Konusunu Oylayın.: Cihad için sartların olgunlasması mı lazım,cihad yapmayan bir mümin günah kazanır mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Cihad için sartların olgunlasması mı lazım,cihad yapmayan bir mümin günah kazanır mı?
  1. 13.Haziran.2012, 20:59
    1
    Misafir

    Cihad için sartların olgunlasması mı lazım,cihad yapmayan bir mümin günah kazanır mı?






    Cihad için sartların olgunlasması mı lazım,cihad yapmayan bir mümin günah kazanır mı? Mumsema Yüce Rabbimiz bize cihadı emrediyor, milyonlarca müslüman bunlara alimlerde dahil boş duruyor ama , cihad için sartların olgunlasması mı lazım? cihad yapmayan bir mümin ameli salihde olsa günah kazanır mı?


  2. 13.Haziran.2012, 20:59
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    Yüce Rabbimiz bize cihadı emrediyor, milyonlarca müslüman bunlara alimlerde dahil boş duruyor ama , cihad için sartların olgunlasması mı lazım? cihad yapmayan bir mümin ameli salihde olsa günah kazanır mı?


    Benzer Konular

    - Cihad'a ve Cihad Cephelerine Karşı Önyargılar

    - Ankebut suresi 6. ayet: Cihad eden, ancak kendisi için cihad etmiş olur. Şüphesiz Allah, âlemlerden

    - Cihad kaç çeşittir? Bugün bizlerin yapması gereken cihad nasıl olmalıdır?

    - İslami Cihad Komutanı: Cihad Nadva

    - Cihad Nedir? Cihad ile ilgili bütün konular

  3. 14.Haziran.2012, 16:23
    2
    islamdostu
    hizmetkar

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Temmuz.2008
    Üye No: 26997
    Mesaj Sayısı: 823
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 9

    Cevap: cihad için sartların olgunlasması mı lazım,cihad yapmayan bir mümin günah kaza




    Cihadı emreden ayetleri nasıl anlamalıyız. Cihad ile savaş aynı şeyler midir?




    Müminlerin bütün faaliyetlerinin Allah rızasını kazanmaya yönelik olması gerektiğini ifade eden Kur’an,
    “De ki: şübhesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm hepsi Alemlerin Rabbı Allah içindir.” (En’am, 6/162)
    cümleleriyle ve
    “ Allah uğrunda –Allah'ın rızasına ulaşmak uğrunda – hakkıyla cihat edin.” (Hac, 22/78)
    emri ile cihadı da Allah rızasına ulaşmaya bir vesile kılmıştır. Cihad bu yönüyle diğer savaşlardan farklılık gösterir.

    Cihad, bedeni ve mali bir ibadettir; Müslümanlara saldırıda bulunan kafirlere karşı yapılır. İslamiyet dahilde (yurt içinde) mücadeleyi yasaklamıştır. Dahildeki cihad silah ile olmaz, tebliğ ile, ikna ile, irşad ile olur. Dahilde hiçbir şekilde Müslüman Müslümana kılıç çekemez. Müslümanın Müslümana silah çekmesi en büyük günahlardandır. Dahildeki kavganın, savaşın adı cihad değil “fitne”dir. Fitne ise, adam öldürmekten daha korkunçtur. (Bakara, 2/217 ).

    İslamın ilk intişar dönemleri incelendiğinde, Mekke müşriklerinin Hz. Peygamber (asv)'e ve sahabelerine reva gördükleri eza ve cefa tüyler ürperticidir. Bu cefalarla müminlerin hicrete mecbur edilmeleri, Mekke’de kalan mal ve mülklerine el konulması ve onların topyekün imha edilmeleri kastıyla 500-600 kilometrelik yolu kat’ edilerek Medine’ye kadar gelinmesi, müşriklere karşı koymayı artık zorunlu olarak mecbur kılmıştı. Nitekim Kur’an'ın ilk nazil olan ayetlerde savaşın meşru sayılmasının sebepleri kafirlerin saldırı ve zülmü olduğu açıkça belirtilmiştir. (bk. Hac, 22/39-40; Bakara, 2/190; Nisa, 4/75; Tevbe, 9/13).

    Kur'an'a göre; akdi bozmak, siyasette iki yüzlülük yaparak hıyanet ederek arkadan vurmak fiilen savaş teşebbüsü ve saldırı ve el altından düşmanlarla anlaşmak gibi eylemler savaş yapmanın sebeplerinden sayılmıştır.

    Bununla birlikte, İslam’ı tebliğ için de savaşlar yapılmıştır. Bu savaşlarda temel espiri, insanları zorla İslam’a sokmak amacıyla değil, ferdi planda tebliğ imkanının bulunmadığı bu ülkelerde Hak dine ulaşma imkanları ellerinden alınan insanları hürriyetlerine kavuşturmak ve herkesin dilediği inancı serbestçe seçebileceği bir ortam hazırlamaktır. Bu hareketleri “istila” ve “sömürü” savaşlarından ayırmak için de özelikle “fetih” (açmak) tabiri kullanılmıştır.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet



  4. 14.Haziran.2012, 16:23
    2
    hizmetkar



    Cihadı emreden ayetleri nasıl anlamalıyız. Cihad ile savaş aynı şeyler midir?




    Müminlerin bütün faaliyetlerinin Allah rızasını kazanmaya yönelik olması gerektiğini ifade eden Kur’an,
    “De ki: şübhesiz benim namazım, ibadetlerim, hayatım ve ölümüm hepsi Alemlerin Rabbı Allah içindir.” (En’am, 6/162)
    cümleleriyle ve
    “ Allah uğrunda –Allah'ın rızasına ulaşmak uğrunda – hakkıyla cihat edin.” (Hac, 22/78)
    emri ile cihadı da Allah rızasına ulaşmaya bir vesile kılmıştır. Cihad bu yönüyle diğer savaşlardan farklılık gösterir.

    Cihad, bedeni ve mali bir ibadettir; Müslümanlara saldırıda bulunan kafirlere karşı yapılır. İslamiyet dahilde (yurt içinde) mücadeleyi yasaklamıştır. Dahildeki cihad silah ile olmaz, tebliğ ile, ikna ile, irşad ile olur. Dahilde hiçbir şekilde Müslüman Müslümana kılıç çekemez. Müslümanın Müslümana silah çekmesi en büyük günahlardandır. Dahildeki kavganın, savaşın adı cihad değil “fitne”dir. Fitne ise, adam öldürmekten daha korkunçtur. (Bakara, 2/217 ).

    İslamın ilk intişar dönemleri incelendiğinde, Mekke müşriklerinin Hz. Peygamber (asv)'e ve sahabelerine reva gördükleri eza ve cefa tüyler ürperticidir. Bu cefalarla müminlerin hicrete mecbur edilmeleri, Mekke’de kalan mal ve mülklerine el konulması ve onların topyekün imha edilmeleri kastıyla 500-600 kilometrelik yolu kat’ edilerek Medine’ye kadar gelinmesi, müşriklere karşı koymayı artık zorunlu olarak mecbur kılmıştı. Nitekim Kur’an'ın ilk nazil olan ayetlerde savaşın meşru sayılmasının sebepleri kafirlerin saldırı ve zülmü olduğu açıkça belirtilmiştir. (bk. Hac, 22/39-40; Bakara, 2/190; Nisa, 4/75; Tevbe, 9/13).

    Kur'an'a göre; akdi bozmak, siyasette iki yüzlülük yaparak hıyanet ederek arkadan vurmak fiilen savaş teşebbüsü ve saldırı ve el altından düşmanlarla anlaşmak gibi eylemler savaş yapmanın sebeplerinden sayılmıştır.

    Bununla birlikte, İslam’ı tebliğ için de savaşlar yapılmıştır. Bu savaşlarda temel espiri, insanları zorla İslam’a sokmak amacıyla değil, ferdi planda tebliğ imkanının bulunmadığı bu ülkelerde Hak dine ulaşma imkanları ellerinden alınan insanları hürriyetlerine kavuşturmak ve herkesin dilediği inancı serbestçe seçebileceği bir ortam hazırlamaktır. Bu hareketleri “istila” ve “sömürü” savaşlarından ayırmak için de özelikle “fetih” (açmak) tabiri kullanılmıştır.
    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet






+ Yorum Gönder