Konusunu Oylayın.: Cinlerin Bedenleri Var Mıdır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Cinlerin Bedenleri Var Mıdır?
  1. 19.Haziran.2012, 17:40
    1
    Misafir

    Cinlerin Bedenleri Var Mıdır?

  2. 21.Haziran.2012, 12:38
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,581
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Cinlerin Bedenleri Var Mıdır?




    Cinlerin Bedenleri Var Mıdır?


    M. Ali KAYA
    Soru: Cinlerin bizim gibi maddi bedenleri var mıdır?

    Cevap: Cinler Kur’ân-ı Kerimde “dumansız ateşten” yaratıldığı haber verilir. (Hicr, 15:26-27; Rahman, 55:15) Dumansız ve korsuz ateş ise bildiğimiz elektriktir. Elektrik ise bir nevi yoğun enerji olduğu için görünmez; ama çeşitli vasıtalarla farklı fonksiyonlar göstererek kendi varlığını ve gücünü ispat eder.

    Yüce Allah’ın varlıkları yarattığı bizim bildiğimiz dört temel unsur vardır. Bunlar ateş, ışık, toprak ve su. Ateşin dumanlı, dumansız olmak üzere iki mertebesi, ışığın nura ve nuren-nura kadar üç, suyun katı, gaz ve sıvı olmak üzere üç ve toprağın ise madenler ve elementler sayısınca mertebeleri vardır. İnsan en cami varlık olduğu için insan bedeninde yüce Allah bütün bunları ısı, ışık, katı ve sıvı olmak üzere toplamış, bedeni yaratmış, sonra hayat, ruh ve şuur vererek meleklerden daha üstün özelliklerle donatmıştır. Bu nedenle insan yaratılış ve camiiyet bakımından meleklerden de üstündür. Bu nedenle şeytanın “Ben ateşten yaratıldım, âdem çamurdan, ben ondan üstünüm” demesi cahilane ve ahmakçasına bir hükümdür.

    Madenler cansız, hayatsız ve ruhsuz oldukları için varlığın en alt mertebesini teşkil ederler. Toprakta tüm madenler karışık olduğu için milyonlarca tür bitkiye ve su ile beraber yine milyonlarca tür hayvanlara dayelik, yani analık ederler. Yüce Allah suda ve karada yaşayan bitkilere hayat ve hayvanlara hayatla beraber ruh da verdiği için bitki ve hayvanlar kendilerine verilen üstün özelliklerinden dolayı madenlerin fevkine çıkmışlardır. Bu da “Allah’ın isimlerinin tecellisi” oranında onların Allah’a yakınlığını ve “Esma-i Hüsnaya” ayine oldukları ölçüde terakki ettiğini göstermektedir. İnsan “Esma-i Hüsnaya” ayine olmaya kabiliyeti olduğu için varlıklardan üstündür. İmanlı insan ise imandan kaynaklanan nuraniyeti ile ruhu ve duygularını inkişaf ettirdiği ölçüde Allah’a yakındır.

    Hayvanattan sonra bizim bildiğimiz ateşten yaratılan cinlerin hayat mertebeleri gelir. Cinler ısıdan yaratıldıkları için görünmezler. Görünmedikleri için de bedenlerinin nasıl olduğu bilinemez. Bu nedenle İmam-ı Şafi (ra) “Kim ben cini gördüm derse yalancıdır ve yalancının şehadeti makbul değildir” demiştir. Isının dumanlı kısmına ateş, dumansız kısmına biz elektrik, yani enerji adını veriyoruz. Yüce Allah toprağa maddi bir beden verdiği gibi, ısıya ve elektriğe de yine ısıdan ve elektrikten bir beden vermiştir. Nitekim biz elektriğin nasıl bir varlık olduğunu bilmiyoruz ve görmüyoruz; ancak fonksiyonlarını ve etkilerini görüyor ve hissederek istifade ediyoruz. Elektriği gören yok ancak elektrik bir enerji kaynağıdır ve biz onu (+) kutup, (-) kutup ve (0) nötr enerji şeklinde matematiksel yöntemlerle ve maddenin iletken ve yalıtkan özelliğine dayanarak hissederek bilhassa sibernetik ilmi altında keşfederek bilgisayar teknolojisinin temelini oluşturarak istifade edebiliyoruz.

    Ayrıca elektrikten ısı, ışık, görüntü, ses, soğukluk, güç şeklinde istifade ederek hayatımızı kolaylaştıracak pek çok teknik alet yapabiliyoruz. Bütün bu özelliklere sahip olan ısıdan yüce Allah’ın mahiyetini bilmediğimiz cinleri yaratıp onlara hayat, ruh, nefsani arzular ve şuur vererek imtihana tabi tutması akıldan uzak değildir. Pek çok fonksiyonlara ve güce sahip olarak yaratılan elektriğin özelliklerinden de anlaşılacağı gibi ondan yaratılan cinler de gerek Müslüman cinler gibi hayırda, gerekse kafir cinler/şeytanlar gibi şerli işlerde istihdam edilmeleri aklen ve ilmen mümkündür. Ve yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde onları “Umur-u Hayriye ve Şerriyede” istihdam ettiğini bizlere haber vermektedir.

    Aynı şekilde en alt mertebesi ışık olan nurdan melekleri yaratıp onlara da hayat ve ruh yanında yüksek duygular vererek hayırlı işlerde ve kâinatta koyduğu “Sünnetullah” tabir edilen kanunların işlemesine vasıta yapabilir. Malumdur ki kanunlar ancak onları yürürlüğe koyan memurlar aracılığı ile fonksiyonlarını ifa ederler ve icraata geçerek kanunların ve emirlerin gereğini hayata geçirirler.

    Cinlerin insanın maddi gözüne görünmeye müsait olmayan elektriksel, hızlı ve güçlü bedenleri olduğu gibi, nurani varlıklar olan meleklerin de maddi gözlerin görmesi mümkün olmayan nurani bedenleri vardır. Allah bu bedenlerine hayata ait duygular ve akıl, şuur gibi yüksek duygularla bezenmiş ruh vererek onları “Esma ve Sıfatlarının tecellisinde” ve kainattaki kanunların icrasında istihdam etmektedir.

    Ancak gerek melekler, gerekse cinler elbise mesabesinde maddi bir örtü veya görüntüye bürünrlerse insan gözüne görünebilirler. Cebrail'in (as) Hz. Dıhye (ra) suretinde veya bilinmeyen bir insan şeklinde göründüğü gibi. Cinler de kedi, köpek, yılan ve akrep şeklinde görünmeleri mümkündür.


    Etiketler: Cinler Cin Melekler Hayvanlar Bitkiler Hayat Ruh Beden Ateş Nur Eleltrik Esma-i Hüsna
    fikirbahçesi


  3. 21.Haziran.2012, 12:38
    2
    Moderatör



    Cinlerin Bedenleri Var Mıdır?


    M. Ali KAYA
    Soru: Cinlerin bizim gibi maddi bedenleri var mıdır?

    Cevap: Cinler Kur’ân-ı Kerimde “dumansız ateşten” yaratıldığı haber verilir. (Hicr, 15:26-27; Rahman, 55:15) Dumansız ve korsuz ateş ise bildiğimiz elektriktir. Elektrik ise bir nevi yoğun enerji olduğu için görünmez; ama çeşitli vasıtalarla farklı fonksiyonlar göstererek kendi varlığını ve gücünü ispat eder.

    Yüce Allah’ın varlıkları yarattığı bizim bildiğimiz dört temel unsur vardır. Bunlar ateş, ışık, toprak ve su. Ateşin dumanlı, dumansız olmak üzere iki mertebesi, ışığın nura ve nuren-nura kadar üç, suyun katı, gaz ve sıvı olmak üzere üç ve toprağın ise madenler ve elementler sayısınca mertebeleri vardır. İnsan en cami varlık olduğu için insan bedeninde yüce Allah bütün bunları ısı, ışık, katı ve sıvı olmak üzere toplamış, bedeni yaratmış, sonra hayat, ruh ve şuur vererek meleklerden daha üstün özelliklerle donatmıştır. Bu nedenle insan yaratılış ve camiiyet bakımından meleklerden de üstündür. Bu nedenle şeytanın “Ben ateşten yaratıldım, âdem çamurdan, ben ondan üstünüm” demesi cahilane ve ahmakçasına bir hükümdür.

    Madenler cansız, hayatsız ve ruhsuz oldukları için varlığın en alt mertebesini teşkil ederler. Toprakta tüm madenler karışık olduğu için milyonlarca tür bitkiye ve su ile beraber yine milyonlarca tür hayvanlara dayelik, yani analık ederler. Yüce Allah suda ve karada yaşayan bitkilere hayat ve hayvanlara hayatla beraber ruh da verdiği için bitki ve hayvanlar kendilerine verilen üstün özelliklerinden dolayı madenlerin fevkine çıkmışlardır. Bu da “Allah’ın isimlerinin tecellisi” oranında onların Allah’a yakınlığını ve “Esma-i Hüsnaya” ayine oldukları ölçüde terakki ettiğini göstermektedir. İnsan “Esma-i Hüsnaya” ayine olmaya kabiliyeti olduğu için varlıklardan üstündür. İmanlı insan ise imandan kaynaklanan nuraniyeti ile ruhu ve duygularını inkişaf ettirdiği ölçüde Allah’a yakındır.

    Hayvanattan sonra bizim bildiğimiz ateşten yaratılan cinlerin hayat mertebeleri gelir. Cinler ısıdan yaratıldıkları için görünmezler. Görünmedikleri için de bedenlerinin nasıl olduğu bilinemez. Bu nedenle İmam-ı Şafi (ra) “Kim ben cini gördüm derse yalancıdır ve yalancının şehadeti makbul değildir” demiştir. Isının dumanlı kısmına ateş, dumansız kısmına biz elektrik, yani enerji adını veriyoruz. Yüce Allah toprağa maddi bir beden verdiği gibi, ısıya ve elektriğe de yine ısıdan ve elektrikten bir beden vermiştir. Nitekim biz elektriğin nasıl bir varlık olduğunu bilmiyoruz ve görmüyoruz; ancak fonksiyonlarını ve etkilerini görüyor ve hissederek istifade ediyoruz. Elektriği gören yok ancak elektrik bir enerji kaynağıdır ve biz onu (+) kutup, (-) kutup ve (0) nötr enerji şeklinde matematiksel yöntemlerle ve maddenin iletken ve yalıtkan özelliğine dayanarak hissederek bilhassa sibernetik ilmi altında keşfederek bilgisayar teknolojisinin temelini oluşturarak istifade edebiliyoruz.

    Ayrıca elektrikten ısı, ışık, görüntü, ses, soğukluk, güç şeklinde istifade ederek hayatımızı kolaylaştıracak pek çok teknik alet yapabiliyoruz. Bütün bu özelliklere sahip olan ısıdan yüce Allah’ın mahiyetini bilmediğimiz cinleri yaratıp onlara hayat, ruh, nefsani arzular ve şuur vererek imtihana tabi tutması akıldan uzak değildir. Pek çok fonksiyonlara ve güce sahip olarak yaratılan elektriğin özelliklerinden de anlaşılacağı gibi ondan yaratılan cinler de gerek Müslüman cinler gibi hayırda, gerekse kafir cinler/şeytanlar gibi şerli işlerde istihdam edilmeleri aklen ve ilmen mümkündür. Ve yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde onları “Umur-u Hayriye ve Şerriyede” istihdam ettiğini bizlere haber vermektedir.

    Aynı şekilde en alt mertebesi ışık olan nurdan melekleri yaratıp onlara da hayat ve ruh yanında yüksek duygular vererek hayırlı işlerde ve kâinatta koyduğu “Sünnetullah” tabir edilen kanunların işlemesine vasıta yapabilir. Malumdur ki kanunlar ancak onları yürürlüğe koyan memurlar aracılığı ile fonksiyonlarını ifa ederler ve icraata geçerek kanunların ve emirlerin gereğini hayata geçirirler.

    Cinlerin insanın maddi gözüne görünmeye müsait olmayan elektriksel, hızlı ve güçlü bedenleri olduğu gibi, nurani varlıklar olan meleklerin de maddi gözlerin görmesi mümkün olmayan nurani bedenleri vardır. Allah bu bedenlerine hayata ait duygular ve akıl, şuur gibi yüksek duygularla bezenmiş ruh vererek onları “Esma ve Sıfatlarının tecellisinde” ve kainattaki kanunların icrasında istihdam etmektedir.

    Ancak gerek melekler, gerekse cinler elbise mesabesinde maddi bir örtü veya görüntüye bürünrlerse insan gözüne görünebilirler. Cebrail'in (as) Hz. Dıhye (ra) suretinde veya bilinmeyen bir insan şeklinde göründüğü gibi. Cinler de kedi, köpek, yılan ve akrep şeklinde görünmeleri mümkündür.


    Etiketler: Cinler Cin Melekler Hayvanlar Bitkiler Hayat Ruh Beden Ateş Nur Eleltrik Esma-i Hüsna
    fikirbahçesi


  4. 18.Aralık.2012, 13:20
    3
    Fetva Meclisi
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 23.Ocak.2007
    Üye No: 6
    Mesaj Sayısı: 9,482
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 102

    Cevap: Cinlerin Bedenleri Var Mıdır?

    Cinlerin varlığı hak mıdır?
    cinlerin varlığı ile ilgili ayetler
    cinlerin varlığı ile ilgili kurandan ayetler

    Cin sözlükte “örtülü ve gizli varlık, görünmeyen şey” anlamındadır. İnsanın duyu organlarıyla idrak edilemeyen bu varlıklar gayb âlemine ait olup mahiyetleri konusunda fazla bir şey söylemek mümkün değildir. Cinlerin varlığı ve mahiyetlerine dair bilgiler ancak ilahî vahiy yoluyla Peygamberlere Allah’ın bildirdiği kadarıyla bilinir. Kur’an-ı Kerim’de cinlerin alevli/dumansız, yalın ateşten yaratıldıkları zikredilir (Hicr, 15/27; Rahmân, 55/15). Ayrıca Kur’an’da “Cin sûresi” adıyla bir sûre mevcut olup, daha birçok âyette ve sahîh hadislerde cinlerden bahsedilmektedir. Bu bakımdan cinlerin varlığı gerçek olup her müminin buna inanması gerekir. İnsanlık tarihi ve tecrübesi, dinî, felsefî ve sosyal bilimler yanında çeşitli fennî/bilimsel araştırmalar da cinlerin varlığını imkânsız görmemektedir. Cinlerin insanlardan daha uzun ömürlü olduğu, insanların bilemediği gizli şeyleri bildikleri ve eşyaya tasarrufta olağan dışı maharetlere sahip oldukları âyet ve hadis yorumlarından çıkarılmaktadır. Bununla birlikte cinler görünmeyen gayb âlemine ait bir boyutta oldukları için onların yaşayış tarzı, insanlarla ilişkileri gibi konularda kesin yargılarda bulunmak mümkün görülmemiştir. Gayb âlemiyle ilgili varlıklar olmalarına rağmen cinler de “mutlak gaybı” bilmezler. Zira gaybın bilgisi sadece Allah’a aittir. Bu konuda Yüce Allah şöyle buyurur: “Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman’ın cesedi yıkılınca cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı.” (Sebe’, 34/14) Bu itibarla her ne kadar cinlerin hayat sürelerinin uzunluğu, ruhanî ve manevi varlıklar olmaları, meleklerden haber çalmaları gibi sebeplerle, insanların bilmediği, geçmişe ve şu ana ait bazı olayları bilebildikleri ileri sürülse de onların “mutlak gaybı” bilmedikleri gibi gaybla ilgili verdikleri bilgilere de güvenilmez. Zâriyât sûresinin 56. âyetinde cinlerin de insanlar gibi Allah’ı bilip ona ibadet etmekle sorumlu oldukları şöyle belirtilir: “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım”. Bu demektir ki cinler de insanlar gibi Allah’a inanıp emir ve yasaklarına uymakla sorumlu tutulmuşlardır.




  5. 18.Aralık.2012, 13:20
    3
    Moderatör
    Cinlerin varlığı hak mıdır?
    cinlerin varlığı ile ilgili ayetler
    cinlerin varlığı ile ilgili kurandan ayetler

    Cin sözlükte “örtülü ve gizli varlık, görünmeyen şey” anlamındadır. İnsanın duyu organlarıyla idrak edilemeyen bu varlıklar gayb âlemine ait olup mahiyetleri konusunda fazla bir şey söylemek mümkün değildir. Cinlerin varlığı ve mahiyetlerine dair bilgiler ancak ilahî vahiy yoluyla Peygamberlere Allah’ın bildirdiği kadarıyla bilinir. Kur’an-ı Kerim’de cinlerin alevli/dumansız, yalın ateşten yaratıldıkları zikredilir (Hicr, 15/27; Rahmân, 55/15). Ayrıca Kur’an’da “Cin sûresi” adıyla bir sûre mevcut olup, daha birçok âyette ve sahîh hadislerde cinlerden bahsedilmektedir. Bu bakımdan cinlerin varlığı gerçek olup her müminin buna inanması gerekir. İnsanlık tarihi ve tecrübesi, dinî, felsefî ve sosyal bilimler yanında çeşitli fennî/bilimsel araştırmalar da cinlerin varlığını imkânsız görmemektedir. Cinlerin insanlardan daha uzun ömürlü olduğu, insanların bilemediği gizli şeyleri bildikleri ve eşyaya tasarrufta olağan dışı maharetlere sahip oldukları âyet ve hadis yorumlarından çıkarılmaktadır. Bununla birlikte cinler görünmeyen gayb âlemine ait bir boyutta oldukları için onların yaşayış tarzı, insanlarla ilişkileri gibi konularda kesin yargılarda bulunmak mümkün görülmemiştir. Gayb âlemiyle ilgili varlıklar olmalarına rağmen cinler de “mutlak gaybı” bilmezler. Zira gaybın bilgisi sadece Allah’a aittir. Bu konuda Yüce Allah şöyle buyurur: “Süleyman’ın ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun ölümünü onlara ancak değneğini yemekte olan bir kurt gösterdi. Süleyman’ın cesedi yıkılınca cinler anladılar ki, eğer gaybı bilmiş olsalardı aşağılayıcı azap içinde kalmamış olacaklardı.” (Sebe’, 34/14) Bu itibarla her ne kadar cinlerin hayat sürelerinin uzunluğu, ruhanî ve manevi varlıklar olmaları, meleklerden haber çalmaları gibi sebeplerle, insanların bilmediği, geçmişe ve şu ana ait bazı olayları bilebildikleri ileri sürülse de onların “mutlak gaybı” bilmedikleri gibi gaybla ilgili verdikleri bilgilere de güvenilmez. Zâriyât sûresinin 56. âyetinde cinlerin de insanlar gibi Allah’ı bilip ona ibadet etmekle sorumlu oldukları şöyle belirtilir: “Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım”. Bu demektir ki cinler de insanlar gibi Allah’a inanıp emir ve yasaklarına uymakla sorumlu tutulmuşlardır.




  6. 29.Mart.2015, 14:13
    4
    Misafir

    tesettur bir bayanin kocasi tarafindan istemmemesi

    kocam sacimi acmami istiyor gunahi nedir gunah banami yazilir onami yazilir


  7. 29.Mart.2015, 14:13
    4
    aynur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    aynur
    Misafir
    kocam sacimi acmami istiyor gunahi nedir gunah banami yazilir onami yazilir





+ Yorum Gönder