Konusunu Oylayın.: Fetullah Hoca "Nezafet İmandandır" Hadisine "Uydurma" demiş doğru mudur?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Fetullah Hoca "Nezafet İmandandır" Hadisine "Uydurma" demiş doğru mudur?
  1. 19.Haziran.2012, 18:12
    1
    Misafir

    Fetullah Hoca "Nezafet İmandandır" Hadisine "Uydurma" demiş doğru mudur?

  2. 20.Haziran.2012, 13:45
    2
    m.deniz
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ocak.2011
    Üye No: 83734
    Mesaj Sayısı: 1,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: .......

    Cevap: Fetullah Hoca "Nezafet İmandandır" Hadisine "Uydurma" demiş doğru mudur?




    30. Lemada geçen “en nezafetü minel iman” hadisi “Sonsuz Nur 3” kitabında manasının doğru ama hadis olmadığından bahsedilmiş doğru mudur?



    “Temizlik İmandandır” (Lem’alar, (Eylül–2005/ İstanbul) s.874) sözü peygamberimizin (sav) hadis-i şerifidir. Bu hadise hadis değil diyen halt etmiştir. Fethullah Hoca, bu hadisi “Mevzû Hadisler” yani uydurma hadisler bölümüne alarak büyük hata etmiştir.

    Evvela: Bediüzzaman gibi bir allame hadis demişse hiçbir kaynakta bulunmazsa o söz yine hadistir. Çünkü bu gibi ilhama mazhar zatlar hadis olmayan bir ibareyi hadis diye yazmaktan Allah’a sığınırlar. “Benden bilerek yalan söyleyen cehennemde yerini hazırlasın” hadisinin tehdidinden korkarlar.

    Saniyen: Fethullah hoca hadisin lafzına bakmış ve “Nezafet” ifadesi ile peygamberimizin “Temizlik imandandır” demediğini ancak “Tuhur” ifadesi ile “Temizlik imanın yarısıdır” dediğini söylemek istemiştir. Bunun için “Manası doğrudur” demiştir. Tabii ki bu kendi fikri değildir. Hadis tenkitçilerinin görüşüdür. Kendisi bunu naklettikten sonra kendisine göre yorumlayarak “Tuhûr, (yani, maddî temizlik ve tevbe, istiğfar, münâcât, murâkabe, muhasebe ve ubûdiyetle gerçekleştirilecek mane¬vî temizlik) imanın yarısıdır” demiştir. Tuhur ile nezafet ikisi aynı anlamdadır. Bundan dolayı hadis değil demek yanlıştır. Halk ve ulema arasında “Nezafet” olarak meşhur olmuştur. Ayrıca peygamberimizin “Nezafet imandandır” demediğini ispat etmek zordur. Çünkü çeşitli sebeplerle peygamberimizin bu konuda farklı ifadeler kullandığı mutlaka olmuştur. Ama falan hadisçi bunu kitabına almamış denebilir.

    Salisen: Gerçekte ise “Manay-ı Hadis” yeterlidir. Bediüzzaman hazretleri bu konu ile ilgili özet olarak şöyle der: “Cumhur-u muhaddisin ve ümmet-i Muhammed’in (sav) kabul ettiği, âlem-i İslam içinde az bir ulemanın başka tevillerle az bir derece zafiyetine hükmettikleri hadislere dünyada hiçbir ehl-i ilim yanlış diyemez. Faraza o hadislerden bazısı mevzu da olsa, mevzuun manası hadis değil demektir, yoksa manası yanlış demek değildir. Manası hak ve doğru olabilir.” (Şualar, 360 ) “Hem hangi mesele var ki, bazı kitaplarda ona ilişilmesin. Hatta İbn-i Cevzî gibi büyük bir muhaddis bâzı sahih ehadîsi mevzû dediğini, ulemâlar taaccüple nakletmişler. Hem, her zaif veya mevzû hadisin manâsı yanlıştır demek değildir. Belki an’aneli senet ile hadîsiyeti katî değildir demektir. Yoksa mânâsı hak ve hakikat olabilir.” (Şualar, 364) Manası hak ve hakikat ise ona hadis değildir denemez. Sahabelerin çoğu hadisleri aynen değil mana olarak bize nakletmişlerdir. Manası doğru ise ona ilişilmez.

    Rabian: “Temizlik imana çağırır” (Celaleddin-i Suyuti, Câmu’s-Sağir, 3:236 (Hadis No:3267)) “Temizlik imanın yarısıdır” (Tirmizi, Daavât, 86; Müsned-i Ahmed, 4:260, 5:362, 363, 365, 372; Müslim, Tahare, 1, 2; Tirmizi, Dua, 85) hadisleri daha güçlü olarak temizliğin imandan olduğunu anlatmaktadır. “Temizlik imandandır” hadisi bunun yanında anlam olarak zayıf kalmaktadır. “Temizlik imanın yarısı” olunca “Temizlik imandandır” sözü elbette daha zayıf bir anlam ifade etmektedir.


    Nurculuk tabiri bir bölücülük değil midir?

    Nurculuk tabiri Afyon savcısına aittir. Bediüzzaman ise onun bu tabirine sahip çıkmıştır. “Ben iman hakikatlerini ve bilhassa Tevhidi ders veriyorum. Ülkemi ve vatanımı seviyorum ve ülkeme ve ülkemin insanlarına hizmet ediyorum siz buna Nurculuk diyorsanız ben bunu da kabul ediyorum” demiştir. Bu tabiri kabul etmenin ayırım ile ilgisi yoktur; ayırım varsa bu ayırımı Afyon savcısı yapmıştır. Bediüzzaman Nurculuk tabirine sahip çıkmakla Nurculuğu İslam’da bir ayırımcılık olarak görmek isteyen ve bunun için ortaya atanların oyunlarını bozmuştur. Bir hakikate farklı bir isim takmak ile mahiyeti değişmez. Kur’anın tefsirlerine Elmalılı, Suyuti, İbn-i Kesir, Risale-i Nur demekle tefsir olmaktan çıkmaz. Hepsi Kur’an tefsiridir. Hepsi Kur’an-ı Kerimin yüksek hakikatlerini insanlara ders vermiştir o kadar.


  3. 20.Haziran.2012, 13:45
    2
    Devamlı Üye



    30. Lemada geçen “en nezafetü minel iman” hadisi “Sonsuz Nur 3” kitabında manasının doğru ama hadis olmadığından bahsedilmiş doğru mudur?



    “Temizlik İmandandır” (Lem’alar, (Eylül–2005/ İstanbul) s.874) sözü peygamberimizin (sav) hadis-i şerifidir. Bu hadise hadis değil diyen halt etmiştir. Fethullah Hoca, bu hadisi “Mevzû Hadisler” yani uydurma hadisler bölümüne alarak büyük hata etmiştir.

    Evvela: Bediüzzaman gibi bir allame hadis demişse hiçbir kaynakta bulunmazsa o söz yine hadistir. Çünkü bu gibi ilhama mazhar zatlar hadis olmayan bir ibareyi hadis diye yazmaktan Allah’a sığınırlar. “Benden bilerek yalan söyleyen cehennemde yerini hazırlasın” hadisinin tehdidinden korkarlar.

    Saniyen: Fethullah hoca hadisin lafzına bakmış ve “Nezafet” ifadesi ile peygamberimizin “Temizlik imandandır” demediğini ancak “Tuhur” ifadesi ile “Temizlik imanın yarısıdır” dediğini söylemek istemiştir. Bunun için “Manası doğrudur” demiştir. Tabii ki bu kendi fikri değildir. Hadis tenkitçilerinin görüşüdür. Kendisi bunu naklettikten sonra kendisine göre yorumlayarak “Tuhûr, (yani, maddî temizlik ve tevbe, istiğfar, münâcât, murâkabe, muhasebe ve ubûdiyetle gerçekleştirilecek mane¬vî temizlik) imanın yarısıdır” demiştir. Tuhur ile nezafet ikisi aynı anlamdadır. Bundan dolayı hadis değil demek yanlıştır. Halk ve ulema arasında “Nezafet” olarak meşhur olmuştur. Ayrıca peygamberimizin “Nezafet imandandır” demediğini ispat etmek zordur. Çünkü çeşitli sebeplerle peygamberimizin bu konuda farklı ifadeler kullandığı mutlaka olmuştur. Ama falan hadisçi bunu kitabına almamış denebilir.

    Salisen: Gerçekte ise “Manay-ı Hadis” yeterlidir. Bediüzzaman hazretleri bu konu ile ilgili özet olarak şöyle der: “Cumhur-u muhaddisin ve ümmet-i Muhammed’in (sav) kabul ettiği, âlem-i İslam içinde az bir ulemanın başka tevillerle az bir derece zafiyetine hükmettikleri hadislere dünyada hiçbir ehl-i ilim yanlış diyemez. Faraza o hadislerden bazısı mevzu da olsa, mevzuun manası hadis değil demektir, yoksa manası yanlış demek değildir. Manası hak ve doğru olabilir.” (Şualar, 360 ) “Hem hangi mesele var ki, bazı kitaplarda ona ilişilmesin. Hatta İbn-i Cevzî gibi büyük bir muhaddis bâzı sahih ehadîsi mevzû dediğini, ulemâlar taaccüple nakletmişler. Hem, her zaif veya mevzû hadisin manâsı yanlıştır demek değildir. Belki an’aneli senet ile hadîsiyeti katî değildir demektir. Yoksa mânâsı hak ve hakikat olabilir.” (Şualar, 364) Manası hak ve hakikat ise ona hadis değildir denemez. Sahabelerin çoğu hadisleri aynen değil mana olarak bize nakletmişlerdir. Manası doğru ise ona ilişilmez.

    Rabian: “Temizlik imana çağırır” (Celaleddin-i Suyuti, Câmu’s-Sağir, 3:236 (Hadis No:3267)) “Temizlik imanın yarısıdır” (Tirmizi, Daavât, 86; Müsned-i Ahmed, 4:260, 5:362, 363, 365, 372; Müslim, Tahare, 1, 2; Tirmizi, Dua, 85) hadisleri daha güçlü olarak temizliğin imandan olduğunu anlatmaktadır. “Temizlik imandandır” hadisi bunun yanında anlam olarak zayıf kalmaktadır. “Temizlik imanın yarısı” olunca “Temizlik imandandır” sözü elbette daha zayıf bir anlam ifade etmektedir.


    Nurculuk tabiri bir bölücülük değil midir?

    Nurculuk tabiri Afyon savcısına aittir. Bediüzzaman ise onun bu tabirine sahip çıkmıştır. “Ben iman hakikatlerini ve bilhassa Tevhidi ders veriyorum. Ülkemi ve vatanımı seviyorum ve ülkeme ve ülkemin insanlarına hizmet ediyorum siz buna Nurculuk diyorsanız ben bunu da kabul ediyorum” demiştir. Bu tabiri kabul etmenin ayırım ile ilgisi yoktur; ayırım varsa bu ayırımı Afyon savcısı yapmıştır. Bediüzzaman Nurculuk tabirine sahip çıkmakla Nurculuğu İslam’da bir ayırımcılık olarak görmek isteyen ve bunun için ortaya atanların oyunlarını bozmuştur. Bir hakikate farklı bir isim takmak ile mahiyeti değişmez. Kur’anın tefsirlerine Elmalılı, Suyuti, İbn-i Kesir, Risale-i Nur demekle tefsir olmaktan çıkmaz. Hepsi Kur’an tefsiridir. Hepsi Kur’an-ı Kerimin yüksek hakikatlerini insanlara ders vermiştir o kadar.





+ Yorum Gönder