Konusunu Oylayın.: Ehven-i Şer Konusunda Ayet ve Hadis var mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 3 kişi
Ehven-i Şer Konusunda Ayet ve Hadis var mı?
  1. 19.Haziran.2012, 17:58
    1
    Misafir

    Ehven-i Şer Konusunda Ayet ve Hadis var mı?

  2. 20.Haziran.2012, 12:47
    2
    m.deniz
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ocak.2011
    Üye No: 83734
    Mesaj Sayısı: 1,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: .......

    Cevap: Ehven-i Şer Konusunda Ayet ve Hadis var mı?




    Ehven-i Şerle ilgili ayet ve hadis var mıdır?

    Ehven-i Şer İslam Hukukunun temel kurallarındandır. Usulü'd-Dinin önemli prensiplerindendir. Kaynağı elbette Ayet ve Hadislerdir. Ancak ayet ve hadislerden önce Ehve-i Şeri bilmekte fayda vardır. Öncelikle ehven-i şer, şer değildir.

    Hayatta ve mümkinatta hayr-ı mutlak ve şerr-i mutlak azdır. Mümkinatta hükümlerin çoğu izafidir; görecelidir. Yani duruma, şartlara ve kişilere göre değişir. Değişgen olan şeyler ise mutlak hayır ve mutlak şer sayılmazlar. Birine uymayan şey diğerine uyar. Uzunluk, kısalık, yönler, ilaçlar duruma, kişiye ve hastalıklara göre değişir. Bu sebeple mubah olan emirler çoğunluktadır. Farzlar ve haramlar ise sayılı ve bellidir.

    Mutlak hayır farzlardır. Mutlak şer ise haramlardır. Bu ikisi arasındaki hususlar izafi ve göreceli olup mubah emirlerdir ki duruma göre, şartlara göre ve kişilere göre mekruh ve mendup olabilirler. İbadet niyeti ile yapılırsa ibadet olur; kötü niyetle yapılırsa günah olur. Ayrıca birine zarar veren şey diğerine fayda sağlayabilir. Fayda ve zarar gibi hususlar bu sebeple ehven-i şer olarak hüküm alır.

    Hastalıklar, zararlar, felaketler bir kısmına şer olurken, bir başkalarına fayda ve menfaat sağlayabilir. Hasta olmazsa ilaç, doktor ve bununla ilgili sektörler ve iş alanları oluşmaz ve çoğu insanlara fayda sağlayamazdı. Bu sebeple hastalıklar ehven-i şer olarak görülebilir.

    Bediüzzaman hazretleri “Ehak için ihtilafı çıkarma” der. Ve izah eder. “Hakta ittifak ehakta ihtilaf olursa hak ehaktan ehaktır; hasen olur ahsenden ahsen” buyurarak “Ahsen ve ehak” olan hususların azlığına ve hasen ve hak olan hususların çokluğuna dikkat çekmiştir. (Hutbe-i Şamiye, -Hakikat Çekirdekleri, 77- s.131)

    Dört temel renk vardır. Beyaz, siyah, mavi ve sarı. Bunların karışımı ve tonlarından milyonlarca renk türetmek mümkündür. Aynı şekilde mutlak hakikatler çok az olmakla beraber onların aralarında izafi olan milyonlarca doğrular vardır ki bunların tümüne “ehven-i şer” denilir. Bu sebepledir ki aslında ehven-i şer, şer olmayıp hayırdır. Sadece mutlak hayır değildir.

    İzafî hakikatler çok olduğu için Bediüzzaman hocaların ve Ahmet Hamdi Akseki gibi zatların dehşetli ve şiddetli tahribata karşı “ehven-i şer” düsturu ile hareket edip mukaddesatın bir kısmını muhafaza için ilmî makamlarını ve vazifelerini terk etmemiş ve ruhsatla amel ederek, tehlikeyi dörtten bire indirdiklerini ifade ile kusurlarına kefaret olabileceğini belirtir. (Emirdağ Lahikası- 2, 7. Mektup)

    Yine Bediüzzaman siyasilerin yanışlarına “Ehven-i şer” nazarı ile bakıp asayişi korumaya devam etmek gerektiğini belirtir. (Emirdağ Lahikası, Üstadın Son Mektubu)

    Bediüzzaman’a göre “Ehven-i şer, bir adalet-i izafiyedir. Âlemin her hâlinde hayr-ı mahz olmaz.” (Münazarat, 1996, s. 122, 123) Dolayısıyle adalet-i izafiye şer olmadığı malumdur. Bu sebeple “ehven-i şer, şer değil, hayırdır; ama hayr-ı mutlak değildir.” denebilir.

    Ehven-i Şer Usul-i dinin önemli bir kuralı olduğu için Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Gücünüz yettiği kadar Allah’tan korkun” (Tegabün, 64:16) buyurarak mutlak itaat değil, yapabileceği kadarını istemektedir. Çünkü yüce Allah insanın “Gücünün yetmeyeceği şeyi istememektedir.” (Bakara, 2:286) Peygamberimiz (sav) “Bir şey tamamen elde edilmezse, büsbütün terk edilmez” (Keşfu’l-Hafa, 2:196) buyurarak bu ayet-i kerimeyi izah etmiş ve ehven-i şeri ihtiyar konusuna açıklık getirmiştir.

    Bu ayet ve bu hadis “Ehven-i Şer” kuralını bize tavsiye eden ayet ve hadistir. Bununla beraber yüce Allah mutlak hayır olan şeyleri emretmiş ve mutlak şer olanı haram etmiştir. Bu aradaki hususları insanların ihtiyarına, gücüne, imkânına ve şartlara göre bırakmıştır.

    Bediüzzaman bu hadis-i şerifi Münazarat’ta “Sözlerin güzel ama dinleyen nerede? Mesleğin yüce uyan nerede?” diyenlere “Bir şey tamamen elde edilmezse büsbütün terk edilmez” (Münazarat, 1996, s. 119) hadisi ile cevap vermiştir. Hutbe-i Şamiyede ise “Allah’ın rahmetinden ümit kesilmez. Bir şey tamamen elde edilmezse büsbütün terk edilmez.” Sizler çalışmaya başlayın, sonuçları düşünmeyin sürece odaklanın sonuç Allah’a aittir demiştir. (Hutbe-i Şamiye, 1996, s.50)



  3. 20.Haziran.2012, 12:47
    2
    Devamlı Üye



    Ehven-i Şerle ilgili ayet ve hadis var mıdır?

    Ehven-i Şer İslam Hukukunun temel kurallarındandır. Usulü'd-Dinin önemli prensiplerindendir. Kaynağı elbette Ayet ve Hadislerdir. Ancak ayet ve hadislerden önce Ehve-i Şeri bilmekte fayda vardır. Öncelikle ehven-i şer, şer değildir.

    Hayatta ve mümkinatta hayr-ı mutlak ve şerr-i mutlak azdır. Mümkinatta hükümlerin çoğu izafidir; görecelidir. Yani duruma, şartlara ve kişilere göre değişir. Değişgen olan şeyler ise mutlak hayır ve mutlak şer sayılmazlar. Birine uymayan şey diğerine uyar. Uzunluk, kısalık, yönler, ilaçlar duruma, kişiye ve hastalıklara göre değişir. Bu sebeple mubah olan emirler çoğunluktadır. Farzlar ve haramlar ise sayılı ve bellidir.

    Mutlak hayır farzlardır. Mutlak şer ise haramlardır. Bu ikisi arasındaki hususlar izafi ve göreceli olup mubah emirlerdir ki duruma göre, şartlara göre ve kişilere göre mekruh ve mendup olabilirler. İbadet niyeti ile yapılırsa ibadet olur; kötü niyetle yapılırsa günah olur. Ayrıca birine zarar veren şey diğerine fayda sağlayabilir. Fayda ve zarar gibi hususlar bu sebeple ehven-i şer olarak hüküm alır.

    Hastalıklar, zararlar, felaketler bir kısmına şer olurken, bir başkalarına fayda ve menfaat sağlayabilir. Hasta olmazsa ilaç, doktor ve bununla ilgili sektörler ve iş alanları oluşmaz ve çoğu insanlara fayda sağlayamazdı. Bu sebeple hastalıklar ehven-i şer olarak görülebilir.

    Bediüzzaman hazretleri “Ehak için ihtilafı çıkarma” der. Ve izah eder. “Hakta ittifak ehakta ihtilaf olursa hak ehaktan ehaktır; hasen olur ahsenden ahsen” buyurarak “Ahsen ve ehak” olan hususların azlığına ve hasen ve hak olan hususların çokluğuna dikkat çekmiştir. (Hutbe-i Şamiye, -Hakikat Çekirdekleri, 77- s.131)

    Dört temel renk vardır. Beyaz, siyah, mavi ve sarı. Bunların karışımı ve tonlarından milyonlarca renk türetmek mümkündür. Aynı şekilde mutlak hakikatler çok az olmakla beraber onların aralarında izafi olan milyonlarca doğrular vardır ki bunların tümüne “ehven-i şer” denilir. Bu sebepledir ki aslında ehven-i şer, şer olmayıp hayırdır. Sadece mutlak hayır değildir.

    İzafî hakikatler çok olduğu için Bediüzzaman hocaların ve Ahmet Hamdi Akseki gibi zatların dehşetli ve şiddetli tahribata karşı “ehven-i şer” düsturu ile hareket edip mukaddesatın bir kısmını muhafaza için ilmî makamlarını ve vazifelerini terk etmemiş ve ruhsatla amel ederek, tehlikeyi dörtten bire indirdiklerini ifade ile kusurlarına kefaret olabileceğini belirtir. (Emirdağ Lahikası- 2, 7. Mektup)

    Yine Bediüzzaman siyasilerin yanışlarına “Ehven-i şer” nazarı ile bakıp asayişi korumaya devam etmek gerektiğini belirtir. (Emirdağ Lahikası, Üstadın Son Mektubu)

    Bediüzzaman’a göre “Ehven-i şer, bir adalet-i izafiyedir. Âlemin her hâlinde hayr-ı mahz olmaz.” (Münazarat, 1996, s. 122, 123) Dolayısıyle adalet-i izafiye şer olmadığı malumdur. Bu sebeple “ehven-i şer, şer değil, hayırdır; ama hayr-ı mutlak değildir.” denebilir.

    Ehven-i Şer Usul-i dinin önemli bir kuralı olduğu için Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Gücünüz yettiği kadar Allah’tan korkun” (Tegabün, 64:16) buyurarak mutlak itaat değil, yapabileceği kadarını istemektedir. Çünkü yüce Allah insanın “Gücünün yetmeyeceği şeyi istememektedir.” (Bakara, 2:286) Peygamberimiz (sav) “Bir şey tamamen elde edilmezse, büsbütün terk edilmez” (Keşfu’l-Hafa, 2:196) buyurarak bu ayet-i kerimeyi izah etmiş ve ehven-i şeri ihtiyar konusuna açıklık getirmiştir.

    Bu ayet ve bu hadis “Ehven-i Şer” kuralını bize tavsiye eden ayet ve hadistir. Bununla beraber yüce Allah mutlak hayır olan şeyleri emretmiş ve mutlak şer olanı haram etmiştir. Bu aradaki hususları insanların ihtiyarına, gücüne, imkânına ve şartlara göre bırakmıştır.

    Bediüzzaman bu hadis-i şerifi Münazarat’ta “Sözlerin güzel ama dinleyen nerede? Mesleğin yüce uyan nerede?” diyenlere “Bir şey tamamen elde edilmezse büsbütün terk edilmez” (Münazarat, 1996, s. 119) hadisi ile cevap vermiştir. Hutbe-i Şamiyede ise “Allah’ın rahmetinden ümit kesilmez. Bir şey tamamen elde edilmezse büsbütün terk edilmez.” Sizler çalışmaya başlayın, sonuçları düşünmeyin sürece odaklanın sonuç Allah’a aittir demiştir. (Hutbe-i Şamiye, 1996, s.50)






+ Yorum Gönder