Konusunu Oylayın.: Şehir Dışında Barınma Yurtlar, Cemaat Evleri

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 1 kişi
Şehir Dışında Barınma Yurtlar, Cemaat Evleri
  1. 04.Haziran.2012, 06:22
    1
    Misafir

    Şehir Dışında Barınma Yurtlar, Cemaat Evleri






    Şehir Dışında Barınma Yurtlar, Cemaat Evleri Mumsema Şehir Dışında Barınma Yurtlar, Cemaat Evleri hakkında bilgi


  2. 04.Haziran.2012, 06:22
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 04.Haziran.2012, 07:00
    2
    Yetim
    Hadimul Müslimin

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 31.Ocak.2007
    Üye No: 9
    Mesaj Sayısı: 1,994
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 22
    Bulunduğu yer: Hadimul Müslimin

    Cevap: Şehir Dışında Barınma Yurtlar, Cemaat Evleri




    Kalınacak yerler:

    Devlet yurtları, özel yurtlar, Cemaat yurtları ve evleri, öğrenci evi (yahut diğer ismiyle yetimhane), park ve bahçeler daire başkanlığı

    Devlet Yurtları:

    Açıkçası öğrenciler tarafından pek sevilmez; ama en çok da oralarda kalınır. Yukarda saydığım –parklar- hariç- kalma yerlerinin en ucuzudur. Çıkan yemekler genelde beğenilmez ve ders çalışmaya uygun ortamlar olmadığından şikâyet edilir. Devlet yurtlarında kalan öğrencilerin çoğunluğu ikinci senesinde ya özel yurda ya cemaat yurduna / evine ya da özel eve çıkar. Hiç mi memnun olan yoktur? Elbette vardır; ama ben karşılaşmadım. Ha bazı devlet yurtları vardır ki çoğu özel yurda taş çıkartır gerçekten. 4 senesini de devlet yurdunda kalarak geçiren öğrenciler de vardır; bunlar elbet memnun ki orada geçiriyor 4 senesini de.

    Özel Yurtlar:

    Kazandığınız üniversite size gerekli belgeleri göndereceği zaman bu belgelerin içinde birkaç özel yurdun tanıtım kitapçığı da olacaktır. Size ilk tavsiyem, eğer özel yurtlarda kalmaya karar verirseniz, çok iyi araştırın ve sonra seçin hangi yurtta kalacağınızı. Hemen pat diye atlamayın. Mesela, özel bir yurt, aylık yaklaşık 250 YTL alıp sadece yatma hizmeti verebiliyor. Sabah – akşam yemek yok. Bu yüzden neler sunduklarını gidin birinci ağızdan bilgi alarak öğrenin.

    Cemaat Yurtları:

    Aslında bu yurtları da özel yurtlar kapsamında değerlendirebiliriz; fakat takdir ederseniz ki işleyişi çok farklıdır. Pek çok cemaat bulunduğu için ve hepsinin işleyişini bilmediğim için bu konuda yardımcı olamayacağım.

    Cemaat Evleri:

    Türkiye’de öğrencilere yönelik hizmette bulunan birçok cemaat mevcuttur. Bunlardan en teşkilatlısı – belki bilirsiniz – Fethullah Gülen Cemaati’dir. Bunun dışında Yeni Asya Cemaati, Yazıcılar, Okuyucular, Meşveret gibi temelde Fethullah Gülen Cemaati ile aynı olan; ama daha sonradan o veya bu sebeple özelde ayrılan cemaatler de vardır. Süleyman Hilmi Tunahan Cemaati, Kadiriler, Menzilciler, İlim Yayma Cemiyeti diye bu sıralama gider. Enderun Eğitim Vakfı da üniversite öğrencilerine yönelik barınma sağlayan vakıflar içindedir. Bunların yanı sıra Nakşibendî Tarikatına bağlı olan Altınoluk Cemaati vardır. Hatırlayabildiklerim bunlar.

    Genel olarak barınma sağlayış sistemleri:

    Bir evde çoğunlukla 6 kişi kalır. Bu 6 kişiden büyük ve daha tecrübeli olan biri ev başkanı seçilir. Yerine göre “abi, reis” olarak da adlandırılabilir. Ev abisinin de bir üstü vardır ve bu kişi de ona karşı sorumludur. Onun da bir üstü vardır onun da bir üstü vardır, bu emir-komuta zinciri bu şekilde en tepedeki kişiye kadar gider. Bu hiyerarşi, Nur Cemaati’nde mükemmel bir şekilde işlemektedir. Nerdeyse hiçbir aksama olmaz. Kalınan evler büyük çoğunlukla zengin hayırseverler tarafından dayanır ve döşenir. Çok az Nur Cemaati evinde kalitesiz oturma gruplarıyla karşılaşırsınız. İstikbal, Bellona gibi sermayesi yine cemaat sermayesi olan markalı eşya ile donatılır. Bu tür evlere aylık gıda yardımı yapılır ve öğrencilere de belli miktarda burs sağlanır. Bunlara karşılık olarak tabii ki ev kiraları da özel yurt aylıklarına yaklaşır. Çoğunluğu 150 YTL’den fazladır ev kiralarının. Ev başkanlarının günlük, haftalık yahut aylık istişareleri olur ve katılmak zorunludur. Bunun dışında namazların kılınmasına mümkün mertebe dikkat edilir ve haftada birkaç sefer yüksek mertebede bulunan abiler tarafından hem dini içerikli hem de diğer konuları içeren sohbetler yapılır. Evlerde nöbetçilik sistemi hâkimdir, yani her gün için bir kişi belirlenir ve o kişi o gün evin kızı ilan edilir. Evin kızı, belirlenen vakitlerde sabah kahvaltısını ve akşam yemeğini yapmakla mükelleftir ve gerekirse öğle yemeği. Genelde pazar günü, temizlik günüdür. Bu temizlik işi evlere göre değişiklik gösterir yani artık o ev hangi sistemi koymuşsa ona göre hareket edilir. Ya pazar günü için seçilen bir nöbetçi vardır ve o nöbetçi bütün evi –salon, mutfak, tuvalet ve banyo- baştan ayağa temizler; kişisel odalara karışılmaz; herkes kendi odasından sorumludur, ya da her hafta temizlik için belirlenen kişiler vardır ve her kişiye farklı odalar verilir; mesela, Ömer banyoyu, Barış tuvaleti, Tercan da salonu temizler. Korkarım fazla ayrıntıya girdim, burada keseyim bari . Aslında söylediklerimin eksiği var fazlası yok; ama genel olarak işleyiş budur.


    Öğrenci evi ( yahut diğer ismiyle yetimhane):

    Birkaç arkadaş, başlarına neler geleceğinden habersiz, birinci senenin sonunda kafa kafaya verir ve “Hadi, okula yakın bir yerlerden ev tutalım; bıktım artık çarşıdan okula otobüsle gelmekten” der; ama çoğunlukla birinci senenin sonunda ev tutulamaz. Bu kafadar arkadaşlar, ikinci senenin sonu yaklaşırken ev mevzusunu konuşmak üzere yine bir araya gelirler ve “Artık canımıza tak etti kardeşim, tutuyorsak tutalım şu evi de rahat edelim kafamıza göre olalım özgür olalım, hey hey hey” diyerekten ve birbirlerini acayip bir şekilde gaza getirerekten o senenin sonunda o ev tutulur ve angut gibi o yaz o evde kalınmasa da 3 ay boyunca kira verilir. Neyse gırgırı bırakıp biraz ciddi olalım; ama bu dediklerim de ciddi ha valla.
    Öğrenci evi, meşhur adı budur. Öğrencilerin çok yoğun olduğu bir kente gidecekseniz eğer ve orada ev tutmaya karar verecekseniz ve tutacağınız ev 3+1 olacaksa 500 YTL’ye kadar varan fahiş fiyatlara kulağınız yeterince aşina olacaktır. Ev kiraları öğrenci için her zaman nispeten daha yüksektir. Ev sahiplerinde “Nasıl olsa 4 kişiler” mantığı var oldukça da fiyatlar bu şekilde devam edecektir.
    Bir aile geçindirmenin bir öğrenci evi geçindirmekten belki de tek farkı, çocuk bezi masrafının olmamasıdır. Elektrik, su, telefon ( internet bağlatırsanız), ADSL, doğalgaz faturaları, doğalgaz yoksa tüp parası ödemekten, bunların yanı sıra her ay 200 YTL’ye yakın mutfak masrafını karşılamaktan usanacak duruma gelirsiniz; ayrıca apartman aidat parası da var. Bunların sonucunda bir bunalım anında iki sene önce eve taşınma fikrini size aşılayan arkadaşınızı yalnız bir zamanında yakalayıp linç etme girişiminde bulunabilirsiniz. Ha tabii ki ev kurma aşamasında ev için alınacak olan eşyaya yapacağınız masrafı da atlamayalım. Gördüğünüz gibi “Rahat olalım, kafamıza göre olalım; daha özgür olalım; sabahlara kadar uyumayalım” fikrinden yola çıkılarak gelinen nokta, faturaları ödemedir.
    Ben gine espri ile karışık anlattım; ama inanın durum, bu anlattığımdan çok da farklı değil. Bir öğrenci evinde kalmak, gerçekten zor iş; ama hiç mi iyi yanı yok bu meretin? Var tabii ki: Kendi seçtiğiniz arkadaşlarla, kafanıza uygun, fikirleri size yakın olan kişilerle bir arada kalmak çok güzel bir şeydir. Yaza yakın günlerde bir çay demleyip balkona çıkmak ve oturup efkâr alışverişi yapmak kadar güzel bir şey daha varsa o da hüzünlü bir şarkı ve sigara eşliğinde efkârlanmaktır.


    Park ve bahçeler daire başkanlığı:

    Belediyelerin sağladığı bir hizmettir ve şehrin düz olan her yerinde görülebilir. Sabah, öğle, akşam yemekleri gibi hiçbir hizmet yoktur. Kişi azığını kendi temin eder.
    Ben şu ana kadar parkta yatan çaresiz bir öğrenci görmedim çok şükür. Eğer varsa da Allah yardımcısı olsun.


    Arkadaşlar benim barınma hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Çevrenizde üniversitede okumuş kişilere de kalacak yerler hakkında kesinlikle başvurun ve ondan sonra karar verir. Diyeceğim, üniversiteyi okuyacağınız şehre gitmeden önce kalacağınız yer –özel olarak olmasa da- belli olsun.


  4. 04.Haziran.2012, 07:00
    2
    Hadimul Müslimin



    Kalınacak yerler:

    Devlet yurtları, özel yurtlar, Cemaat yurtları ve evleri, öğrenci evi (yahut diğer ismiyle yetimhane), park ve bahçeler daire başkanlığı

    Devlet Yurtları:

    Açıkçası öğrenciler tarafından pek sevilmez; ama en çok da oralarda kalınır. Yukarda saydığım –parklar- hariç- kalma yerlerinin en ucuzudur. Çıkan yemekler genelde beğenilmez ve ders çalışmaya uygun ortamlar olmadığından şikâyet edilir. Devlet yurtlarında kalan öğrencilerin çoğunluğu ikinci senesinde ya özel yurda ya cemaat yurduna / evine ya da özel eve çıkar. Hiç mi memnun olan yoktur? Elbette vardır; ama ben karşılaşmadım. Ha bazı devlet yurtları vardır ki çoğu özel yurda taş çıkartır gerçekten. 4 senesini de devlet yurdunda kalarak geçiren öğrenciler de vardır; bunlar elbet memnun ki orada geçiriyor 4 senesini de.

    Özel Yurtlar:

    Kazandığınız üniversite size gerekli belgeleri göndereceği zaman bu belgelerin içinde birkaç özel yurdun tanıtım kitapçığı da olacaktır. Size ilk tavsiyem, eğer özel yurtlarda kalmaya karar verirseniz, çok iyi araştırın ve sonra seçin hangi yurtta kalacağınızı. Hemen pat diye atlamayın. Mesela, özel bir yurt, aylık yaklaşık 250 YTL alıp sadece yatma hizmeti verebiliyor. Sabah – akşam yemek yok. Bu yüzden neler sunduklarını gidin birinci ağızdan bilgi alarak öğrenin.

    Cemaat Yurtları:

    Aslında bu yurtları da özel yurtlar kapsamında değerlendirebiliriz; fakat takdir ederseniz ki işleyişi çok farklıdır. Pek çok cemaat bulunduğu için ve hepsinin işleyişini bilmediğim için bu konuda yardımcı olamayacağım.

    Cemaat Evleri:

    Türkiye’de öğrencilere yönelik hizmette bulunan birçok cemaat mevcuttur. Bunlardan en teşkilatlısı – belki bilirsiniz – Fethullah Gülen Cemaati’dir. Bunun dışında Yeni Asya Cemaati, Yazıcılar, Okuyucular, Meşveret gibi temelde Fethullah Gülen Cemaati ile aynı olan; ama daha sonradan o veya bu sebeple özelde ayrılan cemaatler de vardır. Süleyman Hilmi Tunahan Cemaati, Kadiriler, Menzilciler, İlim Yayma Cemiyeti diye bu sıralama gider. Enderun Eğitim Vakfı da üniversite öğrencilerine yönelik barınma sağlayan vakıflar içindedir. Bunların yanı sıra Nakşibendî Tarikatına bağlı olan Altınoluk Cemaati vardır. Hatırlayabildiklerim bunlar.

    Genel olarak barınma sağlayış sistemleri:

    Bir evde çoğunlukla 6 kişi kalır. Bu 6 kişiden büyük ve daha tecrübeli olan biri ev başkanı seçilir. Yerine göre “abi, reis” olarak da adlandırılabilir. Ev abisinin de bir üstü vardır ve bu kişi de ona karşı sorumludur. Onun da bir üstü vardır onun da bir üstü vardır, bu emir-komuta zinciri bu şekilde en tepedeki kişiye kadar gider. Bu hiyerarşi, Nur Cemaati’nde mükemmel bir şekilde işlemektedir. Nerdeyse hiçbir aksama olmaz. Kalınan evler büyük çoğunlukla zengin hayırseverler tarafından dayanır ve döşenir. Çok az Nur Cemaati evinde kalitesiz oturma gruplarıyla karşılaşırsınız. İstikbal, Bellona gibi sermayesi yine cemaat sermayesi olan markalı eşya ile donatılır. Bu tür evlere aylık gıda yardımı yapılır ve öğrencilere de belli miktarda burs sağlanır. Bunlara karşılık olarak tabii ki ev kiraları da özel yurt aylıklarına yaklaşır. Çoğunluğu 150 YTL’den fazladır ev kiralarının. Ev başkanlarının günlük, haftalık yahut aylık istişareleri olur ve katılmak zorunludur. Bunun dışında namazların kılınmasına mümkün mertebe dikkat edilir ve haftada birkaç sefer yüksek mertebede bulunan abiler tarafından hem dini içerikli hem de diğer konuları içeren sohbetler yapılır. Evlerde nöbetçilik sistemi hâkimdir, yani her gün için bir kişi belirlenir ve o kişi o gün evin kızı ilan edilir. Evin kızı, belirlenen vakitlerde sabah kahvaltısını ve akşam yemeğini yapmakla mükelleftir ve gerekirse öğle yemeği. Genelde pazar günü, temizlik günüdür. Bu temizlik işi evlere göre değişiklik gösterir yani artık o ev hangi sistemi koymuşsa ona göre hareket edilir. Ya pazar günü için seçilen bir nöbetçi vardır ve o nöbetçi bütün evi –salon, mutfak, tuvalet ve banyo- baştan ayağa temizler; kişisel odalara karışılmaz; herkes kendi odasından sorumludur, ya da her hafta temizlik için belirlenen kişiler vardır ve her kişiye farklı odalar verilir; mesela, Ömer banyoyu, Barış tuvaleti, Tercan da salonu temizler. Korkarım fazla ayrıntıya girdim, burada keseyim bari . Aslında söylediklerimin eksiği var fazlası yok; ama genel olarak işleyiş budur.


    Öğrenci evi ( yahut diğer ismiyle yetimhane):

    Birkaç arkadaş, başlarına neler geleceğinden habersiz, birinci senenin sonunda kafa kafaya verir ve “Hadi, okula yakın bir yerlerden ev tutalım; bıktım artık çarşıdan okula otobüsle gelmekten” der; ama çoğunlukla birinci senenin sonunda ev tutulamaz. Bu kafadar arkadaşlar, ikinci senenin sonu yaklaşırken ev mevzusunu konuşmak üzere yine bir araya gelirler ve “Artık canımıza tak etti kardeşim, tutuyorsak tutalım şu evi de rahat edelim kafamıza göre olalım özgür olalım, hey hey hey” diyerekten ve birbirlerini acayip bir şekilde gaza getirerekten o senenin sonunda o ev tutulur ve angut gibi o yaz o evde kalınmasa da 3 ay boyunca kira verilir. Neyse gırgırı bırakıp biraz ciddi olalım; ama bu dediklerim de ciddi ha valla.
    Öğrenci evi, meşhur adı budur. Öğrencilerin çok yoğun olduğu bir kente gidecekseniz eğer ve orada ev tutmaya karar verecekseniz ve tutacağınız ev 3+1 olacaksa 500 YTL’ye kadar varan fahiş fiyatlara kulağınız yeterince aşina olacaktır. Ev kiraları öğrenci için her zaman nispeten daha yüksektir. Ev sahiplerinde “Nasıl olsa 4 kişiler” mantığı var oldukça da fiyatlar bu şekilde devam edecektir.
    Bir aile geçindirmenin bir öğrenci evi geçindirmekten belki de tek farkı, çocuk bezi masrafının olmamasıdır. Elektrik, su, telefon ( internet bağlatırsanız), ADSL, doğalgaz faturaları, doğalgaz yoksa tüp parası ödemekten, bunların yanı sıra her ay 200 YTL’ye yakın mutfak masrafını karşılamaktan usanacak duruma gelirsiniz; ayrıca apartman aidat parası da var. Bunların sonucunda bir bunalım anında iki sene önce eve taşınma fikrini size aşılayan arkadaşınızı yalnız bir zamanında yakalayıp linç etme girişiminde bulunabilirsiniz. Ha tabii ki ev kurma aşamasında ev için alınacak olan eşyaya yapacağınız masrafı da atlamayalım. Gördüğünüz gibi “Rahat olalım, kafamıza göre olalım; daha özgür olalım; sabahlara kadar uyumayalım” fikrinden yola çıkılarak gelinen nokta, faturaları ödemedir.
    Ben gine espri ile karışık anlattım; ama inanın durum, bu anlattığımdan çok da farklı değil. Bir öğrenci evinde kalmak, gerçekten zor iş; ama hiç mi iyi yanı yok bu meretin? Var tabii ki: Kendi seçtiğiniz arkadaşlarla, kafanıza uygun, fikirleri size yakın olan kişilerle bir arada kalmak çok güzel bir şeydir. Yaza yakın günlerde bir çay demleyip balkona çıkmak ve oturup efkâr alışverişi yapmak kadar güzel bir şey daha varsa o da hüzünlü bir şarkı ve sigara eşliğinde efkârlanmaktır.


    Park ve bahçeler daire başkanlığı:

    Belediyelerin sağladığı bir hizmettir ve şehrin düz olan her yerinde görülebilir. Sabah, öğle, akşam yemekleri gibi hiçbir hizmet yoktur. Kişi azığını kendi temin eder.
    Ben şu ana kadar parkta yatan çaresiz bir öğrenci görmedim çok şükür. Eğer varsa da Allah yardımcısı olsun.


    Arkadaşlar benim barınma hakkında söyleyeceklerim bu kadar. Çevrenizde üniversitede okumuş kişilere de kalacak yerler hakkında kesinlikle başvurun ve ondan sonra karar verir. Diyeceğim, üniversiteyi okuyacağınız şehre gitmeden önce kalacağınız yer –özel olarak olmasa da- belli olsun.





+ Yorum Gönder