Konusunu Oylayın.: Kürtaj ile ilgili hikayeler

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
Kürtaj ile ilgili hikayeler
  1. 02.Haziran.2012, 21:29
    1
    Misafir

    Kürtaj ile ilgili hikayeler

  2. 02.Haziran.2012, 22:54
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,585
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 335
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: Kürtaj ile ilgili hikayeler




    Kürtaj ile ilgili bir hikaye

    Alıntı
    Ahmed Şahin hocamızın başına gelen şu olay bunun en güzel
    örneğidir:

    Telefonun öbür ucundan gelen ses sanki imdat diye sızlanıyor
    gibiydi. Belli ki ciddi bir sıkıntı içindeydi.

    – Hocam şükürler olsun ki
    size ulaşabildim, ömür boyu bana vicdan azabı çektirecek bir imzayı atmak
    üzereyim. Yardım edin lütfen!. dedi..

    Önce şaşırdım böyle bir imza işine.
    Ne imzasıydı bu?

    – Atacağın imza çek, senet imzası ise bizim bu konuda
    pek bilgimiz olmaz, dedim. Bir ah çekti:

    – Keşke, dedi, çek senet imzası
    olsaydı. Çekten, senetten çok daha büyük olay bu. Bir insanın öldürülmesi için
    atacağım imza. Daha doğrusu kendi yavrumun ölümüne izin vermem için istenen
    imza.!. İyice şaşırdım:

    – Açıklayın da şaşkınlıktan kurtarın bizi.
    Çocuğunuzu mu öldürtmek istiyorlar size?

    – Aynen öyle, dedi. Sonra da
    şöyle açıkladı durumunu:

    – Bir müddetten beri hamilelik kontrolleri
    yaptırıyorum. Son kontrolümde çocuğun sakat olacağı görüşünü benimsediler
    doktorlar. Bu çocuğun sağlam doğma şansı yok denecek kadar azdır, geç kalmadan
    aldır, dediler. Günlerdir buhranlar içindeyim. Uzatılan kağıdı imzalayıp sakat
    doğacak çocuğumu aldırayım mı? Yoksa sakat ta olsa doğsun mu?

    Yanlış bir
    karar verir de ömür boyu vicdan azabı çekerim diye deprasyona girdim. Çek, senet
    imzasıyla kıyaslanamayacak kadar büyük bir olay değil mi bu? Bana bir çıkış yolu
    gösterin. Aldırayım mı sakat doğma ihtimali olan çocuğumu? Yoksa sakat ta olsa
    doğmalı mı?.

    – Bu sizinle doktorlarınızın arasında bir mesele. Durumun
    ciddiyetini doktorlarınız bilir. Biz ancak ilgili kitaplardaki bilgiyi
    aktarmakla iktifa ederiz. Başka bir etkimiz, tepkimiz olamaz!.

    – Ben de
    onu istiyorum zaten. İlgili kitaplarımızda ne hüküm veriliyor sakat doğacak
    çocuk konusunda? Sakat doğma ihtimali varsa aldırılabilir, diyor mu?

    –
    Hayreddin Karaman Hocaefendi (Hayatımızdaki İslam) kitabında, ”sakat, geri
    zekalı, hasta doğma ihtimallerinden dolayı çocuk aldırılamaz” diyor. Anlaşılan,
    sakat ta olsa hiçbir çocuğun yaşama hakkı elinden alınamaz. Ama ölü doğarsa veya
    doğduktan sonra ölürse ondan da kimse sorumlu tutulamaz.

    – Açıkça aldırma
    mı diyorsunuz bana?.

    – Ben bir şey demiyorum. Kararı siz verin. İmzayı
    siz atacaksınız. Ben sadece bildiğimi arz etmeye çalıştım... Teşekkür ederek
    ayrıldı telefondan.. Aradan epeyce bir zaman geçti. Bir gün yine bir telefon.
    Ama nefes nefese:

    – Hocam iki gündür durmadan size dua ediyorum. Beni
    ömür boyu vicdan azabı çekeceğim bir yanlıştan kurtardınız.

    – Tanıyamadım
    kusura bakmayın!..

    – Hani sakat doğum yapma ihtimali olan biri vardı ya?.
    İşte ben O’yum. Siz, sakat ta olsa çocuğun yaşama hakkı elinden alınamaz,
    demiştiniz. Ben de sizden aldığım cesaretle, dua ederek sonucu beklemeye
    başladım. Şu anda Ok Meydanı hastanesindeyim. Mutluluğumu sizinle paylaşmak
    istiyorum. Şükürler olsun Rabbime. Sakat filan değil nur topu gibi bir oğlan
    çocuğu ihsan etti bana. Sağlam doğma ihtimali çok az demişlerdi. İşte o çok az
    gerçekleşti. Bana cesaret verdiğiniz için, size özel dualar ediyorum.

    –
    Dileriz bütün sakat ihtimali olan doğumlar da sizin gibi mutlu şekilde
    sonuçlansın...

    – Bu duanıza da amin diyorum. Rabbim benzerlerine de aynı
    mutluluğu nasip eylesin!

    Sakat doğum konusuna ait bir telefon sohbetimizi
    takdim etmiş olduk. Bilmem iştirak ettiniz, bilmem itiraz.. Artık takdir ve
    tercih sizindir.



  3. 02.Haziran.2012, 22:54
    2
    Moderatör



    Kürtaj ile ilgili bir hikaye

    Alıntı
    Ahmed Şahin hocamızın başına gelen şu olay bunun en güzel
    örneğidir:

    Telefonun öbür ucundan gelen ses sanki imdat diye sızlanıyor
    gibiydi. Belli ki ciddi bir sıkıntı içindeydi.

    – Hocam şükürler olsun ki
    size ulaşabildim, ömür boyu bana vicdan azabı çektirecek bir imzayı atmak
    üzereyim. Yardım edin lütfen!. dedi..

    Önce şaşırdım böyle bir imza işine.
    Ne imzasıydı bu?

    – Atacağın imza çek, senet imzası ise bizim bu konuda
    pek bilgimiz olmaz, dedim. Bir ah çekti:

    – Keşke, dedi, çek senet imzası
    olsaydı. Çekten, senetten çok daha büyük olay bu. Bir insanın öldürülmesi için
    atacağım imza. Daha doğrusu kendi yavrumun ölümüne izin vermem için istenen
    imza.!. İyice şaşırdım:

    – Açıklayın da şaşkınlıktan kurtarın bizi.
    Çocuğunuzu mu öldürtmek istiyorlar size?

    – Aynen öyle, dedi. Sonra da
    şöyle açıkladı durumunu:

    – Bir müddetten beri hamilelik kontrolleri
    yaptırıyorum. Son kontrolümde çocuğun sakat olacağı görüşünü benimsediler
    doktorlar. Bu çocuğun sağlam doğma şansı yok denecek kadar azdır, geç kalmadan
    aldır, dediler. Günlerdir buhranlar içindeyim. Uzatılan kağıdı imzalayıp sakat
    doğacak çocuğumu aldırayım mı? Yoksa sakat ta olsa doğsun mu?

    Yanlış bir
    karar verir de ömür boyu vicdan azabı çekerim diye deprasyona girdim. Çek, senet
    imzasıyla kıyaslanamayacak kadar büyük bir olay değil mi bu? Bana bir çıkış yolu
    gösterin. Aldırayım mı sakat doğma ihtimali olan çocuğumu? Yoksa sakat ta olsa
    doğmalı mı?.

    – Bu sizinle doktorlarınızın arasında bir mesele. Durumun
    ciddiyetini doktorlarınız bilir. Biz ancak ilgili kitaplardaki bilgiyi
    aktarmakla iktifa ederiz. Başka bir etkimiz, tepkimiz olamaz!.

    – Ben de
    onu istiyorum zaten. İlgili kitaplarımızda ne hüküm veriliyor sakat doğacak
    çocuk konusunda? Sakat doğma ihtimali varsa aldırılabilir, diyor mu?

    –
    Hayreddin Karaman Hocaefendi (Hayatımızdaki İslam) kitabında, ”sakat, geri
    zekalı, hasta doğma ihtimallerinden dolayı çocuk aldırılamaz” diyor. Anlaşılan,
    sakat ta olsa hiçbir çocuğun yaşama hakkı elinden alınamaz. Ama ölü doğarsa veya
    doğduktan sonra ölürse ondan da kimse sorumlu tutulamaz.

    – Açıkça aldırma
    mı diyorsunuz bana?.

    – Ben bir şey demiyorum. Kararı siz verin. İmzayı
    siz atacaksınız. Ben sadece bildiğimi arz etmeye çalıştım... Teşekkür ederek
    ayrıldı telefondan.. Aradan epeyce bir zaman geçti. Bir gün yine bir telefon.
    Ama nefes nefese:

    – Hocam iki gündür durmadan size dua ediyorum. Beni
    ömür boyu vicdan azabı çekeceğim bir yanlıştan kurtardınız.

    – Tanıyamadım
    kusura bakmayın!..

    – Hani sakat doğum yapma ihtimali olan biri vardı ya?.
    İşte ben O’yum. Siz, sakat ta olsa çocuğun yaşama hakkı elinden alınamaz,
    demiştiniz. Ben de sizden aldığım cesaretle, dua ederek sonucu beklemeye
    başladım. Şu anda Ok Meydanı hastanesindeyim. Mutluluğumu sizinle paylaşmak
    istiyorum. Şükürler olsun Rabbime. Sakat filan değil nur topu gibi bir oğlan
    çocuğu ihsan etti bana. Sağlam doğma ihtimali çok az demişlerdi. İşte o çok az
    gerçekleşti. Bana cesaret verdiğiniz için, size özel dualar ediyorum.

    –
    Dileriz bütün sakat ihtimali olan doğumlar da sizin gibi mutlu şekilde
    sonuçlansın...

    – Bu duanıza da amin diyorum. Rabbim benzerlerine de aynı
    mutluluğu nasip eylesin!

    Sakat doğum konusuna ait bir telefon sohbetimizi
    takdim etmiş olduk. Bilmem iştirak ettiniz, bilmem itiraz.. Artık takdir ve
    tercih sizindir.






+ Yorum Gönder