Konusunu Oylayın.: Heryerin pis olduğunu düşünüyorum yardım edin...

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Heryerin pis olduğunu düşünüyorum yardım edin...
  1. 27.Haziran.2012, 03:12
    1
    Misafir

    Heryerin pis olduğunu düşünüyorum yardım edin...






    Heryerin pis olduğunu düşünüyorum yardım edin... Mumsema Selamün aleykum,

    Benim sizlere bir kaç sorum olucak.Sabah uyandığımda üzerimde meni gördüm ve gusül abdesti almak için kalktım.Daha sonra kirli olan bu üstümü banyoya girmeden önce evde koltugun üzerine koydum sonra yıkayacaktım.Gusülümü aldım banyodan çıktım ve pis olan üstümü yıkadım.Sonrada yeni bir üst giydim biraz dinlenmek için o pis üstümü koyduğum yere oturdum sonrada o üstümle evde bir sürü iş yaptım ancak bir yerde duydumki meninin dokunduğu yerde pis olurmuş.Şimdi meni koltuğa değdiği için koltugun pis olması lazım bende oraya oturdum üstümünde pis olduğunu düşünüyorum ve o üstümle evdeki pek çok işi yaptım ve şuan evdeki herşeyden tiksiniyorum evdeki herşey bana pis geliyor lütfen biriniz yardım etsin hayattan soğudum bugünlerde.


  2. 27.Haziran.2012, 03:12
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Selamün aleykum,

    Benim sizlere bir kaç sorum olucak.Sabah uyandığımda üzerimde meni gördüm ve gusül abdesti almak için kalktım.Daha sonra kirli olan bu üstümü banyoya girmeden önce evde koltugun üzerine koydum sonra yıkayacaktım.Gusülümü aldım banyodan çıktım ve pis olan üstümü yıkadım.Sonrada yeni bir üst giydim biraz dinlenmek için o pis üstümü koyduğum yere oturdum sonrada o üstümle evde bir sürü iş yaptım ancak bir yerde duydumki meninin dokunduğu yerde pis olurmuş.Şimdi meni koltuğa değdiği için koltugun pis olması lazım bende oraya oturdum üstümünde pis olduğunu düşünüyorum ve o üstümle evdeki pek çok işi yaptım ve şuan evdeki herşeyden tiksiniyorum evdeki herşey bana pis geliyor lütfen biriniz yardım etsin hayattan soğudum bugünlerde.


    Benzer Konular

    - Bana kötü varlıkların musallat olduğunu düşünüyorum,nasıl kurtulabilirim?

    - Bunalımdayım intiharı düşünüyorum yardım edin yaşamak için sebebim kalmadı.

    - Namaz kılmak istiyorum ama sürekli yellenme olduğunu düşünüyorum

    - Benim dini inancım yok atesit değilim ama insanın içindeki vicdanının adının tanrı olduğunu düşünüyo

    - Kısmetimin bağlı olduğunu düşünüyorum böyle birşey varmıdır?

  3. 02.Temmuz.2012, 17:53
    2
    Muhasibi
    Editör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 22.Ağustos.2007
    Üye No: 12
    Mesaj Sayısı: 15,810
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 160
    Bulunduğu yer: Gönlümün Mürekkep Lekeleri'de Fikir İşçisi

    Cevap: Heryerin pis olduğunu düşünüyorum yardım edin...




    Meni necistir fakat senin söylediklerin çok abartılı şeyler.Mesela meni tişörtüne bulaşmışsa sadece tişörtünü yıkaman lazım yani bulaşan yeri...


  4. 02.Temmuz.2012, 17:53
    2
    Editör



    Meni necistir fakat senin söylediklerin çok abartılı şeyler.Mesela meni tişörtüne bulaşmışsa sadece tişörtünü yıkaman lazım yani bulaşan yeri...


  5. 02.Temmuz.2012, 18:02
    3
    @mir
    âb ü kil

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 12.Ağustos.2009
    Üye No: 49589
    Mesaj Sayısı: 3,358
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 36
    Yaş: 43
    Bulunduğu yer: Dârü'l-İmtihân

    Cevap: Heryerin pis olduğunu düşünüyorum yardım edin...

    bildiğim kadarı ile meninin necis olmadığını iddia edenler de vardı

    şunları buldum:

    * Meninin Hükmü


    Allah Teâlâ buyurdu:
    "İnsan neden yaratıldı, bir baksın! (İnsan) bel ile kaburgalar arasından çıkan o atılan/tazyikli sudan yaratıldı.' (Târık sûresi 86/5-7).[46]

    85/393- Hz. Âişe annemizden :[47]
    Ben Rasûlullah'ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) elbisesindeki (kuruyan) meni*yi çitiyerek (çıkartır, temizlerdim), sonra Rasûlullah bu elbiseyle gider ve namaz kılardı.
    §Hz. Âişe'den (Radıyallahuanhâ) diğer rivayet:
    "Rasûlullah'ın elbisesinden (kurumuş) meniyi kazıma/çitileme halimi hâlâ görür gibiyim. "[48]

    86/394- Hz. Âişe annemizden :[49]
    Rasûlullah elbisesindeki meniyi, izhir (denilen kokulu bitkinin) köküyle/çubuğuyla sürterek çıkartır, temizler ve o elbiseyle namaz kılardı. Meni kuru olduğunda bunu çitileyerek çıkartır, temizler ve onunla namaz kılardı.[50]

    87/395- Esved b. Yezid'den:[51]
    Elbiseme bulaşan cenabet eserini (yani meniyi) yıkarken, beni mü'minlerin annesi Hz. Âişe (Radıyallahu anhâ) gördü ve dedi ki:
    Bu nne?
    'Cenabet eseri.'
    'Rasûlullah 'in elbisesine bulaştığında... (yukarı*daki sözü zikretti ve Mehdi, bir eliyle diğerine sürterek, çitileyerek nasıl ol*duğunu anlattı.)'
    §(Esved'den gelen diğer rivayette), Hz. Âişe annemiz dedi ki: 'Ben Rasûlullah'ın elbisesini sürter, çitilerdim. Onu görürsen yıka, değilse üzerine su serp!'
    (Bir başka rivayette; "...Görülmezse üzerine su serp!').[52]

    88/396- Hemmam'dan:[53]
    Hz. Âişe'ye bir misafir gelmişti. Ona, içinde uyuyacağı san bir yorgan/battaniye verilmesini söyledi. Bu kişi uyurken ihtilâm olmuş*tu, yorganda/battaniyede ihtilâm eseri olduğu halde göndermekten utandı ve suya batırarak yıkadı, sonra gönderdi. Hz. Âişe dedi ki:
    'Kumaşımızı niye bozdu, değiştirdi. Parmaklarla kazıma yeterliydi. Ben Rasûlullah'ın elbisesini parmaklarımla kazıyarak temizlemiştim.'[54]

    89/397- Kays b. Vehb,[55] Sevâe (b. Âmir)[56] kabilesinden bir kişi aracı*lığıyla nakleder:
    Hz. Âişe annemiz (Radıyaiiaha anhâ) kadın-erkek ilişkisinden gelen su (meni) hakkında şöyle dedi:
    'Rasûlullah , o su (meni) üzerine su dökerek yı*kar, temizlerdi.'[57]

    90/398- Süleyman b. Yesar'dan:[58]
    Hz. Aİşe annemiz (Radıyallahü anhâ) Rasûlullah'in (Sallallahü aleyhi ve sellem) elbisesindeki meniyi yıkardı.[59]

    Açıklama


    Bu rivayetlerde, meninin temizlenmesi için iki farklı işlemin yapıldığı görül*mektedir.
    1- Meni kurumuş ise; katı kısım yaş kısmı içine çekerek kumaşta bırakmadığı için katılaşan kısmı kazıyarak çıkartmak yeterlidir. Ancak yıkamak daha güzeldir. Suyun az olduğu yerlerde yıkamadan, çitİleyerek çıkartmak yeterlidir.
    2- Meni yaş ise yıkamak dışında temizlenmez.
    Meninin necis olup olmadığı konusunda ihtilaf edildi:
    a- İmam Ebû Hanife ve Mâlik; meninin necis olduğunu ve temizlenmesi ge*rektiğini, belirtirler.
    b- İmam Şafii ve Ahmed; meninin temiz olduğunu ve çıkarılmasının vacip değil, müstehap olduğunu belirttiler.
    İhtiyatlı olan temizlemenin vacip olmasıdır. Doğrusunu Allah bilir.[60]


    hadisler Ahmed ibni Hanbel'in Müsned'inden


  6. 02.Temmuz.2012, 18:02
    3
    âb ü kil
    bildiğim kadarı ile meninin necis olmadığını iddia edenler de vardı

    şunları buldum:

    * Meninin Hükmü


    Allah Teâlâ buyurdu:
    "İnsan neden yaratıldı, bir baksın! (İnsan) bel ile kaburgalar arasından çıkan o atılan/tazyikli sudan yaratıldı.' (Târık sûresi 86/5-7).[46]

    85/393- Hz. Âişe annemizden :[47]
    Ben Rasûlullah'ın (Sallallahu aleyhi ve sellem) elbisesindeki (kuruyan) meni*yi çitiyerek (çıkartır, temizlerdim), sonra Rasûlullah bu elbiseyle gider ve namaz kılardı.
    §Hz. Âişe'den (Radıyallahuanhâ) diğer rivayet:
    "Rasûlullah'ın elbisesinden (kurumuş) meniyi kazıma/çitileme halimi hâlâ görür gibiyim. "[48]

    86/394- Hz. Âişe annemizden :[49]
    Rasûlullah elbisesindeki meniyi, izhir (denilen kokulu bitkinin) köküyle/çubuğuyla sürterek çıkartır, temizler ve o elbiseyle namaz kılardı. Meni kuru olduğunda bunu çitileyerek çıkartır, temizler ve onunla namaz kılardı.[50]

    87/395- Esved b. Yezid'den:[51]
    Elbiseme bulaşan cenabet eserini (yani meniyi) yıkarken, beni mü'minlerin annesi Hz. Âişe (Radıyallahu anhâ) gördü ve dedi ki:
    Bu nne?
    'Cenabet eseri.'
    'Rasûlullah 'in elbisesine bulaştığında... (yukarı*daki sözü zikretti ve Mehdi, bir eliyle diğerine sürterek, çitileyerek nasıl ol*duğunu anlattı.)'
    §(Esved'den gelen diğer rivayette), Hz. Âişe annemiz dedi ki: 'Ben Rasûlullah'ın elbisesini sürter, çitilerdim. Onu görürsen yıka, değilse üzerine su serp!'
    (Bir başka rivayette; "...Görülmezse üzerine su serp!').[52]

    88/396- Hemmam'dan:[53]
    Hz. Âişe'ye bir misafir gelmişti. Ona, içinde uyuyacağı san bir yorgan/battaniye verilmesini söyledi. Bu kişi uyurken ihtilâm olmuş*tu, yorganda/battaniyede ihtilâm eseri olduğu halde göndermekten utandı ve suya batırarak yıkadı, sonra gönderdi. Hz. Âişe dedi ki:
    'Kumaşımızı niye bozdu, değiştirdi. Parmaklarla kazıma yeterliydi. Ben Rasûlullah'ın elbisesini parmaklarımla kazıyarak temizlemiştim.'[54]

    89/397- Kays b. Vehb,[55] Sevâe (b. Âmir)[56] kabilesinden bir kişi aracı*lığıyla nakleder:
    Hz. Âişe annemiz (Radıyaiiaha anhâ) kadın-erkek ilişkisinden gelen su (meni) hakkında şöyle dedi:
    'Rasûlullah , o su (meni) üzerine su dökerek yı*kar, temizlerdi.'[57]

    90/398- Süleyman b. Yesar'dan:[58]
    Hz. Aİşe annemiz (Radıyallahü anhâ) Rasûlullah'in (Sallallahü aleyhi ve sellem) elbisesindeki meniyi yıkardı.[59]

    Açıklama


    Bu rivayetlerde, meninin temizlenmesi için iki farklı işlemin yapıldığı görül*mektedir.
    1- Meni kurumuş ise; katı kısım yaş kısmı içine çekerek kumaşta bırakmadığı için katılaşan kısmı kazıyarak çıkartmak yeterlidir. Ancak yıkamak daha güzeldir. Suyun az olduğu yerlerde yıkamadan, çitİleyerek çıkartmak yeterlidir.
    2- Meni yaş ise yıkamak dışında temizlenmez.
    Meninin necis olup olmadığı konusunda ihtilaf edildi:
    a- İmam Ebû Hanife ve Mâlik; meninin necis olduğunu ve temizlenmesi ge*rektiğini, belirtirler.
    b- İmam Şafii ve Ahmed; meninin temiz olduğunu ve çıkarılmasının vacip değil, müstehap olduğunu belirttiler.
    İhtiyatlı olan temizlemenin vacip olmasıdır. Doğrusunu Allah bilir.[60]


    hadisler Ahmed ibni Hanbel'in Müsned'inden


  7. 02.Temmuz.2012, 20:17
    4
    İLİMCİK
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Haziran.2012
    Üye No: 96623
    Mesaj Sayısı: 419
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 5

    Cevap: Heryerin pis olduğunu düşünüyorum yardım edin...

    Kardeşim, eğer meni başka bir yere doknursa ve o şeyde ıslaklık belirirse orası pis olur. Yani, yaş ve kuru bir meninin bir şeye değmesi halinde o şeye bulaşmamışsa o zaman pis olmaz. Mesela, pis üstünüzü koyduğunuz yerde ıslaklık yoksa, orası pis olmaz. Eğer ıslaklık varsa ve pantolonuza ıslaklı geçmemişse pantolonunuz pis olmaz. Eğer pantolonuz ıslanmışsa, o pantolondan ile başka bir yere oturduğunuz zaman oturduğunuz yere ıslaklık geçmezse oturduğunuz yer pis olmaz.

    Ayrıca, yukarıdaki söylediklerim vesvesesinizi geçirmeye yetmiyorsa, 4 mazheb haktır. Meninin pis olmadığını söyleyen müctehidlerimiz de vardır. Öyle ise vesvese etmeyiniz.

    Ayrıca, hanefi mezhebine göre el ayasından daha az sıvı pislik namaza engel olmaz.

    Bu konu hakkında Risale-i Nurun "vesvese Risalesi" nde şöyle bir kısım geçmektedir:

    Dördüncü Vecih: Amelin en iyi suretini taharriden neş'et eden bir vesvesedir ki, takva zannıyla teşeddüd ettikçe hal ona şiddetlenir. Hattâ bir dereceye varır ki, o adam amelin daha evlâsını ararken, harama düşer. Bazan bir sünnetin araması, bir vâcibi terkettiriyor. "Acaba amelim sahih oldu mu?" der, iade eder. Bu hal devam eder. Gayet ye'se düşer. Şeytan şu halinden istifade eder, onu yaralar. Şu yaranın iki merhemi var:

    Birinci merhem: Bu gibi vesvese ehl-i İtizale lâyıktır. Çünki onlar derler: "Medar-ı teklif olan ef'al ve eşya, kendi zâtında, âhiret itibariyle ya hüsnü var; sonra o hüsne binaen emredilmiş veya kubhu var; sonra ona binaen nehyedilmiş. Demek eşyada, âhiret ve hakikat nokta-i nazarında olan hüsün ve kubh zâtîdir; emir ve nehy-i İlahî ona tâbi'dir." Bu mezhebe göre, insan her işlediği amelde şöyle bir vesvese gelir: "Acaba amelim nefs-ül emirdeki güzel surette yapılmış mıdır?" Amma mezheb-i hak olan Ehl-i Sünnet ve Cemaat derler ki: Cenab-ı Hak bir şeye emreder, sonra hasen olur. Nehyeder, sonra kabih olur. Demek emir ile güzellik, nehy ile çirkinlik tahakkuk eder. Hüsün ve kubh mükellefin ıttılaına bakar ve ona göre takarrür eder. Şu hüsün ve kubh ise, surî ve dünyaya bakan yüzünde değil, belki âhirete bakan yüzdedir. Meselâ, sen namaz kıldın veya abdest aldın. Halbuki namazını ve abdestini fesada verecek bir sebeb, nefs-ül emirde varmış. Lâkin sen ona hiç muttali olmadın. Senin namazın ve abdestin hem sahihtir, hem hasendir. Mu'tezile der: "Hakikatte kabih ve fasiddir. Lâkin senden kabul edilir. Çünki cehlin var, bilmedin ve özrün var." Öyle ise Ehl-i Sünnet mezhebine göre, zahir-i şeriate muvafık olarak işlediğin ameline: "Acaba sahih olmuş mu?" deyip vesvese etme. Fakat, "Kabul olmuş mu?" de. Gururlanma, ucbe girme.

    İkinci merhem: Dinde harec yoktur. لاَ حَرَجَ فِى الدِّينِ Madem dört mezheb haktır. Madem istiğfara müncer olan derk-i kusur ise, gurura müncer olan hüsn-ü amelin rü'yetine -böyle vesveseli adama- müreccahtır. Yani böyle vesveseli adam, amelini güzel görüp gurura düşmektense, amelini kusurlu görse, istiğfar etse, daha evlâdır. Madem böyledir, sen vesveseyi at. Şeytana de ki: Şu hal, bir harecdir. Hakikat-ı hale muttali olmak güçtür. Dindeki yüsre münafîdir. اَلدِّينُ يُسْرٌ لاَ حَرَجَ فِى الدِّينِ esasına muhaliftir. Elbette böyle amelim bir mezheb-i hakka muvafık gelir. O bana kâfidir. Hem lâakal ben aczimi itiraf ederek ibadeti lâyık-ı vechile eda edemediğimden istiğfar ve tazarru' ile merhamet-i İlahiyeye dehalet edip, kusurum affolunmak, kusurlu amelim kabul olunmak için mütezellilane bir niyaza vesiledir.
    Sözler ( 277 )


  8. 02.Temmuz.2012, 20:17
    4
    İLİMCİK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Devamlı Üye
    Kardeşim, eğer meni başka bir yere doknursa ve o şeyde ıslaklık belirirse orası pis olur. Yani, yaş ve kuru bir meninin bir şeye değmesi halinde o şeye bulaşmamışsa o zaman pis olmaz. Mesela, pis üstünüzü koyduğunuz yerde ıslaklık yoksa, orası pis olmaz. Eğer ıslaklık varsa ve pantolonuza ıslaklı geçmemişse pantolonunuz pis olmaz. Eğer pantolonuz ıslanmışsa, o pantolondan ile başka bir yere oturduğunuz zaman oturduğunuz yere ıslaklık geçmezse oturduğunuz yer pis olmaz.

    Ayrıca, yukarıdaki söylediklerim vesvesesinizi geçirmeye yetmiyorsa, 4 mazheb haktır. Meninin pis olmadığını söyleyen müctehidlerimiz de vardır. Öyle ise vesvese etmeyiniz.

    Ayrıca, hanefi mezhebine göre el ayasından daha az sıvı pislik namaza engel olmaz.

    Bu konu hakkında Risale-i Nurun "vesvese Risalesi" nde şöyle bir kısım geçmektedir:

    Dördüncü Vecih: Amelin en iyi suretini taharriden neş'et eden bir vesvesedir ki, takva zannıyla teşeddüd ettikçe hal ona şiddetlenir. Hattâ bir dereceye varır ki, o adam amelin daha evlâsını ararken, harama düşer. Bazan bir sünnetin araması, bir vâcibi terkettiriyor. "Acaba amelim sahih oldu mu?" der, iade eder. Bu hal devam eder. Gayet ye'se düşer. Şeytan şu halinden istifade eder, onu yaralar. Şu yaranın iki merhemi var:

    Birinci merhem: Bu gibi vesvese ehl-i İtizale lâyıktır. Çünki onlar derler: "Medar-ı teklif olan ef'al ve eşya, kendi zâtında, âhiret itibariyle ya hüsnü var; sonra o hüsne binaen emredilmiş veya kubhu var; sonra ona binaen nehyedilmiş. Demek eşyada, âhiret ve hakikat nokta-i nazarında olan hüsün ve kubh zâtîdir; emir ve nehy-i İlahî ona tâbi'dir." Bu mezhebe göre, insan her işlediği amelde şöyle bir vesvese gelir: "Acaba amelim nefs-ül emirdeki güzel surette yapılmış mıdır?" Amma mezheb-i hak olan Ehl-i Sünnet ve Cemaat derler ki: Cenab-ı Hak bir şeye emreder, sonra hasen olur. Nehyeder, sonra kabih olur. Demek emir ile güzellik, nehy ile çirkinlik tahakkuk eder. Hüsün ve kubh mükellefin ıttılaına bakar ve ona göre takarrür eder. Şu hüsün ve kubh ise, surî ve dünyaya bakan yüzünde değil, belki âhirete bakan yüzdedir. Meselâ, sen namaz kıldın veya abdest aldın. Halbuki namazını ve abdestini fesada verecek bir sebeb, nefs-ül emirde varmış. Lâkin sen ona hiç muttali olmadın. Senin namazın ve abdestin hem sahihtir, hem hasendir. Mu'tezile der: "Hakikatte kabih ve fasiddir. Lâkin senden kabul edilir. Çünki cehlin var, bilmedin ve özrün var." Öyle ise Ehl-i Sünnet mezhebine göre, zahir-i şeriate muvafık olarak işlediğin ameline: "Acaba sahih olmuş mu?" deyip vesvese etme. Fakat, "Kabul olmuş mu?" de. Gururlanma, ucbe girme.

    İkinci merhem: Dinde harec yoktur. لاَ حَرَجَ فِى الدِّينِ Madem dört mezheb haktır. Madem istiğfara müncer olan derk-i kusur ise, gurura müncer olan hüsn-ü amelin rü'yetine -böyle vesveseli adama- müreccahtır. Yani böyle vesveseli adam, amelini güzel görüp gurura düşmektense, amelini kusurlu görse, istiğfar etse, daha evlâdır. Madem böyledir, sen vesveseyi at. Şeytana de ki: Şu hal, bir harecdir. Hakikat-ı hale muttali olmak güçtür. Dindeki yüsre münafîdir. اَلدِّينُ يُسْرٌ لاَ حَرَجَ فِى الدِّينِ esasına muhaliftir. Elbette böyle amelim bir mezheb-i hakka muvafık gelir. O bana kâfidir. Hem lâakal ben aczimi itiraf ederek ibadeti lâyık-ı vechile eda edemediğimden istiğfar ve tazarru' ile merhamet-i İlahiyeye dehalet edip, kusurum affolunmak, kusurlu amelim kabul olunmak için mütezellilane bir niyaza vesiledir.
    Sözler ( 277 )





+ Yorum Gönder