+ Yorum Gönder
Soru ve Cevaplar ve Misafir Soruları Kategorisinden Deccal İle Nasıl Mücadele Edilmelidir? Konusununa Bakıyorsunuz..
  1. Misafir

    Deccal İle Nasıl Mücadele Edilmelidir?






  2. Muhasibi
    Editör

    Cevap: Deccal İle Nasıl Mücadele Edilmelidir?


    Reklam



    Cevap: Hadis kaynaklarında üstadın bu ifadelerinin benzeri bir hadis yoktur. Ancak üstat “Manay-ı hadis” olarak almıştır. Çünkü hadisleri manası ile nakletmek caizdir. Muhaddisler de hadislerin pek çoğu zaten bu şekilde rivayet edilmiştir. Bunun için aynı manayı ifade eden farklı rivayetler ortaya çıkmıştır.

    Bediüzzaman 19. Mektubun mukaddimeside “Mu’cizat-ı Ahmediye” ye başlamadan önce bir “İhtar” ile şöyle der: “Şu risalede çok ehadis-i şerife nakletmişim. Yanımda kütüb-ü hadisiye bulunmuyor. Yazdığım hadislerin lafzında yanlışım varsa, ya tashih edilsin veyahut “hadis-i bi’l-mana” denilsin. Çünkü kavl-i racih odur ki, “Nakl-i hadis-i bi’l-mana caizdir.” Yani hadisin yalnız manasını ele alıp, lafzını kendi zikreder. Mâdem öyledir; lafzında yanlışım varsa, hadis-i bi’l-mana nazarıyla bakılsın.”

    İmam-ı Gazali gibi allame ve müceddit yazmış olduğu en değerli eseri “İhya-i Ulum ed-din” isimli 16 ciltlik hacimli eserinde peygamberimizin (sav) “Kütüb-ü Sitte” de bulunmayan pek çok hadisleri “Hadis-i Bi’l-mana” olarak nakletmiş ve yazmıştır. Pek çok bilginler de onu bu yönü ile tenkit etmişlerdir. Bu tenkitlere cevap veren Allame kâmil muhaddis İmam-ı Muhammed bin Muhammed El-Hüseynî El-Zebidî, İmamın “İhya”sına yazdığı “İthafü’s-Saâdet el-Müttakin bi Şerh-i İhya-u Ulum ed-Din” isimli şerhinde bu itirazlara şöyle cevap verir: “Sahabelerden Hz. İmam-ı Ali (ra) Abdullah bin Abbas (ra) Enes bin Mâlik (ra) Ebu Derda (ra) ve Ebu Hureyre (ra) gibi hadis rivayet eden sahabeler peygamberimizden duyduğu manaları kendi sözleri ile nakletmişlerdir. Bunun için mana aynı olduktan sonra farklı lafızlar ve ifadelerle bir hadisi rivayet etmek elbette caizdir. Lafza değil, manaya bakmak gerekir. Lafız için manayı terk etmek caiz olmaz” demiştir.

    Bütün tercümeler ve Kur’an mealleri ve hadis kitaplarının tercemeleri hep manayı yansıtmaya çalışırlar. Çünkü çoğu zaman Arapça bir kelimenin Türkçede karşılığı bulunmaz. Diğer diller de böyledir. Bunun için “manay-ı hadis” esas alınır. Tabiinden pek çok büyükler de aynı şekilde hareket hareket etmişlerdir. Hasen-i Basri, İmam-ı Şa’bî, Amr bin Dinar, İbrahim Nehâî, İmam-ı Mücahid, İkrime, İbn-i Sirin vs. Hatta İbn-i Sirin der ki: “Ben bazı hadisleri ayrı ayrı on kişiden duyardım manası aynı ama lafızları farklı olurdu.” Süfyan-ı Servi gibi büyük bir allame “bir mecliste birinin hadislerin lafzı üzerinde fazla bilgiçlik tasladığını görürseniz bilin ki o adam kendini tanıtmak ve öne çıkarmak için çalışıyor” demiştir

+ Yorum Gönder