Konusunu Oylayın.: Kulluk ve Adalet İlişkisini Açıklar mısınız?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kulluk ve Adalet İlişkisini Açıklar mısınız?
  1. 19.Haziran.2012, 18:37
    1
    Misafir

    Kulluk ve Adalet İlişkisini Açıklar mısınız?






    Kulluk ve Adalet İlişkisini Açıklar mısınız? Mumsema Kulluk ve Adalet İlişkisini Açıklar mısınız?


  2. 20.Haziran.2012, 14:32
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Kulluk ve Adalet İlişkisini Açıklar mısınız?




    Kulluk ve Adalet İlişkisini Açıklar mısınız?


    Soru :
    “Kulluk ve adalet ilişkisini açıklar mısınız?

    Cevap:
    Bediüzzaman hazretleri İşaratu’l-İ’câz isimli meşhur tefsirine başlarken “Kur’anın anasır-ı esasiye ve takip ettiği maksatlar, tevhid, nübüvvet, haşir, adalet ve ibadet olmak üzere dörttür” şeklinde belirlemiş ve bütün Risale-i Nur eserlerinde bu dört amacı izah ve ispat etmiştir.

    İzahını da aynı yerde şöyle yapmaktadır. İnsanlık kafilesi dünya hanına gelip bir müddet kaldıktan sonra gitmektedir. Her 80–100 senede yeni bir kafile gelmekte ve böylece dünya hanı dolup boşalmakta iken “Hilkat hükümeti, Fenn-i Hikmeti” karşılarına çıkardı ve sordu:
    “-Kimsiniz? Nerden geliyor ve nereye gidiyorsunuz? Bu dünyada işiniz nedir? Reisiniz kimdir?”

    Buradaki dört soru Kur’anın dört amacı ile açıklanmaktadır.
    1. “Kimsiniz?” sorusunun cevabı “Allah’ın kuluyuz” demekle “Tevhidi” ispat eder.
    2. “Nereden gelip nereye gidiyorsunuz?” sorusu da “Ahireti” ispat etmektedir ki haşir hakikati bunu ifade etmektedir.
    3. “Bu dünyada işiniz nedir?” sualinin cevabı “Saadet-i Ebediye” (İki cihan saadeti) yollarını temin etmek ve “re’sü’l mal” (İnsanın ana sermayesi) olan istidat ve kabiliyetlerini geliştirmek ancak ibadet ile olur. Böylece insanın vazifesi ibadet olduğu gibi, ibadetin de adaletin gereği olduğu ve adaletin enfüsî ve âfâkî âlemde ibadet ile sağlanacağı anlaşılır. İbadet ise menfî ve müspet olarak “Emr-i İlahiyi” ifa ve “Nehy-i Rabbaniden” içtinap olduğu malumdur. İnsan ancak bu şekilde istidatlarını nemalandırır. Toplumda insani ilişkilerde adalet Allah’ın emrine uymak ve nehyinden sakınmak ile sağlanır. Bu husus İşaratu’l-İ’câzın “Ey İnsanlar İbadet ediniz” ayetinin açıklamasında vardır.
    4. “Reisiniz kimdir?” sorusunun cevabı ise “Nübüvvet” hakikatini ispat eder.

    Kulluk ile adalet arasındaki diğer ilişkilere gelince:
    1. Allah’ın verdiği kabiliyetleri yerli yerinde veriliş amacına uygun kullanmak adalettir. Çünkü adaletin tarifi “Hak sahibine hakkın vermek ve haksızı cezalandırmaktır.” Tek yönlü adalet olmaz. Adalet bir terazidir ve iki kefesi vardır. Tek yönlü olursa buradan zulüm çıkar. Hak sahibine hakkını vermemek ve mahrum etmek zulüm olduğu gibi, haksızı ve suçluyu cezalandırmamak da zulümdür. Bunun için Cennet Allah’ın lütfu ibadet edenin hakkıdır; ancak insan lütf-u ilahi olmazsa cenneti hak etmez. Çünkü dünyada en az sekiz saat çalışan bir insan bir ev ve bir araba sahibi olamıyor, bir saat ibadet ile ebedi cenneti nasıl kazanır? Cehennem ise adalet-i ilahinin gereğidir. Çünkü imansız ve ibadetten kaçan bir insan büyük zulüm ile cehennemi hak eder ve zalim cehenneme atmak adaletin gereğidir.
    2. Bir insan ibadet etmezse nefsine zulmetmiş ve kabiliyetlerini söndürmüş ve öldürmüş olur. O zaman da adaletin gereği cezalandırılır.
    3. İnsan ilişkilerinde Allah’ın emrine uygun hareket etmezse haksızlık ve zulme düşer, o zaman da adalet gereği cezayı hak eder. Böylece ibadetin adalet gereği olduğu anlaşılır.
    fikirbahçesi


  3. 20.Haziran.2012, 14:32
    2
    Moderatör



    Kulluk ve Adalet İlişkisini Açıklar mısınız?


    Soru :
    “Kulluk ve adalet ilişkisini açıklar mısınız?

    Cevap:
    Bediüzzaman hazretleri İşaratu’l-İ’câz isimli meşhur tefsirine başlarken “Kur’anın anasır-ı esasiye ve takip ettiği maksatlar, tevhid, nübüvvet, haşir, adalet ve ibadet olmak üzere dörttür” şeklinde belirlemiş ve bütün Risale-i Nur eserlerinde bu dört amacı izah ve ispat etmiştir.

    İzahını da aynı yerde şöyle yapmaktadır. İnsanlık kafilesi dünya hanına gelip bir müddet kaldıktan sonra gitmektedir. Her 80–100 senede yeni bir kafile gelmekte ve böylece dünya hanı dolup boşalmakta iken “Hilkat hükümeti, Fenn-i Hikmeti” karşılarına çıkardı ve sordu:
    “-Kimsiniz? Nerden geliyor ve nereye gidiyorsunuz? Bu dünyada işiniz nedir? Reisiniz kimdir?”

    Buradaki dört soru Kur’anın dört amacı ile açıklanmaktadır.
    1. “Kimsiniz?” sorusunun cevabı “Allah’ın kuluyuz” demekle “Tevhidi” ispat eder.
    2. “Nereden gelip nereye gidiyorsunuz?” sorusu da “Ahireti” ispat etmektedir ki haşir hakikati bunu ifade etmektedir.
    3. “Bu dünyada işiniz nedir?” sualinin cevabı “Saadet-i Ebediye” (İki cihan saadeti) yollarını temin etmek ve “re’sü’l mal” (İnsanın ana sermayesi) olan istidat ve kabiliyetlerini geliştirmek ancak ibadet ile olur. Böylece insanın vazifesi ibadet olduğu gibi, ibadetin de adaletin gereği olduğu ve adaletin enfüsî ve âfâkî âlemde ibadet ile sağlanacağı anlaşılır. İbadet ise menfî ve müspet olarak “Emr-i İlahiyi” ifa ve “Nehy-i Rabbaniden” içtinap olduğu malumdur. İnsan ancak bu şekilde istidatlarını nemalandırır. Toplumda insani ilişkilerde adalet Allah’ın emrine uymak ve nehyinden sakınmak ile sağlanır. Bu husus İşaratu’l-İ’câzın “Ey İnsanlar İbadet ediniz” ayetinin açıklamasında vardır.
    4. “Reisiniz kimdir?” sorusunun cevabı ise “Nübüvvet” hakikatini ispat eder.

    Kulluk ile adalet arasındaki diğer ilişkilere gelince:
    1. Allah’ın verdiği kabiliyetleri yerli yerinde veriliş amacına uygun kullanmak adalettir. Çünkü adaletin tarifi “Hak sahibine hakkın vermek ve haksızı cezalandırmaktır.” Tek yönlü adalet olmaz. Adalet bir terazidir ve iki kefesi vardır. Tek yönlü olursa buradan zulüm çıkar. Hak sahibine hakkını vermemek ve mahrum etmek zulüm olduğu gibi, haksızı ve suçluyu cezalandırmamak da zulümdür. Bunun için Cennet Allah’ın lütfu ibadet edenin hakkıdır; ancak insan lütf-u ilahi olmazsa cenneti hak etmez. Çünkü dünyada en az sekiz saat çalışan bir insan bir ev ve bir araba sahibi olamıyor, bir saat ibadet ile ebedi cenneti nasıl kazanır? Cehennem ise adalet-i ilahinin gereğidir. Çünkü imansız ve ibadetten kaçan bir insan büyük zulüm ile cehennemi hak eder ve zalim cehenneme atmak adaletin gereğidir.
    2. Bir insan ibadet etmezse nefsine zulmetmiş ve kabiliyetlerini söndürmüş ve öldürmüş olur. O zaman da adaletin gereği cezalandırılır.
    3. İnsan ilişkilerinde Allah’ın emrine uygun hareket etmezse haksızlık ve zulme düşer, o zaman da adalet gereği cezayı hak eder. Böylece ibadetin adalet gereği olduğu anlaşılır.
    fikirbahçesi





+ Yorum Gönder