Konusunu Oylayın.: Sözünde durmak bize neler kazandırır?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 12 kişi
Sözünde durmak bize neler kazandırır?
  1. 01.Haziran.2012, 13:30
    1
    Misafir

    Sözünde durmak bize neler kazandırır?






    Sözünde durmak bize neler kazandırır? Mumsema Sözünde durmak bize neler kazandırır?


  2. 01.Haziran.2012, 13:30
    1
    Kayıtsız Üye - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kayıtsız Üye
    Misafir
  3. 01.Haziran.2012, 13:34
    2
    Şema
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 20.Mart.2007
    Üye No: 123
    Mesaj Sayısı: 9,332
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 103

    Cevap: Sözünde durmak bize neler kazandırır?




    SÖZÜNDE DURMAK

    Her şeyden önce, müslüman olmak Allah’a söz vermek demektir. Peki, hangi konularda? Öncelikle Allah’ı her zaman seveceğimize, O’na inanacağımıza, emirlerine ve yasaklarına uyacağımıza dair söz vermektir. İbadetlerimizi yerine getireceğimize, güzel ahlaklı olacağımıza, günahlardan ve kötülüklerden uzak kalacağımıza dair söz vermektir. Bu yüzden ilk önce Allah’a verdiğimiz sözleri yerine getirmeye önem vermeliyiz. Allah’a verdiği sözü yerine getirmeyen kimseden insanlara verdiği sözü yerine getirmesini bekleyemeyiz. İnsanlara ise yerine getiremeyeceğimiz sözleri vermemeliyiz, verdiğimiz sözleri ise zor da olsa yerine getirmeliyiz. Eğer böyle yapmazsak insanları aldatmış oluruz ve güvenlerini kaybederiz. Sözünde durmamak bir münafıklık özelliğidir. Günlük hayatımızda birbirimize bazı sözler veririz. Mesela, filan saatte filan yerde buluş alım, deriz. Bu bir sözleşmedir ve asla küçümsenmemelidir. Mutlaka oraya zamanında gitmeliyiz, bir engel çıkmışsa önceden haber verilip özür dilemeliyiz. Eğer böyle yapmazsak onu bekletmiş , boş yere meşgul etmiş, yapacağı işleri engellemiş oluruz. Bu da kul hakkı demektir.
    Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler de gerçekten kurtuluşa erenlerdendir. (Mü’minun 8)


    Sözünde Durmak
    Peygamberlik gelmeden önce de Peygamberimiz güvenilir Muhammed olarak bilinirdi. Bir gün bir kimseyle alıveriş yapmıştı. Adamın yanında parası yoktu:
    —Biraz beklersen paranı hemen getireceğim, dedi.
    Ama adam oradan ayrılınca verdiği sözü unuttu. Nihayet üç gün sonra hatırladı ve oraya gitti. Bir de ne görsün.
    Peygamberimiz hala orada kendisini bekliyor. Adamı görünce:
    —Ey delikanlı. Bana eziyet ettin. Burada üç gündür seni bekliyorum, dedi. (Ebu Davud)
    Peygamberimiz orada alacağını almak için değil, adama verdiği sözü yerine getirmek için bekledi. Sonra da adam üç gün sonra gelince ona bağırıp çağırmadı, hakaret etmedi, sadece onu güzelce uyardı. İşte biz de her konuda kendimize onu örnek almalıyız.


    Neden Para Vereyim?
    Şairin biri bir zengine giderek onu çok öven şiirler söyledi. Zenginin keyfine diyecek yoktu.Şaire:
    —Yarın gel de para vereyim sana, dedi.
    Şair ertesi gün sabah erkenden zenginin kapısına geldi. Zengin:
    —Neden geldin sen? diye sorunca
    —Dün bana para vereceğini söylemiştin ya; onun için geldim, dedi şair. Bunun üzerine zengin:
    —Amma da safsın ha! Sen şiir okuyarak, söz söyleyerek beni sevindirdin, ben de “yarın sana para vereceğim” diyerek seni sevindirdim. Şimdi niye para vereyim ki? dedi.
    Soru: Sizce bu hikâyeden neler anlamalıyız ve bundan sonra nasıl davranmalıyız?
    Bu adam gibi yapıp insanları kandırmamalıyız, verdiğimiz sözleri yerine getirmeliyiz.



    Sözünün Gereğini Yapmak
    Bir ormanda bütün hayvanlar buldukları yiyeceklerinin bir kısmını kralları olan aslana vermek zorunda imişler. Aslan ormandaki hayvanlar içerisinde en çok kaplanı severmiş. Bu yüzden kaplandan ve onun dostlarında hiçbir şey almazmış. Ancak diğer hayvanlar da buldukları yiyeceklerden aslana vermek istemedikleri için “biz de kaplanın dostlarıyız” derlermiş. Bu durum aslanın kulağına gitmiş:
    —Vay uyanıklar vay, demiş.
    Hemen kaplanı yanına çağırmış. Ona:
    —Gerçek dostlarının kim olduğunu bana söyle, sadece onlardan bir şey almayacağım, diğerlerinden alacağım, demiş.
    Kaplan, dostu olduğunu söyleyen herkese haber göndermiş:
    —Yarın hepiniz, benim mağaramın önünde toplanın, demiş.
    Hayvanlar kaplanın davetine uyarak toplanmışlar. Kaplan hayvanlara sormuş:
    —Beni seviyor musunuz?
    Hayvanlar hep bir ağızdan karşılık vermişler:
    —Evet seviyoruz.

    —Bana yürekten bağlı mısınız? İstesem benim için canınızı verir misiniz?
    Hayvanlar cevap vermişler:
    —Canımız senin yoluna feda olsun...
    Kaplan bunun üzerine:
    —Bugün benim dostum olanları şu ağacın kovuğunda bir bir yiyip, canlarını cennete göndereceğim. Bir kişi çıksın, demiş. Hayvanlar neye uğradıklarını şaşırmışlar. Kalabalıktan bir tavşan çıkmış. Kaplan onu içeri almış. Önceden hazırladığı kırmızı boyayı yere dökmüş. Boyayı dışarı doğru akarken gören hayvanlar, kaplanın tavşanı gerçekten yediğini sanmışlar ve çok korkmuşlar. Kaplan dışarı çıkmış:
    —Bir kişi daha gelsin, demiş.
    Bunun üzerine de bir sincap çıkmış. Kaplan onu da içeri alıp aynı şeyi yapmış. Sonra dışarı çıkmış , bir kişi daha istemiş. Hayvanlar bakmışlar kişi in şakayla gelir yanı yok. Giden gidiyor. Bu defa da bir kuş çıkmış . Kaplan onu da mağaraya almış. Aynı şeyi tekrarlamış. Dördüncüde bütün hayvanlar korkudan dağılıp gitmiş ler. Kaplan hemen aslanın yanına gitmiş:
    —Sultanım, dostlarımı sormuştunuz. Benim gerçek dostlarım şu tavşan, sincap ve kuştur, demiş.
    Soru: Sizce bu hikâyeden neler anlamalıyız ve bundan sonra nasıl davranmalıyız?


  4. 01.Haziran.2012, 13:34
    2
    Moderatör



    SÖZÜNDE DURMAK

    Her şeyden önce, müslüman olmak Allah’a söz vermek demektir. Peki, hangi konularda? Öncelikle Allah’ı her zaman seveceğimize, O’na inanacağımıza, emirlerine ve yasaklarına uyacağımıza dair söz vermektir. İbadetlerimizi yerine getireceğimize, güzel ahlaklı olacağımıza, günahlardan ve kötülüklerden uzak kalacağımıza dair söz vermektir. Bu yüzden ilk önce Allah’a verdiğimiz sözleri yerine getirmeye önem vermeliyiz. Allah’a verdiği sözü yerine getirmeyen kimseden insanlara verdiği sözü yerine getirmesini bekleyemeyiz. İnsanlara ise yerine getiremeyeceğimiz sözleri vermemeliyiz, verdiğimiz sözleri ise zor da olsa yerine getirmeliyiz. Eğer böyle yapmazsak insanları aldatmış oluruz ve güvenlerini kaybederiz. Sözünde durmamak bir münafıklık özelliğidir. Günlük hayatımızda birbirimize bazı sözler veririz. Mesela, filan saatte filan yerde buluş alım, deriz. Bu bir sözleşmedir ve asla küçümsenmemelidir. Mutlaka oraya zamanında gitmeliyiz, bir engel çıkmışsa önceden haber verilip özür dilemeliyiz. Eğer böyle yapmazsak onu bekletmiş , boş yere meşgul etmiş, yapacağı işleri engellemiş oluruz. Bu da kul hakkı demektir.
    Emanetlerini ve sözlerini yerine getirenler de gerçekten kurtuluşa erenlerdendir. (Mü’minun 8)


    Sözünde Durmak
    Peygamberlik gelmeden önce de Peygamberimiz güvenilir Muhammed olarak bilinirdi. Bir gün bir kimseyle alıveriş yapmıştı. Adamın yanında parası yoktu:
    —Biraz beklersen paranı hemen getireceğim, dedi.
    Ama adam oradan ayrılınca verdiği sözü unuttu. Nihayet üç gün sonra hatırladı ve oraya gitti. Bir de ne görsün.
    Peygamberimiz hala orada kendisini bekliyor. Adamı görünce:
    —Ey delikanlı. Bana eziyet ettin. Burada üç gündür seni bekliyorum, dedi. (Ebu Davud)
    Peygamberimiz orada alacağını almak için değil, adama verdiği sözü yerine getirmek için bekledi. Sonra da adam üç gün sonra gelince ona bağırıp çağırmadı, hakaret etmedi, sadece onu güzelce uyardı. İşte biz de her konuda kendimize onu örnek almalıyız.


    Neden Para Vereyim?
    Şairin biri bir zengine giderek onu çok öven şiirler söyledi. Zenginin keyfine diyecek yoktu.Şaire:
    —Yarın gel de para vereyim sana, dedi.
    Şair ertesi gün sabah erkenden zenginin kapısına geldi. Zengin:
    —Neden geldin sen? diye sorunca
    —Dün bana para vereceğini söylemiştin ya; onun için geldim, dedi şair. Bunun üzerine zengin:
    —Amma da safsın ha! Sen şiir okuyarak, söz söyleyerek beni sevindirdin, ben de “yarın sana para vereceğim” diyerek seni sevindirdim. Şimdi niye para vereyim ki? dedi.
    Soru: Sizce bu hikâyeden neler anlamalıyız ve bundan sonra nasıl davranmalıyız?
    Bu adam gibi yapıp insanları kandırmamalıyız, verdiğimiz sözleri yerine getirmeliyiz.



    Sözünün Gereğini Yapmak
    Bir ormanda bütün hayvanlar buldukları yiyeceklerinin bir kısmını kralları olan aslana vermek zorunda imişler. Aslan ormandaki hayvanlar içerisinde en çok kaplanı severmiş. Bu yüzden kaplandan ve onun dostlarında hiçbir şey almazmış. Ancak diğer hayvanlar da buldukları yiyeceklerden aslana vermek istemedikleri için “biz de kaplanın dostlarıyız” derlermiş. Bu durum aslanın kulağına gitmiş:
    —Vay uyanıklar vay, demiş.
    Hemen kaplanı yanına çağırmış. Ona:
    —Gerçek dostlarının kim olduğunu bana söyle, sadece onlardan bir şey almayacağım, diğerlerinden alacağım, demiş.
    Kaplan, dostu olduğunu söyleyen herkese haber göndermiş:
    —Yarın hepiniz, benim mağaramın önünde toplanın, demiş.
    Hayvanlar kaplanın davetine uyarak toplanmışlar. Kaplan hayvanlara sormuş:
    —Beni seviyor musunuz?
    Hayvanlar hep bir ağızdan karşılık vermişler:
    —Evet seviyoruz.

    —Bana yürekten bağlı mısınız? İstesem benim için canınızı verir misiniz?
    Hayvanlar cevap vermişler:
    —Canımız senin yoluna feda olsun...
    Kaplan bunun üzerine:
    —Bugün benim dostum olanları şu ağacın kovuğunda bir bir yiyip, canlarını cennete göndereceğim. Bir kişi çıksın, demiş. Hayvanlar neye uğradıklarını şaşırmışlar. Kalabalıktan bir tavşan çıkmış. Kaplan onu içeri almış. Önceden hazırladığı kırmızı boyayı yere dökmüş. Boyayı dışarı doğru akarken gören hayvanlar, kaplanın tavşanı gerçekten yediğini sanmışlar ve çok korkmuşlar. Kaplan dışarı çıkmış:
    —Bir kişi daha gelsin, demiş.
    Bunun üzerine de bir sincap çıkmış. Kaplan onu da içeri alıp aynı şeyi yapmış. Sonra dışarı çıkmış , bir kişi daha istemiş. Hayvanlar bakmışlar kişi in şakayla gelir yanı yok. Giden gidiyor. Bu defa da bir kuş çıkmış . Kaplan onu da mağaraya almış. Aynı şeyi tekrarlamış. Dördüncüde bütün hayvanlar korkudan dağılıp gitmiş ler. Kaplan hemen aslanın yanına gitmiş:
    —Sultanım, dostlarımı sormuştunuz. Benim gerçek dostlarım şu tavşan, sincap ve kuştur, demiş.
    Soru: Sizce bu hikâyeden neler anlamalıyız ve bundan sonra nasıl davranmalıyız?





+ Yorum Gönder