Konusunu Oylayın.: Sadece Farzları Yapmak Kurtulmak İçin Yeterli Değil midir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Sadece Farzları Yapmak Kurtulmak İçin Yeterli Değil midir?
  1. 19.Haziran.2012, 18:49
    1
    Misafir

    Sadece Farzları Yapmak Kurtulmak İçin Yeterli Değil midir?






    Sadece Farzları Yapmak Kurtulmak İçin Yeterli Değil midir? Mumsema Sadece Farzları Yapmak Kurtulmak İçin Yeterli Değil midir?


  2. 21.Haziran.2012, 12:40
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,584
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Sadece Farzları Yapmak Kurtulmak İçin Yeterli Değil midir?




    Sadece Farzları Yapmak Kurtulmak İçin Yeterli Değil midir?


    Soru:
    Sadece bazı farz ibadetleri (ihmal ve hata ile) yerine getirip, mesela toplanmayı, bir araya gelip hakkı tahsili ihmal etmenin hükmü nedir? Ehemmiyeti nasıl anlaşılır?

    Cevap:
    Sadece farzları yapmak yetmez, haram olanlardan da kaçınmak gerekir. İlim tahsili de temel ilimler için farzdır. Bu ilimler de İmanın şartları, farzları ve haramları öğrenmektir. Bunun dışında kişinin kendi iradesine, tercihine bağlıdır. Bu zamanda farzları yapıp haramlardan kaçanların kurtulacağı Bediüzzaman hazretlerinin ifadesidir. Farzlar da Namaz ve Oruç dışında imkânlara göre değişir. Zengin olanın zekât vermesi, hem zengin hem sıhhatli olanın hacca gitmesi de farzdır. Bunları yapmazsa günaha girer, mesul olur. Belki cehenneme girmesine sebep olur.

    Bir araya gelerek “İman Dersi” okumak bu zamanda “Manevi Cihad” demektir. Manevi cihadın ve mücahedenin gereği bu zamanda “İman ve Kur’an hakikatlerini okuyarak müzakere etmekle” olur. İmanı artıracak olan Kur’an-ı Kerimin imanî ayetlerinin tefsiri olan Risale-i Nurları okumak, iman ile kabre girmek ve dünyevî ve uhrevî manevî tehliklerden kurtulmak için şarttır. Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde “Mü’minler o kimselerdir ki Allah zikredildiği zaman kalpleri titrer ve Allah’ın ayetleri okundukça imanları artar ve onlar sadece Allah’a tevekkül edip güvenirler. Onlar namazlarını tadil-i erkân ile kılarlar ve Allah’ın kendilerine rızk olarak verdiklerinden zekâtlarını verir ve infak ederler. İşte onlar gerçek mü’minlerdir. Onlar için Allah katında mağfiret ve mükemmel nimetler vardır ” buyurur. Şimdi Kur’anın imanî ayetlerinin izahı olan Risale-i Nur’lardaki iman hakikatleri aklî ve ilmî delillerle izah edilerek yazıldığı için okuyanın imanı artıyor. Bir saat Risale-i Nur dersi dinleyenin kalbi sevinçle ve Allah sevgisi ile aklı ilâhî bilgilerle dolar. Kendisine ibadete ve Allah’a itaate bir şevk gelir. Yukarıdaki ayet-i kerimenin ifade ettiği mana üzerinde görünmeye başlar. Şeytanın ve nefsin desiseleri susar. Akıl ve kalp çalışmaya başlar. Bu hal başka kitapları okumakla meydana gelmez ve gelmiyor. Bunun için iman derslerine ihtiyaç vardır. İman derslerinden uzaklaştıkça nefis ve şeytan insana galebe çalar, zamanla farzlar ihmal edilir ve haramları işlemeye başlar. Bu durumda o insan helâke yaklaşır.

    Risale-i Nur sohbetlerinin bu mükemmel kazanımı insana lazım değil mi? Veya yetmez mi?
    fikirbahçesi


  3. 21.Haziran.2012, 12:40
    2
    Moderatör



    Sadece Farzları Yapmak Kurtulmak İçin Yeterli Değil midir?


    Soru:
    Sadece bazı farz ibadetleri (ihmal ve hata ile) yerine getirip, mesela toplanmayı, bir araya gelip hakkı tahsili ihmal etmenin hükmü nedir? Ehemmiyeti nasıl anlaşılır?

    Cevap:
    Sadece farzları yapmak yetmez, haram olanlardan da kaçınmak gerekir. İlim tahsili de temel ilimler için farzdır. Bu ilimler de İmanın şartları, farzları ve haramları öğrenmektir. Bunun dışında kişinin kendi iradesine, tercihine bağlıdır. Bu zamanda farzları yapıp haramlardan kaçanların kurtulacağı Bediüzzaman hazretlerinin ifadesidir. Farzlar da Namaz ve Oruç dışında imkânlara göre değişir. Zengin olanın zekât vermesi, hem zengin hem sıhhatli olanın hacca gitmesi de farzdır. Bunları yapmazsa günaha girer, mesul olur. Belki cehenneme girmesine sebep olur.

    Bir araya gelerek “İman Dersi” okumak bu zamanda “Manevi Cihad” demektir. Manevi cihadın ve mücahedenin gereği bu zamanda “İman ve Kur’an hakikatlerini okuyarak müzakere etmekle” olur. İmanı artıracak olan Kur’an-ı Kerimin imanî ayetlerinin tefsiri olan Risale-i Nurları okumak, iman ile kabre girmek ve dünyevî ve uhrevî manevî tehliklerden kurtulmak için şarttır. Yüce Allah Kur’an-ı Kerimde “Mü’minler o kimselerdir ki Allah zikredildiği zaman kalpleri titrer ve Allah’ın ayetleri okundukça imanları artar ve onlar sadece Allah’a tevekkül edip güvenirler. Onlar namazlarını tadil-i erkân ile kılarlar ve Allah’ın kendilerine rızk olarak verdiklerinden zekâtlarını verir ve infak ederler. İşte onlar gerçek mü’minlerdir. Onlar için Allah katında mağfiret ve mükemmel nimetler vardır ” buyurur. Şimdi Kur’anın imanî ayetlerinin izahı olan Risale-i Nur’lardaki iman hakikatleri aklî ve ilmî delillerle izah edilerek yazıldığı için okuyanın imanı artıyor. Bir saat Risale-i Nur dersi dinleyenin kalbi sevinçle ve Allah sevgisi ile aklı ilâhî bilgilerle dolar. Kendisine ibadete ve Allah’a itaate bir şevk gelir. Yukarıdaki ayet-i kerimenin ifade ettiği mana üzerinde görünmeye başlar. Şeytanın ve nefsin desiseleri susar. Akıl ve kalp çalışmaya başlar. Bu hal başka kitapları okumakla meydana gelmez ve gelmiyor. Bunun için iman derslerine ihtiyaç vardır. İman derslerinden uzaklaştıkça nefis ve şeytan insana galebe çalar, zamanla farzlar ihmal edilir ve haramları işlemeye başlar. Bu durumda o insan helâke yaklaşır.

    Risale-i Nur sohbetlerinin bu mükemmel kazanımı insana lazım değil mi? Veya yetmez mi?
    fikirbahçesi





+ Yorum Gönder