+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden Tecavüz ve azil konusunda soru Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Tecavüz ve azil konusunda soru





    Sual: Selamün aleyküm.
    ateistler yine iş başında. buldukları ufacık bir açığı değerlendirebilmek adına bazı cümlelerle insanların aklını çelmeye haklılıklarını ispatlamaya devam ediyorlar. din bilgisine güvenen varsa aşağıdaki bağlantıda dinimizi savunabilirsiniz. ancak tartışmak pek de mantıklı görünmüyor. herkes inanmak istediğine inanacak ispatlarımızı kabul etmeyeceklerdir.
    benim soruma gelirsek yukarıdaki bağlantıda benim de kafama takılan bir şey oldu. diğer hepsinin mantığını biliyorum ancak bu konuda bir şey bulamadım.
    "savaşta edindiğiniz köle kadınları satmadan evvel ve dışarı boşalmamak şartıyla tecavüz edebilirsiniz."Buhari, Nikah 96, Buyu' 109, Itk 13, Megazi 32, Kader 4, Tevhid 18; Muslim, Nikah 125, (1438); Muvatta, Talak 95; Ebu Davud, Nikah 49, (2171); Tirmizi, Nikah 40, (1138); Nesai, Nikah 55, (6,107).

    şeklinde belirtmişler. hepsini tek tek araştırmadım ama benim bulduğum hadis bu şekilde değildi. benim bulduğum rivayet şu şekilde: Ebu Said radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalatu vesselam'la birlikte Beni'I-Müstalik gazvesine çıktık. Arap esirlerinden çokça esir ele geçirdik. Kadınlara karşı arzu duyduk. Çünkü üzerimizde bekarlık şiddet kesbetmişti. Hep azil yapmak istiyorduk ve: "Aramızda Resûllullah aleyhissalatu vesselam varken, ona sormadan azil yapmak olur mu?" dedik ve sorduk.

    "Hayır! buyurdular. Bunu yapmamanız gerekir. Kıyamete kadar geleceği takdir edilen her canlı mutIaka yaratılacaktır (siz tedbirinizle önüne geçemezsiniz)."

    şimdi burada tecavüzden bahsedilmiyor. ancak zinayı andıran bir durum var. bu konuda bir açıklama yapabilir misiniz? ?







  2. @mir
    âb ü kil

    Cevap: Tecavüz ve azil konusunda soru


    Reklam



    Cevap:
    şimdi burada tecavüzden bahsedilmiyor. ancak zinayı andıran bir durum var. bu konuda bir açıklama yapabilir misiniz?
    tecavüzden tabii ki bahsedilmiyor
    o ateistlerin tahrifatıdır
    hadisin doğru metni senin verdiğin şekildedir

    zinaya benzemesine gelince
    kardeşim
    nikahı kim helal olarak emretti de zinayı kim haram etti?
    Allah değil mi?
    işte zinayı haram nikahı da helal olarak ilan ve emreden Allah
    Müminlerin savaşta esir olarak alınan kadınlarla da cima etmelerine müsaade etmiştir

    bunun delilleri pek çoktur
    ben sadece ayetten olan delillerini vereyim:
    Mü’minûn 6 Ancak eşleri ve ellerinin sahip olduğu (cariyeleri) hariç. (Bunlarla ilişkilerden dolayı) kınanmış değillerdir.

    Ahzab-50- ... Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lazım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

    4-Nisa-3-Eğer, (velisi olduğunuz) yetim kızlar (ile evlenip onlar) hakkında adaletsizlik etmekten korkarsanız, (onları değil), size helâl olan (başka) kadınlardan ikişer, üçer, dörder olmak üzere nikâhlayın.Eğer (o kadınlar arasında da) adaletli davranmayacağınızdan korkarsanız, o taktirde bir tane alın veya sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için daha uygundur.

    dikkat ederseniz hadiste ashab savaşta esir düşen kadınlarla cimanın hükmünü değil
    bu cima esnasında gelen meninin kadının rahmine değil de
    dışarı akıtılmasının hükmünü sormuşlardır
    zira cariyeler ile cimanın helal olduğunu onlar zaten biliyorlardı
    onlar ayrıca çocuk doğuran cariyenin ümmülveled hükmünde olacağını da biliyorlardı
    o yüzden cariye hamile kalmasın da ümmülveled olamasın diye azl yapmak istiyorlardı

    Resulullah da onların cariyeler ile cima hakkı olup olmadığına hiç değinmemiştir
    zira bunun bir hak olduğunu o da biliyordu
    o da sadece ashabın sorusuna cevab sadedinde
    "azl de yapsanız Allah eğer cariyenizin hamile kalmasını isterse
    bunu engelleyemezsiniz" mealinde bir cevab vermiştir

    cariyelikle ilgili şu bilgileri de buldum:

    Câriyeliğin kaynağı, savaş esiri kadınlardır. Savaş sonrasında tıpkı erkek esirler hakkında olduğu gibi kadın esirler de ya karşılıksız olarak, ya fidye karşılığı serbest bırakılırlar veya köle olarak gazilere dağıtılırlar. Hiç şüphesiz bu alternatiflerden biri tercih edilirken, karşı tarafın elindeki müslüman esirlerin durumu ve İslâm'ın maslahatı gözetilerek tercih yapılır.

    İslâm hukukunda câriyeler diğer kadınlardan farklı bir statüye tabidirler. Efendileri nafakalarını ödemek ve iffetlerini korumak mecburiyetindedirler. Onlara iyi davranılması da Kur'an'da emredilmektedir (en-Nisa, 4/36). Efendileri, yediklerinden onlara yedirir, giydiklerinden giydirirler. Azat edilmeleri sözkonusu edilmemiş olan câriyeler alınıp satılabilirler. Ancak azat edilmeleri efendilerinin ölümüne bağlı olanlar, azat edilmeleri karşılığında kendilerinden bir bedel talep edilmiş olanlar ya da efendilerinden çocuk getirmiş olup "Ümmü Veled" statüsünü kazanmış olanlar alınıp satılamazlar.

    İslâm gerek kölelerin, gerek câriyelerin hürriyetlerine kavuşturulmaları konusunda teşvikte bulunmuş, ayrıca bir çok suça keffaret olarak azâd edilmelerini öngörerek hürriyetlerine kavuşmaları için gerekli yolları çoğaltmıştır. Câriyelik ve kölelik, İslâm adına müslüman olmayan toplumlarla yapılan savaşların ortaya çıkardığı bir kurum olup, bugün için kendiliğinden ortadan kalkmış bulunmaktadır. Bunun için bu konuda teferruata girmek gereksizdir.

    M. Said ŞİMŞEK

  3. Jıhad
    Emekli
    aynen aktarıyorum sahih-i buhariden yok öyle bir hadis tahrif etmişler

    -.Bize Cuveyriye, Mâlik ibn Enes'ten; o da ez-Zuhrî'den; o da İbnu Muhayrîz'den tahdîs etti ki, Ebû Saîd el-Hudrî (R) şöyle demiştir: Biz (Musta'lık oğullan gazvesinde) birçok kadın esîrlere ka*vuştuk. Bizler azl yapıyorduk. Bunu Rasûlullah'a sorduk. Rasûlul-lah (S) üç defa:
    — "Sizler hakîkaten bunu yapar mısınız?" diye sordu da aka*binde: "Kıyamet gününe kadar bu dünyâda vücûd bulacak her ha*yât sahibi, kurtuluş yok, muhakkak meydana gelecektir" buyurdu

  4. @mir
    âb ü kil
    hadiste geçen savaş ve o savaşta esir alınan kadınlardan biri ile ilgili olarak şunu da buldum:

    Buharî, Hz. Ayşe'den şöyle rivayet eder: «Resulullah (sav). Beni Mustalık savaşında birçok kadını esir almıştı. Bu esir kadınlar içinden humu*su çıktıktan sonra kalanı halkın arasında taksim etti. Atlıya İki, yayaya bir hisse verdi.
    Cüveyriye binti Haris (r.anha) de Sabit bin Kays (ra)'a düşmüştü. Cüveyriye (r.anha) Resulullah {sav}'a gelerek.
    «Ya Resulullah, ben kavminin efendisi olan Haris'in kızıyım. Şu anda ne olduğumu biliyor*sun. Sabit bin Kays (ra)'ın cariyesiyim. Onunla dokuz vakiyye üzerine ki*tabet kestik. Bu parayı ödersem azad edileceğim. Bana yardımda bulun da azad olayım.» dedi. Resulullah (sav). «Azad edilmekten daha hayırlısı vardır.» buyurdu. «O nedir ya Resulullah?» deyince de, «Ben senin kita*betini Öder ve seninle evlenirim,» buyurdu. Cüveyriye hemen kabul ede*rek Resulullah ile evlendi.»
    İşte bu haber yayılınca müslümanlar, Resulullah (sav)'ın akrabaları köle edilir mi diyerek Beni Mustalık kabilesini azad ettiler.

    hadisin konumuzla ilgili olan kısmı
    cariyelerin ömür boyu köle olmayıp
    sahipleri ile bir anlaşma yapmak da dahil çeşitli şekillerde hürriyetlerine kavuşabilmekte olduklarıdır

  5. Misafir
    yani cevap ne kısaca cariyelere tecavüz serbest mi? cariyeler rızalarıyla mı ilişkiye giriyorlardı? erkekler savaşıyorsa kadınlar neden esir alınıyordu da cariye yapılıp dağıtılıyordu? kadınların suçu ne?

  6. Misafir
    Siz nasıl bir dine iman ettiniz yahu. Saçma sapan uydurulmuş hadislerden yola çıkarak saçma sapan teviller yapıyorsunuz. Allah bizi hadislerden değil Kur'an dan sorguya çekecek, ve tabi ki arasına parantez koyarak kendi yorumlarını ekleyip te sanki ayetin bir parçası imiş gibi gösterilenlerden değil. Bahsi geçen yetim kızlar bir önceki ayette belirtildiği malları üzerine konmak için onları nikahlayanlardan bahsediyor. Kadınları ikişer, üçer, dörder nikahlamaya gelince ayetin sonunda, aralarında adaletle davranamayacımızı bildiğnden Allah,u Teala bir tanesi sizin için daha hayırlıdır diyor. Çok eşliliğe gelirse mevzu bu da İslam öncesinde çok eşlilik vardı. Kadınlar bir eşya gibi değil daha hakir görülüyordu, eğer Allah tek eşliliği direk olarak farz kılsaydı daha önceden iki, üç ve dört eşi olanlar diğerlerini boşaması gerekirdi. Bunun için Allah iki, üç ve dört eşe ruhsat vermiş fakat tek eşliliği tavsiye etmiştir. Son olarak ta Allah'a inanmadığını söyleyen bir beyinsizin ( ki Allah Kur'an da onlar için bu şekilde bahsetmiştir) ortaya atmış olduğu bir safsatanın peşine düşüyorsunuz. Allah onlarla tartışmayın güzel bir şekilde oradan ayrılın diyor. Size tavsiyem her gördüğünüz hadis e inanmamanız. Dinimizn asıl kaynağı Kur'an dır O'na bakınız. Vesselam

  7. Misafir
    İlk olarak şunu söylemem gerek. Hiç bir ilmi sıfatım yoktur.

    Bunu evrensel ahlaka göre bu hadisi yalanlıyorum, insanlığa göre.O devir cariyeliğe müsait olabilir ancak savaş esnasında erkekler esir kadınları arzulayacak ve oracıkta daha pay edilmeden buna müsaade mi edilecek ? Hani islam ahkakı ? nerde Kur an ve peygamber ahlakı.Bu sizin vicdanınıza sıgmıyor da Resulullah ın vicdanına sıgar mıydı ? Üstelik oradaki bazı esirler Resulullah ın akrabası.Ayrıca fidyesini ödeyebilecek kuvvette olanlar var.

  8. Misafir
    Ahlak sembolü Resulullah as. tecavüze ruhsat vermez. Yapanları da cezalandırır. Zalime karşı daima mazlumdan yana olan güzel bir yapısı vardır. İslam dini sadece böyle şehvet dinimidir ki sürekli olarak böyle gösterilmeye çalışılıyor.


    Müslüman olmayan toplumlara; işte İslam budur demek için yıllar önce Allah’ın, Resulünün ve insanlığın düşmanları iftira dolu yazılar yazarak referans olması için, gelecek nesillere bırakmışlardır. İftiralarla dolu, bu anlatımlar maalesef din adamları tarafından geçerli sayılmakta ve sessizce kendi aralarında konuştukları konulardır.

    İslâmın sessizce konuşulacak, ondan bundan saklanacak hiçbir şeyi yoktur. Her konusu herkese rahatlıkla topluca veya yalnızca anlatılabilir.

    Yoksula, yetime ve esire, yemeği severek yedirirler. (İnsan suresi 76/8)

    Resulullah as. ve Sahabî kiram ra., Esirlere Yemek verirler, Şefkat, Merhamet gösterirler. Hatta kendi evlerinde yedikleri yemekleri onlarla paylaşırlar. Esire işkence etmek dinimizde haramdır. Zulüm yapmak haramdır. Tecavüz ise bir zulümdür, asla tasvip edilecek bir şey değildir.

  9. Misafir
    İSLAM'DA CARİYE VAR MI?
    Önce altını kalın çizgilerle çizelim: Kur’an’da “cariye” kavramı geçmez.Sadece "Meleket aymanukum" kavramı geçer:
    MELEKET EYMANUKUM: Harfi harfine “Sağ ellerinizin sahip olduğu”demektir. Bu deyimle iki mananın kastedildiği anlaşılıyor;
    1- Veli, şahitler vb. meşru şartları yerine getirerek nikah sahibi olmak
    2- Savaş sonucu esir kadınlara sahip olmak.
    Yani ister hür ister esir böyle “meşru nikah sahibi olmadan”hiç kimseyle evlilik ilişkisine girilemeyeceği anlatılmak isteniyor. Çünkü“Sağ elin sahip olduğu”deyiminden maksat nikah mülkiyeti veya nikah sahibi olmaktır. Zira bu tabir henüz savaş ve esir kadın ele geçirmenin söz konusu olmadığı Mekke dönemi ayetlerinde de geçmektedir (70/30).Bu kavramın maksadı insanları zinadan menetmek ve yeni bir nikah bulunmaksızın veya eğer kadın memluke (esir, köle) ise nikah sahibi olmaksızın onlarla cinsi temasta bulunmaktan men etmektir.Cenabı-ı Hak bunu“sağ elin sahip olduğu”ile ifade etmiştir. Çünkü“sağ elin sahip olduğu” hem nikah ile evlenilen kadınlar hem de mülk olarak sahip olunan kadınlar hakkında söz konusudur (Razi)
    Demek ki savaşta esir alınan kadınlar, mübadele (esir değişimi) veya serbest bırakma söz konusu değilse, siyasi olarak esaret altında olurlar fakat onlarla cinsel ilişkiye girilemez.Bunun için her normal kadınla yapıldığı gibi ayrıca nikah kıyılması gerekir. Buna ise“eş”denilir.İslam vicdanı her ne şekilde olursa olsun“nikahsız”ilişkiye cevaz vermez.
    Ayette geçen “ Ezvâcuhum ev ma meleket eymânuhum” ifadesi, “Yalnızca eşleri veya cariyeleri ile birlikte olanlardır.” değil; “Yalnızca eşleri yani meşru şekilde sahip olduklarıile birlikte olanlardır”manasına gelmektedir. Kadın erkek bütün eşleri kapsamaktadır. Çünkü 11 ayetlik yukarıdaki pasajda konu erkek ve kadın bütün müminlerin temel özelliklerinin sıralanmasıdır. Aradaki “ev” bağlacı seçenek bildiren “veya”değil; açıklama getiren “yani”anlamında kullanılıyor.Kur’an’ın kendi kendini tefsir ettiğine dikkat ediniz.“Düşünmek veya yani şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü birbiri ardınca getiren O’dur” (Furkan; 25/62) ayetinde geçtiği gibi.Şu ayet ise,esir alınarak köle yapılan ve böylece evlilik dışı nikahsız cinsel ilişki kurulabilen kadın demek olan “cariye” uygulamasına yol olmadığının apaçık delilidir: “Hür mümin kadınlarla(muhsanât)bir yuva kurmaya güç yetirecek durumda olmayanlarınız, savaşta esir alarak sahip olduğunuz(ma meleket eymânukum)iman etmiş kadınları düşünebilir. Allah imanınız ile ilgili her şeyi biliyor. İman edenler artık birbirinin can yoldaşıdırlar. Şu halde onlarınamusuyla yaşamalarışartıyla,ailelerinden izin alarakvemehirlerini verereknikâhlayın.” (Nisa; 4/25)
    Dikkate edin, düpedüz ailesindenizinli, mehirli, normal(meşru) evliliktenbahsediliyor. Rızası olmadan, izin alınmadan, mehir verilmeden, nikah kıymadan, sırf savaşta elime esir düştü diye kadıncağızı cariye yapmak bunu neresinde? Her şeyden önce bu Kur’an’ın ruhuna ve vicdanına ters.
    Bugün yeniden üretilecek (inşa çağı) fıkhında bunun adı “savaş esirleri hukuku”dur.Buna göre bugün bir savaş olsa ve Müslümanların eline erkek ve kadınlardan oluşan yüzlerce esir düşse şunlar yapılır: Güvenliği sağlanmış korunaklı bir yerde bekletilirler. Ganimet olarak görülemezler. Esir alan askerlere dağıtılamaz, hiçbiri köle ve cariye yapılamaz. Evli olanların evlilikleri devam eder. Esir düştü diye ailesinden veya eşinden zorla koparılamaz, hangi dine göre kıyarsa kıymış olsun nikahı feshedilemez. Her türlü kötü muamele, angarya, işkence, tecavüz, cinsel taciz yasak olur. Misafir muamelesi görürler.

  10. Misafir
    Ve Allah'ın dini böylece tahrif edilir Allah aralarında adaleti sağlaya bilirseniz alın dio bir sonraki ayette şüphesiz siz onlar arasında adaleti sağlayamazsınız diyor böylece tek eşlilik oluyor ama sen bilmeyen avama 3 5 tane aldır sorun yok tabiki 😏😏çok ta önemli deil kim neye inanmak isterse ona inansın

+ Yorum Gönder
buhari nikah 96,  savaşta edindiğiniz köle kadınlarınızı,  savaşta edindiğiniz köle kadınlarınızı satmadan evvel,  buhari nikah 96 büyü 109,  savaşta edindiğiniz köle kadınları satmadan evvel ve dışarı boşalmak şartı ile tecavüz edebilirsiniz,  nikah 96,  buhari 96