Konusunu Oylayın.: Mücedditlerin Sonu Yok mu?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Mücedditlerin Sonu Yok mu?
  1. 19.Haziran.2012, 17:55
    1
    Misafir

    Mücedditlerin Sonu Yok mu?






    Mücedditlerin Sonu Yok mu? Mumsema Mücedditlerin Sonu Yok mu?


  2. 19.Haziran.2012, 17:55
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 20.Haziran.2012, 12:38
    2
    m.deniz
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ocak.2011
    Üye No: 83734
    Mesaj Sayısı: 1,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: .......

    Cevap: Mücedditlerin Sonu Yok mu?




    Her yüz senede bir müceddid-i dinin geleceği hadisle sabittir. (Ebu Davut, Melahim, 1; Mektubat-ı Rabbani, 1:520; Barla Lâhikası, 2006, 268) Bediüzzaman 13. Asrın müceddidi olduğuna göre 14. Asrın müceddidinin Mehdi olacağı anlaşılmaz mı?


    Her yüz senede bir müceddidin geleceği hadisle sabittir ve doğrudur. Ama ne var ki her şeyin bir sonu vardır. İnsanın sonu ölüm ve dünyanın sonu kıyamettir. Sonu olmayan Allah’tır. Peygamberlerin sonuncusu Hz. Muhammed’dir. (sav) Müceddidlerin sonuncusu da Mehdi’dir. Peygamberimiz (sav) “On iki imam gelmeden kıyamet kopmaz” buyurmuştur. Tabii ki bu on iki imam Şia’nın anladığı on iki imam değil; her asır başında gelecek olan mücedditlerdir ki hepsi de “Ehl-i Beyttendir.” On üçüncüsü ise tüm bu imamlardan daha üstün olan Mehdi’dir. Mehdi ise son müceddittir. Ondan sonra müceddit gelmeyecek ve kıyamet kopacaktır. Bu husus gerek “Hizmet Rehberi”nin giriş bölümünde açıkça ifade edildiği gibi, İsmet Efendinin “Risale-i Kutsiye” sinde Mevlana Halid son müceddit, başka müceddid yok Mehdi Müceddit” ifadesi ile açıkça anlatılmıştır.
    Mehdi’den sonra kıyamete kadar geçecek döneme “Mehdi dönemi” denir. Bu dönem 300 sene kadar devam eder ki Bediüzzaman buna “Üç yüz sene sonra gelecek tenkidat-ı ukala mahkemesinden gelen tenkitlere yine aynı hakikatlerle cevap veririm. Ancak o zamanın libasını giydiririm” (Eski Said Dönemi Eserleri, 2009, s. 145) ifadeleri ile işaret eder.

    Taassup ve beklentinin farklı olmasından Yahudi ve Hristiyanların son peygamberi kabul etmeyerek kendi içlerinden gelecek son bir peygamber beklentisi içinde olmaları ancak onların dalaletini artırdığı bir gerçektir. Dünya serveti, saltanatı ve siyaseti kalbini doldurmuş olanlar elbette “züht ve takvayı” esas alan Hz. İsa (as) ve Hz. Muhammed’i (as) kabul etmeyecekti ve etmedi de. Aynı şekilde İmanı, Marifetullahı, Allah rızasını, ahreti ve züht ve takvayı düşünmeyenler, bunları esas alan bir Mehdi’yi kabul etmeyecektir. Zaten Mehdi bekleyenlerin çoğu “Dünyada herkese mal dağıtacak, servet ve zenginlikle gelecek” diye bekledikleri ve “Altın Çağ”ı yakalamak için aradıkları bir gerçektir. Kitaplarında hep Mehdi zamanında teknik ve teknolojik gelişmelerin verdiği zenginliği ve serveti Mehdinin kendisinin yapacağı ve tabi olanlara dağıtacağını düşünmektedirler. Hâlbuki peygamberimiz (sav) Deccal’ın harika gücünü ve Mehdi’nin zamanında olacak bu gelişmeleri onların şahısları ile ve gelecek zamanları ile ilişkilendirdiği için, zaman ve zemini dikkate almayanlar onların şahıslarına izafe etmişlerdir. Mesela, Deccal kırk günde dünyayı gezer harika bir eşeği vardır” demişler. Deccalın tren ve otomobille gezmesini dikkate almamışlardır. Aynı şekilde aynı çağda deccala karşı mücadele eden Mehdi’nin zamanında teknolojik gelişmelerin ve ilmin ve fennin sağladığı zenginliğin Mehdinin şahsından kaynaklandığı şeklinde yorumlayarak hakikatin suretini değiştirmişlerdir. Gerçekte ise Mehdi ve Deccalı tanısın tanımasın o devirde herkes bu servete sahip olacak ve herkes kırk günde dünyayı gezebilecektir.

    O zaman işte içinde olduğumuz bu zamandır. Öyle ise kıyamet yakındır. (Kamer Suresi, 54:1)



  4. 20.Haziran.2012, 12:38
    2
    Devamlı Üye



    Her yüz senede bir müceddid-i dinin geleceği hadisle sabittir. (Ebu Davut, Melahim, 1; Mektubat-ı Rabbani, 1:520; Barla Lâhikası, 2006, 268) Bediüzzaman 13. Asrın müceddidi olduğuna göre 14. Asrın müceddidinin Mehdi olacağı anlaşılmaz mı?


    Her yüz senede bir müceddidin geleceği hadisle sabittir ve doğrudur. Ama ne var ki her şeyin bir sonu vardır. İnsanın sonu ölüm ve dünyanın sonu kıyamettir. Sonu olmayan Allah’tır. Peygamberlerin sonuncusu Hz. Muhammed’dir. (sav) Müceddidlerin sonuncusu da Mehdi’dir. Peygamberimiz (sav) “On iki imam gelmeden kıyamet kopmaz” buyurmuştur. Tabii ki bu on iki imam Şia’nın anladığı on iki imam değil; her asır başında gelecek olan mücedditlerdir ki hepsi de “Ehl-i Beyttendir.” On üçüncüsü ise tüm bu imamlardan daha üstün olan Mehdi’dir. Mehdi ise son müceddittir. Ondan sonra müceddit gelmeyecek ve kıyamet kopacaktır. Bu husus gerek “Hizmet Rehberi”nin giriş bölümünde açıkça ifade edildiği gibi, İsmet Efendinin “Risale-i Kutsiye” sinde Mevlana Halid son müceddit, başka müceddid yok Mehdi Müceddit” ifadesi ile açıkça anlatılmıştır.
    Mehdi’den sonra kıyamete kadar geçecek döneme “Mehdi dönemi” denir. Bu dönem 300 sene kadar devam eder ki Bediüzzaman buna “Üç yüz sene sonra gelecek tenkidat-ı ukala mahkemesinden gelen tenkitlere yine aynı hakikatlerle cevap veririm. Ancak o zamanın libasını giydiririm” (Eski Said Dönemi Eserleri, 2009, s. 145) ifadeleri ile işaret eder.

    Taassup ve beklentinin farklı olmasından Yahudi ve Hristiyanların son peygamberi kabul etmeyerek kendi içlerinden gelecek son bir peygamber beklentisi içinde olmaları ancak onların dalaletini artırdığı bir gerçektir. Dünya serveti, saltanatı ve siyaseti kalbini doldurmuş olanlar elbette “züht ve takvayı” esas alan Hz. İsa (as) ve Hz. Muhammed’i (as) kabul etmeyecekti ve etmedi de. Aynı şekilde İmanı, Marifetullahı, Allah rızasını, ahreti ve züht ve takvayı düşünmeyenler, bunları esas alan bir Mehdi’yi kabul etmeyecektir. Zaten Mehdi bekleyenlerin çoğu “Dünyada herkese mal dağıtacak, servet ve zenginlikle gelecek” diye bekledikleri ve “Altın Çağ”ı yakalamak için aradıkları bir gerçektir. Kitaplarında hep Mehdi zamanında teknik ve teknolojik gelişmelerin verdiği zenginliği ve serveti Mehdinin kendisinin yapacağı ve tabi olanlara dağıtacağını düşünmektedirler. Hâlbuki peygamberimiz (sav) Deccal’ın harika gücünü ve Mehdi’nin zamanında olacak bu gelişmeleri onların şahısları ile ve gelecek zamanları ile ilişkilendirdiği için, zaman ve zemini dikkate almayanlar onların şahıslarına izafe etmişlerdir. Mesela, Deccal kırk günde dünyayı gezer harika bir eşeği vardır” demişler. Deccalın tren ve otomobille gezmesini dikkate almamışlardır. Aynı şekilde aynı çağda deccala karşı mücadele eden Mehdi’nin zamanında teknolojik gelişmelerin ve ilmin ve fennin sağladığı zenginliğin Mehdinin şahsından kaynaklandığı şeklinde yorumlayarak hakikatin suretini değiştirmişlerdir. Gerçekte ise Mehdi ve Deccalı tanısın tanımasın o devirde herkes bu servete sahip olacak ve herkes kırk günde dünyayı gezebilecektir.

    O zaman işte içinde olduğumuz bu zamandır. Öyle ise kıyamet yakındır. (Kamer Suresi, 54:1)






+ Yorum Gönder