Konusunu Oylayın.: Tevbe etmek mi daha iyidir yoksa tekrar tevbeyi bozup tevbe etmemek mi iyidir?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Tevbe etmek mi daha iyidir yoksa tekrar tevbeyi bozup tevbe etmemek mi iyidir?
  1. 16.Haziran.2012, 16:41
    1
    Misafir

    Tevbe etmek mi daha iyidir yoksa tekrar tevbeyi bozup tevbe etmemek mi iyidir?






    Tevbe etmek mi daha iyidir yoksa tekrar tevbeyi bozup tevbe etmemek mi iyidir? Mumsema tevbe etmek mi daha iyidir yoksa tekrar tevbeyi bozup tevbe etmemek mi iyidir


  2. 16.Haziran.2012, 17:54
    2
    burcealtug
    Kıdemli Üye

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 25.Şubat.2012
    Üye No: 94504
    Mesaj Sayısı: 980
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 10
    Bulunduğu yer: ALLAHÜTELANIN ARŞININ ALTINDA HERHANGİBİR YER

    Cevap: tevbe etmek mi daha iyidir yoksa tekrar tevbeyi bozup tevbe etmemek mi iyidir?




    her ne olursan ol yine gel....
    ne kadar günah edrsen et samimiyetine bağlı. Tövbe etmen hayırlı elbette. etmemek şeytandandır.
    Ama yap yap tövbe et buda samimi olmadığına işarettir.


  3. 16.Haziran.2012, 17:54
    2
    Kıdemli Üye



    her ne olursan ol yine gel....
    ne kadar günah edrsen et samimiyetine bağlı. Tövbe etmen hayırlı elbette. etmemek şeytandandır.
    Ama yap yap tövbe et buda samimi olmadığına işarettir.


  4. 16.Haziran.2012, 17:56
    3
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: tevbe etmek mi daha iyidir yoksa tekrar tevbeyi bozup tevbe etmemek mi iyidir?


    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحاً



    TEVBE ETMENİN ÖNEMİ

    Muhterem Müslümanlar!

    Tevbe; kulun günahını itiraf etmesi ve ondan pişmanlık duyup bir daha yapmamaya karar vermesidir. Günahlar, Rabbimizle aramızdaki sevgi bağını zayıflatır. O’nun ihsanına ve rahmetine perde olur. Manevi kişiliğimizi zedeler ve gönül dünyamızı karartır. Bu bakımdan tevbe, kulluğumuzu ve Allah ile olan sevgi bağımızı yeniden tesis eder, günah ile zedelenen gönül dünyamızı onarır.
    Aziz Müminler!

    Yüce Allah’ın kuluna tevbe etme fırsatı bahşetmesi O’nun sonsuz rahmetinin bir ifadesidir. Çünkü Allah(c.c.) işledikleri günahlar yüzünden kullarını hemen cezalandırmamakta, tevbe etmeleri için mühlet vermekte ve rahmet kapısını gece ve gündüz hep açık tutmaktadır. Sevgili Peygamberimiz bu durumu, bir hadis-i şerifinde şöyle ifade etmiştir: “Aziz ve Celil olan Allah, gündüz günah işleyenlerin tevbesini kabul etmek için gece, gece günah işleyenlerin tevbesini kabul etmek için de gündüz kulun tevbe etmesini bekler, bu durum kıyamete kadar devam eder.”
    [1] Yüce Allah’ın bir ismi de “Tevvab”(çok bağışlayan) dır. Kulun günahından dolayı samimi tevbe etmesi O’nu hoşnut eder. Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette, bizleri tövbeye davet etmekte ve tevbe edenleri bağışlayıp cennetine koyacağı müjdesini vermektedir. Nitekim bu hususta Tahrim suresi 8. ayette Yüce Rabbimiz : “ Ey iman edenler! Samimi (Nasuh) bir tevbe ile Allah`a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve Onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar ” [2] diye buyurmaktadır . Peygamber Efendimiz tevbeyi teşvik eden bir hadislerinde : “Ey insanlar! Allah`a tevbe ve istiğfar ediniz, ben günde yüz kere tevbe ediyorum” [3] diye buyurarak tevbenin ne derece gerekli olduğunu kendi uygulamasıyla bizlere öğretmektedir.

    Değerli Mü’minler!

    Tevbe etmenin bir takım şartları bulunmaktadır: Bunlar günahın bir an evvel bırakılması, işlenen günaha pişmanlık duyulması, bir daha günah işlenmeyeceğine kesin olarak karar verilmesi ve işlenen günah eğer kul hakkı ile ilgili ise mutlaka hak sahibi ile helâlleşmesidir. Kul hakkıyla ilgili Peygamberimiz Efendimiz (sav): “ Kimin üzerinde kardeşinin bir hakkı varsa veya başka bir şey sebebiyle bir alacağı varsa, dinar ve dirhemin bulunmadığı kıyamet günü gelmezden önce, daha dünyadayken helalleşsin”
    [4] buyurmaktadır.

    Muhterem Cemaat!

    Ölümün ne zaman geleceğini hiç kimse bilemez. Bu nedenle gecikmeden samimiyetle Allah’a yönelerek tevbe edelim. Salih amellerle tevbemizi pekiştirelim. Hutbemi bir ayet mealiyle bitirmek istiyorum: “ Ancak, tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başkadır ; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir .”
    [5]

    Cenab-ı Hak bizleri kendisinin istediği şekilde davranan ve tevbe ettiğinde de tevbesi kabul olunanlardan eylesin!






    Abdullah AYYILDIZ

    Kıralan Köyü Camii İ.H.

    LİCE




    [1] Tirmizi, K ı yamet 50, H.No:2501

    [2] Tahrim, 66/8

    [3] Müslim, Tevbe, 32, H.No:2760

    [4] Buhari, Mezalim 10; Ahmet,b.Hanbel, Müsned, II/506

    [5] Furkan,25/70



  5. 16.Haziran.2012, 17:56
    3
    Silent and lonely rains

    يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا تُوبُوا إِلَى اللَّهِ تَوْبَةً نَّصُوحاً



    TEVBE ETMENİN ÖNEMİ

    Muhterem Müslümanlar!

    Tevbe; kulun günahını itiraf etmesi ve ondan pişmanlık duyup bir daha yapmamaya karar vermesidir. Günahlar, Rabbimizle aramızdaki sevgi bağını zayıflatır. O’nun ihsanına ve rahmetine perde olur. Manevi kişiliğimizi zedeler ve gönül dünyamızı karartır. Bu bakımdan tevbe, kulluğumuzu ve Allah ile olan sevgi bağımızı yeniden tesis eder, günah ile zedelenen gönül dünyamızı onarır.
    Aziz Müminler!

    Yüce Allah’ın kuluna tevbe etme fırsatı bahşetmesi O’nun sonsuz rahmetinin bir ifadesidir. Çünkü Allah(c.c.) işledikleri günahlar yüzünden kullarını hemen cezalandırmamakta, tevbe etmeleri için mühlet vermekte ve rahmet kapısını gece ve gündüz hep açık tutmaktadır. Sevgili Peygamberimiz bu durumu, bir hadis-i şerifinde şöyle ifade etmiştir: “Aziz ve Celil olan Allah, gündüz günah işleyenlerin tevbesini kabul etmek için gece, gece günah işleyenlerin tevbesini kabul etmek için de gündüz kulun tevbe etmesini bekler, bu durum kıyamete kadar devam eder.”
    [1] Yüce Allah’ın bir ismi de “Tevvab”(çok bağışlayan) dır. Kulun günahından dolayı samimi tevbe etmesi O’nu hoşnut eder. Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de birçok ayette, bizleri tövbeye davet etmekte ve tevbe edenleri bağışlayıp cennetine koyacağı müjdesini vermektedir. Nitekim bu hususta Tahrim suresi 8. ayette Yüce Rabbimiz : “ Ey iman edenler! Samimi (Nasuh) bir tevbe ile Allah`a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve Onunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde Allah sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere koyar ” [2] diye buyurmaktadır . Peygamber Efendimiz tevbeyi teşvik eden bir hadislerinde : “Ey insanlar! Allah`a tevbe ve istiğfar ediniz, ben günde yüz kere tevbe ediyorum” [3] diye buyurarak tevbenin ne derece gerekli olduğunu kendi uygulamasıyla bizlere öğretmektedir.

    Değerli Mü’minler!

    Tevbe etmenin bir takım şartları bulunmaktadır: Bunlar günahın bir an evvel bırakılması, işlenen günaha pişmanlık duyulması, bir daha günah işlenmeyeceğine kesin olarak karar verilmesi ve işlenen günah eğer kul hakkı ile ilgili ise mutlaka hak sahibi ile helâlleşmesidir. Kul hakkıyla ilgili Peygamberimiz Efendimiz (sav): “ Kimin üzerinde kardeşinin bir hakkı varsa veya başka bir şey sebebiyle bir alacağı varsa, dinar ve dirhemin bulunmadığı kıyamet günü gelmezden önce, daha dünyadayken helalleşsin”
    [4] buyurmaktadır.

    Muhterem Cemaat!

    Ölümün ne zaman geleceğini hiç kimse bilemez. Bu nedenle gecikmeden samimiyetle Allah’a yönelerek tevbe edelim. Salih amellerle tevbemizi pekiştirelim. Hutbemi bir ayet mealiyle bitirmek istiyorum: “ Ancak, tövbe edip de inanan ve salih amel işleyenler başkadır ; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir .”
    [5]

    Cenab-ı Hak bizleri kendisinin istediği şekilde davranan ve tevbe ettiğinde de tevbesi kabul olunanlardan eylesin!






    Abdullah AYYILDIZ

    Kıralan Köyü Camii İ.H.

    LİCE




    [1] Tirmizi, K ı yamet 50, H.No:2501

    [2] Tahrim, 66/8

    [3] Müslim, Tevbe, 32, H.No:2760

    [4] Buhari, Mezalim 10; Ahmet,b.Hanbel, Müsned, II/506

    [5] Furkan,25/70






+ Yorum Gönder