Konusunu Oylayın.: “Cehennem” diye gerçek bir yer var mı?

5 üzerinden 5.00 | Toplam : 2 kişi
“Cehennem” diye gerçek bir yer var mı?
  1. 31.Mayıs.2012, 13:52
    1
    Misafir

    “Cehennem” diye gerçek bir yer var mı?

  2. 31.Mayıs.2012, 14:27
    2
    Hoca
    Moderatör

    Profili:
    Üyelik Tarihi: 06.Şubat.2007
    Üye No: 11
    Mesaj Sayısı: 29,654
    Rep Derecesi:
    Tecrübe Puanı: 336
    Bulunduğu yer: çalışma odam:)

    Cevap: “Cehennem” diye gerçek bir yer var mı?





    CEHENNEM



    Derin kuyu, ahirette kâfir ve günahkâr kimselerin azap
    Cekecekleri ceza yeri. Kur'an-ı Kerîm'de inanan ve güzel amel işleyen kimselere
    Cennet* vadedildiği gibi (el-Kehf 18/107); kâfir ve günahkâr kimselere de
    Cehennem vâdedilmiştir. Kâfir, münâfık ve müşrikler Cehennem'de ebedî kalırlar,
    orada ölmezler ve azabları hafifletilmez. Tövbe etmeden günahkâr olarak ölen ve
    Allah'ın kendilerini affetmediği mü'minler ise Cehennem'de ebedî kalmazlar.
    Kendilerine günahları kadar azap edilir. Sonra oradan kurtulup Cennet'e girerler
    ve orada ebedî kalırlar. (Alâuddin Âbidîn, el-Hediyetü'l-Alâiyye, 468).


    Allah Cehennem'i diğer yaratıklardan önce yaratmıştır ve şu
    anda mevcuttur, yok olmayacaktır. Nitekim şu ayet bu durumu gayet açık ifade
    eder:


    "Artık o ateşten sakının ki, onun tutuşturucu odun (kâfir)
    insanlarla taşlardır. O (ateş) kâfirler için hazırlanmıştır. " (el-Bakara, 2/24)
    "Kâfirler için hazırlanan ateşten korkun. " (Âli İmrân, 3/131).


    Enes b. Mâlik'ten rivâyet olunan bir hadiste de Peygamber
    Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuşlardır: "Demin Cennet ile Cehennem şu duvarın
    yüzünde bana arz olundu. " (Tecrid-i Sarih Terceme ve Şerhi, II, 483).


    Ateş, insan cismine çok büyük acı ve ızdırap verdiği için
    ahirette kâfir ve münâfıkların cezası ateşle verilecektir. Böylelikle Cehennem,
    Allah'nı tutuşturulmuş ateşinin ismidir (Râğıb el-İsfahani, el-Müfredat,
    I02).


    İşte Cehennem'in en açık vasfı ateş olduğu için bazen, Cehennem
    yerine ateş manasına "nâr" kullanılır: "Şüplıesiz ki münâfıklar nâr
    (Cehenneın)'ın en aşağı tabakasındadırlar. " (en-Nisâ, 4/145).


    Kur'an-ı Kerîm'de Cehennem'in yedi kapısının olduğu
    belirtilmektedir.


    "Cehennemin yedi kapısı olup, her kapıdan onların girecekleri
    ayrılmış bir kısım vardır. " (el-Hicr, 15/44). Bu ayet iki şekilde tefsîr
    edilmiştir:


    a- Cehenneme girecekler çok olduğu için;

    b- Cezalandırma azgınlığın çeşit ve derecelerine göre olacağı
    için Cehennem'in yedi kapısı veya tabakası vardır. Bu kapı veya tabakalar
    şunlardır:


    1- Cehennem; yukarıda söz konusu edildiği şekilde Kur'an-ı
    Kerîm'in yetmişyedi ayetinde geçmektedir.


    2- Lâzâ (alevli ateş): "Hayrı' (Allah onu azabdan kurtarmaz)
    Çünkü o Cehenneın alevli bir ateştir" (el-Meâric, 70/15).


    3- Saîr (pılgın ateş): "O şeytanlara (ahirette) çılgın ateş
    azabı hazırladık. " (el-Mülk, 67/5). Ayrıca on beş ayette daha bu isimle
    geçmektedir. (22/4; 31/21; 34/12 vs.)


    4- Sakar (kırmızı ateş): "Hem ey Rasûlüm bilir misin, nedir o
    sakar (Cehennem). " (el-Müddessir, 14/27)


    5- Hâviye (uçurum): "O, kızgın bir ateştir " (el-Kâria,
    101/9-11).


    6-Hutame (kalbleri saran ateşli kaygı): "Şüphesiz o, Hutame ye
    (ateşe) atılacaktır." (Hümeze, 104/4).


    7- Cahim (yanan kızgın ateş):

    "Küfredenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar
    Cahim'in yarânıdırlar. " (el-Mâide, 5/10).


    Cehennem'de görülecek azabın miktar, şiddet ve şekillerini
    ancak Allah ve Rasûlü'nün bizlere bildirmesiyle ve bildirdikleri kadarıyla
    bilebiliriz. Kur'an-ı Kerîm'de belirtildiğine göre;


    a- Cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatır: "Cehennem inkâr
    edenleri şüphesiz çepeçevre kuşatacaktır. " (el-Tevbe, 9/49).


    b- Cehennem ateşi sönmez: "Biz sapık kimseleri kıyamet günü
    yüzü koyun, körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Varacakları yer
    Cehennem'dir. Onun ateşi ne zaman sönmeye yüz tutsa hemen alevini artırırz. "
    (İsrâ, 17/97).


    c- Cehennem dolmak bilmez: "O,gün Cehennem'e: "doldun
    mu?"deriz. O! " Daha var mı?" der. " (Kaf, 50/30).


    d- Kaynarken çıkardığı ses: "Rablerini inkâr eden kimseler için
    Cehennem azabı vardır. Ne kötü bir dönüştür. Oraya atıldıkları zaman onun
    kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler. Nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi
    olur. İçine her bir topluluğun atılmasında bekçileri onlara: "size bir uyarıcı
    gelmemiş miydi" diye sorarlar. Onlar evet, doğrusu bize bir uyarırı geldi; fakat
    biz yalanladık ve Allah hiç bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık
    içerisindesiniz, demiştik " derler. " (el-Mülk, 67/6-9).


    e- "Ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır. "
    (el-Mü'minün, 23/104).


    f- "Boyunlarında halkalar ve zincirler olarak kaynar suya
    sürülür, sonra ateşte yakılırlar. " (el-Mü'min, 40/70-72).


    g- İnkâr edenlere ateşten elbiseler kesilmiştir-. Başlarına
    kaynar su dökülür de bununla karınlarındakiler ve derileri eritilir. Demir
    topuzlar da onlar içindir. Orada uğradıkları gamdan ne zaman çıkmak isteseler,
    her defasında oraya geri çevrilirler. Ve kendilerine "yakıcı azabı tadın"denir.
    (el-Hâcc, 22/19-22).


    h- Derileri yandıkça azabı tatmaları için yeniden başka
    derilerle değiştirilir. (en-Nisâ, 4/56).


    i- Ölümü isterler fakat azabları devamlıdır, ölmezler. (bk.
    43/74-77; 35/36).


    Hz. Peygamber'in ifadesine göre:

    "Cehennem ateşi (miktarca ve sayıca) dünya ateşleri üzerine
    altmış dokuz derece fazla kılınmıştır. Bunlardan her birinin harareti bütün
    dünya ateşinin harareti gibidir. " (Tecrîd-i Sârih Tercüme ve Şerhi, IX,
    50).


    Kur'an-ı Kerîm, Cehennem ehlinin çekeceği azap ve yiyecekleri
    hakkında da bir takım tasvir ve izahlarda bulunur: "(Nasıl) ağırlanmak için bu
    (nimet) mi hayırlı yoksa zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için bir fitne
    (sınama vesilesi veya azap) kıldık. O, Cehennem'in dibinde çıkan bir ağaçtır.
    Tomurcukları şeytanların başları gibidir. Onlar ondan yiyecekler ve karınlarını
    onunla dolduracaklar. Sonra onların, bunun üzerine kaynar su karıştırılmış bir
    içkileri vardır. (Yedikleri zakkum, boğazlarını yakar) Yanan boğazlarını
    dindirmek için içecek bir şey ararlar. Ama kaynar su katılmış kusuntu ve irinden
    başka içecek bulamazlar." (Sâffat, 37/62/67). "O ayetlerimizi inkâr edenleri
    yakında bir ateşe sokacağız, (öyle ki) derileri piştikçe azabı tatsınlar diye
    onlara başka deriler vereceğiz! Şüphesiz Allah daima üstün ve hikmet sahibidir."
    (en-Nisâ, 4/56).


    Cezalar, işlenen suçlar cinsinden olacaktır. Dilleriyle suç
    işleyenlerin cezaları dillerine; elleriyle günah işleyenlerin cezaları ellerine
    vs. tatbik edilecektir.


    Cehennem'in yakacağı hakkında da Kur'an'da bilgi verilmekte ve
    şöyle denilmektedir: "Ey inananlar, kendinizi ve ailenizi bir ateşten koruyun
    ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır. " (et-Tahrîm, 66/6).


    Kur'an'da Cennet ehli ile Cehennem ehli arasında konuşmalar
    yapılacağı da belirtilerek bu konuşmalardan nakiller yapılmaktadır: "O gün
    münâfık erkekler ve münâfık kadınlar (sür'atle Cennet'e girmekte olan) müminlere
    derler ki: "(Ne olur) bize bakın da sizin nurunuzdan alalım." Onlara: "Arkanıza
    dönün de nur arayın!" denilir (Kendileriyle alay eden bu ses, onlara diyor ki:
    Arkada kalan dünyaya dönün nur orada aranır. Nurun kaynağı, dünyada yapılan
    işlerdir. Böyle denilir ve müminlerle münafıkların) aralarına kapılı bir sur
    çekilir ki, onun içinde rahmet vardır. Dış yönünde de azap. (Münafıklar), onlara
    seslenirler: "Biz de sizinle beraber değil miydik" Müminler derler ki: "Evet
    ama, siz kendi canlarınıza kötülük ettiniz. (İnananların başlarına felaket
    gelmesini) gözlediniz. Şüphe ettiniz, kuruntular sizi aldattı. Allah'ın emri
    (olan ölüm) gelinceye kadar (böyle hareket ettiniz). O çok aldatıcı (şeytan)
    sizi Allah hakkında aldattı. " (el-Hadîd, 57/13-14). Başka bir yerde de şöyle
    anlatılır:


    "Cennet halkı, ateş halkına seslendi: Rabbimiz'in bize
    vadettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbiniz'in size vadettiğini gerçek
    buldunuz mu? (Onlar da): Evet dediler ve aralarında bir ünleyici: Allah'ın
    lâneti zalimlerin üzerine olsun! diye ünledi." (el-Â 'raf, 7/44-45).


    İnsanın eğitimi ve iyi davranışlara yönlendirilmesi açısından
    Cennet ve Cehennem inancının dünya hayatına etkileri açıktır. Kişi, gizli ve
    açık yaptığı her şeyin karşılığını, bulacağını ve Cehennem'deki cezânın
    dehşetini hatırladığında, elbette hareketlerine çeki düzen verme ihtiyacını
    duyacaktır.


    M. Sait ŞİMŞEK




  3. 31.Mayıs.2012, 14:27
    2
    Moderatör




    CEHENNEM



    Derin kuyu, ahirette kâfir ve günahkâr kimselerin azap
    Cekecekleri ceza yeri. Kur'an-ı Kerîm'de inanan ve güzel amel işleyen kimselere
    Cennet* vadedildiği gibi (el-Kehf 18/107); kâfir ve günahkâr kimselere de
    Cehennem vâdedilmiştir. Kâfir, münâfık ve müşrikler Cehennem'de ebedî kalırlar,
    orada ölmezler ve azabları hafifletilmez. Tövbe etmeden günahkâr olarak ölen ve
    Allah'ın kendilerini affetmediği mü'minler ise Cehennem'de ebedî kalmazlar.
    Kendilerine günahları kadar azap edilir. Sonra oradan kurtulup Cennet'e girerler
    ve orada ebedî kalırlar. (Alâuddin Âbidîn, el-Hediyetü'l-Alâiyye, 468).


    Allah Cehennem'i diğer yaratıklardan önce yaratmıştır ve şu
    anda mevcuttur, yok olmayacaktır. Nitekim şu ayet bu durumu gayet açık ifade
    eder:


    "Artık o ateşten sakının ki, onun tutuşturucu odun (kâfir)
    insanlarla taşlardır. O (ateş) kâfirler için hazırlanmıştır. " (el-Bakara, 2/24)
    "Kâfirler için hazırlanan ateşten korkun. " (Âli İmrân, 3/131).


    Enes b. Mâlik'ten rivâyet olunan bir hadiste de Peygamber
    Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmuşlardır: "Demin Cennet ile Cehennem şu duvarın
    yüzünde bana arz olundu. " (Tecrid-i Sarih Terceme ve Şerhi, II, 483).


    Ateş, insan cismine çok büyük acı ve ızdırap verdiği için
    ahirette kâfir ve münâfıkların cezası ateşle verilecektir. Böylelikle Cehennem,
    Allah'nı tutuşturulmuş ateşinin ismidir (Râğıb el-İsfahani, el-Müfredat,
    I02).


    İşte Cehennem'in en açık vasfı ateş olduğu için bazen, Cehennem
    yerine ateş manasına "nâr" kullanılır: "Şüplıesiz ki münâfıklar nâr
    (Cehenneın)'ın en aşağı tabakasındadırlar. " (en-Nisâ, 4/145).


    Kur'an-ı Kerîm'de Cehennem'in yedi kapısının olduğu
    belirtilmektedir.


    "Cehennemin yedi kapısı olup, her kapıdan onların girecekleri
    ayrılmış bir kısım vardır. " (el-Hicr, 15/44). Bu ayet iki şekilde tefsîr
    edilmiştir:


    a- Cehenneme girecekler çok olduğu için;

    b- Cezalandırma azgınlığın çeşit ve derecelerine göre olacağı
    için Cehennem'in yedi kapısı veya tabakası vardır. Bu kapı veya tabakalar
    şunlardır:


    1- Cehennem; yukarıda söz konusu edildiği şekilde Kur'an-ı
    Kerîm'in yetmişyedi ayetinde geçmektedir.


    2- Lâzâ (alevli ateş): "Hayrı' (Allah onu azabdan kurtarmaz)
    Çünkü o Cehenneın alevli bir ateştir" (el-Meâric, 70/15).


    3- Saîr (pılgın ateş): "O şeytanlara (ahirette) çılgın ateş
    azabı hazırladık. " (el-Mülk, 67/5). Ayrıca on beş ayette daha bu isimle
    geçmektedir. (22/4; 31/21; 34/12 vs.)


    4- Sakar (kırmızı ateş): "Hem ey Rasûlüm bilir misin, nedir o
    sakar (Cehennem). " (el-Müddessir, 14/27)


    5- Hâviye (uçurum): "O, kızgın bir ateştir " (el-Kâria,
    101/9-11).


    6-Hutame (kalbleri saran ateşli kaygı): "Şüphesiz o, Hutame ye
    (ateşe) atılacaktır." (Hümeze, 104/4).


    7- Cahim (yanan kızgın ateş):

    "Küfredenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar
    Cahim'in yarânıdırlar. " (el-Mâide, 5/10).


    Cehennem'de görülecek azabın miktar, şiddet ve şekillerini
    ancak Allah ve Rasûlü'nün bizlere bildirmesiyle ve bildirdikleri kadarıyla
    bilebiliriz. Kur'an-ı Kerîm'de belirtildiğine göre;


    a- Cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatır: "Cehennem inkâr
    edenleri şüphesiz çepeçevre kuşatacaktır. " (el-Tevbe, 9/49).


    b- Cehennem ateşi sönmez: "Biz sapık kimseleri kıyamet günü
    yüzü koyun, körler, dilsizler ve sağırlar olarak haşrederiz. Varacakları yer
    Cehennem'dir. Onun ateşi ne zaman sönmeye yüz tutsa hemen alevini artırırz. "
    (İsrâ, 17/97).


    c- Cehennem dolmak bilmez: "O,gün Cehennem'e: "doldun
    mu?"deriz. O! " Daha var mı?" der. " (Kaf, 50/30).


    d- Kaynarken çıkardığı ses: "Rablerini inkâr eden kimseler için
    Cehennem azabı vardır. Ne kötü bir dönüştür. Oraya atıldıkları zaman onun
    kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler. Nerede ise öfkesinden çatlayacak gibi
    olur. İçine her bir topluluğun atılmasında bekçileri onlara: "size bir uyarıcı
    gelmemiş miydi" diye sorarlar. Onlar evet, doğrusu bize bir uyarırı geldi; fakat
    biz yalanladık ve Allah hiç bir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık
    içerisindesiniz, demiştik " derler. " (el-Mülk, 67/6-9).


    e- "Ateş onların yüzlerini yalar, dişleri sırıtıp kalır. "
    (el-Mü'minün, 23/104).


    f- "Boyunlarında halkalar ve zincirler olarak kaynar suya
    sürülür, sonra ateşte yakılırlar. " (el-Mü'min, 40/70-72).


    g- İnkâr edenlere ateşten elbiseler kesilmiştir-. Başlarına
    kaynar su dökülür de bununla karınlarındakiler ve derileri eritilir. Demir
    topuzlar da onlar içindir. Orada uğradıkları gamdan ne zaman çıkmak isteseler,
    her defasında oraya geri çevrilirler. Ve kendilerine "yakıcı azabı tadın"denir.
    (el-Hâcc, 22/19-22).


    h- Derileri yandıkça azabı tatmaları için yeniden başka
    derilerle değiştirilir. (en-Nisâ, 4/56).


    i- Ölümü isterler fakat azabları devamlıdır, ölmezler. (bk.
    43/74-77; 35/36).


    Hz. Peygamber'in ifadesine göre:

    "Cehennem ateşi (miktarca ve sayıca) dünya ateşleri üzerine
    altmış dokuz derece fazla kılınmıştır. Bunlardan her birinin harareti bütün
    dünya ateşinin harareti gibidir. " (Tecrîd-i Sârih Tercüme ve Şerhi, IX,
    50).


    Kur'an-ı Kerîm, Cehennem ehlinin çekeceği azap ve yiyecekleri
    hakkında da bir takım tasvir ve izahlarda bulunur: "(Nasıl) ağırlanmak için bu
    (nimet) mi hayırlı yoksa zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için bir fitne
    (sınama vesilesi veya azap) kıldık. O, Cehennem'in dibinde çıkan bir ağaçtır.
    Tomurcukları şeytanların başları gibidir. Onlar ondan yiyecekler ve karınlarını
    onunla dolduracaklar. Sonra onların, bunun üzerine kaynar su karıştırılmış bir
    içkileri vardır. (Yedikleri zakkum, boğazlarını yakar) Yanan boğazlarını
    dindirmek için içecek bir şey ararlar. Ama kaynar su katılmış kusuntu ve irinden
    başka içecek bulamazlar." (Sâffat, 37/62/67). "O ayetlerimizi inkâr edenleri
    yakında bir ateşe sokacağız, (öyle ki) derileri piştikçe azabı tatsınlar diye
    onlara başka deriler vereceğiz! Şüphesiz Allah daima üstün ve hikmet sahibidir."
    (en-Nisâ, 4/56).


    Cezalar, işlenen suçlar cinsinden olacaktır. Dilleriyle suç
    işleyenlerin cezaları dillerine; elleriyle günah işleyenlerin cezaları ellerine
    vs. tatbik edilecektir.


    Cehennem'in yakacağı hakkında da Kur'an'da bilgi verilmekte ve
    şöyle denilmektedir: "Ey inananlar, kendinizi ve ailenizi bir ateşten koruyun
    ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır. " (et-Tahrîm, 66/6).


    Kur'an'da Cennet ehli ile Cehennem ehli arasında konuşmalar
    yapılacağı da belirtilerek bu konuşmalardan nakiller yapılmaktadır: "O gün
    münâfık erkekler ve münâfık kadınlar (sür'atle Cennet'e girmekte olan) müminlere
    derler ki: "(Ne olur) bize bakın da sizin nurunuzdan alalım." Onlara: "Arkanıza
    dönün de nur arayın!" denilir (Kendileriyle alay eden bu ses, onlara diyor ki:
    Arkada kalan dünyaya dönün nur orada aranır. Nurun kaynağı, dünyada yapılan
    işlerdir. Böyle denilir ve müminlerle münafıkların) aralarına kapılı bir sur
    çekilir ki, onun içinde rahmet vardır. Dış yönünde de azap. (Münafıklar), onlara
    seslenirler: "Biz de sizinle beraber değil miydik" Müminler derler ki: "Evet
    ama, siz kendi canlarınıza kötülük ettiniz. (İnananların başlarına felaket
    gelmesini) gözlediniz. Şüphe ettiniz, kuruntular sizi aldattı. Allah'ın emri
    (olan ölüm) gelinceye kadar (böyle hareket ettiniz). O çok aldatıcı (şeytan)
    sizi Allah hakkında aldattı. " (el-Hadîd, 57/13-14). Başka bir yerde de şöyle
    anlatılır:


    "Cennet halkı, ateş halkına seslendi: Rabbimiz'in bize
    vadettiğini biz gerçek bulduk. Siz de Rabbiniz'in size vadettiğini gerçek
    buldunuz mu? (Onlar da): Evet dediler ve aralarında bir ünleyici: Allah'ın
    lâneti zalimlerin üzerine olsun! diye ünledi." (el-Â 'raf, 7/44-45).


    İnsanın eğitimi ve iyi davranışlara yönlendirilmesi açısından
    Cennet ve Cehennem inancının dünya hayatına etkileri açıktır. Kişi, gizli ve
    açık yaptığı her şeyin karşılığını, bulacağını ve Cehennem'deki cezânın
    dehşetini hatırladığında, elbette hareketlerine çeki düzen verme ihtiyacını
    duyacaktır.


    M. Sait ŞİMŞEK







+ Yorum Gönder