Konusunu Oylayın.: Çağrı merkezinde satış yapmak caiz midir? Yüz yüze görmediğin bir insana telefonla...

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Çağrı merkezinde satış yapmak caiz midir? Yüz yüze görmediğin bir insana telefonla...
  1. 12.Temmuz.2012, 19:26
    1
    Misafir

    Çağrı merkezinde satış yapmak caiz midir? Yüz yüze görmediğin bir insana telefonla...






    Çağrı merkezinde satış yapmak caiz midir? Yüz yüze görmediğin bir insana telefonla... Mumsema Çağrı merkezinde satış yapmak caiz midir? Yüz yüze görmediğin bir insana telefon aracılığıyla ve evine bir kaç gün sonra gelen sözleşmeyi imzalaması şartıyla bir hizmet satmak caiz midir?


  2. 12.Temmuz.2012, 19:26
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Çağrı merkezinde satış yapmak caiz midir? Yüz yüze görmediğin bir insana telefon aracılığıyla ve evine bir kaç gün sonra gelen sözleşmeyi imzalaması şartıyla bir hizmet satmak caiz midir?


    Benzer Konular

    - Farklı ücretlerle satış yapmak caiz mi

    - Kitap, Cd, ve ses kaseti kiralamak ya da korsan satış yapmak caiz mi?

    - Çağrı merkezinde çalışmak haram mıdır ?

    - Bankanın çağrı merkezinde çalışmak dinen caiz mi?

    - Network marketing caiz midir? Satış ağı şeklinde kazanılan pirim caiz mi?

  3. 12.Temmuz.2012, 19:50
    2
    S-a-b-i-h-a
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Mart.2012
    Üye No: 95360
    Mesaj Sayısı: 249
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 3
    Bulunduğu yer: baba ocağından

    Cevap: Çağrı merkezinde satış yapmak caiz midir? Yüz yüze görmediğin bir insana telef




    Değerli kardeşimiz;
    Telefonla akit yapmak kural olarak caizdir. Bir akdi yazıya geçirmek, altını imza etmek, trafikte tescil, tapu muamelesi gibi işlemler akdin kurlmasının değil, güvenliğinin ve hukukun korunmasının şartıdır; yani bunlar yapılmadan önce karşılıklı irade beyanı (icab ve kabul) ile akit gerçekleşir.

    Yapılan akit mesela bir hizmet akdi ise, akdin bir tarafını diğer taraf belli bir işte çalıştırmak, ondan belli bir hizmeti almak istiyorsa şahsı görünce akdi bozabilir. Bir malı görmeden alan veya kiralayan kimse de gördüğünde akdi bozma hakkına sahiptir. Bu hakka "görme muhayyerliği" denir. Fıkıh kitaplarında ve Mecelle'de yer alan görme muhayyerliğini özetleyelim:

    Hanefî mezhebi dışındaki mezhepler görme muhayyerliğini ya hiç tanımamakta, yahut da dar sınırlar içinde kabul etmektedirler. Bu muhayyerliği en geniş ve açık bir şekilde benimseyen Hanefîlerdir. Mezhebin görüşlerini kanunlaştıran Mecelle, görme muhayyerliğini, satım akdini esas alarak şöyle tarif etmiştir: "Bir kimse bir malı görmeden satın alsa görünceye kadar muhayyerdir; görünce dilerse fesheder, dilerse kabul eder" (md. 320).

    Görme muhayyerliğinin dayanağı karşılıklı rıza ve anlaşma değil, kanun mesabesinde olan hadistir (Müslim, Büyû', 17; Ebû Dâvûd, Büyû', 36) Bu sebeple taraflar görme muhayyerliğini iskat edemez, kaldıramazlar.

    Görme muhayyerliğinin geçerli olduğu tasarruflar yine feshi kabil olan tasarruflardır; mislî olmayan belli malın satımı, kiralanması, taksimi ve böyle bir mal karşılığı sulh... görme muhayyerliğinin söz konusu olduğu tasarruflardır (Mecelle, mad. 507, 1153, 1548).

    Görme muhayyerliğinin geçerli olması iki şarta bağlıdır: a) Akit mevzûu malın mislî değil, kıyemî mallardan olması, b) Alan tarafın malı görmemiş bulunması. Bu şartlar içinde muteber olan görme muhayyerliği bir müddet ile sınırlı değildir; mal ne zaman görülürse muhayyerlik hakkı devreye girer; alıcı ya kabul eder, yahut da akdi fesheder.

    Mecelle'de (md. 145,146) ve fıkıh kitaplarında verilen çeşitli tariflerin birleştiği noktalara göre mislî mal, birimleri arasında hesaba katılacak önemli fark bulunmadığı için, biri diğerinin yerini alabilen maldır. Kıyemî mal ise, biri diğerinin yerini alamayacak kadar birimleri arasında fark bulunan maldır. Bu tarife göre mislî malın aynı cins ve vasıfta olanları birimleri itibariyle birbirine eşittir. Mesela temiz Meksika buğdayı bir cins buğdaydır, aynı vasfı taşıyan birimleri kıymetçe birbirine eşittir, biri diğeri yerine kabul edilir. Katı ve sıvı yağlar, arpa, tuz, hurma, üzüm, kâğıt gibi yüzlerce mal mislîdir. Arazi, ev, dükkân, elde yapılmış mobilya, hayvanlar vb. da kıyemî mallardır.

    Görme muhayyerliği şu durumlarda düşmektedir:

    a) Malı veya örneğini görmekle.

    b) Satın alanın ölmesiyle muhayyerlik vârislere geçmez ve akit kesinleşir.

    c) Akit mevzûun malın değişikliğe uğraması ile.

    d) Satın alanın mevzû üzerinde, feshi kabil olmayan bir tasarrufta bulunması ile.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 12.Temmuz.2012, 19:50
    2
    Kıdemli Üye



    Değerli kardeşimiz;
    Telefonla akit yapmak kural olarak caizdir. Bir akdi yazıya geçirmek, altını imza etmek, trafikte tescil, tapu muamelesi gibi işlemler akdin kurlmasının değil, güvenliğinin ve hukukun korunmasının şartıdır; yani bunlar yapılmadan önce karşılıklı irade beyanı (icab ve kabul) ile akit gerçekleşir.

    Yapılan akit mesela bir hizmet akdi ise, akdin bir tarafını diğer taraf belli bir işte çalıştırmak, ondan belli bir hizmeti almak istiyorsa şahsı görünce akdi bozabilir. Bir malı görmeden alan veya kiralayan kimse de gördüğünde akdi bozma hakkına sahiptir. Bu hakka "görme muhayyerliği" denir. Fıkıh kitaplarında ve Mecelle'de yer alan görme muhayyerliğini özetleyelim:

    Hanefî mezhebi dışındaki mezhepler görme muhayyerliğini ya hiç tanımamakta, yahut da dar sınırlar içinde kabul etmektedirler. Bu muhayyerliği en geniş ve açık bir şekilde benimseyen Hanefîlerdir. Mezhebin görüşlerini kanunlaştıran Mecelle, görme muhayyerliğini, satım akdini esas alarak şöyle tarif etmiştir: "Bir kimse bir malı görmeden satın alsa görünceye kadar muhayyerdir; görünce dilerse fesheder, dilerse kabul eder" (md. 320).

    Görme muhayyerliğinin dayanağı karşılıklı rıza ve anlaşma değil, kanun mesabesinde olan hadistir (Müslim, Büyû', 17; Ebû Dâvûd, Büyû', 36) Bu sebeple taraflar görme muhayyerliğini iskat edemez, kaldıramazlar.

    Görme muhayyerliğinin geçerli olduğu tasarruflar yine feshi kabil olan tasarruflardır; mislî olmayan belli malın satımı, kiralanması, taksimi ve böyle bir mal karşılığı sulh... görme muhayyerliğinin söz konusu olduğu tasarruflardır (Mecelle, mad. 507, 1153, 1548).

    Görme muhayyerliğinin geçerli olması iki şarta bağlıdır: a) Akit mevzûu malın mislî değil, kıyemî mallardan olması, b) Alan tarafın malı görmemiş bulunması. Bu şartlar içinde muteber olan görme muhayyerliği bir müddet ile sınırlı değildir; mal ne zaman görülürse muhayyerlik hakkı devreye girer; alıcı ya kabul eder, yahut da akdi fesheder.

    Mecelle'de (md. 145,146) ve fıkıh kitaplarında verilen çeşitli tariflerin birleştiği noktalara göre mislî mal, birimleri arasında hesaba katılacak önemli fark bulunmadığı için, biri diğerinin yerini alabilen maldır. Kıyemî mal ise, biri diğerinin yerini alamayacak kadar birimleri arasında fark bulunan maldır. Bu tarife göre mislî malın aynı cins ve vasıfta olanları birimleri itibariyle birbirine eşittir. Mesela temiz Meksika buğdayı bir cins buğdaydır, aynı vasfı taşıyan birimleri kıymetçe birbirine eşittir, biri diğeri yerine kabul edilir. Katı ve sıvı yağlar, arpa, tuz, hurma, üzüm, kâğıt gibi yüzlerce mal mislîdir. Arazi, ev, dükkân, elde yapılmış mobilya, hayvanlar vb. da kıyemî mallardır.

    Görme muhayyerliği şu durumlarda düşmektedir:

    a) Malı veya örneğini görmekle.

    b) Satın alanın ölmesiyle muhayyerlik vârislere geçmez ve akit kesinleşir.

    c) Akit mevzûun malın değişikliğe uğraması ile.

    d) Satın alanın mevzû üzerinde, feshi kabil olmayan bir tasarrufta bulunması ile.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder