı olacağından açıkça haberdardır. öldükten sonra başkalarının islam hukukunu öne sürerek mirastan men etmeye çalışması haksızlıktır. islama göre deyip haksızlığa kapı açarsanız, vebali sizin olur, yanıtınız bir kez daha düşünün.


  11. 18.Temmuz.2012, 12:29
    6
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,569
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    Cevap: Ölen kişinin üvey evladı ve miras konusu

    Alıntı
    evlatlık hukukunda medeni kanuna göre muamele yaptıktan sonra, medeni kanunun evlatlığa tanıdığı hakları, islam hukukuna göre men etmeye kalkmayınız, vebali büyüktür. herkes tabi olduğu hukuka göre davranır. evlatlığı alan kişi onun daha sonra mirasçısı olacağından açıkça haberdardır. öldükten sonra başkalarının islam hukukunu öne sürerek mirastan men etmeye çalışması haksızlıktır. islama göre deyip haksızlığa kapı açarsanız, vebali sizin olur, yanıtınız bir kez daha düşünün.

    Ben cevabımı düşünerek verdim. İslamda evlatlık diye bir hüküm yok ki mirası olsun siz de bunu iyice araştırınız. Evlatlık insanlar mirastan pay alırlarsa gerçek hak sahiplerinin hakkını gasp etmiş olurlar. Allahın hükümleri yanında medeni kanunların lafını bile etmekten haya ederim.


  12. 18.Temmuz.2012, 12:29
    6
    Özel Üye
    Alıntı
    evlatlık hukukunda medeni kanuna göre muamele yaptıktan sonra, medeni kanunun evlatlığa tanıdığı hakları, islam hukukuna göre men etmeye kalkmayınız, vebali büyüktür. herkes tabi olduğu hukuka göre davranır. evlatlığı alan kişi onun daha sonra mirasçısı olacağından açıkça haberdardır. öldükten sonra başkalarının islam hukukunu öne sürerek mirastan men etmeye çalışması haksızlıktır. islama göre deyip haksızlığa kapı açarsanız, vebali sizin olur, yanıtınız bir kez daha düşünün.

    Ben cevabımı düşünerek verdim. İslamda evlatlık diye bir hüküm yok ki mirası olsun siz de bunu iyice araştırınız. Evlatlık insanlar mirastan pay alırlarsa gerçek hak sahiplerinin hakkını gasp etmiş olurlar. Allahın hükümleri yanında medeni kanunların lafını bile etmekten haya ederim.


  13. 18.Temmuz.2012, 12:36
    7
    aforizma
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96811
    Mesaj Sayısı: 208
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 54
    Bulunduğu yer: istanbul

    Cevap: Ölen kişinin üvey evladı ve miras konusu

    arkadaş evlatlık konusunu yeteri kadar biliyorum. burada sorulan, evlat edineyim mi ?, değildir.
    islam hukukuna göre evlatlık alıp,soyadını veremeyeceğini,mirasçı kılamayacağını bile bile, bir insan medeni hukuka göre evlat almışsa, zaten baştan islam hukukuna aykırı iş yapmıştır. sorun daha sonra ne olacağıdır. evlatlık alan, aldığı hukuka göre onun mirasçısı olacağını ve tıpkı kendi evladıymış gibi muamele göreceğini biliyor. bu açık bir sözleşmedir. siz bu sözleşmeye aykırı olarak doğan bir hakkı yok sayma hakkını kendinizde bulmayınız, vebali büyüktür. ben sizi uyardım. böyle akçeli işlerde fetva verirken daha dikkatli olun.
    o haya ettiğiniz medeni kanuna göre yaşıyorsanız,evleniyor,mirasçı oluyorsanız, yazdıklarınızdan misliyle mesul olursunuz.


  14. 18.Temmuz.2012, 12:36
    7
    Devamlı Üye
    arkadaş evlatlık konusunu yeteri kadar biliyorum. burada sorulan, evlat edineyim mi ?, değildir.
    islam hukukuna göre evlatlık alıp,soyadını veremeyeceğini,mirasçı kılamayacağını bile bile, bir insan medeni hukuka göre evlat almışsa, zaten baştan islam hukukuna aykırı iş yapmıştır. sorun daha sonra ne olacağıdır. evlatlık alan, aldığı hukuka göre onun mirasçısı olacağını ve tıpkı kendi evladıymış gibi muamele göreceğini biliyor. bu açık bir sözleşmedir. siz bu sözleşmeye aykırı olarak doğan bir hakkı yok sayma hakkını kendinizde bulmayınız, vebali büyüktür. ben sizi uyardım. böyle akçeli işlerde fetva verirken daha dikkatli olun.
    o haya ettiğiniz medeni kanuna göre yaşıyorsanız,evleniyor,mirasçı oluyorsanız, yazdıklarınızdan misliyle mesul olursunuz.


  15. 18.Temmuz.2012, 13:26
    8
    imamhatipli42
    Özel Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 7
    Mesaj Sayısı: 3,569
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 51

    Cevap: Ölen kişinin üvey evladı ve miras konusu

    Alıntı
    arkadaş evlatlık konusunu yeteri kadar biliyorum. burada sorulan, evlat edineyim mi ?, değildir.
    islam hukukuna göre evlatlık alıp,soyadını veremeyeceğini,mirasçı kılamayacağını bile bile, bir insan medeni hukuka göre evlat almışsa, zaten baştan islam hukukuna aykırı iş yapmıştır. sorun daha sonra ne olacağıdır. evlatlık alan, aldığı hukuka göre onun mirasçısı olacağını ve tıpkı kendi evladıymış gibi muamele göreceğini biliyor. bu açık bir sözleşmedir. siz bu sözleşmeye aykırı olarak doğan bir hakkı yok sayma hakkını kendinizde bulmayınız, vebali büyüktür. ben sizi uyardım. böyle akçeli işlerde fetva verirken daha dikkatli olun.
    o haya ettiğiniz medeni kanuna göre yaşıyorsanız,evleniyor,mirasçı oluyorsanız, yazdıklarınızdan misliyle mesul olursunuz.


    Herkes Allaha hesap verecek medeni kanunlara değil dileyen dilediği hükümle amel eder. Ben böyle yapın demedim İslami hüküm ne ise onu söyledim. Bir müslüman elinden geldiği kadar Allahın hükümleri ile muamele etmek zorundadır. Kalanı için Allaha tevbe etmelidir. Din devlet ilişkisine girip konuyu uzatmak istemiyorum. Hüküm belli İslamda evlatlık yoktur ve miras hakkı da yoktur bunun aksini düşünen Allahı hesap vereceği günü düşünsün.


    Ayrıca bu fetvayı kafamdan atmadım biraz araştırsaydın fetva veriyorsun demezdin ben verilen fetvayı aktardım buna fetva vermek denmez.

    Alıntı
    Dinimizde evlatlık var mıdır, evlatlığa miras düşer mi?

    İsla dinine göre evlatlık mirasa hak kazanamaz. Mal dinen mirasa hak kazanan kimselere verilir. Ancak daha hayatta iken malından istediği kadar bu kişiye hibe edebilir fakat miras olarak bırakamaz. Ayrıca öz evlatları varsa bunlar arasında adaletli bir paylaşım yapması gerekir.

    Vefat eden kişinin öz evlatlarına miras kalır. Üvey evladına miras kalmaz. Bu bakımdan babanızın malları size ve kardeşinize kalır. Üvey annenizin malları da (kardeşinden başka kimse yoksa) tamamı üvey annenizin kardeşine kalır.



    Evlat edinme, bir başkasının çocuğunu kendi ailesi içine katma âdeti, tarihin her devrinde tatbik edilen bir husustur. Bilhassa İslâmdan önceki Cahiliye Devrinde bu âdet daha yaygındı. İsteyen kimse, seçtiği herhangi bir kimseyi öz çocukları arasına katarak onu evlatlık aldığını ilân ederdi. Aldığı çocuğa “Sen benim oğlumsun, ben sana vârisim, sen de bana vârissin” diyordu. Böylece, o çocuk öz oğlu sayılıyordu. Ailenin bir ferdi olduğu gibi, aynı zamanda aile fertlerinin sahip olduğu hak ve vazifelere de ortakoluyor, ailenin ismini alıyordu. Evlatlık edinen kimse bu çocuğun babası sayılıyordu. Evlât edinenin hanımı da, çocuğun annesi yerine geçiyordu. Oğlanın hanımı da bu babanın gelini kabul ediliyor, dolayısıyla, boşandıktan sonra gelini ile evlenmesi mümkün olmuyordu.

    Peygamberimiz de (a.s.m.) Zeyd bin Sâbit’i kendisine evlâtlık olarak almıştı. Hz. Zeyd küçük yaşta köle olarak satılmış, Hz. Hatice deonu satın almıştı. Daha sonra onu Peygamberimize hediye etti. Hz. Zeyd, Peygamberimizin hizmetinde bulunuyordu. Babası ve amcası, kurtarma akçesi karşılığında onu Peygamberimizden istemeye geldiler. Peygamberimiz Hz. Zeyd’i serbest bıraktı. Fakat Zeyd, Peygamberimizi baba ve amcasına tercih ederek onun yanında kalmayı kabul etti. Bundan sonra Peygamberimiz onu kölelikten azad etti. Hazır bulunan cemaata hitap ederek, “Şâhit olunuz, Zeyd benim oğlumdur, ben onun vârisiyim, o da benim vârisimdir” buyurdu. Bunun üzerine babası ve amcası memnun olarak ayrıldılar. Bundan sonra Hz. Zeyd Peygamberimizin evlâtlığı olmuştu. Artık “Muhammed’in oğlu Zeyd” diye çağrılıyordu.1

    Hak din gelince, Cahiliye devrinde yapılan ve uygulanan âdet ve alışkanlıklar birer birer değişiyor, insanlara meşru olan yol gösteriliyor bâtıl ve haksızlıkların yerini hak ve adalet esasları alıyordu. Cahiliye âdetlerinden birisi de o zamanki uygulanış şekliyle evlâtlık müessesesiydi.

    İnsan tabiatına aykırı düşen bu uygulamayı Cenab-ı Hak hem açıkemirle, hem de Peygamberi üzerinde fiilen tatbik etmekle kaldırdı.

    Bu konudaki âyetin meali şöyledir:

    “Allah, evlâtlıklarınızı oğullarınız gibi tutmanızı meşru kılmadı. Bunlar, sizin dillerinize doladığınız boş sözlerdir. Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola O eriştirir. Onları (evlât edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın. Allah yanında en doğrusu budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşleriniz ve görüp gözettiğiniz kimseler olarak kabul edin. Yanılarak yaptıklarınızda size vebal yoktur.”2

    İşte bu âyet-i kerime ile evlâtklık âdeti kaldırılmış oldu. Meşru olmayan bu âdet haram kılındı. Çünkü, evlâtlıkla ne hakiki bir evlat olunur, ne de evlâtlık edinen kişi gerçek bir baba olur.

    Bu yasaklama ve “Sen benim oğlumsun” demekle hiçbirçocuğun gerçek bir evlât olmadığı hususunda Peygamberimize Allah’ın emirleri bildirildi. Evlâtlığın boşadığı hanımın “babalık” tarafından nikâhlanmasının meşru sayıldığı açıklandı.3

    Evlâtlık müessesesinde şu mahzurlar bulunduğu içindinimizde yasaklanmıştır. Önce meşru olmayan bir yolla başkasının çocuğjnu kendi evlâdı yerine getirerek haksız ve sahte bir muamele yapılmaktadır. Yabancı bir çocuğu evlât kabul etmek fıtratı değiştirmektir. Mukaddes olan nesil meselesini tahrif etmek, çocuğun asıl ana babasının unutulmasına sebep olmaktır.

    İkinci olarak, bu çocuk büyüyünce aile içerisinde mahremiyet hususlarına riayet edilmeyecektir. Tesettür, bakma ve temas gibi durumlara uyulmayacaktır. Oğlansa ailenin bütün kadınlarıyla bir arada bulunacak, kızsa ailenin bütün erkekleriyle birlikte yaşayacaktır. Halbuki, ister kız olsun ister oğlan; evin hanımı annesi olmadığı gibi, o ailenin akrabası da evlâtlığın ailesi sayılmaz, bir yabancıdan farksızdır. Bunlar büyüyünce aile içinde bulundukları müddetçe devamlı haramla yüz yüze bulunacaklardır.

    Başka bir mahzur da, evlâtlık olarak alınan çocuk mirasa ortak olacaktır. Böylece daha yakın akrabalar kısmen veya tamamen mirastan mahrum kalacaklardır. Hakları çiğnenen mirasçılar bu çocuğa bir düşman gözüyle bakacaklardır. Çünkü, evlâtlık hakikatta miras hakkına sahip değildir.

    İşte bütün bu mahzurlardan dolayı dinimiz evlâtlık almayı tavsiye etmemiştir. ancak, bahsi edilen bu evlâtlık meselesinden ayrı olarak, insanın bir yakınının, bir dostunun çocuğunu himayesine alması, kimsesiz ve yetim bir çocuğu alıp evlâdı gibi onu sevmesi, ona yedirmesi, içirmesi, onu terbiye edip okutması bir fazilettir. Fakat, bu durumda da onu kendisine tescil etmemesi, evlât haklarını ona devretmemesi, mahremiyet meselesine dikkat etmesi icap etmektedir. Ancak, kişi isterse, hayatta iken malının bir kısmını o çocuğa bağışlayabilir. Veya ölmeden önce malından bir miktar verilmesini vasiyet edebilir. Nitekim, Peygamberimiz bir çok hadislerinde kimsesiz çocuklara ve yetimlere bakanlara Cenneti müjdelemiştir.4

    Sonuç:

    Bu konunu üç önemli özelliği vardır:

    1- Evlat edindiğimiz çocuk kız olursa babalığa, erkek olursa analığa mahrem olacağı için beraber yalnız kalma ihtimaline göre caiz değildir. Bu konu süt emzirmekle çözülebilir. Annalık süet anne, babalık da süt baba olacağından dini açıdan da bir sakınca kalmaz.

    2- Evlatlık alanlar, çocuğun esas anne ve babasının vereceği şefkat ve göstereceği merhameti gösteremeyebilirler. Bu açıdan çocuğun gerçek anne ve babasından mahrum bırakma sorumluluğu vardır. Bu da çocuk açısından önemli bir durumdur. Ancak kimsesiz çocuklar için bu sakınca olmayabilir.

    3- Evlat edinen ailelerin kalacak mirasları bu çocuğun olacaktır. Halbuki, o miraslar akrabalara kalması gerekirdi. Bu da başkasının hakkının evlatlığa verilmesi demektir ki caiz değildir. Bu konuda bir çözüm olarak gerçek mirasçılarla helalleşilir ya da evlatlık mirastan kanunen mahrum bırakılarak çözüm aranabilir.

    Bu üç sebepten dolayı evlat edinmenin doğru olmadığını söyleyebiliriz. Bu üç engeli de dini açıdan çözebilirsek evlat edinmek inşallah haram olmaz.

    1. Üsdü’l-Gâbe, 2: 225.
    2. Ahzab Sûresi, 4-5.
    3. Ahzab Sûresi, 37.
    4. Müslim, Zühd: 42.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör




  16. 18.Temmuz.2012, 13:26
    8
    Özel Üye
    Alıntı
    arkadaş evlatlık konusunu yeteri kadar biliyorum. burada sorulan, evlat edineyim mi ?, değildir.
    islam hukukuna göre evlatlık alıp,soyadını veremeyeceğini,mirasçı kılamayacağını bile bile, bir insan medeni hukuka göre evlat almışsa, zaten baştan islam hukukuna aykırı iş yapmıştır. sorun daha sonra ne olacağıdır. evlatlık alan, aldığı hukuka göre onun mirasçısı olacağını ve tıpkı kendi evladıymış gibi muamele göreceğini biliyor. bu açık bir sözleşmedir. siz bu sözleşmeye aykırı olarak doğan bir hakkı yok sayma hakkını kendinizde bulmayınız, vebali büyüktür. ben sizi uyardım. böyle akçeli işlerde fetva verirken daha dikkatli olun.
    o haya ettiğiniz medeni kanuna göre yaşıyorsanız,evleniyor,mirasçı oluyorsanız, yazdıklarınızdan misliyle mesul olursunuz.


    Herkes Allaha hesap verecek medeni kanunlara değil dileyen dilediği hükümle amel eder. Ben böyle yapın demedim İslami hüküm ne ise onu söyledim. Bir müslüman elinden geldiği kadar Allahın hükümleri ile muamele etmek zorundadır. Kalanı için Allaha tevbe etmelidir. Din devlet ilişkisine girip konuyu uzatmak istemiyorum. Hüküm belli İslamda evlatlık yoktur ve miras hakkı da yoktur bunun aksini düşünen Allahı hesap vereceği günü düşünsün.


    Ayrıca bu fetvayı kafamdan atmadım biraz araştırsaydın fetva veriyorsun demezdin ben verilen fetvayı aktardım buna fetva vermek denmez.

    Alıntı
    Dinimizde evlatlık var mıdır, evlatlığa miras düşer mi?

    İsla dinine göre evlatlık mirasa hak kazanamaz. Mal dinen mirasa hak kazanan kimselere verilir. Ancak daha hayatta iken malından istediği kadar bu kişiye hibe edebilir fakat miras olarak bırakamaz. Ayrıca öz evlatları varsa bunlar arasında adaletli bir paylaşım yapması gerekir.

    Vefat eden kişinin öz evlatlarına miras kalır. Üvey evladına miras kalmaz. Bu bakımdan babanızın malları size ve kardeşinize kalır. Üvey annenizin malları da (kardeşinden başka kimse yoksa) tamamı üvey annenizin kardeşine kalır.



    Evlat edinme, bir başkasının çocuğunu kendi ailesi içine katma âdeti, tarihin her devrinde tatbik edilen bir husustur. Bilhassa İslâmdan önceki Cahiliye Devrinde bu âdet daha yaygındı. İsteyen kimse, seçtiği herhangi bir kimseyi öz çocukları arasına katarak onu evlatlık aldığını ilân ederdi. Aldığı çocuğa “Sen benim oğlumsun, ben sana vârisim, sen de bana vârissin” diyordu. Böylece, o çocuk öz oğlu sayılıyordu. Ailenin bir ferdi olduğu gibi, aynı zamanda aile fertlerinin sahip olduğu hak ve vazifelere de ortakoluyor, ailenin ismini alıyordu. Evlatlık edinen kimse bu çocuğun babası sayılıyordu. Evlât edinenin hanımı da, çocuğun annesi yerine geçiyordu. Oğlanın hanımı da bu babanın gelini kabul ediliyor, dolayısıyla, boşandıktan sonra gelini ile evlenmesi mümkün olmuyordu.

    Peygamberimiz de (a.s.m.) Zeyd bin Sâbit’i kendisine evlâtlık olarak almıştı. Hz. Zeyd küçük yaşta köle olarak satılmış, Hz. Hatice deonu satın almıştı. Daha sonra onu Peygamberimize hediye etti. Hz. Zeyd, Peygamberimizin hizmetinde bulunuyordu. Babası ve amcası, kurtarma akçesi karşılığında onu Peygamberimizden istemeye geldiler. Peygamberimiz Hz. Zeyd’i serbest bıraktı. Fakat Zeyd, Peygamberimizi baba ve amcasına tercih ederek onun yanında kalmayı kabul etti. Bundan sonra Peygamberimiz onu kölelikten azad etti. Hazır bulunan cemaata hitap ederek, “Şâhit olunuz, Zeyd benim oğlumdur, ben onun vârisiyim, o da benim vârisimdir” buyurdu. Bunun üzerine babası ve amcası memnun olarak ayrıldılar. Bundan sonra Hz. Zeyd Peygamberimizin evlâtlığı olmuştu. Artık “Muhammed’in oğlu Zeyd” diye çağrılıyordu.1

    Hak din gelince, Cahiliye devrinde yapılan ve uygulanan âdet ve alışkanlıklar birer birer değişiyor, insanlara meşru olan yol gösteriliyor bâtıl ve haksızlıkların yerini hak ve adalet esasları alıyordu. Cahiliye âdetlerinden birisi de o zamanki uygulanış şekliyle evlâtlık müessesesiydi.

    İnsan tabiatına aykırı düşen bu uygulamayı Cenab-ı Hak hem açıkemirle, hem de Peygamberi üzerinde fiilen tatbik etmekle kaldırdı.

    Bu konudaki âyetin meali şöyledir:

    “Allah, evlâtlıklarınızı oğullarınız gibi tutmanızı meşru kılmadı. Bunlar, sizin dillerinize doladığınız boş sözlerdir. Allah ise gerçeği söyler ve doğru yola O eriştirir. Onları (evlât edindiklerinizi) babalarına nisbet ederek çağırın. Allah yanında en doğrusu budur. Eğer babalarının kim olduğunu bilmiyorsanız, bu takdirde onları din kardeşleriniz ve görüp gözettiğiniz kimseler olarak kabul edin. Yanılarak yaptıklarınızda size vebal yoktur.”2

    İşte bu âyet-i kerime ile evlâtklık âdeti kaldırılmış oldu. Meşru olmayan bu âdet haram kılındı. Çünkü, evlâtlıkla ne hakiki bir evlat olunur, ne de evlâtlık edinen kişi gerçek bir baba olur.

    Bu yasaklama ve “Sen benim oğlumsun” demekle hiçbirçocuğun gerçek bir evlât olmadığı hususunda Peygamberimize Allah’ın emirleri bildirildi. Evlâtlığın boşadığı hanımın “babalık” tarafından nikâhlanmasının meşru sayıldığı açıklandı.3

    Evlâtlık müessesesinde şu mahzurlar bulunduğu içindinimizde yasaklanmıştır. Önce meşru olmayan bir yolla başkasının çocuğjnu kendi evlâdı yerine getirerek haksız ve sahte bir muamele yapılmaktadır. Yabancı bir çocuğu evlât kabul etmek fıtratı değiştirmektir. Mukaddes olan nesil meselesini tahrif etmek, çocuğun asıl ana babasının unutulmasına sebep olmaktır.

    İkinci olarak, bu çocuk büyüyünce aile içerisinde mahremiyet hususlarına riayet edilmeyecektir. Tesettür, bakma ve temas gibi durumlara uyulmayacaktır. Oğlansa ailenin bütün kadınlarıyla bir arada bulunacak, kızsa ailenin bütün erkekleriyle birlikte yaşayacaktır. Halbuki, ister kız olsun ister oğlan; evin hanımı annesi olmadığı gibi, o ailenin akrabası da evlâtlığın ailesi sayılmaz, bir yabancıdan farksızdır. Bunlar büyüyünce aile içinde bulundukları müddetçe devamlı haramla yüz yüze bulunacaklardır.

    Başka bir mahzur da, evlâtlık olarak alınan çocuk mirasa ortak olacaktır. Böylece daha yakın akrabalar kısmen veya tamamen mirastan mahrum kalacaklardır. Hakları çiğnenen mirasçılar bu çocuğa bir düşman gözüyle bakacaklardır. Çünkü, evlâtlık hakikatta miras hakkına sahip değildir.

    İşte bütün bu mahzurlardan dolayı dinimiz evlâtlık almayı tavsiye etmemiştir. ancak, bahsi edilen bu evlâtlık meselesinden ayrı olarak, insanın bir yakınının, bir dostunun çocuğunu himayesine alması, kimsesiz ve yetim bir çocuğu alıp evlâdı gibi onu sevmesi, ona yedirmesi, içirmesi, onu terbiye edip okutması bir fazilettir. Fakat, bu durumda da onu kendisine tescil etmemesi, evlât haklarını ona devretmemesi, mahremiyet meselesine dikkat etmesi icap etmektedir. Ancak, kişi isterse, hayatta iken malının bir kısmını o çocuğa bağışlayabilir. Veya ölmeden önce malından bir miktar verilmesini vasiyet edebilir. Nitekim, Peygamberimiz bir çok hadislerinde kimsesiz çocuklara ve yetimlere bakanlara Cenneti müjdelemiştir.4

    Sonuç:

    Bu konunu üç önemli özelliği vardır:

    1- Evlat edindiğimiz çocuk kız olursa babalığa, erkek olursa analığa mahrem olacağı için beraber yalnız kalma ihtimaline göre caiz değildir. Bu konu süt emzirmekle çözülebilir. Annalık süet anne, babalık da süt baba olacağından dini açıdan da bir sakınca kalmaz.

    2- Evlatlık alanlar, çocuğun esas anne ve babasının vereceği şefkat ve göstereceği merhameti gösteremeyebilirler. Bu açıdan çocuğun gerçek anne ve babasından mahrum bırakma sorumluluğu vardır. Bu da çocuk açısından önemli bir durumdur. Ancak kimsesiz çocuklar için bu sakınca olmayabilir.

    3- Evlat edinen ailelerin kalacak mirasları bu çocuğun olacaktır. Halbuki, o miraslar akrabalara kalması gerekirdi. Bu da başkasının hakkının evlatlığa verilmesi demektir ki caiz değildir. Bu konuda bir çözüm olarak gerçek mirasçılarla helalleşilir ya da evlatlık mirastan kanunen mahrum bırakılarak çözüm aranabilir.

    Bu üç sebepten dolayı evlat edinmenin doğru olmadığını söyleyebiliriz. Bu üç engeli de dini açıdan çözebilirsek evlat edinmek inşallah haram olmaz.

    1. Üsdü’l-Gâbe, 2: 225.
    2. Ahzab Sûresi, 4-5.
    3. Ahzab Sûresi, 37.
    4. Müslim, Zühd: 42.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet Editör




  17. 18.Temmuz.2012, 14:04
    9
    aforizma
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Temmuz.2012
    Üye No: 96811
    Mesaj Sayısı: 208
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Yaş: 54
    Bulunduğu yer: istanbul

    Cevap: Ölen kişinin üvey evladı ve miras konusu

    bak arkadaş, yukarıda soru belli,senin yanıtın belli,benim itirazım belli

    evlatlık alayım mı diye sormamış, olan bir durumu anlatıp mirasını sormuş.

    bak kendi gönlüyle tabi olduğu hukuk bu:
    MEDENİ KANUN MADDE 314.- Ana ve babaya ait olan haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer.
    Evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur.
    Evlâtlık küçük ise evlât edinenin soyadını alır. Evlât edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir. Ergin olan evlâtlık, evlât edinilme sırasında dilerse evlât edinenin soyadını alabilir.
    Eşler tarafından birlikte evlât edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlât edinen eşlerin adları yazılır.
    Evlâtlığın, miras ve başka haklarının zedelenmemesi, aile bağlarının devam etmesi için evlâtlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlât edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur. Ayrıca evlâtlıkla ilgili kesinleşmiş mahkeme kararı her iki nüfus kütüğüne işlenir.
    Evlât edinme ile ilgili kayıtlar, belgeler ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlâtlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz.

    bu ülkede miras paylaşımı ve mal mülk kavgasından, ne insanlar öldürülüyor. sen şimdi islamın görüşünü anlatıyorum diye, somut bir miras olayında ortalığı karıştırırsan,sonucu ne olur kestirebiliyormusun?, sonra ben islamı anlattım deyipte işin içinden sıyrılabilirmisin?

    sözleşmelere uymak, Allahın kullarına tavsiyesidir.


  18. 18.Temmuz.2012, 14:04
    9
    Devamlı Üye
    bak arkadaş, yukarıda soru belli,senin yanıtın belli,benim itirazım belli

    evlatlık alayım mı diye sormamış, olan bir durumu anlatıp mirasını sormuş.

    bak kendi gönlüyle tabi olduğu hukuk bu:
    MEDENİ KANUN MADDE 314.- Ana ve babaya ait olan haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer.
    Evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur.
    Evlâtlık küçük ise evlât edinenin soyadını alır. Evlât edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir. Ergin olan evlâtlık, evlât edinilme sırasında dilerse evlât edinenin soyadını alabilir.
    Eşler tarafından birlikte evlât edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlât edinen eşlerin adları yazılır.
    Evlâtlığın, miras ve başka haklarının zedelenmemesi, aile bağlarının devam etmesi için evlâtlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlât edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur. Ayrıca evlâtlıkla ilgili kesinleşmiş mahkeme kararı her iki nüfus kütüğüne işlenir.
    Evlât edinme ile ilgili kayıtlar, belgeler ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlâtlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz.

    bu ülkede miras paylaşımı ve mal mülk kavgasından, ne insanlar öldürülüyor. sen şimdi islamın görüşünü anlatıyorum diye, somut bir miras olayında ortalığı karıştırırsan,sonucu ne olur kestirebiliyormusun?, sonra ben islamı anlattım deyipte işin içinden sıyrılabilirmisin?

    sözleşmelere uymak, Allahın kullarına tavsiyesidir.


  19. 23.Ağustos.2015, 14:49
    10
    Misafir
    Babam esi olunce cocugunu evlatlik vermis annemle evlenmis babam oldu oz anne babadan iki kardesiz evlatlik verilende oldu ona miras dusuyormu


  20. 23.Ağustos.2015, 14:49
    10
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Babam esi olunce cocugunu evlatlik vermis annemle evlenmis babam oldu oz anne babadan iki kardesiz evlatlik verilende oldu ona miras dusuyormu


  21. 11.Aralık.2015, 01:57
    11
    Misafir
    Eşimi üvey evlat almışlar sonradan çocukları olmuş eşine miras düşer mi


  22. 11.Aralık.2015, 01:57
    11
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
    Eşimi üvey evlat almışlar sonradan çocukları olmuş eşine miras düşer mi


  23. 15.Aralık.2015, 14:44
    12
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Ölen kişinin üvey evladı ve miras konusu

    Alıntı
    evlatlik verilende oldu ona miras dusuyormu
    Evlatlığa, onu evlat edinen öz olmayan babasından miras düşmez.
    Kendi öz anne ve babasından miras alabilir.


  24. 15.Aralık.2015, 14:44
    12
    Moderatör
    Alıntı
    evlatlik verilende oldu ona miras dusuyormu
    Evlatlığa, onu evlat edinen öz olmayan babasından miras düşmez.
    Kendi öz anne ve babasından miras alabilir.





+ Yorum Gönder