Konusunu Oylayın.: Kar payı faize girer mi,kar payı almak haram mı?

5 üzerinden 4.33 | Toplam : 3 kişi
Kar payı faize girer mi,kar payı almak haram mı?
  1. 02.Haziran.2012, 12:50
    1
    Misafir

    Kar payı faize girer mi,kar payı almak haram mı?






    Kar payı faize girer mi,kar payı almak haram mı? Mumsema Kar payı faize girer mi,kar payı almak haram mı?


  2. 02.Haziran.2012, 13:21
    2
    Desert Rose
    Silent and lonely rains

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 21.Ocak.2007
    Üye No: 5
    Mesaj Sayısı: 17,685
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 227
    Bulunduğu yer: the silent deserts in my soul

    Cevap: Kar payı faize girer mi,kar payı almak haram mı?




    Bir şeyin faiz olup olmadığını anlamanın farklı yolları olsada genel olarak kabul edilen farklar şunlardan ibarettir.



    1) Faiz miktarı baştan belli olur: Mesela. Bankaya yatırılan paranın kullanılıp kullanılmadığı veya kullanıldı ise kâr edip etmediğini önemli değildir.

    Kâr haddinde ise: Eğer para bir mal alımında kullanıldı ise mal satılmadan kâr haddi bilinemez.

    2) Faizli sistem tek bir işlem ile gerçekleşir: Yani bankaya para yatıran kişi ne kadar faiz alacağını bilir.

    Kâr haddin de ise: Paranın kâr edip etmediğini anlamak için iki işlem olması gerekir. Yani malın alımı, ve malın satımı.

    3) Faiz bir süreye bağlıdır: Bankaya yıllık % 10 faizle yatırılan 100 lira karşılığında 110 alabilmek için bir sene beklemek zorundasın

    Kâr haddi ise: Yatırılan para mal alımında kulanıldı ise ticarette böyle bir sınır koyamazsın. 100 liraya aldığın bir malı aynı günde satabilirsin bir ay sonra da satabilirsin.
    alıntı.

    -----------------------
    Kar zarar sistemi üzerine çalışan müesseseleri dinimiz ticari müessese saydığı için helaldir.
    Para yatırılır ve kar payı olarak verilen kısım da helaldir. Buralardan alınan krediler de caizdir.
    Devletin bu kuruluşları hukuki olarak koruma altına alması ise daha güzel olmuştur.
    İnşallah su-i istimalleri ve mağduriyetleri önlemeye vesi
    le olur.
    SİE



  3. 02.Haziran.2012, 13:21
    2
    Silent and lonely rains



    Bir şeyin faiz olup olmadığını anlamanın farklı yolları olsada genel olarak kabul edilen farklar şunlardan ibarettir.



    1) Faiz miktarı baştan belli olur: Mesela. Bankaya yatırılan paranın kullanılıp kullanılmadığı veya kullanıldı ise kâr edip etmediğini önemli değildir.

    Kâr haddinde ise: Eğer para bir mal alımında kullanıldı ise mal satılmadan kâr haddi bilinemez.

    2) Faizli sistem tek bir işlem ile gerçekleşir: Yani bankaya para yatıran kişi ne kadar faiz alacağını bilir.

    Kâr haddin de ise: Paranın kâr edip etmediğini anlamak için iki işlem olması gerekir. Yani malın alımı, ve malın satımı.

    3) Faiz bir süreye bağlıdır: Bankaya yıllık % 10 faizle yatırılan 100 lira karşılığında 110 alabilmek için bir sene beklemek zorundasın

    Kâr haddi ise: Yatırılan para mal alımında kulanıldı ise ticarette böyle bir sınır koyamazsın. 100 liraya aldığın bir malı aynı günde satabilirsin bir ay sonra da satabilirsin.
    alıntı.

    -----------------------
    Kar zarar sistemi üzerine çalışan müesseseleri dinimiz ticari müessese saydığı için helaldir.
    Para yatırılır ve kar payı olarak verilen kısım da helaldir. Buralardan alınan krediler de caizdir.
    Devletin bu kuruluşları hukuki olarak koruma altına alması ise daha güzel olmuştur.
    İnşallah su-i istimalleri ve mağduriyetleri önlemeye vesi
    le olur.
    SİE



  4. 05.Mart.2017, 00:31
    3
    Misafir

    Yorum: Kar payı faize girer mi,kar payı almak haram mı?

    Üstte yapılan alıntı ile yorum çelişiyor.
    1) Katılım bankacılığında da kar payı baştan bellidir. Bu kısım faizli bankacılıktan farklı değil.
    2) "Faizli sistem tek bir işlem ile gerçekleşir: Yani bankaya para yatıran kişi ne kadar faiz alacağını bilir."
    Katılım bankacılığında da aynı süreç varmış gibi görünür. Ama içeriği farklıdır.
    a- Katılım bankasından kredi alınırken banka yetkilileri kredi konusu malı gelip inceler ve fiyat biçerler. Ona göre kredi çıkarılır. Varsayılan şudur: Banka mesela alacağınız evi kendisi alıyor, sonra size karlı satmış oluyor. Bu karlı satışın ödemelerini de vadeye yayıyor. Yani 200 bin liralık ev için 10 senede 270 bin lira ödeyeceksen, bu 70 bin lira katılım bankasının karıdır. "Ama bütün işlemleri ben yapıyorum, banka evi alıp bana satmıyor ki ticaret olsun." derseniz, burada bankanın size vekalet verdiği düşünülüyor. Yani alımı da sen yapmış oluyorsun banka vekaletiyle. Tartışmaya açık.
    b- Katılım bankasına para yatırılıp kar payı alınması hususu: Banka senden aldığı parayı reel sektörde ihtiyacı olan bir firmayla ortakık yapmakta kullanıyor ve kardan sana da veriyor. Mantık bu. Tabi böyle bir işte kar yapılıp yapılmayacağının baştan kesin olması sıkıntılı. O konuda da havuz mantığı düşünülmüş olabilir. Yani hiçkimsenin zarar etmemesi için fazla kardan alınıp zarar edene veriliyor diye düşünülebilir. Tam emin değilim.
    3) "Faiz bir süreye bağlıdır." Bu katılım bankalarındaki kar payında da böyle. Fark yok.

    Sonuç olarak kar payı meselesi haram veya helal olması bakımından biraz gri bir meseledir. Eski zamanlarda finansal sistemler ve ekonomi bu kadar gelişmediği için eski alimlerin bu konuda fetvası olması beklenmez. Her çağ ictimai hayatta yenilikler getirir, ve her yeniliğin de İslami açıdan irdelendikten sonra kabul görmesi gerekir. Burada da dinin kaynaklarından biri olan icma devreye girer. Devrin alimlerinin bu konularda yorumlarına bakmak gerekir. Yani biraz derince araştırılıp okunduktan sonra meseleye girilmelidir.

    Takvaya uygun olan helal mi haram mı olduğu konusuda şüphe duyulan şeylerden kişinin uzak durmasıdır. Ancak günümüz ekonomik koşullarında bir ülkenin kalkınabilmesi için ülke vatandaşlarının önemli ölçüde tasarruf yapması gerekmekte ve bu tasarrufun da ekonomiye yatırım olarak dönmesi gerekmektedir ki devlet olarak kalkınma gerçekleştirilebilsin ve dünya arenasında diğer devletlerle boy ölçüşülebilsin. Kişilerin kendi tasarruflarını nasıl yatırıma dönüştürecekleri muallaktadır. Mesela ticaretle uğraşmayan bir devlet memurunun tasarrufunu nasıl değerlendireceği belli değildir. Ev ve araba almak ekonomik terminolojide yatırım olarak sayılmaz.(Konut yatırımı meselesini hariç tutuyoruz) Ekonomik gelişmenin gerçekleştirilebilmesi için tasarrufunu yatırıma dönüştüremeyecek olan bireylerin elindeki ufak tefek kaynakların toparlanarak büyük meblağlarla üretken sektörlere ve yatırım yapacak kişilere aktarılması gerekmektedir. Bu işlemin nasıl gerçekleşeceği konusuna cevap bulmadan katılım bankalarına direkt olarak karşı olmak mantıklı değildir.
    Son olarak, katılım bankalarının dinen caizlik konusunda ticari bankalardan kesinlikle önde olduğu, yani "hiç yoktan iyidir." şeklinde düşünülmesi gerektiği kanaatindeyim. Yani çok zorda kalmadıkça hiçbir türlü bankaya yaklaşılmamalı, ama gereklilik doğarsa da katılım bankalarının tercih edilmesi gerekir.
    Bence.


  5. 05.Mart.2017, 00:31
    3
    Atıyorum - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Atıyorum
    Misafir
    Üstte yapılan alıntı ile yorum çelişiyor.
    1) Katılım bankacılığında da kar payı baştan bellidir. Bu kısım faizli bankacılıktan farklı değil.
    2) "Faizli sistem tek bir işlem ile gerçekleşir: Yani bankaya para yatıran kişi ne kadar faiz alacağını bilir."
    Katılım bankacılığında da aynı süreç varmış gibi görünür. Ama içeriği farklıdır.
    a- Katılım bankasından kredi alınırken banka yetkilileri kredi konusu malı gelip inceler ve fiyat biçerler. Ona göre kredi çıkarılır. Varsayılan şudur: Banka mesela alacağınız evi kendisi alıyor, sonra size karlı satmış oluyor. Bu karlı satışın ödemelerini de vadeye yayıyor. Yani 200 bin liralık ev için 10 senede 270 bin lira ödeyeceksen, bu 70 bin lira katılım bankasının karıdır. "Ama bütün işlemleri ben yapıyorum, banka evi alıp bana satmıyor ki ticaret olsun." derseniz, burada bankanın size vekalet verdiği düşünülüyor. Yani alımı da sen yapmış oluyorsun banka vekaletiyle. Tartışmaya açık.
    b- Katılım bankasına para yatırılıp kar payı alınması hususu: Banka senden aldığı parayı reel sektörde ihtiyacı olan bir firmayla ortakık yapmakta kullanıyor ve kardan sana da veriyor. Mantık bu. Tabi böyle bir işte kar yapılıp yapılmayacağının baştan kesin olması sıkıntılı. O konuda da havuz mantığı düşünülmüş olabilir. Yani hiçkimsenin zarar etmemesi için fazla kardan alınıp zarar edene veriliyor diye düşünülebilir. Tam emin değilim.
    3) "Faiz bir süreye bağlıdır." Bu katılım bankalarındaki kar payında da böyle. Fark yok.

    Sonuç olarak kar payı meselesi haram veya helal olması bakımından biraz gri bir meseledir. Eski zamanlarda finansal sistemler ve ekonomi bu kadar gelişmediği için eski alimlerin bu konuda fetvası olması beklenmez. Her çağ ictimai hayatta yenilikler getirir, ve her yeniliğin de İslami açıdan irdelendikten sonra kabul görmesi gerekir. Burada da dinin kaynaklarından biri olan icma devreye girer. Devrin alimlerinin bu konularda yorumlarına bakmak gerekir. Yani biraz derince araştırılıp okunduktan sonra meseleye girilmelidir.

    Takvaya uygun olan helal mi haram mı olduğu konusuda şüphe duyulan şeylerden kişinin uzak durmasıdır. Ancak günümüz ekonomik koşullarında bir ülkenin kalkınabilmesi için ülke vatandaşlarının önemli ölçüde tasarruf yapması gerekmekte ve bu tasarrufun da ekonomiye yatırım olarak dönmesi gerekmektedir ki devlet olarak kalkınma gerçekleştirilebilsin ve dünya arenasında diğer devletlerle boy ölçüşülebilsin. Kişilerin kendi tasarruflarını nasıl yatırıma dönüştürecekleri muallaktadır. Mesela ticaretle uğraşmayan bir devlet memurunun tasarrufunu nasıl değerlendireceği belli değildir. Ev ve araba almak ekonomik terminolojide yatırım olarak sayılmaz.(Konut yatırımı meselesini hariç tutuyoruz) Ekonomik gelişmenin gerçekleştirilebilmesi için tasarrufunu yatırıma dönüştüremeyecek olan bireylerin elindeki ufak tefek kaynakların toparlanarak büyük meblağlarla üretken sektörlere ve yatırım yapacak kişilere aktarılması gerekmektedir. Bu işlemin nasıl gerçekleşeceği konusuna cevap bulmadan katılım bankalarına direkt olarak karşı olmak mantıklı değildir.
    Son olarak, katılım bankalarının dinen caizlik konusunda ticari bankalardan kesinlikle önde olduğu, yani "hiç yoktan iyidir." şeklinde düşünülmesi gerektiği kanaatindeyim. Yani çok zorda kalmadıkça hiçbir türlü bankaya yaklaşılmamalı, ama gereklilik doğarsa da katılım bankalarının tercih edilmesi gerekir.
    Bence.





+ Yorum Gönder