Konusunu Oylayın.: Arkadaşıma darıldım özür dilemesini bekliyorum özür dilemezse onunla konuşmayacağım

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Arkadaşıma darıldım özür dilemesini bekliyorum özür dilemezse onunla konuşmayacağım
  1. 28.Haziran.2012, 15:07
    1
    Misafir

    Arkadaşıma darıldım özür dilemesini bekliyorum özür dilemezse onunla konuşmayacağım






    Arkadaşıma darıldım özür dilemesini bekliyorum özür dilemezse onunla konuşmayacağım Mumsema Meraba benim arkadasim kalbimi kirdi ama ozr de dilemiyor her zaman dilerdi ama simdi nedense ozr dilemiyor.Ben onunla esas kustuyumde bu kadar kirgin degildim simdi kirginim cunku benden kaciyor beni gorunce bazen yolunu degistiriyor ama ozr dillerse tabii ki affedeceyim ama bu ozru kiminse demeyi icin deyil hatasini anladigi icin istemesini istiyorum fakat hic benden baskasinin soylese bile bence ozr dilemez ama hic kimse de benden ozr dilemesini soylemiyor bunun icin de ola bilir ama iyikide soylemiyolar ben o benden ozr dilemezse onunla konusmayacagim ama ya hic bi zaman dilemezse ben ne yaparim lutfen bana yardim edin cevabinizi bekliycem


  2. 28.Haziran.2012, 15:07
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Meraba benim arkadasim kalbimi kirdi ama ozr de dilemiyor her zaman dilerdi ama simdi nedense ozr dilemiyor.Ben onunla esas kustuyumde bu kadar kirgin degildim simdi kirginim cunku benden kaciyor beni gorunce bazen yolunu degistiriyor ama ozr dillerse tabii ki affedeceyim ama bu ozru kiminse demeyi icin deyil hatasini anladigi icin istemesini istiyorum fakat hic benden baskasinin soylese bile bence ozr dilemez ama hic kimse de benden ozr dilemesini soylemiyor bunun icin de ola bilir ama iyikide soylemiyolar ben o benden ozr dilemezse onunla konusmayacagim ama ya hic bi zaman dilemezse ben ne yaparim lutfen bana yardim edin cevabinizi bekliycem


    Benzer Konular

    - Özür nedir? İslamda özür kavramı

    - Özür sahibinin elbise veya bedenine bulaşan özür kaynaklı necaset namaza engel midir?

    - Oruç ve Özür

    - Özür kanı

    - Tevbe suresi 94. ayet: (Seferden) onlara döndüğünüz zaman size özür beyan edecekler. De ki: (Boşuna)

  3. 28.Haziran.2012, 15:24
    2
    Ravza Sevdam
    Medine'nin Gülüne Hasret

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2012
    Üye No: 95433
    Mesaj Sayısı: 635
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Bulunduğu yer: Medine de olmak isterdim

    Cevap: Arkadaşıma darıldım özür dilemesini bekliyorum özür dilemezse onunla konuşmaya




    müminin mümine darılması, onu terk edip uzaklaşması, aradaki bağlılığı, ilgiyi kesmesi caiz değildir. Dargın olana, üç günden önce gidip barışmak, daha iyidir. Güçlük olmaması için, üç gün izin verilmiştir. Daha sonra günah başlar ve gün geçtikçe artar. Günahın artması, barışıncaya kadar devam eder. Hadis-i şerifte, (Sana darılana git, barış! Zulüm yapanı affet. Kötülük yapana iyilik et!) buyuruldu. (İbni Ebiddünya)

    Üç günden fazla dargın duran kimse, şefaat olunmazsa, affolunmazsa, Cehennemde azap görecektir. Günah işleyene, ona nasihat olmak niyeti ile ondan uzak durmak iyidir. Allahü teâlâ için darılmak olur.

    Birbirine dargın olanları barıştırmak gerekir. Hadis-i şerifte, (Hastanın halini sormak için 2 km git, küs olan kimseleri barıştırmak için 4 km, bir din kardeşini ziyaret etmek ve ilim adamından bir mesele öğrenmek için de 6 km git!) buyuruldu.

    Hazret-i Musa, (Ya Rabbi, dargın olanları barıştırana ne ecir verirsin? diye sordu. Hak teâlâ, (Kıyamet gününde selamet verir, korktuğu şeylerden emin eder, umduğu şeylerle şereflendiririm) buyurdu.

    Dargın olanların, bayramı veya başka bir günü beklemeyip, hemen barışması gerekir.

    Hoşgörülü olmalı
    Allahü teâlâyı ve Peygamber efendimizi seven kimse, insanların kusurlarına bakmaz, hoşgörülü olur. İyi insan, yani mümin herkesle iyi geçinir. Başkalarına sıkıntı vermediği gibi, onlardan gelecek eziyetlere de katlanır.

    Bir kusurundan dolayı iyi bir kimseye darılmamak gerekir. Dargınlık olsa bile 3 günden fazla sürmemelidir. Bayrama kadar süren bir dargınlık olduysa, daha fazla gecikmeden barışmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Bir müminin din kardeşiyle üç günden çok dargın durması caiz değildir. Üç gün geçtikten sonra, onunla karşılaşırsa, ona selam verip hatırını sormalıdır. O kimse selamını alırsa, birlikte, sevaba ortak olurlar. Selamını almazsa günaha girer. Selam veren de küs durma mesuliyetinden kurtulmuş olur.) [Ebu Davud]

    (İki kişi, birbirine dargın olarak ölürse, Cehennemi görmeden Cennete giremez. Cennete girseler de birbiriyle karşılaşamazlar.) [İbni Hibban]

    (Din kardeşiyle bir yıl dargın duran, onu öldürmüş gibi günaha girer.) [Beyheki]

    (İnsanların amelleri, pazartesi ve perşembe günleri Hak teâlâya arz olunur. Hak teâlâ da, kendisine şirk koşmayan herkesi affeder. Ancak bu mağfiretten birbirine kin tutan iki kişi istifade edemez. Cenab-ı Hak, “O iki kişi barışıncaya kadar amellerini getirmeyin” buyurur.) [İ.Malik]

    (Birbirinizle münasebeti kesmeyin! Birbirinize arka çevirmeyin! Birbirinize kin ve düşmanlık beslemeyin! Birbirinizi kıskanmayın! Ey Allah’ın kulları kardeş olun! Bir müslümanın diğer kardeşine darılarak 3 günden çok uzaklaşması helal değildir.) [Buhari]

    (Birbirine dargın iki kimseden, hangisi önce selam verirse, günahları affolur. Verilen selamı öteki almazsa, bu selamı melekler alır. Selam almayan kimseye de şeytan, sevinerek iltifatta bulunur.) [İbni Ebi Şeybe]

    (Müslüman kardeşine, üç günden fazla dargın duran kimse, ölünce Cehenneme gider.) [Nesai]
    [Cehennemde günahı kadar ceza çektikten sonra çıkar.Yahut şefaate veya affa uğrarsa hiç Cehenneme girmez.]





  4. 28.Haziran.2012, 15:24
    2
    Medine'nin Gülüne Hasret



    müminin mümine darılması, onu terk edip uzaklaşması, aradaki bağlılığı, ilgiyi kesmesi caiz değildir. Dargın olana, üç günden önce gidip barışmak, daha iyidir. Güçlük olmaması için, üç gün izin verilmiştir. Daha sonra günah başlar ve gün geçtikçe artar. Günahın artması, barışıncaya kadar devam eder. Hadis-i şerifte, (Sana darılana git, barış! Zulüm yapanı affet. Kötülük yapana iyilik et!) buyuruldu. (İbni Ebiddünya)

    Üç günden fazla dargın duran kimse, şefaat olunmazsa, affolunmazsa, Cehennemde azap görecektir. Günah işleyene, ona nasihat olmak niyeti ile ondan uzak durmak iyidir. Allahü teâlâ için darılmak olur.

    Birbirine dargın olanları barıştırmak gerekir. Hadis-i şerifte, (Hastanın halini sormak için 2 km git, küs olan kimseleri barıştırmak için 4 km, bir din kardeşini ziyaret etmek ve ilim adamından bir mesele öğrenmek için de 6 km git!) buyuruldu.

    Hazret-i Musa, (Ya Rabbi, dargın olanları barıştırana ne ecir verirsin? diye sordu. Hak teâlâ, (Kıyamet gününde selamet verir, korktuğu şeylerden emin eder, umduğu şeylerle şereflendiririm) buyurdu.

    Dargın olanların, bayramı veya başka bir günü beklemeyip, hemen barışması gerekir.

    Hoşgörülü olmalı
    Allahü teâlâyı ve Peygamber efendimizi seven kimse, insanların kusurlarına bakmaz, hoşgörülü olur. İyi insan, yani mümin herkesle iyi geçinir. Başkalarına sıkıntı vermediği gibi, onlardan gelecek eziyetlere de katlanır.

    Bir kusurundan dolayı iyi bir kimseye darılmamak gerekir. Dargınlık olsa bile 3 günden fazla sürmemelidir. Bayrama kadar süren bir dargınlık olduysa, daha fazla gecikmeden barışmalıdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Bir müminin din kardeşiyle üç günden çok dargın durması caiz değildir. Üç gün geçtikten sonra, onunla karşılaşırsa, ona selam verip hatırını sormalıdır. O kimse selamını alırsa, birlikte, sevaba ortak olurlar. Selamını almazsa günaha girer. Selam veren de küs durma mesuliyetinden kurtulmuş olur.) [Ebu Davud]

    (İki kişi, birbirine dargın olarak ölürse, Cehennemi görmeden Cennete giremez. Cennete girseler de birbiriyle karşılaşamazlar.) [İbni Hibban]

    (Din kardeşiyle bir yıl dargın duran, onu öldürmüş gibi günaha girer.) [Beyheki]

    (İnsanların amelleri, pazartesi ve perşembe günleri Hak teâlâya arz olunur. Hak teâlâ da, kendisine şirk koşmayan herkesi affeder. Ancak bu mağfiretten birbirine kin tutan iki kişi istifade edemez. Cenab-ı Hak, “O iki kişi barışıncaya kadar amellerini getirmeyin” buyurur.) [İ.Malik]

    (Birbirinizle münasebeti kesmeyin! Birbirinize arka çevirmeyin! Birbirinize kin ve düşmanlık beslemeyin! Birbirinizi kıskanmayın! Ey Allah’ın kulları kardeş olun! Bir müslümanın diğer kardeşine darılarak 3 günden çok uzaklaşması helal değildir.) [Buhari]

    (Birbirine dargın iki kimseden, hangisi önce selam verirse, günahları affolur. Verilen selamı öteki almazsa, bu selamı melekler alır. Selam almayan kimseye de şeytan, sevinerek iltifatta bulunur.) [İbni Ebi Şeybe]

    (Müslüman kardeşine, üç günden fazla dargın duran kimse, ölünce Cehenneme gider.) [Nesai]
    [Cehennemde günahı kadar ceza çektikten sonra çıkar.Yahut şefaate veya affa uğrarsa hiç Cehenneme girmez.]





  5. 28.Haziran.2012, 15:27
    3
    Ravza Sevdam
    Medine'nin Gülüne Hasret

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 04.Nisan.2012
    Üye No: 95433
    Mesaj Sayısı: 635
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Bulunduğu yer: Medine de olmak isterdim

    Cevap: Arkadaşıma darıldım özür dilemesini bekliyorum özür dilemezse onunla konuşmaya

    Peygamber efendimiz, bir gün gülümsedi. Bunu gören Hazret-i Ömer sebebini sual etti. Resulullah efendimiz buyurdu ki:
    (Ümmetimden iki kişi, ahirette hesaplaşırlar. Birisi (Ya Rabbi, bu adamdan hakkımı al) der. Allahü teâlâ, ötekine, (Bu adamın hakkını ver) buyurur. Adam, (Ya Rabbi, bir iyiliğim kalmadı ki nasıl vereyim) der. Allahü teâlâ hak sahibine, (Bu adamın iyiliği kalmadı. Ne yapacaksın) buyurur. Adam (Öyle ise günahlarımı alsın) der. Bu arada Peygamber efendimiz ağlayarak (O gün öyle dehşetli bir gündür ki, o gün başkalarının günahlarını yüklenmek şöyle dursun insan kendi günahının yükünü çekemez) buyurdu.

    Allahü teâlâ, hak sahibine, (Başını kaldır da, Cennetin şu muhteşem köşklerine bak) der. Hak sahibi baktıktan sonra, (Evet görüyorum. Bu muhteşem köşkler, hangi peygamberin veya hangi şehidindir) der. Allahü teâlâ, (İşte o gördüğün göz kamaştırıcı köşkler, bedellerini ödeyenler içindir) buyurur. Adam, (Ya Rabbi bunların bedellerini kim ödeyebilir ki?) der. Allahü teâlâ, (Sen ödeyebilirsin) buyurur. Adam, (Nasıl ödeyebilirim, neyim var ki?) der. Allahü teâlâ, (Hakkını bu kardeşine bağışlamakla bu köşke sahip olursun) buyurur. Adam hemen, (Bağışladım ya Rabbi) der. Allahü teâlâ, (Haydi kardeşinin elinden tutup Cennete girin) buyurur. Peygamber efendimiz aleyhisselam devam ederek buyurdu ki:
    (Allah’tan korkun ve aralarınızı düzeltmeye çalışın! Çünkü Allahü teâlâ, kıyamet gününde sizin aralarınızı düzeltir.) [Haraiti]



  6. 28.Haziran.2012, 15:27
    3
    Medine'nin Gülüne Hasret
    Peygamber efendimiz, bir gün gülümsedi. Bunu gören Hazret-i Ömer sebebini sual etti. Resulullah efendimiz buyurdu ki:
    (Ümmetimden iki kişi, ahirette hesaplaşırlar. Birisi (Ya Rabbi, bu adamdan hakkımı al) der. Allahü teâlâ, ötekine, (Bu adamın hakkını ver) buyurur. Adam, (Ya Rabbi, bir iyiliğim kalmadı ki nasıl vereyim) der. Allahü teâlâ hak sahibine, (Bu adamın iyiliği kalmadı. Ne yapacaksın) buyurur. Adam (Öyle ise günahlarımı alsın) der. Bu arada Peygamber efendimiz ağlayarak (O gün öyle dehşetli bir gündür ki, o gün başkalarının günahlarını yüklenmek şöyle dursun insan kendi günahının yükünü çekemez) buyurdu.

    Allahü teâlâ, hak sahibine, (Başını kaldır da, Cennetin şu muhteşem köşklerine bak) der. Hak sahibi baktıktan sonra, (Evet görüyorum. Bu muhteşem köşkler, hangi peygamberin veya hangi şehidindir) der. Allahü teâlâ, (İşte o gördüğün göz kamaştırıcı köşkler, bedellerini ödeyenler içindir) buyurur. Adam, (Ya Rabbi bunların bedellerini kim ödeyebilir ki?) der. Allahü teâlâ, (Sen ödeyebilirsin) buyurur. Adam, (Nasıl ödeyebilirim, neyim var ki?) der. Allahü teâlâ, (Hakkını bu kardeşine bağışlamakla bu köşke sahip olursun) buyurur. Adam hemen, (Bağışladım ya Rabbi) der. Allahü teâlâ, (Haydi kardeşinin elinden tutup Cennete girin) buyurur. Peygamber efendimiz aleyhisselam devam ederek buyurdu ki:
    (Allah’tan korkun ve aralarınızı düzeltmeye çalışın! Çünkü Allahü teâlâ, kıyamet gününde sizin aralarınızı düzeltir.) [Haraiti]



  7. 28.Haziran.2012, 19:15
    4
    Ufkuaçık
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 17.Ekim.2008
    Üye No: 35628
    Mesaj Sayısı: 693
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 7
    Yaş: 57

    Cevap: Arkadaşıma darıldım özür dilemesini bekliyorum özür dilemezse onunla konuşmaya

    Hz. Resulullah (S.A.V.) ırkçılık ve milliyetçilik taassubunun kökünü kazıyabilmek için gayet titiz davranmış, etrafındaki insanların bütün reaksiyonlarını dikkat ve özenle izleyerek gerekli düzeltmelerde bulunmuştur. Bir gün Hz. Resulullah'ın (s.a.a) bulunduğu camiye, siyah bir bedevî geldi. Bu sırada orada bulunan ve daha önceden kalma bir kırgınlığı hatırlayan Ebuzer Gıfarî bu adama: "Ey siyah oğlu siyah!" diye hitap edince, Hz. Resulullah (s.a.a) pek rahatsız oldu. Ebuzer'i azarlarcasına: "Bir siyahın oğlu olduğu için onu hor mu gördün?" buyurdu. Peygamber'in bu uyarısı üzerine yaptığı hareketin çirkinliğinin farkına varan Ebuzer, hemen pişman olduğunu söyledi, mescidin kapısının eşiğine durup yüzünü toprağa koydu ve o siyah Müslümandan kendisini affetmesini istedi. Hz. Resulullah'ın (S.A.V.) da rızasını almayıncaya kadar başını yerden kaldırmadı.Sonra o siyah müslümanla helalleşip oradan ayrıldı.


  8. 28.Haziran.2012, 19:15
    4
    Devamlı Üye
    Hz. Resulullah (S.A.V.) ırkçılık ve milliyetçilik taassubunun kökünü kazıyabilmek için gayet titiz davranmış, etrafındaki insanların bütün reaksiyonlarını dikkat ve özenle izleyerek gerekli düzeltmelerde bulunmuştur. Bir gün Hz. Resulullah'ın (s.a.a) bulunduğu camiye, siyah bir bedevî geldi. Bu sırada orada bulunan ve daha önceden kalma bir kırgınlığı hatırlayan Ebuzer Gıfarî bu adama: "Ey siyah oğlu siyah!" diye hitap edince, Hz. Resulullah (s.a.a) pek rahatsız oldu. Ebuzer'i azarlarcasına: "Bir siyahın oğlu olduğu için onu hor mu gördün?" buyurdu. Peygamber'in bu uyarısı üzerine yaptığı hareketin çirkinliğinin farkına varan Ebuzer, hemen pişman olduğunu söyledi, mescidin kapısının eşiğine durup yüzünü toprağa koydu ve o siyah Müslümandan kendisini affetmesini istedi. Hz. Resulullah'ın (S.A.V.) da rızasını almayıncaya kadar başını yerden kaldırmadı.Sonra o siyah müslümanla helalleşip oradan ayrıldı.





+ Yorum Gönder