Konusunu Oylayın.: Nikahta şafii taklit yapabilirmiyim?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Nikahta şafii taklit yapabilirmiyim?
  1. 09.Haziran.2012, 01:34
    1
    Misafir

    Nikahta şafii taklit yapabilirmiyim?






    Nikahta şafii taklit yapabilirmiyim? Mumsema sa.ben ve eşim hanefiyiz ve nikahımız hanefi mezhebine uygun kıyıldı nikah akdini eşimle ve bir imamla karşılıklı yaptık 2de şahit vardı.benim ve eşimin babası nikahı aynı odada izlediler.ben şimdi eşimi 3 talakla boşadım ama çok pişmanım ve bi çare ararken şafii mezhebini taklit edilebileceğini duydum.bu bizim içinde geçerlimi caizmi?


  2. 09.Haziran.2012, 01:34
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir



    sa.ben ve eşim hanefiyiz ve nikahımız hanefi mezhebine uygun kıyıldı nikah akdini eşimle ve bir imamla karşılıklı yaptık 2de şahit vardı.benim ve eşimin babası nikahı aynı odada izlediler.ben şimdi eşimi 3 talakla boşadım ama çok pişmanım ve bi çare ararken şafii mezhebini taklit edilebileceğini duydum.bu bizim içinde geçerlimi caizmi?


    Benzer Konular

    - Şafii mezhebini taklit hakkında

    - Şafii mezhebinde nikahta veli şartı

    - Şafii mezhebine göre nikahta taklit olur mu?

    - Gusülde şafii taklit

    - Hanefi meshebini taklit eden bir kadın şafii meshebini taklit eden bir ailenin çoçuğunu 3 defa emzir

  3. 10.Haziran.2012, 11:25
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: nikahta şafii taklit yapabilirmiyim?




    Alıntı
    sa.ben ve eşim hanefiyiz ve nikahımız hanefi mezhebine uygun kıyıldı nikah akdini eşimle ve bir imamla karşılıklı yaptık 2de şahit vardı.benim ve eşimin babası nikahı aynı odada izlediler.ben şimdi eşimi 3 talakla boşadım ama çok pişmanım ve bi çare ararken şafii mezhebini taklit edilebileceğini duydum.bu bizim içinde geçerlimi caizmi?
    ve aleykumusselam ve rahmetullah,

    Bir lafızda üç talakla hanımını boşayan kimseye hanımının haram olacağında, helal olması için zevc-i ahar (yani başka birisiyle evlenip ayrıldıktan sonra ilk kocasıyla evlenebileceği) gerekeceğinde cumhur muttefiktir. Hatta alimlerden bazıları bu konuda icma olduğunu bile söylemişlerdir.
    1917 tarihli Osmanlı Hukuku Aile kararnamesi de cumhurun görüşünü benimsemiştir. Bunun yanında, özellikle zahiriler ve İbni Teymiyye böyle bir boşamanın tek talak sayılacağını söylediklerinden, günümüz fıkıhçılarından bazıları buna dayanarak, bu görüşle fetva vermektedirler. Yani bir mecliste söylenilen iki üç ve daha fazla boşamayı bir talak sayıp, diğerlerini tekit olarak kabul ediyorlar. Tabii ki, bu tasarruflarında daha çok ailenin dağılmasıyla ortaya çıkacak zararları ve hala çiftlerin birbirleriyle olan beraberliklerini sürdürmek istediklerini göz önüne alıyorlar.
    Ama unutulmamalıdır ki, dini meselelerde olduğu gibi talak konusunda da ihtiyatı elden bırakmamak gerekir. Bunun için burada üç talağı geçersiz saymak haramlık hususunda riayet edilmesi pek gerekli olan ihtiyat kaidesine de muvafık olmayacaktır.
    Meselenin ehemmiyeti anlaşıldıktan sonra, bizlere düşen bu tür tasarruflarımızı iyice düşünüp taşındıktan sonra gerçekleştirmek olmalıdır ki, sonucu itibariyle altından kalkamayacağımız durumlara yol açmayalım.

    Hz. Hasan (r.anh.) hilafete seçildiğinde karısı Ayşe tebrik etmiş, Hz. Hasan sinirlenerek:
    Demek sen Hz. Ali'nin öldürülmüş olmasından dolayı seviniyorsun, Sen üç talakla boşsun’ diyerek üç talak gerçekleşmiştir.
    Daha sonra da Hz. Hasan(r.anh); Eğer ben; kişi karısını hayız haindeyken üç kez boşarsa veya belirsiz olarak üç kez boşarsa başka bir erkekle evleninceye kadar kendisine helal olmaz hadis-i şerifini işitmemiş olsaydım ona dönerdim buyurmuştur.
    Bu hadis-i şerif üç talakla ayrı ayrı veya toptan boşanan bir kadının hulle yapılmadıkça kocasına helal olmayacağını göstermektedir..
    (Hasen b. Ali, karısı Aişe el-Has'amiyye'yi boşamış, sonra pişmanlık duyup şöyle demiştir: "Eğer dedemin, "Karısını iddet içerisinde üç talakla boşayan bir kimse, bir daha ona dönemez" dediğini duymamış olsaydım, ona tekrar dönerdim")
    (Beyhakî, es-Sunenu'l-Kubrâ, VII, 257; el Heytemî, Mecmau'z-Zevâid, IV, 330).)

    Şafii Mezhebine Göre Boşamanın (talâk) sayısı

    Dinimize göre evli bir kadın, kocasına üç nikâh bağıyla bağlıdır. Her bir
    boşamada bu bağlardan biri çözülür. Bu bağların biri veya ikisi çözüldüğün­de,
    kadın iddet beklemekteyse eşler dilerlerse yeni bir nikâh akdetmeden
    ev­liliklerini devam ettirebilirler. İddet sona erdikten sonra ise, dilerlerse
    usulüne uygun yeni bir nikâh akdederek evliliklerini devam ettirebilirler. Ama
    bu bağ­ların üçü de ortadan kalkınca, evlilikleri kesin olarak sona erer ve
    artık bir da­ha evlenemezler. Bu eşlerin yeniden evlenebilmek için anlaşmalı
    hülle yolu­na başvurmaları ise dinimizin asla tasvip etmediği bir yöntemdir.



  4. 10.Haziran.2012, 11:25
    2
    Hadimul Müslimin



    Alıntı
    sa.ben ve eşim hanefiyiz ve nikahımız hanefi mezhebine uygun kıyıldı nikah akdini eşimle ve bir imamla karşılıklı yaptık 2de şahit vardı.benim ve eşimin babası nikahı aynı odada izlediler.ben şimdi eşimi 3 talakla boşadım ama çok pişmanım ve bi çare ararken şafii mezhebini taklit edilebileceğini duydum.bu bizim içinde geçerlimi caizmi?
    ve aleykumusselam ve rahmetullah,

    Bir lafızda üç talakla hanımını boşayan kimseye hanımının haram olacağında, helal olması için zevc-i ahar (yani başka birisiyle evlenip ayrıldıktan sonra ilk kocasıyla evlenebileceği) gerekeceğinde cumhur muttefiktir. Hatta alimlerden bazıları bu konuda icma olduğunu bile söylemişlerdir.
    1917 tarihli Osmanlı Hukuku Aile kararnamesi de cumhurun görüşünü benimsemiştir. Bunun yanında, özellikle zahiriler ve İbni Teymiyye böyle bir boşamanın tek talak sayılacağını söylediklerinden, günümüz fıkıhçılarından bazıları buna dayanarak, bu görüşle fetva vermektedirler. Yani bir mecliste söylenilen iki üç ve daha fazla boşamayı bir talak sayıp, diğerlerini tekit olarak kabul ediyorlar. Tabii ki, bu tasarruflarında daha çok ailenin dağılmasıyla ortaya çıkacak zararları ve hala çiftlerin birbirleriyle olan beraberliklerini sürdürmek istediklerini göz önüne alıyorlar.
    Ama unutulmamalıdır ki, dini meselelerde olduğu gibi talak konusunda da ihtiyatı elden bırakmamak gerekir. Bunun için burada üç talağı geçersiz saymak haramlık hususunda riayet edilmesi pek gerekli olan ihtiyat kaidesine de muvafık olmayacaktır.
    Meselenin ehemmiyeti anlaşıldıktan sonra, bizlere düşen bu tür tasarruflarımızı iyice düşünüp taşındıktan sonra gerçekleştirmek olmalıdır ki, sonucu itibariyle altından kalkamayacağımız durumlara yol açmayalım.

    Hz. Hasan (r.anh.) hilafete seçildiğinde karısı Ayşe tebrik etmiş, Hz. Hasan sinirlenerek:
    Demek sen Hz. Ali'nin öldürülmüş olmasından dolayı seviniyorsun, Sen üç talakla boşsun’ diyerek üç talak gerçekleşmiştir.
    Daha sonra da Hz. Hasan(r.anh); Eğer ben; kişi karısını hayız haindeyken üç kez boşarsa veya belirsiz olarak üç kez boşarsa başka bir erkekle evleninceye kadar kendisine helal olmaz hadis-i şerifini işitmemiş olsaydım ona dönerdim buyurmuştur.
    Bu hadis-i şerif üç talakla ayrı ayrı veya toptan boşanan bir kadının hulle yapılmadıkça kocasına helal olmayacağını göstermektedir..
    (Hasen b. Ali, karısı Aişe el-Has'amiyye'yi boşamış, sonra pişmanlık duyup şöyle demiştir: "Eğer dedemin, "Karısını iddet içerisinde üç talakla boşayan bir kimse, bir daha ona dönemez" dediğini duymamış olsaydım, ona tekrar dönerdim")
    (Beyhakî, es-Sunenu'l-Kubrâ, VII, 257; el Heytemî, Mecmau'z-Zevâid, IV, 330).)

    Şafii Mezhebine Göre Boşamanın (talâk) sayısı

    Dinimize göre evli bir kadın, kocasına üç nikâh bağıyla bağlıdır. Her bir
    boşamada bu bağlardan biri çözülür. Bu bağların biri veya ikisi çözüldüğün­de,
    kadın iddet beklemekteyse eşler dilerlerse yeni bir nikâh akdetmeden
    ev­liliklerini devam ettirebilirler. İddet sona erdikten sonra ise, dilerlerse
    usulüne uygun yeni bir nikâh akdederek evliliklerini devam ettirebilirler. Ama
    bu bağ­ların üçü de ortadan kalkınca, evlilikleri kesin olarak sona erer ve
    artık bir da­ha evlenemezler. Bu eşlerin yeniden evlenebilmek için anlaşmalı
    hülle yolu­na başvurmaları ise dinimizin asla tasvip etmediği bir yöntemdir.






+ Yorum Gönder