Konusunu Oylayın.: Kader İmanın Sınırları

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kader İmanın Sınırları
  1. 19.Haziran.2012, 17:35
    1
    Misafir

    Kader İmanın Sınırları

  2. 22.Haziran.2012, 17:28
    2
    m.deniz
    Devamlı Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 30.Ocak.2011
    Üye No: 83734
    Mesaj Sayısı: 1,194
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 12
    Yaş: 27
    Bulunduğu yer: .......

    Cevap: Kader İmanın Sınırları




    Kader Allah’ın ilim ve iradesinin tecellisi olduğu için Allah’ın ilim ve iradesinin kapsamı kadar geniş bir kavramdır. Malumdur ki Allah’ın ilmi ve iradesi her şeyi kuşatmıştır. Geçmiş gelecek, ezel ebed, dünya ve ahrete ait hiçbir şey Allah’ın ilmi ve iradesi haricinde olamaz. Allah irade etmez ve dilemezse bir atom hareket etmez ve sinek kanadını oynatamaz.

    Yüce Allah “Allah dilemedikçe sizler isteyemezsiniz” (İnsan, 76:30) buyurur. Bu ayete göre Allah’ın iradesi her şeye hâkimdir. Meşiet-i İslamiye asıldır, kader hâkimdir. Meşiet-i ilâhiye, meşiet-i insaniyeyi geri verir. “Kader hükmedince iktidar-ı beşer konuşmaz, insanın cüz’î iradesi susar. (Mektubat, 56) Bu nedenle Allah’ın iradesi her şeye hakim olduğu için biz insanlar yapacağımız işlerde dahi “tabi, tabi” yerine “İnşallah, inşallah” demekle mükellefiz. Geleceğe ait her konuda “Allah dilerse” “Allah izin verirse” diyerek kaderin müsaade etmesi ile yapabileceğimizi belirtir. Çünkü meşiet-i ilâhiye ile vücuda gelen işlerde “inşallah” yerine bilerek “tabi tabi” demek büyük hatadır. (Mektubat, 237)

    Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Herhangi bir iş için Allah’ın dilemesi dışında ben yarın yapacağım deme!” (Kehf, 18:23-24) buyurur. Zira geleceğe ait bir şeyi yapma konusunda insanın iradesi yeterli değildir. Zira “Hiç kimse yarın ne olacağını ve ne kazanacağını, başına ne geleceğini bilemez.” (Lokman, 31:32) ve Allah dilemedikçe hiçbir şey vücuda gelmez.

    Kaderin iki yönü vardır. Birincisi varlığa bakan yönü. Kaderin varlığa bakan yönünde her şey hayırdır. Ve Allah’ın takdir ettiği her şey vücuttur, hayırdır. Yüce Allah her şeyi hayır için yaratmıştır. Ya bizzat hayırdır, vücut gibi veya netice itibarıyla hayırdır musibetler ve hastalıklar gibi. Bu nedenle “El-hayru fî mahtâhullah” yani “Allahın murad ettiği her şeyde hayır vardır, hayırdır ve hayır hâkimdir” denilmiştir. İkincisi insana ve insanın iradesine bakan yönü ile de kaderin her şeyi hayırdır. Allah’ın rahmeti, şefkati ve merhameti ile beraber yüzlerce esması hayrı isterler. Şerler ise insanın imansızlığı, kötü niyeti ve nefsani ve şehevani istekleri ile tecavüz ederek haksızlık ve zulme sebep olmasından gerçekte hayır ve nimet olan hususu kendi hakkında şer ve çirkin hale getirerek kendisine ve çevresine zarar vermesinden kaynaklanır. Zaten bu nedenle insan suç işlemiş ve cezayı hak etmiş olur.

    Konuyu anlayabilmek için misallerle anlatacak olursak ateşin yaratılışı hayır içindir. İnsan için de büyük nimettir. İnsan kendisine hayırlı olması için yaratılan ateşe tedbirsizliği, kötü niyeti ile parmağını soksa ve yaksa veya evinin yanmasına sebep olsa o hizmetkârını kendisine düşman etmiş ve cezasını çekmiş olur. Aynı şekilde Allah cehennemi ve cehenneme sebep olan şeytanı hayır için yaratmıştır. İnsanı şeytana uysun ve cehenneme girsin diye yaratmamıştır. Bilakis insan imansızlığı, kötü niyeti ve nefsani arzuları ile şeytan uyar ve suç işler cehennemi hak eder. Gerçekte ise Allah cehennemi yaratmış ve insanı cehennem ile tehdit etmiştir ki şerlerden ve şeytana uymaktan sakınsın ve çekinsin nefsini ıslah etsin, ruhunu ulvi duygularla geliştirerek cennete layık hale gelsin. Yani devlet hapishaneyi insanlar suç işlesin de hapse girsinler diye değil, bilakis suç işlemesinler ve hapis korkusu ile suçta uzak dursunlar diye yapmıştır.

    Yine devlet öğrenciler sınıfta kalsın diye “Sınıf Geçme Yönetmenliği” çıkarmamıştır. Zaten adı üstünde “Sınıf Geçme Yönetmenliği” denilmiş; ama burada konulan şartlara uymayanlar ve çalışarak 45-50 puanlık bilgiyi kazanamayanlar sınıfta kalırlar ve sene kaybederler. Böyle bir şart olmazsa hiç kimse bilgi sahibi olmaz ve cahil kalır. Demek “Yönetmenlikte sınıfta kalma şartlarının yazılması” öğrencileri öğrenmeye ve sınıfı geçmeye teşvik etmek içindir ve öğrenciler için hayırdır.

    İşte “Kadere İman” her şeyin Allah’ın ilim, irade ve kudreti ile meydana geldiğine inanmaktır ve sadece hayır ve şerle sınırlı değildir. Her şey Allah’ın iradesi ve dilemesi iledir.
    m.ali kaya




  3. 22.Haziran.2012, 17:28
    2
    Devamlı Üye



    Kader Allah’ın ilim ve iradesinin tecellisi olduğu için Allah’ın ilim ve iradesinin kapsamı kadar geniş bir kavramdır. Malumdur ki Allah’ın ilmi ve iradesi her şeyi kuşatmıştır. Geçmiş gelecek, ezel ebed, dünya ve ahrete ait hiçbir şey Allah’ın ilmi ve iradesi haricinde olamaz. Allah irade etmez ve dilemezse bir atom hareket etmez ve sinek kanadını oynatamaz.

    Yüce Allah “Allah dilemedikçe sizler isteyemezsiniz” (İnsan, 76:30) buyurur. Bu ayete göre Allah’ın iradesi her şeye hâkimdir. Meşiet-i İslamiye asıldır, kader hâkimdir. Meşiet-i ilâhiye, meşiet-i insaniyeyi geri verir. “Kader hükmedince iktidar-ı beşer konuşmaz, insanın cüz’î iradesi susar. (Mektubat, 56) Bu nedenle Allah’ın iradesi her şeye hakim olduğu için biz insanlar yapacağımız işlerde dahi “tabi, tabi” yerine “İnşallah, inşallah” demekle mükellefiz. Geleceğe ait her konuda “Allah dilerse” “Allah izin verirse” diyerek kaderin müsaade etmesi ile yapabileceğimizi belirtir. Çünkü meşiet-i ilâhiye ile vücuda gelen işlerde “inşallah” yerine bilerek “tabi tabi” demek büyük hatadır. (Mektubat, 237)

    Yüce Allah Kur’ân-ı Kerimde “Herhangi bir iş için Allah’ın dilemesi dışında ben yarın yapacağım deme!” (Kehf, 18:23-24) buyurur. Zira geleceğe ait bir şeyi yapma konusunda insanın iradesi yeterli değildir. Zira “Hiç kimse yarın ne olacağını ve ne kazanacağını, başına ne geleceğini bilemez.” (Lokman, 31:32) ve Allah dilemedikçe hiçbir şey vücuda gelmez.

    Kaderin iki yönü vardır. Birincisi varlığa bakan yönü. Kaderin varlığa bakan yönünde her şey hayırdır. Ve Allah’ın takdir ettiği her şey vücuttur, hayırdır. Yüce Allah her şeyi hayır için yaratmıştır. Ya bizzat hayırdır, vücut gibi veya netice itibarıyla hayırdır musibetler ve hastalıklar gibi. Bu nedenle “El-hayru fî mahtâhullah” yani “Allahın murad ettiği her şeyde hayır vardır, hayırdır ve hayır hâkimdir” denilmiştir. İkincisi insana ve insanın iradesine bakan yönü ile de kaderin her şeyi hayırdır. Allah’ın rahmeti, şefkati ve merhameti ile beraber yüzlerce esması hayrı isterler. Şerler ise insanın imansızlığı, kötü niyeti ve nefsani ve şehevani istekleri ile tecavüz ederek haksızlık ve zulme sebep olmasından gerçekte hayır ve nimet olan hususu kendi hakkında şer ve çirkin hale getirerek kendisine ve çevresine zarar vermesinden kaynaklanır. Zaten bu nedenle insan suç işlemiş ve cezayı hak etmiş olur.

    Konuyu anlayabilmek için misallerle anlatacak olursak ateşin yaratılışı hayır içindir. İnsan için de büyük nimettir. İnsan kendisine hayırlı olması için yaratılan ateşe tedbirsizliği, kötü niyeti ile parmağını soksa ve yaksa veya evinin yanmasına sebep olsa o hizmetkârını kendisine düşman etmiş ve cezasını çekmiş olur. Aynı şekilde Allah cehennemi ve cehenneme sebep olan şeytanı hayır için yaratmıştır. İnsanı şeytana uysun ve cehenneme girsin diye yaratmamıştır. Bilakis insan imansızlığı, kötü niyeti ve nefsani arzuları ile şeytan uyar ve suç işler cehennemi hak eder. Gerçekte ise Allah cehennemi yaratmış ve insanı cehennem ile tehdit etmiştir ki şerlerden ve şeytana uymaktan sakınsın ve çekinsin nefsini ıslah etsin, ruhunu ulvi duygularla geliştirerek cennete layık hale gelsin. Yani devlet hapishaneyi insanlar suç işlesin de hapse girsinler diye değil, bilakis suç işlemesinler ve hapis korkusu ile suçta uzak dursunlar diye yapmıştır.

    Yine devlet öğrenciler sınıfta kalsın diye “Sınıf Geçme Yönetmenliği” çıkarmamıştır. Zaten adı üstünde “Sınıf Geçme Yönetmenliği” denilmiş; ama burada konulan şartlara uymayanlar ve çalışarak 45-50 puanlık bilgiyi kazanamayanlar sınıfta kalırlar ve sene kaybederler. Böyle bir şart olmazsa hiç kimse bilgi sahibi olmaz ve cahil kalır. Demek “Yönetmenlikte sınıfta kalma şartlarının yazılması” öğrencileri öğrenmeye ve sınıfı geçmeye teşvik etmek içindir ve öğrenciler için hayırdır.

    İşte “Kadere İman” her şeyin Allah’ın ilim, irade ve kudreti ile meydana geldiğine inanmaktır ve sadece hayır ve şerle sınırlı değildir. Her şey Allah’ın iradesi ve dilemesi iledir.
    m.ali kaya







+ Yorum Gönder